Küresel piyasalar pozitif eğilimini koruyor

İSTANBUL (AA) – Küresel piyasalarda, emtia fiyatlarının yükselişi enflasyon endişesini beslemeye devam etmesine karşın dünya genelinde pay piyasaları çoğunlukla artış eğiliminde seyrederken, gelecek hafta ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) başta olmak üzere veri gündemi takip edilecek.

Bu hafta yatırımcıların odağında emtia fiyatlarının seyri bulunurken analistler, artan enflasyon endişesine karşın ABD’nin 10 yıllık tahvil faizindeki düşüşün, küresel ölçekte risk iştahının devam etmesini sağladığını söyledi.

Fiyatlamalar açısından öne çıkan gelişme ise altının ons fiyatının uzun süren sessizliğini bozarak yüzde 4’e yakın değer kazanması ve 27 haftanın en iyi performansını göstermesi oldu. Ons altın haftayı 1.831,2 dolardan tamamladı.

Bakırın libresi de yükselişini üst üste 5. haftaya taşıyarak, yüzde 5,5 yükseldi ve haftayı tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 4,72 dolardan tamamladı.

Son dönemde enflasyon endişeleriyle yükselen ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 1,49’la 8 Mart haftasından bu yana en düşük seviyesini gördüğü haftada, 6 baz puan düşüşle yüzde 1,58’e geriledi.

Bu hafta ekonomik aktiviteye ilişik verilerin yanı sıra para ve maliye politikalarına yönelik açıklamalar da gündemi meşgul etti. Ekonomi yetkililerinden, enflasyona ve olası parasal sıkılaştırmaya karşı uyarıda bulunanlara bu hafta Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva da katıldı. Georgieva, hafta içindeki açıklamasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında sağlanan politika desteğinin çok dikkatli bir şekilde geri çekilmesi gerektiğini belirterek, dünyanın yükselen faiz oranlarına hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Öte yandan, ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’in faiz artışına ilişkin açıklamalarıyla varlık fiyatlamalarında kısa süreli ancak sert dalgalanmalar görüldü.

Katıldığı etkinlikteki konuşmasında, hükümet harcamaları nedeniyle ekonominin “aşırı ısınmasını” önlemek için faiz oranlarının biraz artması gerekebileceğini belirten Yellen, birkaç saat sonra değerlendirmesine ise faiz artırımının tahmin ettiği ya da önerdiği bir şey olmadığını, harcama paketlerinin enflasyonist bir sorun olacağını düşünmediğini ifade etti.

Kovid-19 salgınında aşılama çalışmalarında sağlanan ilerlemeye paralel ekonomilerin hızlı bir şekilde toparlanacağı beklentileri petrol fiyatlarını da destekledi. Brent petrolün varili ise yukarı yönlü hareketini ikinci haftaya taşıyarak bu hafta yüzde 2,3 artışla 68,1 dolar oldu.

New York borsasında rekorlar devam etti

ABD’nin gündeminde yükselen varlık fiyatları sebebiyle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklenenden önce faiz artışına gidebileceğine ilişkin endişeler bulunmasına karşın, bu hafta New York borsasında rekor seviyeler görüldü.

Fed Başkanı Jerome Powell hafta içinde yaptığı konuşmada, ABD’de ekonomik görünümün canlandığını ancak henüz düzlüğe çıkılmadığını belirtti.

ABD’de hafta içinde açıklanan makro ekonomik verilerde ise karışık bir görünüm sergilendi.

Ülkede tarım dışı istihdam 266 binle 1 milyon olan beklentilerin oldukça altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 5,8’den yüzde 6,1’e yükseldi. Özel sektör istihdam artışının 742 bin ile 7 ayın zirvesine çıkmasına karşın, Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) imalat ve imalat dışı endeksi ise tahminlerin altında kaldı.

Söz konusu gelişmelerle hafta genelinde dalgalı bir seyir izleyen New York borsasında, S&P 500 ve Dow Jones endeksi tarihi zirvelerini geliştirirken, Nasdaq endeksi değer kaybetti.

