Kuraklığa dayanıklı arpa sağladığı verimle çiftçiyi sevindirdi

KONYA (AA) – Konya’da faaliyet gösteren tohum şirketinin sahibi Samet Ergündüz, AA muhabirine, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesinde birlikte öğrenim gördüğü iki arkadaşıyla sektöre girdiğini söyledi.

Mezuniyetin ardından bir süre tohumculuk firmalarında tecrübe kazandıklarını belirten Ergündüz, daha sonra da hububat ve yem bitkilerinde yüksek verimli ve kaliteli çeşitleri geliştirmek amacıyla şirket kurduklarını ifade etti.

“Çiftçilerden olumlu dönüş alıyoruz, çok fazla talep geliyor”

Ergündüz, ülke şartlarına uygun, yüksek rekolteli hububat tohumu üzerine araştırma yaptıklarını dile getirerek şöyle devam etti:

“Yurt dışından getirdiğimiz, ıslah ve Ar-Ge çalışmalarıyla deneme sahasında üretimini geliştirdiğimiz 6 sıralı arpa çeşidini çiftçimizle buluşturduk. Bu yıl üretim sezonu kurak başladı ve öyle de gitti. Hububat ciddi etkilendi. Konya başta olmak üzere ülkemizin çeşitli bölgelerinde 6 bin dekar sözleşmeli üretim sahamız var. Kendimiz de 3 bin dekar arazide üretim yapıyoruz. Rekolteyle rekor kırıyoruz. Suluda 600 ila 1200 kilogram verim gerçekleşiyor, bu iyi bir rakam. Çiftçilerden olumlu dönüş alıyoruz, çok fazla talep geliyor. Biz de yaptığımız işten keyif alıyoruz. Islahçı bir firmayız, global iş ortaklarımız var. Türkiye’den üretimini ve satışını yaptığımız 6 sıralı mutlak kışlık arpa, soğuğa ve mantar hastalıklarına dayanıklı, yüksek verimli bir ürün. Kendini ispat etti.”

Kuraklıkta yüksek zararın önüne geçilebilir

Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Murat Akbulut da özel sektörün ve enstitülerin kuraklığa dayanıklı ürün geliştirmek için çalıştığını söyledi.

Birçok bölgede çok sayıda çeşit üzerine deneme yapıldığını belirten Akbulut, “Bu anlamda olumlu gelişmeler var. Kuraklığa dayanıklı ürünle susuz tarım yapılacağı anlamına gelmez. Kuraklıkta yüksek hasarın olmasına karşın bu çeşit ürünlerle zayiat düşecek. Bu da genel rekoltedeki kaybı azaltır. Bu çeşitler kuraklığın yaşandığı yıllarda elimizi kuvvetlendirecektir. Bu çalışmaların hızla artması gerekiyor. Su olmadan tarım olmaz. Suyla ilgili tedbirlerin alınması büyük önem taşıyor.” dedi.

“Sezon kurak gitmese yüzde 60-70 daha fazla ürün çıkardı”

Sarayönü ilçesi Gözlü Mahallesi’nde ektiği bu arpa çeşidini hasat eden İbrahim Yıldırım da bölgede kuraklık nedeniyle hububatın çoğunun tarlada kaldığını ifade etti. Yıldırım, “Bu tarladan iyi mahsul alındı. Dekarına 700-800 kilogram ürün çıktı. Böyle bir senede bu çok iyi. Sezon kurak gitmese yüzde 60-70 daha fazla ürün çıkardı.” diye konuştu.

Çumra ilçesinde sözleşmeli üretim yapan çiftçilerden Mevlüt Ferahkay da arpanın kurak sezonda yüksek rekolteyle diğer ekim alanlarındaki verim kaybını telafi ettiğini dile getirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, ilk mezunlarını verdi.

Konya Şeker'den yapılan açıklamaya göre, PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk’un oluşturduğu vizyon çerçevesinde, Türkiye'nin gıda ve tarımına yön vermek üzere, kurulan ve 2016–2017 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul eden Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, böylece tamamını Anadolu Birlik Holding iştiraklerinde işe başlattığı ilk mezunlarını vermiş oldu.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinin bahçesinde yapılan törene, Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Başkanı (CEO) Taner Taşpınar, AB Holding İcra Kurulu Üyeleri, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mikdat Çakır, Mütevelli Heyet Başkan Vekilleri, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş, Rektör Yardımcıları akademisyenler, mezun olan öğrenciler ve aileleri ile diğer öğrenciler katıldı.

Anadolu Birlik Holding ile Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi arasında yapılan protokol çerçevesinde, mezun olan öğrencilerin tamamı Anadolu Birlik Holding’in iştiraklerinde işe başladı.

Törende, Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanlığı için aday olmama kararı alan Recep Konuk’un aldığı karardan dönmesi temennisi dile getirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar, mezuniyet töreninin yapıldığı alanın Konya Şeker’in ilk temelinin atıldığı ve açılışının yapıldığı alan olması hasebiyle de önemli bir nokta olduğunu ifade etti.

