Paz. Ara 8th, 2019

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: “Şehirlerimizin önemli projelerini hayata geçireceğiz”

KONYA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, şehirlerle ilgili önemli projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerini belirterek, "Özellikle 'Tarihi Kent Merkezleri ve Dokuların İhyası' çalışmamız çok önem verdiğimiz bir projedir. Bu projeyi ilk etapta 25 şehirde başlattık. Zaman içinde bütün şehirlerimize yayılacak." dedi.

Ersoy, Selçuklu Kongre Merkezi'nde düzenlenen, "Şehir Kimliği, Kimliğin Geleceğe Taşınması ve Kültürel Etkileri Paneli"nde, Türkiye'nin yaşayan bir tarihin ülkesi olduğunu belirterek, tarih ve medeniyetin burada doğduğunu, yükseldiğini ve sayısız kültüre evrildiğini, Türk milletinin ebedi vatan Anadolu topraklarında, eşi benzeri olmayan zenginlikler içerisinde yaşadığını ifade etti.

Her şehirde tarihin insanlığa komşuluk yapmaya devam ettiğini anlatan Bakan Ersoy, "Bu mekansal özellik, şehirlerimizin kimliğini oluşturan en önemli iki etmenden biridir. İkinci etmen ise aslında her şeyin merkezinde bulunarak, sebebi ve sonucu olan insan unsurudur. Lakin bunu ilk etmen olan tarihi mirastan ve mekandan tamamen ayrı düşünmemek gerekir. Bugünün penceresinden baktığımızda, şehirlerimizin kimliği için, 'geçmişin insanları ile bugünün insanları arasındaki etkileşimdir' demek yanlış olmayacaktır. Bir kimlik olgusundan bahsediyorsak, geçmişi göz ardı etmek mümkün değildir. Hafızasını kaybetmiş bir insanın kimliği ne derece zarar görmüşse, tarihinden kopmuş şehirler de aynı zarara uğramış olacaktır. Dolayısıyla, kimliğin geleceğe aktarılmasının sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için önce geçmişin sağlıklı bir şekilde sahiplenilmesi, korunması ve muhafaza edilmesi gereklidir. Sonrasında bu geçmişi zedelemeyecek şekilde, çağın gerektirdiği ve geliştirdiği yeniliklerle kendi fikri ve fiziki varlığımızı adapte etmeliyiz." diye konuştu.

– Şehir siluetinin bozulmamasına üst düzeyde farkındalık

Şehirlerin siluetlerinde yatan anlama işaret eden Ersoy, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği, 'şehirlerin siluetlerinin bozulmaması' noktasındaki hassasiyeti, bu hususta ülkemizde en üst düzeyde temsil edilen bir farkındalık olduğunu da göstermektedir. İstanbul'un özgün ve tanıdık siluetinin zarar görmesiyle duyduğumuz, 'bir şeyleri kaybetme hissiyatına' hepimiz aşinayız. Tabii, bu sadece İstanbul için geçerli değildir. Karadeniz yaylalarının geleneksel evlerinin yanında yükselmiş betonarme yapıları hatırlayın. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları, gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın gerekse İçişleri Bakanlığımızın titiz ve kararlı çalışmaları ile başlayan temizliğin önemini bu bağlamda daha net anlamamız gerekiyor. Aynı şekilde Kapadokya'da Bakanlık olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla birlikte kaçak yapılara yönelik başlattığımız yıkım çalışmaları da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Kapadokya Alan Başkanlığı'nı kurmamızdaki en önemli sebep, bu alanın bütüncül olarak korunması, bürokrasi ve yetki karmaşasının sonucu olan kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi sorumluluğudur." değerlendirmesini yaptı.

Ersoy, dünyanın en önde gelen turizm kentlerine atfedilen değerlerin, özgün kültür dokusunun bir sonucu olduğunu ifade ederek, şehirlerin kültürel dokusunun iyi korunmasıyla turizmden ekonomiye güçlü bir geri dönüş ve fayda sağlanacağını vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının bu toprakların kültürel kimliğini korumak için büyük bir hassasiyet içinde yoğun mesai harcadığını anlatan Ersoy, şunları kaydetti:

"Şehirlerimizle ilgili önemli projeleri hayata geçirmeyi sürdürüyoruz. Özellikle 'Tarihi Kent Merkezleri ve Dokuların İhyası' çalışmamız çok önem verdiğimiz bir projedir. Bu projeyi ilk etapta 25 şehirde başlattık. Zaman içinde bütün şehirlerimize yayılacak. Önemli olan, şehirlerimizdeki tarihi ve kültürel değerlerimizin, koruma, kullanma dengesi içerisinde gelecek nesillere aktarılmasıdır. Bu bağlamda belediyelerimize de her türlü desteği vermeye hazırız, yapmaya da başladık."

Ersoy, korunması gereken milli ve manevi değerlerin binlerce yıllık süzgecinden geçerek şekillenmiş özgün kültürlerin varlığına değinerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Hayatın her alanında bu kültüre sahip çıkmak, yansıtmak ve yaşatmak ile onu geleceğe aktarmak mümkün olacaktır. Şehirlerin kimliği hususu da bu konunun önemli bir parçasıdır. Bu gözle bakılmalı, gerekli özen ve önem herkes tarafından gösterilmelidir. Tabii ki onlarca yıllık yanlışlar bir anda düzeltilemez. Ancak ele aldığımız bu konulara karşı bugün en üst makamdan başlayarak son derece hassas ve bilinçli yaklaşan bir devlet aklı hakimdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2023 hedeflerine kararlılıkla yürüyen Türkiye, kendi özgün yapısını ve medeniyetini tüm zenginliğiyle yansıtan modern şehirlerin inşasını da gerçekleştirmeye muktedirdir."

MÜSİAD Konya Şube Başkanı Ömer Faruk Okka da paneli düzenlemekten mutluluk duyduğunu belirtti.

Panele, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un yanı sıra Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, AK Parti Konya milletvekilleri ve belediye başkanları ile çok sayıda kişi katıldı.

Türk-İslam kültürünün en büyük düşünürlerinden, tasavvufun en istisna şahsiyetlerinden Mevlana Celaleddin-i Rumi'yi vuslatının 746. yılında andık.

Bu güzel akşamın tertibinde görev alan herkese şükranlarımı sunuyorum.

Hz. Mevlana'nın vuslat gecesini "Vefa Vakti" temasıyla andığımız bu yıl ki Şeb-i Arus Törenleri'nde, Vefa Yürüyüşü'nün ardından, O'nun ve kadim dostu Şems-i Tebrîzî'nin türbelerini ziyaret ettik.