Küresel piyasalar veri odaklı bir seyir izliyor

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankasının (Fed) önceki gün beklentiler doğrultusunda faizlerde değişikliğe gitmemesine karşın, karar metni ve Fed üyelerinin beklentilerinin ekonomik görünüme ilişkin belirsizliklere işaret etmesiyle New York pay piyasalarındaki düşüş eğilimi dün de devam etti.

Dün ABD’de açıklanan verilere göre ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 860 bine gerilese de beklentilerin üzerinde bir seyir izlerken, konut başlangıçları da ağustosta yüzde 5,1 ile tahminlerden fazla azaldı.

Veriler sonrası New York borsasında teknoloji hisseleri öncülüğündeki düşüş eğilimi devam etti, dolar endeksi de yüzde 0,4 azalışla 92,8’e geriledi. Dow Jones endeksi yüzde 0,47, S&P 500 endeksi yüzde 0,84 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,27 değer kaybetti.

Avrupa borsalarında da dün satıcılı bir seyir izlendi. Azalan küresel risk iştahı ve devam eden Brexit belirsizliği ile Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,36, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,69 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,47 değer kaybetti.

İngiltere Merkez Bankası (BoE), dün politika faizini yüzde 0,1 ve tahvil alım programını 745 milyar sterlin seviyesinde sabit tuttu. BoE’nin karar metninde, ekonomi görünümünün alışılmadık şekilde “belirsiz” kalmaya devam ettiği ve küresel ekonomik faaliyet göstergelerinin büyük ölçüde kurulun ağustos toplantısındaki ortaya koyduğu beklentilere paralel olduğu belirtildi. Karar sonrası sterlin/dolar paritesi sınırlı da olsa yükseliş eğilimini koruyarak 1,2973’e çıkarken, avro/dolar paritesi de 1,1850’den günü tamamladı.

Bugün Asya borsalarında ise alıcılı bir seyir izleniyor. Japonya’da açıklanan çekirdek enflasyonun beklentiler doğrulusunda yıllık yüzde 0,4 gerilemesi sonrası, kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 değer kazanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,3 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3 yükseldi.

Yurt içinde, dün Avrupa borsalarından pozitif ayrışan Borsa İstanbul’da, BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,32 değer kazancıyla 1.110,66 puandan tamamladı. Dün 7,5500’ten kapanış yapan dolar/TL ise, bugün bankalararası piyasanın açılışında 7,5530 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) eylül ayı beklenti anketi, yurt dışında ise ABD’de tüketici güven endeksi ve cari işlemler dengesi başta olmak yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirtti.

Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmeler ve Kovid-19 tedavisine ilişkin haber akışının da gündemin odağındaki yerini koruduğunu söyleyen analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.120 seviyesinin direnç, 1.090 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, temmuz ayı uluslararası yatırım pozisyonu

11.00 Avro Bölgesi, temmuz ayı cari işlemler dengesi

14.30 Türkiye, TCMB’nin eylül ayı beklenti anketi

15.30 ABD, 2. çeyrek cari işlemler dengesi

17.00 ABD, Michigan Üniversitesi eylül ayı tüketici güven endeksi

Muhabir: Bekir Gürdamar

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Dünya genelinde para politikalarının geleceğine ilişkin belirsizlikler varlık fiyatlamalarını etkilemeye devam ediyor.

Hafta içinde ABD’de açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 5 artarak beklentileri geride bırakırken, alt kalemler enflasyonun geçici olduğu söylemlerini destekledi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizinde değişikliğe gitmezken, varlık alımlarının hızının piyasaların ihtiyacına uygun şekilde yılın ilk aylarına göre önemli şekilde artabileceği bildirildi.

Analistler, bu gelişmelere karşın enflasyona ilişkin devam eden endişelerin pay piyasalarında karışık bir seyre neden olduğunu ifade ederek, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) atacağı adımların yatırımcıların odağına yerleştiğini kaydetti.

Hafta içinde Dünya Bankası’nın küresel büyüme tahminini yüzde 4,1’den yüzde 5,6’ya çıkarması ise küresel pay piyasalarını destekleyen unsurlardan oldu.

Öte yandan, 11-16 Haziran tarihlerinde Avrupa’da yapılacak 4 önemli zirve varlık fiyatlarını etkileyebilir.

