Küresel piyasalarda artan belirsizliklere karşın ABD borsaları rekor kırmaya devam etti

İSTANBUL (AA) – Küresel pay piyasaları para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları için hafta içinde açıklanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarına odaklanırken, toplantı tutanakları varlık alımlarının azaltılması konusundaki belirsizliklerin uzun bir süre daha gündemi meşgul edeceğini ortaya koydu.

Tutanaklarda, Fed yetkililerinin varlık alımlarının henüz istenilen gelişmeyi sağlamadığı vurgulansa da varlık alımlarını azaltmayı konuşmaya başladıkları görüldü.

Buna göre, Fed yetkilileri gelecek toplantılarda ekonomik durumu göz önünde bulundurarak varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin yol haritası üzerinde tartışmayı kabul etti.

Bazı üyeler ise konut piyasasındaki değerlemeleri göz önüne alarak İpoteğe Dayalı Menkul Kıymet (MBS) alımlarının azaltılmasının tahvil alımlarından önce yapılmasının yararlı olacağını ifade etti.

Öte yandan, Kovid-19 salgınında yayılmaya devam eden delta varyantının, küresel ekonomik aktiviteye sekte vurabileceği endişesi pay piyasalarında satış baskısını artıran etkenlerden biri oldu.

Delta varyantı sebebiyle özellikle Asya’da artan kısıtlamalar dikkati çekerken, Afrika’da Kovid-19 vakalarında rekor artış kaydedildi.

Bu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi bir ara 16 Şubat haftasından bu yana en düşük seviye olan yüzde 1,2460’a kadar gerilese de haftanın ikinci günlerinde azalan tahvil talebiyle kayıplarını kısmen telafi etti. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı 8 baz puanlık azalışla yüzde 1,3570’den tamamlarken, ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise düşüş eğilimini üst üste iki haftaya çıkartarak 2,30 baz puan azalışla 0,2210’a indi.

Dolar endeksi ise 92,8 ile 5 Nisan haftasından bu yana en yüksek seviyesini görmesinin ardından gerileyerek haftayı yüzde 0,1 azalışla 92,1’den tamamladı.

Altının ons fiyatı bu hafta yükselişini üst üste üçüncü haftaya taşıyarak yüzde 1,3 değer kazancıyla 1.810 dolara çıktı.

Brent petrolün varil fiyatı ise altı haftalık yükseliş eğiliminin ardından gerileyerek, haftayı yüzde 0,9 azalışla 75,2 dolara indi.

Öte yandan, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu henüz bir anlaşmaya varamazken, konuya ilişkin haber akışının petrol üzerinde etkili olmaya devam etmesi bekleniyor.

New York borsasını rekorları üst üste ikinci haftaya taşıdı

ABD’de FOMC toplantı tutanakları sonrası artan satış baskısı haftanın ikinci yarısında tersine dönerek ABD borsalarını rekora taşırken, gelecek hafta Fed Başkanı Powell’ın Temsilciler Meclisi’ndeki konuşması ve Fed’in Bej Kitap Raporu yatırımcıların odağına yerleşti.

Analistler, toplantı tutanaklarında para politikasının geleceğine ilişkin belirsizliklerin giderilmemesi sonrası Powell’ın açıklamalarının öneminin arttığını belirtti.

Makro ekonomik verilere göre ABD’de iş gücü piyasasının hala Kovid-19 salgınına göre oldukça geride olduğunu hatırlatan analistler, iş gücü piyasasına girişlerdeki yavaşlamanın da politika yapıcıları zor durumda bırakmaya devam ettiğini ifade etti.

Analistler, öte yandan, Fed yetkililerinin bu hafta, hafta boyunca konuşmalarının bulunduğunu anımsatarak, yetkililerin sözle yönlendirmelerinin para politikasının geleceğine ilişkin ipucu vermesi açısından önem arz ettiğini bildirdi.

Bu hafta ABD’de açıklanan verilere göre, toptan eşya stokları yüzde 1,3 artarken, hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 64,6’ya geriledi.

Söz konusu gelişmelerle haftanın ikinci yarısında yoğunlaşan alış ağırlıklı seyirle New York borsasında üç endeks de haftalık bazda rekor kapanış yaptı.

Buna göre, S&P 500 endeksi yüzde 0,40 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,43 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,24 yükseldi.

