Kripto para borsası Thodex soruşturmasında serbest bırakılan şüphelilerin ifadesi ortaya çıktı

İSTANBUL (AA) – Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca çok sayıda kişinin, Thodex adlı kripto para borsasındaki hesaplarına erişemediği ve şirket sahibinin yurt dışına kaçtığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra sevk edildikleri Anadolu Adalet Sarayı’nda serbest bırakılmalarına karar verilen 62 şüpheliden 6’sının Sulh Ceza Hakimliğinde verdikleri ifadeler ortaya çıktı.

Şüpheli K.D. ifadesinde, şirkette insan kaynakları bölümünde çalıştığını belirterek, sistemin bir süre bakıma alınması ya da kullanıcıların işlemine kapatılmasının, yazılım departmanının kontrolünde olduğunu kaydetti.

Kendisinin, daha önce şirketin işleri ile ilgili şüpheli bir durumla karşılaşmadığını anlatan K.D, “Faruk Fatih Özer’in yurt dışına çıkışına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Şuan sisteme erişim sağlanıp sağlanamadığına ilişkin bilgim yoktur. Örgüt yöneticisi değilim. İşin detayını ve prosedürünü bilmiyorum. Bilmediğim bir konu hakkında başkalarını dolandırmam mümkün değildir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.” dedi.

“Şirkette çağrı merkezi desteği yoktu”

Şüpheli E.Ş ise, söz konusu şirkette müşteri hizmetleri sorumlusu olduğunu ancak 6 Nisan’da istifa ettiğini ifade ederek, “Benim şirketin işleyişi ve faaliyeti konusu ile ilgili hiçbir bilgim yoktur. Şirketin coin borsasında, daha düşük değerde coin sattığına ilişkin de bir bilgi sahibi değilim.” ifadelerini kullandı.

Şirket sahibi Faruk Fatih Özer’in yurt dışına çıkışı ile ilgili bir alakası olmadığını savunan şüpheli E. Ş, “Çalıştığım süre içerisinde şüpheli bir işleme rastlamadım. Şirkette çağrı merkezi desteği yoktu. Müşteriler mail göndererek bilgi almaya çalışıyorlardı. Müşterilere oyalama ya da yanlış bilgi verme gibi bir durum olmadı. Herhangi bir örgüte üye değilim. Suçlamaları kabul etmiyorum.” şeklinde konuştu.

Thodex isimli şirkette sosyal medya uzmanı olarak çalıştığını söyleyen şüpheli S. Ş. de, görev tanımının, tarafına iletilen sosyal medya ile ilgili konuları paylaşmak olduğunu savunarak, kendisinin de şirkette hesabının bulunduğunu, fakat içerisinde 50 lirasının bile olmadığını, bu nedenle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini kaydetti.

Diğer şüpheli T.K.T ise, 2019 yılından itibaren bu şirkette iş geliştirme uzmanı olarak çalıştığını belirterek, görevinin sektör analizi olduğunu, rakip şirketlerin takibini yaparak bu hususta neler yapabileceğini konusunda rapor hazırlayarak Faruk Fatih Özer’e sunduğunu, şirketin faaliyetlerinin teknik kısmı ile ilgili bilgisinin olmadığını öne sürdü.

“Benim de bu şirkette 15 bin liram vardı”

Üniversite öğrencisi olduğunu aktaran şüpheli A. M. K de, söz konusu şirkette müşteri hizmetleri danışmanı olarak çalıştığını, müşterilerden gelen mailleri değerlendirip gerek olduğunda teknik kısma aktarılmasını sağladığını anlattı.

Şirkette 15 bin liralık kripto para hesabının olduğunu belirten A. M. K, “Ben de mağdurum. Yönetimden bize gelen talimatlara göre biz de müşterilere cevap veriyorduk. Şirket sahibinin yurt dışına çıkışını haberlerden öğrendim. Benim 13-14 aylık çalışma dönemimde sistem geçici olarak 2-3 saatliğine bakıma alınmıştır. Son bir haftadır da kullanıcılar bir alt coini çekemiyorlardı. Şikayetler geliyordu. Son bakım bilgisi 17.30’da bize bildirildi. Saat 20.00 civarında başlatıldı. Süreç rutin bir bakım süreci olduğundan şüphelenecek bir durum yoktu.” ifadesini kullandı.

Şirketin web sitesi duyurularını takip ettiğini aktaran şüpheli F. E, “Müşterilere bir alt coinden 4 milyon dağıtılacağını biz de web sitesinden öğrendik. Bu şekilde bir kampanya yapılmasının asıl sebebinin de müşterilerin üçüncü seviye kimlik doğrulamaya teşvik edilmesi ve yeni müşteriler kazanılmaya çalışılması olduğunu tahmin ediyorum.” bilgisini verdi.