Bu hafta S&P 500 endeksi yüzde 1,23 ve Dow Jones endeksi de yüzde 2,29 değer kazanarak kapanış rekorlarını kırdı. Nasdaq endeksi ise haftalık bazda yüzde 1,51 düşüşle 13.752’ye geriledi.

10 Mayıs ile başlayan haftanın veri takviminde, çarşamba Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), perşembe Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve cuma perakende satışlar, sanayi üretimi, kapasite kullanımı ile Michigan Tüketici Güven Endeksi verileri takip edilecek.

Avrupa’da endeksler tarihi yüksek seviyeleri test etti

Avrupa’da bu hafta gözler İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) açıkladığı faiz kararındaydı. Banka, beklentiler doğrultusunda yüzde 0,1 olan politika faizi ve 895 milyar sterlinlik varlık alım programının büyüklüğünde değişikliğe gitmezken, İngiltere ekonomisine ilişkin 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 5’ten yüzde 7,25’e yükseltti.

Kovid-19 sonrası ekonominin güçlü şekilde toparlanacağını tahmin eden banka, tahvil alım planının hızını yavaşlatsa da paketin genel boyutunun değişmediğini kaydetti.

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun, üye ülkelere, AB tarafından onaylı Kovid-19 aşılarını yaptıran kişilere mevcut seyahat kısıtlamalarını kaldırma tavsiyesi pay piyasalarında olumlu karşılandı.

Bu hafta, Avro Bölgesi ülkelerinde açıklanan Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri genel olarak piyasa öngörülerine paralel gerçekleşti.

Almanya’da sanayi üretimi aylık bazda yüzde 2,5, fabrika siparişleri de yüzde 3 yükselişle beklentileri geride bıraktı.

Bu gelişmelerle yükseliş eğiliminde hareket eden avro/dolar paritesi, haftayı yüzde 1,2 değer kazancıyla 1,2166’dan tamamladı.

Haftalık bazda İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 2,29 artışla 7.129,71 puana çıkarken, bu seviye 24 Şubat 2020’den bu yana en yüksek seviyeye işaret etti. Benzer şekilde Fransa’da yükselişini üst üste 4. haftaya taşıyan CAC 40 endeksi Kasım 2000’den bu yana en yüksek seviye olan 6.390,04 seviyesini görürken, haftayı yüzde 1,85 yükselişle 6.385,51 puandan tamamladı.

Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,74 ve İtalya’da MIB 30 endeksi de yüzde 1,95 değer kazandı.

Gelecek hafta; salı Almanya’da ZEW Beklenti Endeksi, çarşamba İngiltere’de Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) ile sanayi üretimi, Almanya’da TÜFE ile Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi verileri takip edilecek.

Asya piyasaları tatil dönüşü karışık seyretti

Asya borsalarında bu hafta haftanın büyük bölümünde tatil nedeniyle işlem yapılmazken, son iki gündeki işlemlerde karışık bir seyir izlendi.

Dünyanın en önemli emtia tüketicilerinden Çin’de, fiyatların rekor seviyelere ulaşmasıyla pay piyasalarında artan satış baskısı dikkati çekerken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) Kovid-19’un etkileri sürdüğü müddetçe faiz oranlarının istikrarlı şekilde düşük tutulacağını bildirmesi Japonya pay piyasalarının alıcılı seyretmesinde etkili oldu.

Japonya ve Çin’de açıklanan hizmet sektörü ve bileşik PMI verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, Çin’in dış ticaret fazlası 42,9 milyar dolarla öngörüleri oldukça aştı.

Bu hafta, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,89, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 değer kazanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,81 değer kaybetti.

Gelecek hafta, salı Çin’de TÜFE ile ÜFE ve perşembe Japonya’da ödemeler dengesi verileri takip edilecek.

Yurt içi piyasalar bayram haftasına moralli giriyor

Hafta içinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) beklentiler doğrultusunda politika faizini yüzde 19’da tutmasının ardından artan küresel risk iştahının da desteğiyle pay piyasalarında yükseliş, dolar kurunda düşüş görüldü.

