Küresel piyasalar Fed sonrası karışık seyrediyor

İSTANBUL (AA) – Fed’in bu yılki son toplantısında piyasa beklentilerine paralel faiz oranında değişikliğe gidilmezken, Fed üyelerinin 2021 için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etmeleri dikkati çekti.

Karar metninde, Fed’in varlık alımına, cari düzeylerde maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerinde “önemli ölçüde ilerleme” kaydedilene kadar devam edeceği belirtildi. Fed’in ekonomik tahminlerine göre, ABD ekonomisinin 2020’de yüzde 2,4 daralacağı, 2021’de yüzde 4,2, 2022’de yüzde 3,2, 2023’te ise yüzde 2,4 büyümesi öngörülüyor. Üyelerin faiz beklentileri de Fed’in, 2023 yılına kadar faiz oranlarında değişikliğe gitmeyeceğinin sinyalini verdi. Fed’in fonlama oranına ilişkin medyan beklentisinin 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları için yüzde 0,1, uzun dönem ortalama faiz beklentisinin ise yüzde 2,5 olduğu görüldü.

Karar sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Fed Başkanı Jerome Powell, ekonomideki toparlanma hızının yavaşladığına dikkati çekerek, “Şimdiye kadar alınan mali politika eylemleri, ülke genelinde aileler, işletmeler ve topluluklar için önemli bir fark yarattı. Mevcut ekonomik gerileme, hayatımız boyunca gördüğümüz en şiddetli gerileme. Bu yılın başında hakim olan ekonomik faaliyet ve istihdam düzeylerine geri dönmek biraz zaman alacak ve bunu başarmak için hem para hem de maliye politikasından sürekli destek gerekebilir.” ifadelerini kullandı.

Powell’ın açıklamaları, “Fed’in topu mali politikalara attığı” şeklinde yorumlanırken, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarındaki artış ve ülke bazlı alınan sıkı tedbirler piyasaların karışık bir seyir izlemesine neden oluyor.

Dünya genelinde Kovid-19 vaka sayısı 74 milyonu, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da 1,6 milyonu aştı. İngiltere’nin başkenti Londra’da salgınla mücadele kapsamında, en sıkı kısıtlamaların yer aldığı üçüncü kademe önlemler uygulamaya konulurken, Almanya’da son 24 saatte 952 kişinin hayatını kaybetmesiyle salgının başından bu yana günlük en yüksek can kaybı sayısına ulaşıldı ve ülkedeki yeni kısıtlayıcı tedbirler yürürlüğe girdi.

İsveç’te Kovid-19’la mücadelede “sürü bağışıklığı” stratejisinin başarısız olduğu açıklanırken, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, yeni vaka artışlarının “yeniden endişe verici düzeyde olduğunu” belirterek, muhtemel bir üçüncü dalgaya karşı İspanyolları uyardı.

Söz konusu gelişmelere karşın piyasaların, genel olarak ekonomiye yönelik destek paketlerine ilişkin iyimserlikleri fiyatlamaya devam ettikleri görülüyor.

Avrupa Birliği (AB), Kovid-19 nedeniyle bankaların artan sorunlu kredilerini azaltmalarını sağlayacak plan hazırlarken, ABD’de salgının ekonomik etkilerine yönelik yaklaşık 900 milyar dolarlık ekonomik destek paketine ilişkin görüşmelerde anlaşmanın eşiğine gelindiği bildirildi.

Dün ABD’de Dow Jones endeksi yüzde 0,15 değer kaybederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,18 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,50 yükseldi.

Avrupa borsasında, açıklanan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi verilerinin beklentileri aşması ile pozitif bir seyir izlendi ve Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,31, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,88 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,31 yükseliş kaydetti.

Bugün Asya piyasalarında altının ons fiyatı, yükseliş eğilimini sınırlı da olsa 3’üncü gününe taşırken, Brent petrolün varil fiyatı 51 doların üzerine yerleşti. Altının ons fiyatı, şu dakikalarda yüzde 0,2 artışla 1.867 dolardan işlem görüyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 değer kaybetti.