6 kişinin serbest bırakılmasına itiraz edildi

Öte yandan gözaltına alındıktan sonra tutuklanmaları istemiyle sevk edilen 6 şüphelinin, Sulh Ceza Hakimliğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına itiraz edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca çok sayıda kişinin, Thodex adlı kripto para borsasındaki hesaplarına erişemediği ve şirket sahibinin yurt dışına kaçtığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında, gözaltına alındıktan sonra sevk edildikleri Anadolu Adalet Sarayı’nda serbest bırakılmalarına karar verilen 62 şüpheliden 6’sı hakkında soruşturmayı yürüten savcılık itirazda bulundu.

Savcılık, tutuklanmaları talebiyle sevk edilen 6 şüphelinin serbest bırakılmasına karar veren Anadolu Sulh Ceza Hakimliğine gönderdiği talep yazısında, şüpheliler hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.

Soruşturmanın geçmişi

Kripto para borsası Thodex soruşturması kapsamında, İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda yakalanan 70 şüpheliden 62’sinin emniyetteki işlemleri tamamlanmış, şüpheliler dün Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ne sevk edilmişti.

Burada soruşturmayı yürüten savcılığa çıkarılan 62 şüpheliden 34’ü ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 6 şüpheli tutuklanması istemiyle, 22 şüpheli de adli kontrol altına alınması istemiyle nöbetçi hakimliğe gönderilmişti.

Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği, tutuklanmaları talep edilen 6 şüphelinin de aralarında bulunduğu 28 şüpheli hakkında “yurt dışına çıkmamak” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak, serbest bırakılmasına karar vermişti.

Öte yandan, Thodex’in kurucusu ve yöneticisi Faruk Fatih Özer’in ağabeyi Güven Özer ile kardeşi Serap Özer’in de aralarında bulunduğu 8 şüphelinin ise emniyetteki işlemleri sürüyor. Faruk Fatih Özer’in de aralarında olduğu firari 10 zanlının yakalanmasına yönelik başlatılan çalışmalar ise devam ediyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Kaspersky araştırmasında, geçen yıl Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 68'inin çevrim içi dolandırıcılarla karşılaştığı ve dolandırıcıların yüzde 60'ının potansiyel kurbanlarını tanıyormuş gibi davrandığı belirlendi.

Kaspersky'den yapılan açıklamaya göre, şirketin Toluna araştırma şirketine yaptırdığı ankete katılan Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 68'i sosyal ağlarda kendilerinin veya sevdiklerinin dolandırıcılardan şikayetçi olduğunu bildirdi.

Ankete göre, dolandırıcıların yüzde 60'ı potansiyel kurbanlarını tanıyormuş gibi davrandı ve sanki bir arkadaşlarından yardım istiyormuş gibi yaklaştı.

Ankete katılanların yüzde 64'ü kendilerinin veya sevdiklerinin dolandırıcıları hemen tanıyabildiklerini belirtse de yüzde 34'ünün bunu yapabilmek için diyalog başlatması gerekti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, "Sosyal medya günlük hayatımıza girmiş durumda. Dolandırıcılar da popüler platformlar üzerinden kullanıcılara doğrudan ulaşma fırsatını kaçırmıyor. Dolandırıcılar, kişisel verilerinizi sosyal medya hesabınızda bulabilir ve sosyal mühendislik yöntemleriyle kullanabilirler. Bu durumda, temel güvenlik kurallarını aklınızdan çıkarmamalısınız. Örneğin özel verileri gizlemek, muhatabınıza acilen para transferi yapmadan veya gönderdiği bağlantıyı açmadan önce kontrol etmek yararınıza olacaktır." ifadelerini kullandı.

Kullanıcılar, özel uygulamalar ve programlar aracılığıyla dolandırıcılardan korunmaya çalışıyorlar. Ankete katılanların en az yüzde 35'i kendilerini çevrim içi dolandırıcılıklara karşı korumak için özel güvenlik çözümleri (antivirüs) kullanıyor, yüzde 19'u arayan kimliği ve yüzde 22'si telefon sahtekarlığına karşı yerleşik telefon işlevleri (kara liste) uyguluyor.

Kaspersky, bu gibi durumlara karşı şu temel güvenlik kurallarına uyulmasını öneriyor:

"E-postalardaki ve sohbetlerdeki mesajlardaki şüpheli bağlantılara tıklamayın. Belirli bir promosyondan haberdar olduysanız ve katılmak istiyorsanız, şirketin veya markanın sunduğu teklifin gerçekliğinden emin olmak için resmi web sitesini veya resmi sosyal medya hesaplarını ziyaret edin. Kimlik avı siteleri, dolandırıcılık ve istenmeyen postaların güncel veritabanlarıyla koruma sağlayan Kaspersky Total Security gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kurun. SMS veya anlık bildirimden alınan tek seferlik kod da dahil olmak üzere gizli bilgileri asla üçüncü kişilerle paylaşmayın. Spam gönderenlerin ve dolandırıcıların telefon numaralarını tespit eden bir çözüm kurun. İnternetteki bir teklif gerçek olamayacak kadar cazip geliyorsa, büyük olasılıkla sahtedir."