Gelecek hafta Ramazan Bayramı tatili nedeniyle sadece 2,5 gün işlem gerçekleştirilecek piyasalarda cari işlemler dengesi ve sanayi üretimi verileri gündemin odağında bulunuyor.

Bu haftanın öne çıkan verileri arasında, TÜFE nisanda aylık yüzde 1,68 ve yıllık yüzde 17,14 artış kaydederek beklentilerin hafif altında kaldı.

TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısının karar metnindeki ifadeler ise haftanın en çok konuşulan konusu oldu. Karar metninde, “Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut duruş sürdürülecektir.” ifadeleri dikkati çekerken, analistler, böylece faiz indirim beklentilerinin en erken haziran sonrasına ötelendiğini ifade etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan da yaptığı açıklamada, 2021 yılında büyümenin yarıya yakınının dış ticaret tarafından geleceğini öngördüklerini belirterek, “2021 yılı ilk çeyrek büyümesi yüzde 5,5-6 bandında olabilir, ikinci çeyrekte baz etkisi ile birlikte çift haneli büyüme göreceğiz muhtemelen, yılın genelinde de 5’in üzerinde bir büyüme gerçekleşeceğini düşünüyorum.” dedi.

Bu hafta açıklanan şirket finansal sonuçlarının da tahminlerden iyi bir ilk çeyreğe işaret etmesi Borsa İstanbul’da yükselişin ivme kazanmasını sağladı. BIST 100 endeksi, bir önceki hafta kapanışına göre yüzde 3,11 değer kazanarak, yükselişini üst üste ikinci haftaya taşıdı ve haftayı 1.441,33 puandan tamamladı.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.465 puanın önemli direnç, 1.390 ve 1.360 seviyelerinin destek konumunda olduğunu söyledi.

Dolar/TL ise hafta içinde 8,37’nin üzerini test etse de TCMB’nin faiz kararı ve ABD’de beklentilerin altında kalan makroekonomik verilerle düşüşe geçti ve haftayı yüzde 0,56 azalışla 8,2418’den kapattı.

Gelecek hafta yurt içinde pazartesi, işgücü istatistikleri, salı ödemeler dengesi, sanayi üretimi ve TCMB’nin PPK toplantısının özeti, çarşamba konut satışları takip edilecek. Borsa İstanbul’da çarşamba günü öğlen başlayan Ramazan Bayramı tatili nedeniyle yarım gün işlem gerçekleştirilecek, perşembe ve cuma günü ise piyasalar kapalı olacak.

AA Finans’ın gerçekleştirdiği anketlere katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının martta 3,6 milyar dolar açık vermesini, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin ise martta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13,8 artmasını bekliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA (AA) – Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Büyük Salonu’nda düzenlenen “Bursa İş Dünyası ile Buluşma” programında, salgının etkilerinin nispeten azalmasıyla, artık sahaya daha sık inmek, yerelin sesini yerinde duymak istediklerini söyledi.

Bu yüzden Anadolu turuna da Bursa’dan başladıklarını belirten Elvan, tarımıyla, üretim ve turizmiyle güçlü bir ekonomik altyapısı olan kadim kentin, Türkiye ekonomisinin can damarlarından biri olduğunu vurguladı.

Elvan, Bursa sanayisinin çok dinamik ve üretken yapıya sahip olduğunu, imalat sektörünün neredeyse her kalemde ihracat yapabildiğini dile getirerek şöyle devam etti:

“Otomotivin ve tekstilin kalbi burada atıyor. Türkiye’nin otomobilinin Gemlik’ten yola çıkacak olması elbette tesadüf değil. Sahip olduğunuz kabiliyetler, güçlü tedarik zincirleri ve firma etkileşimini kolaylaştıran ekosistem, Bursa’nın taşıdığı avantajlardan sadece birkaçı. Çekim merkezi konumunda olan Bursa, bölgesel gelişme açısından da çevre illerin kalkınmasında bir kaldıraç görevi üstleniyor. Dolayısıyla taşıdığınız bu potansiyel, ülkemize de yüksek katma değer, üretim çeşitliliği ve istihdam olarak geri dönüyor. Bu etkileyici performans, sizleri bir rol model olarak da öne çıkartıyor.”