Analistler, G7, NATO, ABD ve Avrupa Birliği zirvesi ile birlikte ABD Başkanı Joe Biden’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşmelerden çıkacak sonuçların yatırımcıların odağında bulunduğunu bildirdi.

Devam eden belirsizliklerle ABD’nin 10 yıllık tahviline talebin arttığı gözlemlenirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi bu gelişmelerle yüzde 1,43 ile 3 Mart’tan bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından yüzde 1,46’ya yükselse de haftayı 9 baz puan düşüşle tamamladı.

Dolar endeksi bu gelişmelerle yükseliş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşıyarak yüzde 0,5 artışla 90,6 seviyesine çıktı.

Altının ons fiyatı ise artan tahvil talebi ve yükselen dolar endeksine paralel değer kaybederek haftayı yüzde 0,8 düşüşle 1.877 dolardan tamamladı.

Emtia fiyatları bu hafta dalgalı bir seyir izlemesine karşın haftayı değer kazancıyla tamamlamayı başardı. Bakırın libresi hafta içinde 4,41 dolarla 26 Nisan’dan bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından yükselişe geçti ve haftalık bazda yüzde 0,5 değer kazanarak 4,53 dolara çıktı.

Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşırken, hafta içinde ABD’nin İranlı bir yetkiliye uyguladığı yaptırımı kaldırdığını duyurması Brent petrolün varil fiyatında dalgalanmalara sebep oldu. Söz konusu haberle 70,6 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatı bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla yükseldi ve haftayı yüzde 1,5 artışla 72,55 dolardan kapattı.

Kripto para piyasalarında da dalgalı bir seyrin izlendiği haftada, Bitcoin 31 bin dolara kadar gerilemesine karşın bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla 38 bin 500 dolara kadar yükselmesinin ardından 37 bin dolar seviyesinde dengelendi.

New York borsası karışık seyretti

Bu hafta ABD gündeminin odağında TÜFE verileri bulunurken, gelecek hafta Fed’in FOMC toplantısından çıkacak faiz kararı, toplantının karar metni, Fed Başkanı Jerome Powell’ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalar ve ABD Başkanı Biden’ın Avrupa’daki görüşmelerinden gelecek haber akışı yatırımcıların odağında bulunuyor.

Fed’in politika faizini yüzde 0,00 ile 0,25 arasında sabit tutması ve varlık alımında değişikliğe gitmesi beklenmezken, toplantı sonrası Fed Başkanı Powell’ın yapacağı açıklamalarda ipuçları aranacak.

Analistler, beklentileri geride bırakan enflasyon verisinin piyasalardaki belirsizlikleri artırdığını kaydederek, Fed’in para politikasının geleceğine ilişkin yönlendirmelerinin öneminin oldukça arttığını ifade etti.

Karar metninde Fed’in varlık alımlarına ilişkin yönlendirmesine dair ipuçlarının aranacağını bildiren analistler, varlık alımlarının azaltılması yönündeki vurgulamaların oynaklığın artabileceğini bildirdi.

ABD’de hafta içinde dış ticaret açığı 68,9 milyar dolara gerilerken, Michigan Üniversitesi Tüketici Güveni 86,4’e yükseldi.

Söz konusu gelişmelerle karışık bir seyir izleyen New York borsasında, haftalık bazda Nasdaq endeksi yüzde 1,85 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,41 değer kazanırken, Dow Jones endeksi de yüzde 0,80 değer kaybetti.

14 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, salı perakende satışlar, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), New York Fed sanayi endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanımı, çarşamba FOMC faiz kararı toplantısı ve devamında Fed Başkanı Powell’ın açıklamaları ile konut başlangıçları ve inşaat izinleri, perşembe Philadelphia Fed imalat endeksi verileri takip edilecek.

Avrupa’da endeksler rekor kırmaya devam etti

Avrupa’da bu hafta gözler ECB’nin faiz kararındaydı. ECB, hafta içindeki toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz oranları ve varlık alım programında değişikliğe gitmedi.

ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonun yılın ikinci yarısında daha da artmasını beklediklerini ancak geçici faktörlerin ortadan kalkması ile düşüşün başlayacağını belirterek, ekonomik aktivitenin hızlanmasını beklediklerini kaydetti.

