Küresel LNG ticareti Asya, tedariki ise ABD kaynaklı büyüyecek

Dünyada bu yıl sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretindeki büyümenin itici gücünün Asya bölgesi olması beklenirken, ABD LNG kapasitesin en fazla artışın görüldüğü ülke olacak.

AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı’nın Doğal Gaz Piyasası raporundan derlediği bilgilere göre, küresel doğal gaz talebi bu yıl yüzde 3,2 (125 milyar metreküp) artacak ve geçen yıl salgını önlemek amacıyla uygulanan kısıtlamalar sonucu doğal gaz talebinde görülen düşüşü dengeleyecek.

Doğal gaz talebindeki büyümenin itici gücü Asya ülkeleri olması beklenirken, sanayi sektöründeki doğal gaz tüketimi makroekonomideki toparlanmayla bu yıl yüzde 5,4 ile en fazla büyümenin görüldüğü sektör olacak. Küresel doğal gaz tüketiminin yüzde 25’ini oluşturan meskenlerdeki talepte ise hava sıcaklıkları etkili olacak.

Salgın nedeniyle düşen elektrik talebi ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin artmasıyla elektrik üretim sektörü doğal gaz talebi açısından en fazla kırılganlığın görüldüğü sektör olarak kalmaya devam edecek. Elektrik üretim sektörünün doğal gaz talebi geçen yılki yüzde 2,1 seviyesindeki düşüşün ardından, bu yıl yüzde 1,2 büyüme kaydedecek.

Elektrik üretim sektörü gaz talebinin yüzde 40’ını oluşturuyor

Uzmanlara göre, küresel doğal gaz talebinde elektrik üretim sektörü belirleyici bir rol oynarken, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti bu yıl yüzde 4 artacak.

IEA Kıdemli Doğal Gaz Analisti Jean-Baptiste Dubreuil, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, elektrik üretim sektörünün küresel doğal gaz tüketiminin yüzde 40’ını oluşturduğunu söyledi.

Geçen yıl düşük seyreden elektrik talebinin doğal gaz talebini etkilediğini dile getiren Dubreuil, “Bu yıl elektrik üretim sektöründe doğal gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 1,5 artacağını öngörüyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının daha rekabetçi hale gelmesi ve daha ucuz fosil yakıtlar, elektrik üretiminde doğal gazın rekabet gücünü azaltıyor.” diye konuştu.

Asya’nın LNG ithalatında yüzde 7 artış

Dubreuil, geçen yıl yüzde 1 gerileyen küresel LNG ticaretinde ise bu yıl yüzde 4 büyüme öngördüklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Ekonomik koşulların normale dönmesiyle Asya’nın küresel gaz talebi ve LNG ticaretindeki büyümede itici güç olacağını öngörüyoruz. Asya Pasifik bölgesinde LNG ithalatının yüzde 7 artmasını bekliyoruz. Tedarik tarafında ise büyümenin ana kaynağı ABD olacak. ABD, inşası devam eden LNG projelerine bağlı olarak önümüzdeki 3-4 yıllık süreçte LNG tedarikinde en fazla büyümenin görüldüğü ülke olacak. Buradaki kapasitenin üçte bir oranında artacağını öngörüyoruz.”

Avrupa doğal gaz depolama seviyesi son 5 yıl ortalamasının en düşüğünde

IEA Doğal Gaz Analisti Gergely Molnar, ısınma sezonunun uzaması nedeniyle Avrupa ve ABD’nin doğal gaz depolama kapasitesinin azaldığını kaydetti.

ABD’nin gaz depolama kapasitesinin son 5 yıl ortalamasının altında olduğunu aktaran Molnar, “Avrupa’da ise şu an depolama kapasitesi 5 yıllık ortalamadan yaklaşık yüzde 50 düşük. Bu durum, piyasa oyuncularına daha fazla gaz tedarik edebilmeleri için bir opsiyon da sağlıyor aslında.” dedi.

Türkiye’nin gaz talebi salgına rağmen büyüdü

Türkiye’nin gaz talebine ilişkin öngörülerini de paylaşan Molnar, geçen yıl Türkiye’de elektrik santrallerindeki gaz tüketiminin Avrupa’daki büyümenin itici gücü olduğunu aktardı.

Molnar, geçen yıl doğal gazdan elektrik üretiminin Türkiye’de bir önceki yıla göre yüzde 20 arttığını belirterek, “Bu artışta, hidroelektrik üretiminin azalması etkili oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde ise doğal gazdan elektrik üretimi 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 50 artmış durumda.” diye konuştu.

Türkiye’nin gaz talebindeki artış açısından parlak ülkelerden biri olduğunu aktaran Molnar, geçen yıl salgına rağmen sanayideki doğal gaz tüketiminin bir önceki yıla göre yüzde 2, meskenlerdeki tüketimin ise yüzde 5 büyüdüğünü sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

NEW YORK (AA) – Günlük hava tahmin raporları yayınlayan Ulusal Hava Servisine (NWS) göre, dünyanın en sıcak noktası olan California’nın Dead Valley (Ölüm Vadisi) bölgesindeki sıcaklık 51 dereceyi geçti.

Bir diğer hava gözlemcisi AccuWeathera göre ise Ölüm Vadisi’nde hissedilen sıcaklık 54 derecenin üzerine çıktı. Bölge tarihinde en yüksek sıcaklık 1913’te 56 ila 57 derece kaydedilmişti.

California’nın dışında, Arizona ve Utah, Montana ve Idaho gibi civar eyaletlerde de sıcaklıkların rekor seviyeye ulaştığı, hafta sonu da tehlikeli boyutta seyredeceği öngörüldü.