Çok zorlu bir yılı geride bıraktıklarını aktaran Elvan, “Yaşadığımız bu küresel salgın, sosyolojik, ekonomik ve toplumsal pek çok sorunu da beraberinde getirdi. Bakın biz bu dönemde, sorunsuz işleyen bir düzenin aniden durabileceğini, deyim yerindeyse tüm şalterlerin bir anda kapanabileceğini gördük. Küresel ekonomi, belki de son 100 yılın en şiddetli daralmasını yaşadı. Dünya ticareti ve uluslararası sermaye hareketleri derin yaralar aldı. Küresel çapta işsizlik, bütçe açıkları, borçluluk oranları ve enflasyon artış eğilimine girdi. Oluşan bu hasarın giderilmesi maalesef zaman alacak. Türkiye, işte böylesine zorlu bir mücadeleyi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağladığı hızlı koordine olabilme yeteneği sayesinde başarıyla yürüttü. Emekçiler, işverenler ve vatandaşlarımız için tüm imkanlarımızı seferber ettik.” değerlendirmesinde bulundu.

“Gereken tedbirleri gereken zamanda alacağız”

Elvan, salgından etkilenen işletmelere çeşitli hibe destekleri sunduklarını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Vergi ve sosyal güvenlik prim ödemelerinde ertelemeler getirdik, KDV ve kira stopajlarında indirimler yaptık. Üretimde sürdürebilirliği sağlamak için benzersiz adımlar attık. Kısa çalışma ödeneği, işsizlik ödeneği, nakdi ücret desteği ve normalleşme desteği gibi mekanizmalar, Türk sanayisini bu zorlu dönemde ayakta tuttu. Bahsettiğim bu dört uygulamayla, 9,5 milyon vatandaşımıza 55 milyar liralık bir destek sunduk. Bütçeden ve çeşitli fonlardan sunduğumuz desteklerin tutarı 141 milyar lirayı aştı. Yıl sonuna kadar bu tutarın 191 milyar liraya, yani milli gelirin yüzde 3,4’üne ulaşmasını bekliyoruz. Şunu da çok net ifade edeyim, bundan sonraki süreçte de ihtiyaç duyan her kesimin yanında olmaya devam edecek, gereken tedbirleri gereken zamanda alacağız. Kimsenin bundan en ufak bir kuşkusu olmasın.”

Aşılama konusuna da değinen Elvan, “Günde 1 milyon dozun üzerinde aşı yapılıyor, bakınız bu muazzam bir başarıdır. İnşallah bu durumun olumlu etkisini de önümüzdeki dönemde, hem ekonomide hem de sosyal hayatın normalleşmesinde göreceğiz. Atılan adımların katkısıyla, 2020 yılını büyümeyle kapattık. Ekonomik aktivite 2021’in ilk çeyreğinde canlı bir performans gösterdi.” diye konuştu.

“200 milyar doların üzerine bir ihracat performansı gerçekleştireceğimize inanıyorum”

Bakan Elvan, ilk çeyrekteki yüzde 7’lik büyümenin yüzde 30’unu imalat sanayinin tek başına sırtladığını anlatarak, “Yine bu dönemde, dış talebin ve yatırım harcamalarının da büyümeye önemli bir katkı sağladığını görüyoruz. İhracat tarafı çok güçlü gidiyor, bu sene tarihimizde ilk defa 200 milyar doların üzerine bir ihracat performansı gerçekleştireceğimize inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Bursa’nın ihracat rakamlarının da yılın ilk 5 ayında, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 38’in üzerinde arttığını vurgulayan Elvan, şöyle konuştu:

