Kültür ve Turizm Bakanlığının iki internet sitesi 'Altın Örümcek İnternet Ödülü'ne layık görüldü

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye’nin dijital mecralarda uluslararası tanıtımını yapan “Go Turkey” internet sitesi bu yıl 18’incisi düzenlenen Altın Örümcek İnternet Ödülleri’nde “Kamu Kurumları” dalında “en iyi internet sitesi” seçildi.

Türkiye ile dünya sinema endüstrisi arasında köprü vazifesi gören “Filming in Turkey” internet sitesi ise yine aynı kategoride ikincilik ödülüne layık görüldü.

İnternet, dijital pazarlama ve mobil teknolojiler kullanılarak oluşturulan başarılı projelerin ödüllendirildiği ve 2002 yılından günümüze düzenli olarak gerçekleştirilen Altın Örümcek Ödüllerinde, bu yıl farklı kategorilerde 246 proje finalist olarak belirlendi. Finale kalan 246 proje için 18 Mayıs-12 Haziran tarihleri arasında yapılan halk oylamasında toplamda 577 bin 284 oy kullanıldı.

Yenilenen site örnek gösterilecek işlere imza atıyor

Altın Örümcek Ödüllerinde birinciliğe layık görülen Go Turkey internet sitesi, Türkiye’nin geleneksel kanallarda sürdürmekte olduğu iletişimi dijital platformlara taşıyor. Kısa sürede bugünün dijital dünyasının evrensel dilini konuşabilir hale gelen Go Turkey, ürettiği küresel eğilimlere uygun, konusuna hakim ve özgün içeriklerle iletişimini sürdürmeye devam ediyor. Site, SEO Marketing dinamiklerine uygun çalışmalarıyla da örnek gösterilebilecek işlere imza atıyor.

Dünya film endüstrisinin ihtiyacı olan tüm bilgiler bu sitede

Kamu Kurumları alanında birinciliğe layık görülen “Filming in Turkey” internet sitesi, Türkiye’deki film çekim lokasyonlarını tanıtmak ve yabancı yapımcıların ihtiyaç duyacağı tüm bilgilere tek yerden ulaşabilmelerini sağlamak için hazırlandı.

Bakanlığın hazırladığı internet sitesinde, bir açık hava film platosu olan Türkiye’deki film çekim mekanlarından yapım şirketlerine, oyuncu ajanslarından konaklama ve ulaşım olanaklarına kadar dünya film endüstrisinin ihtiyaç duyabileceği tüm bilgiler yer alıyor.

Uluslararası film yapımcıları “www.filminginturkey.com.tr” adresinden yeni Sinema Kanunu ile yürürlüğe konulan “Yabancı Film Destekleri” hakkında tüm bilgi ve belgelere ulaşabiliyor, çekim izin başvuruları da çevrimiçi yapabiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığınca, turizm bölgelerine kurulan, vatandaşlar kadar turistlerin de ilgi gösterdiği mavi bayraklı ücretsiz halk plajları yaygınlaştırılıyor.

Turizmin yoğun yapıldığı yerlerde nitelikli ve verimli halk plajlarının oluşturulması için Bakanlığın başlattığı proje kapsamında, 2019’da Muğla’nın Bodrum ilçesinde ücretsiz halk plajı açıldı.

Aynı yıl İzmir’in Çeşme ilçesindeki Pırlanta Koyu’nda halk plajını hizmete sunan Kültür ve Turizm Bakanlığı, geçen yıl da Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek ve Kadriye’de iki halk plajının açılışını gerçekleştirdi.

Talebin artması üzerine çalışmaları yoğunlaştıran Bakanlık, 4 Haziran’da Antalya’nın Manavgat ilçesi Ulualan mevkisindeki 700 metre sahil uzunluğuna sahip, 43 bin 607 metrekare alanda toplam 5 bin şezlong kapasiteli plajı faaliyete soktu.

Aynı gün Kemer ilçesi Çamvuya Mahallesi’nde yaklaşık 350 metre sahil uzunluğuna sahip 33 bin 261 metrekare alanda toplam 1500 şezlong kapasiteli “Kemer Çamyuva Halk Plajı”nın da açılışı yapıldı.

Muğla’nın Marmaris ilçesi İçmeler Mahallesi sahilinde, 400 metre sahil uzunluğuna sahip, 7 bin metrekare alanda 1000 şezlong kapasiteli plajın da hizmete açılmasıyla Bakanlığın halk plajı sayısı 7’ye yükseldi.

“Çevreye duyarlı plajlar kuruyoruz”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, AA muhabirine, hizmete sundukları halk plajlarıyla ilgili yoğun talep almaya başladıklarını söyledi.