Yurt içinde, dün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal’ın “2021 Yılında Para ve Kur Politikası” tanıtım toplantısındaki açıklamalarıyla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 1.409,78 puanı gören BIST 100 endeksi, bu seviyede etkisini artıran kar satışlarıyla düşüşe geçerek günü yüzde 0,21 değer kaybıyla 1.392,45 puandan tamamladı. Dün yüzde 0,4 azalışla 7,8029’dan kapanış yapan dolar/TL ise bugün bankalararası piyasanın açılışında 7,7920 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde kısa vadeli dış borç istatistikleri, yurt dışında ise BoE’nin faiz kararı, Avro Bölgesi’nde enflasyon ve ABD’de konut başlangıç verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.440 puanın direnç, 1.320 seviyesinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, ekim ayı kısa vadeli dış borç istatistikleri

13.00 Avro Bölgesi, kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

15.00 İngiltere, BoE’nin faiz kararı

16.30 ABD, haftalık işsizlik başvuruları

16.30 ABD, kasım ayı konut başlangıçları ve inşaat izinleri

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankası’ndan (Fed), yapılan açıklamada, faiz oranının sabit tutulması kararının oy birliğiyle alındığı belirtildi.

Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) uzun vadede maksimum istihdam ve yüzde 2 oranında enflasyon hedefini sağlamayı amaçladığına işaret edilen açıklamada, bu hedeflere ulaşılana kadar para politikasının destekleyici duruşunun sürdürülmesinin beklendiği yinelendi.

Açıklamada, federal fon oranı için hedef aralığın yüzde 0 ile 0,25 arasında tutulmasının kararlaştırıldığı kaydedildi.

Bankanın, geçen sene aralık ayından başlayarak her ay hazine tahvilleri için ayda en az 80 milyar dolar ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alımları için ayda en az 40 milyar dolar olmak üzere varlık alımı yaptığı kaydedilen açıklamada, bu durumun maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerinde “önemli ölçüde ilerleme” kaydedilene kadar devam edileceği vurgulandı.

Açıklamada, o zamandan bu yana ekonominin söz konusu hedefler yönünde gelişme kaydettiği de vurgulanarak, ” Eğer ekonomideki gelişim beklenildiği gibi devam ederse, Komite yakında varlık alım hızının yavaşlatılmasına karar verebilir.” ifadeleri kullanıldı.

Komitenin hedeflerine ulaşılmasını engelleyebilecek risklerin ortaya çıkması halinde, para politikası duruşunu uygun şekilde ayarlamaya hazır olacağı bildirilen açıklamada, genel finansal koşulların destekleyici olmaya devam ettiği belirtilerek, “Ekonominin gidişatı salgının seyrine bağlı olmaya devam ediyor. Aşılarla ilgili ilerleme, halk sağlığı krizinin ekonomi üzerindeki etkilerini azaltmaya devam edecek, ancak ekonomik görünüme yönelik riskler devam ediyor.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamda, varlık alımının piyasa işleyişinin düzenli ve finansal koşulların destekleyici olmasına yardımcı olduğuna işaret edilerek, böylece hane halkı ve işletmelere kredi akışının desteklendiği bildirildi.

Enflasyon tahmini 2021 için yüzde 4,2’ye yükseldi

Ekonomiye ilişkin tahminlerini de açıklayan Fed, büyüme tahminlerini düşürürken, enflasyon tahminlerini ve 2022’den itibaren faiz oranına ilişkin tahminlerini artırdı.

Fed, ABD ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahminini yüzde 7’den yüzde 5,9’a indirirken, enflasyon tahminini yüzde 3,4’ten yüzde 4,2’ye çıkardı.

Fed üyelerinin medyan politika faizi beklentileri 2022 için yüzde 0,1’den yüzde 0,3’e, 2023 için ise yüzde 0,6’dan yüzde 1’e yükseldi. Uzun dönem ortalama faiz beklentisi ise yüzde 2,5’ta sabit kaldı.

ABD ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini, yüzde 3,3’ten yüzde 3,8’e, 2023 tahmini ise yüzde 2,4’ten yüzde 2,5’e çıkartıldı.

ABD ekonomisi için uzun vadeli büyüme beklentisi ise yüzde 1,8 oldu.

İşsizlik oranına ilişkin tahminlerin de yer aldığı açıklamada, daha önce ülkede bu yıl yüzde 4,5 olması öngörülen işsizlik oranının yüzde 4,8 olacağı tahmin edildi.

Beklentilerdeki revizyonlar haziranda başlamıştı

ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) mayısta yıllık bazda yüzde 5 artmasıyla Fed’in para politikasında değişikliğe gideceği süreç başladı. 16 Haziran’daki toplantıda Fed, enflasyon ve faiz beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar ile varlık alımlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların yakında tartışılmaya başlayabileceği yönlendirmesini yaptı.

Bu toplantıda 2023’teki politika faizi medyan beklentisi yüzde 0,1’den yüzde 0,6’ya çıkarken, 2021 enflasyon beklentileri de yüzde 2,4’ten yüzde 3,4’e yükselmişti.

Fed yetkilileri 16 Haziran’dan sonra varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin sözle yönlendirmelere başlarken, bu sürecin oldukça şeffaf bir şekilde bilgilendirme yapılmaya çalışılacağı kaydedildi.

