Küresel piyasalar Fed'e odaklandı

İSTANBUL (AA) – Fed’in dün başlayan ve bugün sona erecek FOMC toplantısından çıkacak kararlar ve sonrasında Powell’ın gerçekleştireceği basın toplantısı öncesinde pay piyasalarında karışık bir seyir izleniyor.

Analistler, Fed’in “güvercin” tutumunda herhangi bir değişikliğe gitmesinin beklenmediğini belirterek, karar metni ve Powell’ın açıklamalarında varlık alımlarının geleceği ile Fed’in enflasyon endişelerine bakışına dair ipuçlarının aranacağını bildirdi.

Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden, federal kurumlarda çalışan işçiler için asgari saatlik ücretin 15 dolara çıkarılmasına yönelik kararnameye imza attı. Bugün Biden’ın Kongre’de yapacağı konuşmada ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunmasının beklendiğini aktaran analistler, açıklanan ilk çeyrek şirket finansal sonuçları ve emtia fiyatlarındaki oynaklığın da sektör ve hisse bazlı ayrışmaları artırdığını ifade etti.

Dün ABD’de açıklanan verilere göre, ülkede tüketici güven endeksi 14 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Konut Fiyat Endeksi de şubatta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak Şubat 2006’dan bu yana en yüksek artışı kaydetti.

Bu gelişmelere karşın bugünkü Fed kararları öncesinde New York borsasında yatay bir seyir izlenirken, dolar endeksi ise 91 seviyesinin hemen üzerinde dengelendi.

Dow Jones endeksi yüzde 0,01 yükseldi, S&P 500 endeksi yüzde 0,02 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,34 değer kaybetti.

Avrupa borsalarında sınırlı da olsa düşüşler görüldü. Açıklanan şirket finansal sonuçları genel olarak beklentilerden iyi bir toparlanmaya işaret ederken, Almanya’da Ifo İhracat Beklenti Endeksi de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ardından küresel ekonomide toparlanma umutlarıyla son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

İtalya’da Başbakan Mario Draghi liderliğindeki hükümetin, Avrupa Birliği’nden (AB) Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla alınacak kurtarma fonuna ilişkin planı parlamentoda onaylanırken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors (S&P), AB Komisyonu’nun hazırladığı 800 milyar avroluk paketin AB’nin büyümesini destekleyeceğini bildirdi.

Bu gelişmelere karşın dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,26, Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,31, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,03 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,17 değer kaybetti. Avro/dolar paritesi ise 1,2050-1,2100 dar bandında dalgalı bir seyir izledi.

Bugün Asya pay piyasalarında karışık bir seyir izleniyor. Japonya’da açıklanan perakende satışların martta yıllık yüzde 5,2 artarak beklentileri aşmasının ardından kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 yükseldi. Şu dakikalarda Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1 değer kaybetti.

Yurt içinde, açıklanan şirket finansal sonuçlarının genel olarak tahminleri aşması ile alıcılı bir seyir izlenen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 1,31 değer kazanarak günü 1.392,00 puandan tamamladı. Bankacılık hisselerinin ise yükseliş eğilimine katılamayarak ortalama yüzde 0,60 değer kaybetmesi dikkati çekti. Dün yüzde 0,8 düşüşle 8,2164’ten kapanış yapan dolar/TL ise, bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,2320 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugün açıklanacak Fed’in faiz kararının yanı sıra veri gündemi ve şirket finansal sonuçlarının takip edileceğini belirterek, nisan başından bu yana gerileyen ve yüzde 1,53’ü gören ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin, tekrar yüzde 1,63’e çıkmasının risk iştahını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde sırasıyla 1.350 ve 1.300-1.310 bandının destek konumunda olduğunu aktaran analistler, yükselişlerin güç kazanabilmesi için 1.400 puanın üzerinde kalıcılık aranacağını bildirdi.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, mart ayı uluslararası rezervler ve döviz likiditesi

15.30 ABD, mart ayı dış ticaret dengesi

21.00 ABD, Fed’in faiz kararı

21.30 ABD, Fed Başkanı Powell’ın basın toplantısı

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankası’ndan (Fed), yapılan açıklamada, faiz oranının sabit tutulması kararının oy birliğiyle alındığı belirtildi.

Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) uzun vadede maksimum istihdam ve yüzde 2 oranında enflasyon hedefini sağlamayı amaçladığına işaret edilen açıklamada, bu hedeflere ulaşılana kadar para politikasının destekleyici duruşunun sürdürülmesinin beklendiği yinelendi.

Açıklamada, federal fon oranı için hedef aralığın yüzde 0 ile 0,25 arasında tutulmasının kararlaştırıldığı kaydedildi.

Bankanın, geçen sene aralık ayından başlayarak her ay hazine tahvilleri için ayda en az 80 milyar dolar ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alımları için ayda en az 40 milyar dolar olmak üzere varlık alımı yaptığı kaydedilen açıklamada, bu durumun maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerinde “önemli ölçüde ilerleme” kaydedilene kadar devam edileceği vurgulandı.

Açıklamada, o zamandan bu yana ekonominin söz konusu hedefler yönünde gelişme kaydettiği de vurgulanarak, ” Eğer ekonomideki gelişim beklenildiği gibi devam ederse, Komite yakında varlık alım hızının yavaşlatılmasına karar verebilir.” ifadeleri kullanıldı.

Komitenin hedeflerine ulaşılmasını engelleyebilecek risklerin ortaya çıkması halinde, para politikası duruşunu uygun şekilde ayarlamaya hazır olacağı bildirilen açıklamada, genel finansal koşulların destekleyici olmaya devam ettiği belirtilerek, “Ekonominin gidişatı salgının seyrine bağlı olmaya devam ediyor. Aşılarla ilgili ilerleme, halk sağlığı krizinin ekonomi üzerindeki etkilerini azaltmaya devam edecek, ancak ekonomik görünüme yönelik riskler devam ediyor.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamda, varlık alımının piyasa işleyişinin düzenli ve finansal koşulların destekleyici olmasına yardımcı olduğuna işaret edilerek, böylece hane halkı ve işletmelere kredi akışının desteklendiği bildirildi.

Enflasyon tahmini 2021 için yüzde 4,2’ye yükseldi

Ekonomiye ilişkin tahminlerini de açıklayan Fed, büyüme tahminlerini düşürürken, enflasyon tahminlerini ve 2022’den itibaren faiz oranına ilişkin tahminlerini artırdı.

Fed, ABD ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahminini yüzde 7’den yüzde 5,9’a indirirken, enflasyon tahminini yüzde 3,4’ten yüzde 4,2’ye çıkardı.

Fed üyelerinin medyan politika faizi beklentileri 2022 için yüzde 0,1’den yüzde 0,3’e, 2023 için ise yüzde 0,6’dan yüzde 1’e yükseldi. Uzun dönem ortalama faiz beklentisi ise yüzde 2,5’ta sabit kaldı.

ABD ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini, yüzde 3,3’ten yüzde 3,8’e, 2023 tahmini ise yüzde 2,4’ten yüzde 2,5’e çıkartıldı.

ABD ekonomisi için uzun vadeli büyüme beklentisi ise yüzde 1,8 oldu.

İşsizlik oranına ilişkin tahminlerin de yer aldığı açıklamada, daha önce ülkede bu yıl yüzde 4,5 olması öngörülen işsizlik oranının yüzde 4,8 olacağı tahmin edildi.

Beklentilerdeki revizyonlar haziranda başlamıştı

ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) mayısta yıllık bazda yüzde 5 artmasıyla Fed’in para politikasında değişikliğe gideceği süreç başladı. 16 Haziran’daki toplantıda Fed, enflasyon ve faiz beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar ile varlık alımlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların yakında tartışılmaya başlayabileceği yönlendirmesini yaptı.

Bu toplantıda 2023’teki politika faizi medyan beklentisi yüzde 0,1’den yüzde 0,6’ya çıkarken, 2021 enflasyon beklentileri de yüzde 2,4’ten yüzde 3,4’e yükselmişti.

Fed yetkilileri 16 Haziran’dan sonra varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin sözle yönlendirmelere başlarken, bu sürecin oldukça şeffaf bir şekilde bilgilendirme yapılmaya çalışılacağı kaydedildi.

Temmuz toplantısında Powell’ın tonu kısmen güvercinleşse de, ağustosta açıklanan tutanaklarda üyelerin yıl sonundan önce varlık alımlarını azaltmanın uygun olduğunu düşündükleri görüldü.