Kar amacı gütmeden, yiyecek ve içecek dışında tüm hizmetleri ücretsiz sunduklarını belirten Alpaslan, “Vatandaşımıza nitelikli düzeyde, 5 yıldız ayarında plaj hizmeti sunuyoruz. Vatandaşımızın memnuniyeti bizi mutlu ediyor. Dolasıyla bu tesislerin sayısını artıracağız.” dedi.

Turizmin çevresinden bağımsız yürütülebilecek bir konu olmadığına dikkati çeken Alpaslan, çevreye duyarlı plajlar kurduklarını anlattı.

Yatırımların sürdürülebilir olmasının önemine işaret eden Alpaslan, “Antalya bölgesinde başta caretta caretta olmak üzere doğal yaşamı da devam ettirecek her türlü tedbiri alarak yatırımlar yaptık. Engelli vatandaşlarımıza her türlü hizmeti sağlayacak alanlar oluşturduk. Mavi bayrak için titiz çalışıyoruz. Önümüzdeki yıl bu sayıları artırarak, dünyada mavi bayraklı plaj sayısında birinci sıraya yerleşmek istiyoruz.” diye konuştu.

Halk plajını tatilciler de tercih ediyor

Belek Turizm Merkezi’ndeki halk plajından denize giren Gözde Bolu, tatil için Eskişehir’den geldiğini, tesisi görünce şaşırdığını dile getirdi. Bolu, “5 yıldızlı otel durumunda bir tesis. Yiyecek içecek fiyatları çok uygun. Herkesin güzel tatil yapabileceği bir tesis olmuş. Bu kadarını beklemiyordum.” ifadelerini kullandı.

Giresun’dan tatile gelen Yalçın Alim ise “Geçen yıl geldiğimde memnun kalmıştım. Bu sene de plajı tercih ettik. Ailece konforlu tatil yapıyoruz.” dedi.

ANKARA (AA) – Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan bilgiye göre, kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi ve yurt dışında bulunan Türkiye kökenli eserlerin geri kazanılması amacıyla ilgili kurumlarla koordinasyon halinde çalışmalara devam ediliyor.

Bu çerçevede 2003 yılından bu yana 4 bin 862 eser Türkiye’ye getirilirken, bunlardan 423’ünün iadesi 2021 yılının ilk 6 ayında sağlandı.

Paris’ten gönüllü iade

Türkiye’nin çabaları ile 26 Şubat’ta Macaristan’dan getirilen 413 parça kültür varlığı ile 9 Haziran’da Hollanda’dan iade alınan Adana Ulu Camii’ne ait 3 çini karo ve Anadolu Selçuklu Dönemine ait 1 çini panoya ek olarak, bu yılın ilk yarısında üç farklı gönüllü eserin iadesi sağlandı.

Türkiye’ye gönüllü olarak Dinçer Denis Erke tarafından iade edilen, Paris’te faaliyet gösteren bir müzayede evinden 2016’da satın alınan 1 pişmiş toprak kadın figürin ve 1 erkek figürin başı, Fransa’dan Türkiye’ye getirilerek, haziranda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde muhafaza altına alındı. Orta Tunç Çağı II (M.Ö. 1800-1600) dönemine tarihlendirilen eserler, nisanda Paris Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği aracılığıyla iade edildi.

İki pişmiş toprak kap, ABD’den iade edildi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Arizona Doğal Tarih Müzesine 1986’da bağışlanan iki pişmiş toprak kap, Anadolu kökenli olmaları nedeniyle Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosluğu tarafından teslim alınan kültür varlıkları haziranda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde muhafaza altına alındı.

Su altı buluntusu olan çömleklerin Geç Roma ve Bizans dönemlerinde kullanılan çift kulplu kaplar olduğuna işaret edilirken, su altında ele geçen bu tip çömleklerin gemilerin mutfaklarında kullanıldığı belirtildi.

İki amphora da gönüllü iade edildi

ABD’nin San Diego şehrinde yaşayan bir kişinin, Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosluğu ile irtibata geçerek Türkiye’ye iade ettiği Anadolu kökenli iki adet amphora da haziranda Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde muhafaza altına alındı.

İki kulplu kap anlamında kullanılan amforanın antik çağlarda değişik tip ve form içeren pişmiş toprak kap olduğu vurgulanırken, bu kapların sıvı ürünlerin yanında, tahıl, balık, bal, incir gibi besinlerin de saklanmasında veya taşınmasında kullanıldığı ifade edildi.

Günsenin tip grubu içerisinde anılan ve MS 11-13. yüzyıllar arasına tarihlendirilen bu tip amphoraların Marmara Denizi’nin Tekirdağ’dan Gelibolu’ya kadar olan kuzey-batı kıyı şeridinde üretildikleri bilgisi verilirken, Karadeniz Bölgesi’ndeki en önemli amphora üretim merkezlerinden biri olan Sinop’ta üretim MÖ 4. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar devam ettiği belirtildi.