İSTANBUL (AA) – Kaspersky uzmanları siber saldırıların Black Widow filmini internet ortamında izlemek isteyen filmseverleri hedef aldığını açıkladı.

Kaspersky'den yapılan açıklamaya göre, salgın nedeniyle çıkış tarihi birkaç kez değiştikten sonra, dünya, uzun zamandır beklenen süper kahraman filmi Black Widow ile tanıştı.

Organizatörler koronavirüsün neden olduğu kısıtlamalar eşliğinde önemli bir adım attı ve Black Widow'un galası sinemalarda ve çevrimiçi yayın hizmetlerinde aynı anda gerçekleşti. Prömiyerin internete taşınması sadece sinefiller ve film meraklılarında değil, dolandırıcılar arasında da büyük ilgi uyandırdı.

Kaspersky uzmanları, siber suçluların seyircilerin ilgi alanlarını nasıl paraya çevirmeye çalıştıklarına dair daha net bir resim elde etmek için yeni Black Widow filmi kılığına girmiş kötü amaçlı dosyaların yanı sıra, kullanıcıların kimlik bilgilerini çalmak için tasarlanmış filmle ilgili kimlik avı web sitelerini analiz etti.

Kaspersky uzmanları, filmin daha önce açıklanan çıkış tarihleri olan 1 Mayıs 2020 ile 7 Mayıs ve 9 Temmuz 2021 tarihleri arasında enfeksiyon girişimlerinde ani artışlara dikkati çekti. Kaspersky uzmanları en fazla sayıda saldırıyı filmin açıklanan gala tarihlerinin hemen öncesinde gördü. Uzmanlar, 2020'deki ilk yayın tarihinden önce yüzde 12, Nisan 2021'de yüzde 13 ve Haziran 2021'de yüzde 9 saldırı gerçekleştiğini belirtti.

Kaspersky uzmanları ayrıca, seyircilerin kimlik bilgilerini çalmak için tasarlanmış bir dizi kimlik avı web sitesi tespit etti.

Kullanıcılar, uzun zamandır beklenen Black Widow filmini izleme umuduyla izlemeye devam etmek için kayıt olmaları istenmeden önce filmin ilk birkaç dakikasını gösteren bir web sitesini ziyaret etti. Kayıt sırasında ikamet ettikleri bölgeyi doğrulamak için mağdurlardan banka kartı bilgilerini girmeleri istendi. Bir süre sonra kartlarından para çekildi ve beklendiği gibi film oynamaya devam etmedi. Bu yaygın bir kimlik avı türü ve dolandırıcılar arasında son derece popüler durumda bulunuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Güvenlik Uzmanı Anton V. Ivanov, "Büyük filmlerin galaları her zaman bir heyecan kaynağı olmuştur. Ancak aynı zamanda siber suçluların tehditlerini, kimlik avı sayfalarını ve spam mesajlarını yaymaları için de bir cazibe merkezidir. Şu anda tüm dünyadaki izleyicilerin uzun zamandır merakla beklediği Black Widow çevresinde yoğunlaştırılmış dolandırıcılık faaliyetleri gözlemliyoruz. Uzun zamandır bekledikleri bir filmi izleme heyecanı yaşayan seyirciler başvurdukları kaynaklara karşı dikkatsiz hale geldi. Dolandırıcıların faydalandığı şey tam olarak bu. Oysa bu saldırılar biraz dikkatli davranarak önlenebilir." ifadelerini kullandı.

Açıklamada yer alan bilgilere göre ayrıca, Kaspersky, kötü niyetli programların ve dolandırıcılıkların kurbanı olmamaları için kullanıcılara şunları tavsiye ediyor:

"Kişisel verileri girmeden önce web sitelerinin gerçekliğini kontrol edin. Film izlemek veya indirmek için yalnızca resmi, güvenilir web sayfalarını kullanın. URL biçimlerini ve şirket adı yazımlarını iki kez kontrol edin. İndirdiğiniz dosyaların uzantılarına dikkat edin. Bir video dosyasının uzantısı hiçbir zaman .exe veya .msi olmaz. Kötü amaçlı ekleri tanımlayan ve kimlik avı sitelerini engelleyen Kaspersky Security Cloud gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın. İçeriğin erken görüntülenmesini vaat eden bağlantılardan kaçının. İçeriğin gerçekliği hakkında herhangi bir şüpheniz varsa, satıcınıza danışın."