Powell, ise aynı hafta düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda bu yıl varlık alımlarının hızını düşürmeye başlamak için uygun olabileceği görüşünde olduğunu ifade etti.

Fed, politika faizindeki son değişikliği 15 Mart 2020’deki toplantıda 100 baz puan indirimle gerçekleştirmişti.

İSTANBUL (AA) – Fed’in bu haftaki toplantısında faiz ve varlık alım programında değişiklik yapması öngörülmezken taperingin ne zaman ilan edileceği ve başlanabileceğine ilişkin kayda değer açıklamalar yapması bekleniyor. Faiz artırımından şu an için uzak durması beklenen bankanın tapering için kasım ayında resmi açıklama yapması, aralık ayında da başlayacağı tahminlerine yer veriliyor.

Ekonomistler, Fed’in taperinge başlamanın, faiz artışına da geçileceği anlamına gelmeyeceğini vurgulayabileceğini aktardı.

Oxford Economics ABD Başekonomisti Gregory Daco, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede. Fed’in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında taperinge hazırlık yapmaya devam edeceğini belirtti ve Fed’in resmi olarak taperingi kasım ayında ilan edebileceğini ifade eden Daco, aralık veya ocak ayında azaltımlara başlanabileceğini aktardı.

Daco ancak borç tavanı krizinin taperingi öteleyebileceğini dile getirdi.

Taperingin sekiz aya yayılabileceğini vurgulayan Daco, hem hazine hem de ipoteğe dayalı menkul kıymet alımlarında orantılı bir azalış olabileceğini kaydetti ve daha sonra Fed’in Sistem Açık Piyasa Hesabını ve bilançonun daralmasını engellemek, niceliksel sıkılaşmadan kaçınmak için vadesi gelen tahvillere yeniden yatırım yapabileceğini söyledi.

Powell’ın taperingle, faiz artırımının zamanlamasını ayırmayı amaçlayabileceğini belirten Daco ancak bunun zorlu olabileceğini ifade etti. Daco, ilk faiz artırımının 2023’ün başlarında olabileceğini ve bu artışın 25 baz puan olabileceğini aktardı.

FOMC’nin 2021 için en son tahminlerinin zayıf büyüme ve yüksek enflasyon şeklinde olabileceğini dile getiren Daco, 2022 için de büyüme ve enflasyonun daha yüksek seviyelere revize edilebileceğini kaydetti.

“Powell, taperingin faiz artırımının başlangıcı anlamına gelmediğini tekrar edecek”

Rabobank Kıdemli ABD Ekonomisti Philip Marey de Fed’in taperingin yıl sonundan önce gerçekleşebileceğine dair bir ön bildirimde bulunabileceğini vurguladı.

Fed’in taperinge ilişkin resmi açıklamayı kasım ayında yapabileceğini belirten Marey, aralık ayında da eyleme geçebileceğini ifade etti.

Marey, bu sürecin 2022’den önce tamamlanabileceğini dile getirerek, Powell’ın bu azaltımın planlamasıyla ilgili kaba taslak bir takvim de sunabileceğini aktardı.

Ekonomik projeksiyonların 2024’ü de kapsayabileceğini dile getiren Marey, bunun da bankanın faiz beklentisi grafiğinde (dot plot) ilk defa 2024 beklentisinin de yer alacağı anlamına geldiğini söyledi ve dot plot’a göre, ilk faiz artırımının 2022’nin sonundan önce olabileceğini kaydetti.

Powell’ın enflasyonun neden geçici olduğuna dair görüşlerini tekrar edebileceğini belirten Marey, enflasyona dair projeksiyonun FOMC’nin bu geçiciliğin ne kadar süre olduğuna ilişkin düşüncesini de ortaya koyacağını ifade etti.

Marey, taperinge ilişkin sürecin tamamlanmasının faiz artırımına başlanacağı anlamına gelmediğini, yinelenebileceğini aktardı.

Berenberg ABD, Amerika, Asya Başekonomisti Mickey Levy ise yüzde 50 ihtimalle Fed’in taperinge başlayacağını duyurabileceğini dile getirdi.

Levy, Fed’in daralmaya yönelik bu adımın, faiz oranlarının artırımının zamanı konusunda herhangi bir etkisinin olmayacağını vurgulayabileceğine de vurgu yaptı.