Pandemi Acil Varlık Alım Programı’nın (PEPP) büyüklüğü ve hızı ile ilgili tartışmak için erken olduğunu dile getiren Lagarde, mali ve para politikalarında destekleyici duruşun devam etmesi gerektiğini vurguladı.

ECB’nin karar metninde varlık alımlarının hızının piyasaların ihtiyacına uygun şekilde yılın ilk aylarına göre önemli şekilde artabileceği de ifade edildi.

Enflasyona ilişkin endişelerin azalması ve varlık alımlarında bir süre daha kısıtlamaya gidilmeyeceğinin açıklanmasıyla Fransa, İtalya ve İspanya 10 yıllık tahvil faizleri düşüş eğilimlerini üst üste dördüncü haftaya taşırken, Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri yüzde eksi 0,27’ye indi.

Avro Bölgesi ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 1,3 daralırken, Almanya’da ZEW beklentiler endeksi de 79,8’e geriledi.

Avro/dolar paritesi bu gelişmelerle düşüş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıyarak, haftalık bazda yüzde 0,5 azalarak 1,2100’e indi.

Fransa ve Almanya borsalarında rekorların kırıldığı haftada, İngiltere’de FTSE 100 endeksi 24 Şubat 2020 haftasından bu yana en yüksek kapanışı gerçekleştirdi.

Haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi 15.732 puanla tarihi yüksek seviyesini görmesinin ardından kazançlarını koruyamadı ve haftayı yatay seyirle 15.693 puandan tamamladı. Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,3 artışla haftalık kapanış rekoru kırarken, İtalya’da MIB 30 endeksi 1,3 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,9 yükseldi.

Gelecek hafta; pazartesi Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi, salı Almanya’da TÜFE, Avro Bölgesi’nde dış ticaret dengesi ve İngiltere’de işsizlik, İngiltere’de TÜFE, Avro Bölgesi’nde TÜFE ve cuma günü ÜFE verileri takip edilecek.

Asya piyasaları karışık seyretti

Asya borsalarında bu hafta para politikasına ilişkin belirsizliklerle karışık bir seyir izlenirken, gelecek hafta Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararı yatırımcıların odağında bulunuyor.

BoJ’un politika faizinde değişikliğe gitmesi beklenmezken, varlık alımlarına ilişkin olası ipuçlarının varlık fiyatlarının üzerinde etkili olması bekleniyor.

Öte yandan, enflasyon endişeleri özellikle Çin pay piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ederken, Asya’da söz konusu durumu destekleyen veri akışı bu hafta da devam etti.

Analistler, Japonya’da yüzde 4,9 artarak 2008’den bu yana en yüksek seviyesine çıkan ÜFE’nin enflasyon endişelerini beslemeyi sürdürdüğünü aktararak, haftaya cuma günü Japonya’da açıklanacak TÜFE verisinin öneminin daha da arttığını ifade etti.

Bu hafta Japonya’da açıklanan Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,9 daralarak beklentilerden iyi gerçekleşirken, ödemeler dengesi fazlası beklentilerin gerisinde kaldı.

Bu gelişmelerle, bu hafta Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,02 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 değer kazanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,06 değer kaybetti.

14 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi günü Japonya’da sanayi üretimi ve kapasite kullanımı, çarşamba Çin’de perakende satışlar ve sanayi üretimi, cuma günü ise Japonya’da TÜFE ve BoJ’un para politikası toplantısı takip edilecek. Pazartesi günü Çin’de tatil nedeniyle piyasalar kapalı olacak.

Yurt içi piyasalar pozitif seyretti

Yurt içi piyasaların odağında bu hafta sanayi üretimi verileri bulunurken, yurt içi piyasalarda gözler haftaya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı, ödemeler dengesi verileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden ile yapacağı görüşmeye çevrildi.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler politika faizinin yüzde 19’da sabit bırakılmasını tahmin ederken, nisanda cari işlemler hesabının 2,43 milyar dolar açık vereceğini öngörüyor.

Arındırılmış sanayi üretimi nisanda yüzde 66 artışla AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin yüzde 63,5’lik tahminlerini geride bırakırken, aylık bazda yüzde 0,9 geriledi.

Bununla birlikte, Dünya Bankası hafta içinde açıkladığı ekonomik görünüm raporunda Türkiye büyüme tahminini 2021 için yüzde 5’te, 2022 için yüzde 4,5’te sabit tuttu.