“Sizlerin de desteği ile yıl sonu hedefimize ulaşacağımızdan hiç kuşkum yok. Makroekonomik politikalarımızda 3 temel önceliğimiz var. Birincisi, ekonomide dengesizlik ve kırılganlık oluşturmayacak, kaliteli ve istikrarlı bir büyümeyi temin etmek. Bizim için önemli olan büyümenin sürdürülebilirliği ve kapsayıcılığıdır. İstihdam oluşturan, gelir dağılımını iyileştiren, verimliliği artıran ve rekabeti teşvik eden politikalarla büyüme patikamızı şekillendirmek istiyoruz. Bu büyümeden de, tüm vatandaşlarımızın en iyi şekilde faydalanmasını arzuluyoruz. İkinci politika önceliğimiz cari açığın kontrol altına alınması, hatta orta vadede cari fazla veren bir ekonomik yapının hakim kılınmasıdır. Cari açıkla mücadelenin hem dönemsel hem de yapısal unsurlarının olduğunun farkındayız. İhracat pazarlarımızın toparlanıyor oluşu, dönemsel açıdan işimizi kolaylaştırıyor. Benzer şekilde, altın ithalatını azaltmak için uyguladığımız tedbirlerin de müspet etkilerini görmeye başladık. Yılın ilk 5 ayında altın ithalatı, geçen seneye göre yüzde 47 azaldı. Yapısal tarafta da bir dizi tedbir hayata geçecek. Örneğin imalat sanayimizin küresel değer zincirlerine entegrasyonunu daha da artırmak için özel programlar uygulayacağız. İhracatı öncelikleyen yatırımlara ağırlık vereceğiz. Yurtdışı lojistik merkezleri açarak ihracatçıların potansiyel pazarlara erişimini hızlandıracağız.”

“Enflasyonla mücadele tüm politikalarımızın merkezinde yer alıyor”

Üçüncü ve en önemli politika önceliğinin ise fiyat istikrarının sağlanması olduğunun altını çizen Elvan, “Enflasyon nitelikli ve sürdürülebilir büyümenin önündeki en temel engeldir. Yüksek enflasyonun olduğu bir ortamda, sanayici de önünü göremez, sağlıklı karar alamaz, uzun vadeli yatırım yapmaya da cesaret edemez. İşte bu yüzden, enflasyonla mücadele tüm politikalarımızın merkezinde yer alıyor. Biz bu sorunu bir bütün olarak ele alıyoruz. Para, maliye, finansal sektör ve yapısal politikalarımız uyum içinde hareket ediyor. Kısa vadeli kazanımlar uğruna, asla enflasyon hedefimizden kopmayacağız. Enflasyonla mücadelede, beklentiler kanalının ne denli kritik bir rol oynadığını biliyoruz. Kararlı duruşumuz ve uygulanan politikalar, enflasyonda yukarı yönlü beklentilerin de kırılmasında rol oynayacak.” diye konuştu.

Elvan, döviz kurundaki istikrarın da önemli olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:

“Son dönemde, döviz kuru geçişkenliğinin enflasyon üzerindeki etkisinin daha da arttığını görüyoruz. Kur istikrarının sağlanması ve enflasyonun düşmeye başlamasıyla ülkemizin risk primi de düşecek, sermaye girişi hızlanacak, Türk Lirası varlıklara talep artacak ve oluşan güven ortamı istikrarlı büyümeyi de beraberinde getirecek. Biliyorsunuz geçmişte de yüksek enflasyon sorununu yaşadık ve attığımız adımlar sayesinde enflasyonu gayet başarılı bir biçimde tek hanelere indirdik. Yine benzer bir başarı hikayesi yazacağız, ancak bunun için sizlerin de sabrınıza ve desteğinize ihtiyacımız var.”

“Pandemide Türk sanayisi kendini ispatladı”

Elvan, hükümet olarak sanayicilerin yükünü alacak ve işlerini hızlandıracak düzenlemeleri yapmakta kararlı olduklarını söyledi.

Reform paketinde de yer alan sanayi için finansman, beşeri sermaye, vergilendirme ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi alanlarda somut politikaları hayata geçireceklerini dile getiren Elvan, “Finansa erişimin sizler için ne denli kritik bir önem taşıdığını biliyoruz. Buradan hareketle bankacılık sektörünün yanı sıra faizsiz finans sistemi ve sermaye piyasalarını daha da derinleştirecek politikalara hız vereceğiz. Katma değer üreten firmaların hayatta kalmasını da çok önemsiyoruz. Bunun için bankacılık sektörümüzde firma rehabilitasyonları için yeniden yapılandırma birimleri kurulmasını teşvik ediyoruz.” diye konuştu.