Taşpınar, şunları kaydetti:

"Bugün mezuniyet törenini gerçekleştirdiğimiz bu mekân bereketli bir mekan. Bu 500 metrekare yarıçaplı alanda yapılan her sıra dışı tören Konya Ovasının bereketine bereket kattı, üretimi tetikledi, tarım ekonomisini büyüttü, gıda sektörüne ivme kattı. Bundan 68 yıl 1 hafta önce 300 metre sağ arkanızda olan alanda Konya Şeker Fabrikasının temel atma töreni yapıldı.

67 yıl 2 gün önce, yani 19 Eylül 1954’te de Konya Şeker Fabrikasının açılış töreni yapıldı. O törende rahmetli Başbakan Adnan Menderes 'bu fabrikanın faydası yalnız Konya’ya değil bütün Türk yurdunadır' demişti. İnşallah bu üniversitenin faydası da sadece mezunlarına değil ülkemizin dört bir tarafındaki üreticilere, gıda sanayine olacak.

Çünkü biz biliyoruz ki bu mekânda düzenlenen her yeni tören bir başlangıcın işaret fişeği oldu. 1954’teki tören Konya Ovasında pancar üretimini başlattı. 1999’da Sayın Başkanımızın yönetimi devraldığı tören yatırım hamlesini başlattı. Bir şeker fabrikasından 45 üretim tesisi çıkaran ve Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'nin de kurulmasına kadar giden süreç o törenle başladı. Bugün yaptığımız bu törende inşallah tarım ve gıda sektörlerine genç mezunlarımızın elinin değmesiyle ülkemiz sanayisine, ekonomisine ve ülkemizin dört bir tarafındaki topraklara yeni bir bereket katacak.”

Üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mikdat Çakır ise Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'nin iki defa vakıf üniversitesi olduğunu belirterek, “Burası hem üniversitenin vakfının hem de bir vakıf çizgisindeki Konya Pancar Ekicileri Kooperatifinin iştiraki olan Konya Şeker’in kurmuş olduğu bir üniversitedir.” ifadelerini kullandı.

Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'nin 1 milyona yakın çiftçinin emeği ile kurulduğunu belirten Çakır, üniversitedeki öğrencilerin bu bilinçle yetiştirildiğini belirtti.

– "Üniversite-sanayi iş birliği kavramının somutlaşmış hali"

Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Cumhur Çökmüş de Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi'nin Recep Konuk’un önderliğinde 2013 yılında kurulmuş, alanında Türkiye'nin ilk ve tek ihtisas üniversitesi olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üniversitemizde eğitim-öğretimde Ortak Program uygulaması yapılmakta olup YKS sonucu öğrencilerimiz doğrudan 3 fakültemiz altında bulunan ortak programlara yerleşmekte, 3 yarıyıl ortak müfredat gördükten sonra 4'üncü yarı yılın başında fakültede bulunan bölümlerden birini herhangi bir kısıtlama olmadan seçmektedir.

Bu uygulama ile öğrencilerimiz bölümlerini daha bilinçli olarak seçmekte ve memnuniyet ve buna bağlı olarak da başarı düzeyleri artmaktadır. Ortak müfredat uygulamamız aynı zamanda fakülte altındaki ortak programda ortak dersler alındığı için Çift Anadal (Diploma) ve Yan Dal uygulamasında kolaylık sağlamaktadır. Üniversitemizde Çift Anadal (Diploma) ve Yan Dal uygulaması mevzuat hükümleri çerçevesinde tüm öğrencilerimize açık ve ücretsizdir.”

2020-2021 akademik yılı sonunda mezun olan ve isteyen tüm öğrencilerin işe yerleştirme işlemlerini tamamlamış durumda olduklarını vurgulayan Çökmüş, "Öğrencilerimiz mezun olur olmaz iş aramak yerine işe yerleştirildiler. Bu sadece ülkemizde değil, dünyada da eşi benzeri sık görülebilecek bir durum değil. Bu başarı başta Kurucu Başkanımız Sayın Recep Konuk olmak üzere Anadolu Birlik Holding ve Konya Şeker’in üniversitemize verdiği destekle oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Çökmüş, öğrencilerin mezun oldukları bölümler dikkate alınarak Anadolu Birlik Holding ve Konya Şeker çatısı altında bulunan ve pek çok farklı sektörde faaliyet göstermekte olan 40’ın üzerindeki şirketin altyapısından ve iş olanaklarından faydalanma imkânına sahip olduklarını ve mezun olduklarında buralarda işleri hazır olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından önce Üniversite birincisi, ikincisi ve üçüncüsüne ödüller verildi. Tören fakülte ve bölüm birinci, ikinci ve üçüncülerine ödüllerinin verilmesi ile devam etti. Ödül töreninin akabinde ise bütün öğrencilere diplomaları ile hediyeler takdim edildi.

Törenin sonunda Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Kampüsü'nde öğrencilerin kep atma coşkusu yaşandı.