Bu gelişmelerle BIST 100 endeksi alıcılı bir seyir izleyerek haftayı yüzde 1,95 artışla 1.460,86 puandan tamamladı. Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.470 puanın önemli direnç, 1.390 seviyesinin destek konumunda olduğunu söyledi.

Dolar kuru ise Türk lirası karşısında hafta boyunca düşüş eğiliminde hareket ederek 8,28 seviyelerine gerilerken, bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla kayıplarını kısmen telafi etti ve haftayı yüzde 3 azalışla 8,3955’ten tamamladı.

14 Haziran haftasında yurt içinde pazartesi ödemeler dengesi, salı konut satışları ve bütçe dengesi, çarşamba konut fiyat endeksi, perşembe TCMB’nin faiz kararı takip edilecek.

İSTANBUL (AA) – ABD’de dün açıklanan mayıs ayı enflasyon verisinin, yıllık yüzde 5 ile 2008’den bu yana en yüksek seviyeye işaret etmesinin ardından piyasalarda artışın geçici olduğu ve para politikalarının destekleyici kalmaya devam edeceği iyimserliğinin sürdüğü görülüyor.

Beklentileri aşan ABD enflasyonunda alt kalemlerin, artışın geçici olduğu yönündeki söylemleri desteklemesi ve dün Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın parasal ve mali desteklerin devam etmesi yönündeki vurgusu pay piyasalarında satışları sınırladı.

Analistler, enflasyondaki yükselişin pay piyasalarına etkisi sınırlı olsa da ABD’nin 10 yıllık tahvillerine ilginin artarak devam etmesinin dikkati çektiğini bildirdi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatırımcıların artan talepleriyle yüzde 1,4290’a kadar geriledi ve böylece 3 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini gördü.

New York borsasında ise alıcılı bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,06, S&P 500 endeksi yüzde 0,47 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,78 değer kazandı.

Avrupa tarafında, dün gündemin odağında ECB’nin toplantısı ve ECB Başkanı Lagarde’ın açıklamaları vardı. ECB, dünkü toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz oranları ve varlık alım programında değişikliğe gitmedi.

Lagarde, enflasyonun yılın ikinci yarısında daha da artmasını beklediklerini ancak geçici faktörlerin ortadan kalkması ile düşüşün başlayacağını belirterek, ekonomik aktivitenin hızlanmasını beklediklerini kaydetti. Pandemi Acil Varlık Alım Programı’nın (PEPP) büyüklüğü ve hızı ile ilgili tartışmak için erken olduğunu dile getiren Lagarde, mali ve para politikalarında destekleyici duruşun devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Bu gelişmelerle Avrupa borsaları karışık bir seyir izledi. Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,06 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,26 değer kaybederken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,10 yükseldi.

Avrupa borsalarındaki karışık görünüm, Asya pay piyasaları ile haftanın son işlem gününe de taşındı. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 yükseliş kaydederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 değer kaybetti.

Dün ABD’de açıklanan enflasyon verisinin ardında yüzde 0,5 artışla günü 1.898 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı ise, bugün Asya piyasalarında analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 1.900 dolar seviyesini test ediyor.

Yurt içinde, dün pozitif seyreden Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,52 değer kazanarak günü 1.456,68 puandan tamamladı. Düşüş eğilimi hızlanan ve yüzde 1,9 azalışla 8,4269’a gerileyen dolar/TL ise bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,4320 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, ABD Başkanı Joe Biden’ın, Avrupa turundan gelecek haber akışının gündemin odağında bulunduğunu bildirdi.

Bugünün veri takviminde, yurt içinde sanayi üretimi endeksi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Piyasa Katılımcıları Anketi, yurt dışında ise ABD’de açıklanacak tüketici güven endeksinin öne çıktığını belirten analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 puanın destek, 1.470 seviyesinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

AA Finans’ın gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistler, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 63,5 artmasını bekliyor. Arındırılmış sanayi üretimi endeksi martta yıllık yüzde 16,6 ve aylık yüzde 0,7 artış göstermişti. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi de yıllık yüzde 19,9 yükselmişti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, nisan ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksi

14.30 Türkiye, TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

17.00 ABD, Michigan Üniversitesi haziran ayı tüketici güven endeksi