Elvan, sanayicilerin ara eleman bulma noktasında karşılaştıkları zorlukların farkında olduklarını belirterek şöyle devam etti:

“Bu sorunu çözmek üzere çok önemli bir adım atıyoruz. Hazırlıklarımızı büyük ölçüde tamamladık. Mesleki eğitim merkezlerini gençlerimiz için çok daha cazip kılacağız. Kalfalık döneminde alınan ücretlerde iyileşme sağlayacak, bu merkezlerde eğitim gören öğrencilerin ücretlerini kamu tarafı olarak biz karşılayacağız. Böylece sizlerin üzerindeki yükleri kaldırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin potansiyeline ve sizlerin yapabileceklerine çok büyük bir güven duyuyoruz. Türkiye, küresel ekonominin sayılı üretim ve inovasyon merkezlerinden biri olabilir. İnanın bunun önünde hiçbir engel yok. Pandemide Türk sanayisi kendini ispatladı, en zor durumlarda bile müdahale kapasitesiyle gücünü gösterdi.”

“Dijitalleşmeyi teşvik eden ve rekabet gücünü artıracak yatırımlara öncelik vermeli”

Sanayinin daha ileri taşınması adına sanayicilerden 4 temel beklentileri bulunduğunu bildiren Elvan, şunları söyledi:

“Birincisi, yüksek katma değer üreten, dijitalleşmeyi teşvik eden ve rekabet gücünüzü artıracak yatırımlara öncelik vermenizi arzu ediyoruz. Bursa, sahip olduğu avantajlarla yerli, yabancı pek çok yatırımcının hedef noktası da olabilir. Dolayısıyla sizlerin proaktif olmanızda, uluslararası iş birliği imkanlarını zorlamanızda büyük faydalar bulunuyor. İkincisi, borç-öz kaynak dengenizin daha dikkatli ayarlanması hususu. Ben katıldığım tüm toplantılarda bu hususun özellikle altını çiziyorum. Ödeyebileceğiniz kadar borç alın, büyük yüklerin altına lütfen girmeyin. Şirketleriniz sermaye piyasalarına açmak gibi farklı finansman imkanlarını da gündeminize alın. Ham madde ve emtia fiyatlarının dünya genelinde arttığı, gelişmiş ülkelerde enflasyon beklentilerinin yükseldiği bir döneme giriyoruz. Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının para politikalarında değişikliğe gidebileceği bir ortamda, yurt dışı piyasalarda oynaklığın artabileceğini öngörmek gerekiyor. Bu nedenle bilanço yapımızı bu yeni döneme göre ayarlamamız önem arz ediyor.”

“Türkiye, yeşil devrimin öncülerinden biri olabilir”

Elvan, üçüncü beklentilerinin istihdam ve teknoloji dengesinin çok iyi kurulmasına özen gösterilmesi olduğunu belirterek şöyle dedi:

“İş gücümüze yeni iş imkanları oluşturmak kadar mevcut iş gücü kabiliyetlerinin geliştirilmesi de kritik öneme sahip. Bu noktada Bursa, diğer illerimize göre avantajlı bir konumda. İlimizdeki model fabrikanın gerek yalın üretim gerekse dijitalleşme konusunda dönüştürücü bir fonksiyon üstleneceğini düşünüyorum. Sizlerin burada alacağı eğitimler, verimlilik ve rekabet artışı olarak işinize geri dönecek, bundan emin olabilirsiniz. Dördüncü ve son olarak sanayinin yeşil dönüşümü konusunu da odaklı bir şekilde ele almamız şart. Yeşil teknolojiler, küresel çapta yeni ürünler ve piyasalar oluşturmak için ciddi bir büyüme potansiyeli sunuyor. Küresel iklim değişikliği, tarım başta olmak üzere hayatımızın pek çok alanını etkilemeye başladı. Ülkelerin ve uluslararası kuruluşların da bu konudaki hassasiyeti günden güne artıyor. Önümüzdeki dönemde dış kaynaklara ve dış finansmana erişim şartlarından birisi de yeşil dönüşüm olacak. Dolayısıyla, bu konuyu asla ıskalamamamız gerekiyor. Türkiye, yeşil devrimin öncülerinden biri olabilir.”