KONYA(AA) – “Toprağın bittiği yer” olarak nitelendirilen Konya’nın Karapınar ilçesinde yaklaşık 10 yıl önce dikilen ve erozyonla mücadelede yüzde 100 başarı sağlayan Amerikan çalısı atriplex, artık mera bitkisi olarak da kullanılıyor.

Derin kökleri sayesinde sorunlu ve tuzlu alanlarda yetişebilen, su istemeyen, soğuğa dayanıklı, uzun süre yeşil kalabilen, ABD, İran ve Avustralya’nın yanı sıra birçok ülkede denenen atriplex, erozyonla mücadelede başarıya ulaşılan bir bitki olarak biliniyor.

Fideleri toprakla buluşurken verilen can suyu dışında su istemeyen ve “marifetli bitki” olarak adlandırılan atriplex, ekildikten 3 yıl sonra hayvanlar tarafından da tüketilebiliyor.

Erozyon nedeniyle “Toprağın bittiği yer” olarak nitelendirilen Konya’nın Karapınar ilçesinde yaklaşık 10 yıl önce dikilen gerçekleştirilen atriplex, artık mera bitkisi olarak da kullanılıyor.

Toprak Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Cihan Uzun, AA muhabirine, enstitü olarak 10 sene önce adaptasyon çalışmalarını yapmak üzere atriplex tohumlarını getirdiklerini söyledi.

Uzun, adaptasyon sürecinin ardından çalışma bölgelerindeki tüm arazilere bu bitkinin ekiminin yapıldığını anlatarak, “Bu bitki meralarımızdaki rüzgar erozyonunu önlüyor. Meralarımızdaki ot kapasitesi otlatma mevsimi dışında otlatmadan dolayı aşırı zayıflamıştır. Bu açığı kapatmak ve küçükbaş hayvanların beslenmesi için atriplex önemli. İlk ekilişinde can suyu verilir, daha sonra bir daha su verilmese dahi meralarımızda yetişmektedir. 2 metreye kadar boylandığı için rüzgar erozyonuna karşı da topraklarımızı korumaktadır.” diye konuştu.

Uzun, atriplexin yıllık 100 milimetreden fazla yağış alan yerlerde yetişebildiğini hatırlatarak, “Kuraklığa dayanıklı, iklim değişikliği ve çölleşmeye karşı dirençli. Konya ve çevredeki illerin şartlarına uygun bir bitki. Tuz Gölü’nde de yetişebiliyor. Tuz Gölü en az yağış alan bölgemiz.” dedi.

Konya’nın küçükbaş hayvan varlığı bakımından Türkiye’de ikinci sırada olduğunu hatırlatan Uzun, şöyle devam etti:

“Atriplexin, protein ve mineral maddeler açısından zengin olduğunu gördük. Hatta dalında, yapraklarından daha fazla protein ve mineral olduğunu gördük. Küçükbaş hayvanlar da severek tüketiyor. Hem Karapınar’a hem de Aksaray, Niğde ve Karaman’a ekilişleri yapıldı. Mera ıslah çalışmaları yapıldı, halen devam etmekte, protokolleri imzalandı. Karaman’ın Ayrancı ve Kazımkarabekir ilçelerinde, Konya’nın Karapınar ve Çumra ilçelerinde bu bitki ekilişi hızlandı. Enstitümüzün çalışmalarıyla bu bitki fide olarak 1000 metrekare modern seramızda yetiştiriliyor, daha sonra sonbaharda araziye ekilişi yapılıyor. Bu sezon da 450 dekarlık meraya Amerikan tuz çalısı ve bozkır otu ekilecek.”

Hayvan beslenmesine dolaylı katkı

Toprak Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü olarak hayvan beslenmesine de dolaylı olarak katkıda bulunduklarını dile getiren Uzun, şunları kaydetti:

“Konya’da 322 bin hektarlık arazi rüzgar erozyonuyla yüz yüze. Türkiye’de genelinde rüzgar erozyonuna maruz kalmış 465 bin hektar arazi var. Rüzgar erozyonunda sediment (tortu) taşınımını önlemek için çalı formundaki bitkiler gerekiyor. Toprak yüzeyinin otlu yani yeşil kalmasını istiyoruz ki; rüzgar toprağı kaldıramasın, ileriye taşıyamasın, hem suyumuz hem toprağımız kirlenmesin. Bunun için çalışmalar yapıyoruz. Dolaylı olarak da hayvan beslenmesine katkıda bulunuyoruz. Severek tüketiyorlar. Protein açısından da iyi bu bitkilerimiz. Bunun ekilişini yaptığımızda korunaklı bir alanda olması gerekiyor. İlk ekildiği sene telle çevriliyor, otlatmaya kapatılıyor. O yörenin insanı, çiftçisi de buna duyarlı olmalı. Bu bitkinin kendini kurtarabilmesi ve boylanması lazım. İlk sene otlatmaya açılırsa yetişemiyor. İlk fideler 10 sene önce dikildi ama ilk otlatma 3 sene önce yapıldı. Güzel sonuçlar alındı.”