Temmuz toplantısında Powell’ın tonu kısmen güvercinleşse de, ağustosta açıklanan tutanaklarda üyelerin yıl sonundan önce varlık alımlarını azaltmanın uygun olduğunu düşündükleri görüldü.

Powell, ise aynı hafta düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda bu yıl varlık alımlarının hızını düşürmeye başlamak için uygun olabileceği görüşünde olduğunu ifade etti.

Fed, politika faizindeki son değişikliği 15 Mart 2020’deki toplantıda 100 baz puan indirimle gerçekleştirmişti.

İSTANBUL (AA) – Fed’in bu haftaki toplantısında faiz ve varlık alım programında değişiklik yapması öngörülmezken taperingin ne zaman ilan edileceği ve başlanabileceğine ilişkin kayda değer açıklamalar yapması bekleniyor. Faiz artırımından şu an için uzak durması beklenen bankanın tapering için kasım ayında resmi açıklama yapması, aralık ayında da başlayacağı tahminlerine yer veriliyor.

Ekonomistler, Fed’in taperinge başlamanın, faiz artışına da geçileceği anlamına gelmeyeceğini vurgulayabileceğini aktardı.

Oxford Economics ABD Başekonomisti Gregory Daco, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede. Fed’in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında taperinge hazırlık yapmaya devam edeceğini belirtti ve Fed’in resmi olarak taperingi kasım ayında ilan edebileceğini ifade eden Daco, aralık veya ocak ayında azaltımlara başlanabileceğini aktardı.

Daco ancak borç tavanı krizinin taperingi öteleyebileceğini dile getirdi.

Taperingin sekiz aya yayılabileceğini vurgulayan Daco, hem hazine hem de ipoteğe dayalı menkul kıymet alımlarında orantılı bir azalış olabileceğini kaydetti ve daha sonra Fed’in Sistem Açık Piyasa Hesabını ve bilançonun daralmasını engellemek, niceliksel sıkılaşmadan kaçınmak için vadesi gelen tahvillere yeniden yatırım yapabileceğini söyledi.

Powell’ın taperingle, faiz artırımının zamanlamasını ayırmayı amaçlayabileceğini belirten Daco ancak bunun zorlu olabileceğini ifade etti. Daco, ilk faiz artırımının 2023’ün başlarında olabileceğini ve bu artışın 25 baz puan olabileceğini aktardı.

FOMC’nin 2021 için en son tahminlerinin zayıf büyüme ve yüksek enflasyon şeklinde olabileceğini dile getiren Daco, 2022 için de büyüme ve enflasyonun daha yüksek seviyelere revize edilebileceğini kaydetti.

“Powell, taperingin faiz artırımının başlangıcı anlamına gelmediğini tekrar edecek”

Rabobank Kıdemli ABD Ekonomisti Philip Marey de Fed’in taperingin yıl sonundan önce gerçekleşebileceğine dair bir ön bildirimde bulunabileceğini vurguladı.

Fed’in taperinge ilişkin resmi açıklamayı kasım ayında yapabileceğini belirten Marey, aralık ayında da eyleme geçebileceğini ifade etti.

Marey, bu sürecin 2022’den önce tamamlanabileceğini dile getirerek, Powell’ın bu azaltımın planlamasıyla ilgili kaba taslak bir takvim de sunabileceğini aktardı.

Ekonomik projeksiyonların 2024’ü de kapsayabileceğini dile getiren Marey, bunun da bankanın faiz beklentisi grafiğinde (dot plot) ilk defa 2024 beklentisinin de yer alacağı anlamına geldiğini söyledi ve dot plot’a göre, ilk faiz artırımının 2022’nin sonundan önce olabileceğini kaydetti.

Powell’ın enflasyonun neden geçici olduğuna dair görüşlerini tekrar edebileceğini belirten Marey, enflasyona dair projeksiyonun FOMC’nin bu geçiciliğin ne kadar süre olduğuna ilişkin düşüncesini de ortaya koyacağını ifade etti.

Marey, taperinge ilişkin sürecin tamamlanmasının faiz artırımına başlanacağı anlamına gelmediğini, yinelenebileceğini aktardı.

Berenberg ABD, Amerika, Asya Başekonomisti Mickey Levy ise yüzde 50 ihtimalle Fed’in taperinge başlayacağını duyurabileceğini dile getirdi.

Levy, Fed’in daralmaya yönelik bu adımın, faiz oranlarının artırımının zamanı konusunda herhangi bir etkisinin olmayacağını vurgulayabileceğine de vurgu yaptı.