“TOGG, bu sektörün yarınlarını bugünden şekillendirme iddiasını ortaya koyuyor”

Türkiye’nin Otomobili Projesi’ne değinen Bakan Elvan, otomobillerin artık ulaşım aracı olmanın ötesinde yüksek teknolojili, elektrikli, otonom ve ağa bağlı akıllı bir cihaza dönüştüğünü dile getirdi.

Çevre ve emisyon alanında getirilen yeni düzenlemelerin otomotiv sektöründe reformu zorunlu kıldığını bildiren Bakan Elvan, şunları kaydetti:

“Otomotiv sektöründe hem ana sanayinin hem de tedarik sanayinin hızla uyum sağlamasını gerektirecek bir bakış açısına ihtiyaç var. Bu bakış açısına sahip olup harekete geçenler, otomotiv endüstrisinin yarınlarını da şekillendirecekler. İşte TOGG, bu sektörün yarınlarını bugünden şekillendirme iddiasını ortaya koyuyor. Burada geliştirilecek teknolojiler çevreyi kirletmeyen, elektrikli ve bağlantılı bir mobilite ekosistemini de hayata geçirecek. Daha da önemlisi ülkemiz tedarik sanayisi de bu dönüşüme ayak uyduracak. Bir sonraki adımda da geliştirdiğimiz teknolojileri yurt dışına ihraç edeceğiz. Bir ülke sanayisi için bundan daha ilham verici bir örnek olabilir mi? Bursa’nın bu benzersiz dönüşüme öncülük edecek olması da hakikaten heyecan verici. Bugüne kadar aldığımız kararlarda ve uygulamaya koyduğumuz eylemlerde daima sizlerin talep ve gereksinimlerini göz önünde bulundurduk. Ülkemizi salgın sonrası döneme en iyi şekilde hazırlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Şeffaflığı ve öngörülebilirliği daha da artırıp, sizlerin yatırım kararlarına hız kazandırmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde, ülkemizin üretim üssü Bursa sanayisine çok daha fazla görev düşecek. Bakanlık olarak her türlü fikir ve önerilerinize açığız. Bu ülkenin gelişmesi için çaba sarf eden, katma değer oluşturan ve istihdam sağlayan siz değerli girişimcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”

BTSO Başkanı İbrahim Burkay da Bursa iş dünyasının talep ve beklentilerine ilişkin bir konuşma yaptı.

​​​​​​​Toplantıya, Bursa Valisi Yakup Canbolat, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, milletvekilleri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

MOSKOVA (AA) – ABD Çalışma Bakanlığı, mayıs ayına ilişkin TÜFE verisini açıkladı.

Buna göre, Amerikalı tüketicilerin yaşam maliyeti, mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,6 arttı. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen TÜFE verisinin, yüzde 0,5 artması öngörülüyordu. TÜFE, nisanda aylık bazda yüzde 0,8 artmıştı.

Yıllık enflasyon da beklentileri aştı

Ülkede TÜFE, mayısta yıllık bazda da yüzde 5 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ağustos 2008’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşan yıllık enflasyonun, yüzde 4,7 olması bekleniyordu. TÜFE, nisanda yıllık bazda yüzde 4,2 artmıştı.

Mayısta en yüksek aylık fiyat artışı yüzde 7,3 ile ikinci el araçlarda kaydedildi. Gıda fiyatlarına ilişkin endeks aylık yüzde 0,4 artarken, enerji endeksinde değişiklik yaşanmadı.

Çekirdek enflasyon, yıllık bazda yüzde 3,8 artarak beklentileri geride bıraktı. Söz konusu verinin yüzde 3,5 artması bekleniyordu. Çekirdek TÜFE, nisanda yıllık yüzde 3 artmıştı.

Analistler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek hafta yapılacak Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında enflasyonda yaşanan artışa tepki vermesinin beklenmediğini belirtti.