Küresel ısınmanın etkisine vurgu

Ülkenin batı yakasındaki aşırı hava sıcaklarıyla ilgili New York Times’taki makalede, yaz mevsimine girmeden termometrelerin tarihi sıcaklıkları göstermesi, küresel ısınma nedenli iklim değişikliğine bağlandı.

Makalede, “Küresel ısınma yıllardır bölgede felaketleri körüklüyor. Şimdi, erken bir sıcak hava dalgası ve şiddetli kuraklık, yaşamları tehdit ediyor ve suyu tehlikeli derecede kıt durumda bırakıyor.” ifadesi yer aldı.

Yazıda, Arizona, Montana ve Utah’ta yer yer orman yangınlarına rastlandığı, Teksas’ta elektrik firmalarının muhtemel kesintileri önlemek için müşterilerine klimaları kapatmaları ricasında bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

Makalede, aşırı sıcakların bölgedeki su kaynaklarını da hızla azalttığı belirtildi.

Tarım ve hayvancılığı da etkiledi

Ülkenin batısındaki kuraklığın çiftçileri de zor durumda bıraktığı belirtilen makalede, koyun ve sığır yetiştiricilerinin hayvanlarını daha erken satma eğilimine girdikleri, sulu tarım için gerekli olan kaynakların azalmasından dolayı arazilerin büyük kısmını nadasa bırakmak durumunda kaldıkları vurgulandı.

California Çiftlik Su Koalisyonu yöneticisi Mike Wade’in, çiftliklerin yeterli su kullanımından mahrum kalmasının ürünlerde arz sorunlarına ve fiyatların yükselmesine neden olabileceği görüşüne yer verildi.

California eyaleti, ABD’nin meyve ihtiyacının üçte ikisini ve sebzelerin üçte birini karşılıyor.

İSTANBUL (AA) – Fed’in politika faizi ve varlık alım programında değişikliğe gitmemesine karşın enflasyon ve faiz beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar ve varlık alımlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların yakında tartışılmaya başlayabileceği yönlendirmesi piyasalarda ilk olumsuz tepkinin ardından karışık bir seyir izlenmesine neden oldu.

Fed sonrası dolar endeksindeki yükseliş ve emtia fiyatlarındaki gerileme devam ederken, pay piyasalarında fiyatlamaların zorlaştığı görülüyor.

Dolar endeksi dün yüzde 0,5 artarak 13 Nisan’dan bu yana ilk kez 92’nin üzerini görürken, altının ons fiyatı yüzde 2,1 azalışla 1.773 dolara indi. Tarım emtialarının fiyatlarında da düşüş eğiliminin sürmesi dikkati çeken gelişmelerden biri oldu.

Enflasyon endişelerinin artmasında, ekonomilerdeki canlanmayla birlikte en önemli unsur olan tarım emtia fiyatlarındaki düşüşün devam edip etmeyeceği beklentilerin yeniden gözden geçirilmesi konusunda belirleyici olacak.

Öte yandan ABD’de dün açıklanan verilere göre ülkede haftalık işsizlik başvuruları 412 bin ile beklentileri aşarken, Philadelphia Fed imalat endeksi 30,7 ile tahminlerin altında kaldı.

Bu gelişmelerle New York borsası günü karışık seyirle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,62 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,04 değer kaybederken, Nasdaq endeksi ise yüzde 0,87 yükseldi.

Karışık görünüm, dün Avrupa borsalarında da etkili oldu. Avro Bölgesi’nde, nisanda yüzde 1,6 olan yıllık enflasyon, mayısta yüzde 2’ye çıktı. Avrupa Birliği’nde otomobil satışları ise mayısta 2020’nin aynı dönemine kıyasla yüzde 53,4, artarak 891 bin 665’e ulaştı.

Borsalarda sektör ve hisse bazlı ayrışmaların belirginleşmesi dikkati çekerken, avro/dolar paritesi 1,1892 ile 13 Nisan’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,21 gerilerken, Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,11 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,21 değer kazandı.

Bugün Japonya Merkez Bankası (BoJ) beklentiler doğrultusunda yüzde eksi 0,1 olan politika faizi ve Getiri Eğrisi Kontrollü Parasal Genişleme politikasında değişikliğe gitmedi. Ayrıca yeni tip koronavirüs salgını etkilerine karşı finansman desteği sağladığı özel programının süresini de 6 ay uzatarak Mart 2022 olarak belirledi.

BoJ kararının ardından kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yatay seyrederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 geriledi, Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 0,1 yükseldi.

Yurt içinde, dün satıcılı seyreden Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 1,20 değer kaybederek günü 1.414,15 puandan tamamladı. Dün yüzde 1,3 artışla 8,7194’ten kapanış yapan dolar/TL ise, bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,7220 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, enflasyon endişelerinin artık Fed’in beklenti ve açıklamalarında da yer bulduğuna işaret ederek, piyasaların bundan sonraki süreçte enflasyona ilişkin beklentileri belirleyecek veri ve fiyatlamalara daha duyarlı olacağını vurguladı.

Bugün veri gündeminin sakin olduğunu ve Avro Bölgesi’nde maliye bakanları toplantısı ile oynaklığı artan emtia fiyatlarının seyrinin takip edileceğini kaydeden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 puanın destek, 1.470 ve 1.490 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu söyledi.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, nisan ayı kısa vadeli dış borç istatistikleri

11.00 Avro Bölgesi, nisan ayı cari işlemler dengesi