12 Temmuz ile başlayan haftanın veri takviminde, TÜFE ve hazine bütçe dengesi, çarşamba Fed Başkanı Powell’ın konuşması ve Fed’in Bej Kitap Raporu ile birlikte ÜFE, perşembe New York Fed sanayi endeksi, Philadelphia Fed imalat endeksi, sanayi üretimi, kapasite kullanımı ve haftalık işsizlik başvuruları ve cuma günü perakende satışlar ile Michigan tüketici güven endeksi takip edilecek. Bununla birlikte Fed üyelerinin hafta boyunca yapacakları açıklamaların da yatırımcıların odağında bulunması bekleniyor.

Delta varyantı Avrupa’yı vurdu

ABD’nin para politikasındaki belirsizliklerin FOMC tutanaklarından sonra da devam etmesi ve Kovid-19 salgınında delta varyantı hafta genelinde Avrupa borsalarında karışık bir seyre sebep olurken, gelecek hafta bölge genelinde TÜFE başta olmak üzere yoğun veri gündemi takip edilecek.

Avrupa’da yayılmaya devam eden delta varyantı ekonomik aktiviteye ilişkin endişeleri artırırken, açıklanan makro ekonomik verilerin çoğunlukla beklentilerin altında kalması pay piyasalarındaki yukarı yönlü hareketi törpüledi.

Kovid-19 salgınında delta varyantının, Almanya’da yeni vakalarda baskın tür olduğu açıklanırken, kıta genelinde normalleşme adımlarının yavaşlayabileceğine yönelik haber akışı dikkati çekti.

Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde konuya ilişkin açıklamasında delta varyantının risk dengesi konusunu sürüncemede bıraktığını ifade etti.

Bununla birlikte, Avrupa Komisyonu’nun, Avro bölgesi için büyüme tahminlerini bu yıl için yüzde 4,8’e ve 2022 için yüzde 4,5’e yükseltmesi pay piyasalarını destekleyen etkenlerden biri oldu.

Bu hafta açıklanan verilere göre ise Almanya’da fabrika siparişleri aylık yüzde 3,7 azalırken, Zew beklentiler endeksi 63,3’e düşerek beklentileri karşılayamadı.

İngiltere yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,6, yıllık yüzde 6,1 daralırken, Almanya’da TÜFE, aylık bazda yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 2,3 artarak ekonomist öngörülerine paralel gerçekleşti.

Söz konusu gelişmelerle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri iki haftalık yükseliş eğiliminin ardından gerilerken, avro/dolar paritesi 1,1807 ile 5 Nisan haftasından bu yana en düşük seviyesini gördü. Parite bu seviyeden yükselişe geçerek kayıplarını kısmen kapatsa da haftayı yüzde 0,6 azalışla 1,1867’den tamamladı.

Avrupa borsalarında bu gelişmelerle Almanya hariç satıcılı bir seyir izlendi.

Haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,27 yükselirken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,18, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,06 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,89 değer kaybetti.

Gelecek hafta; salı Almanya’da TÜFE, çarşamba İngiltere’de TÜFE ve Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi, perşembe İngiltere’de işsizlik ve cuma Avro Bölgesi’nde TÜFE ile birlikte dış ticaret dengesi takip edilecek.

Asya’da delta varyantı satıcılı seyri beraberinde getirirken, Çin pozitif ayrıştı

Asya borsalarında bu hafta Kovid-19 salgınındaki delta varyantı sonrası artan bölgesel kapanmalar, ekonomik toparlanmaya ve jeopolitik risklere ilişkin endişelerin sebep olduğu satış ağırlıklı seyir devam ederken, haftaya Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararı gündemin odağında bulunuyor.

BoJ’un faiz oranlarında değişikliğe gitmesi beklenmezken, Kovid-19 salgınında artan delta varyantı sonrası para politikasının geleceğine ilişkin yönlendirmeler önem arz ediyor.

Öte yandan, hafta boyunca hisseleri Hong Kong borsasında işlem gören Çinli teknoloji şirketlerine regülasyonların artırılabileceği endişeleri ve Kovid-19 salgınına yönelik tedbirlerin sıkılaştırılması pay piyasalarındaki negatif seyrin devam etmesine neden oldu.

Avustralya’da delta varyantı salgını nedeniyle kapanma önlemlerinin artacağına ilişkin haber akışı hafta boyunca gündemdeki yerini korurken, Güney Kore ise başkent Seul’de maske yasaklarını gevşetme kararını iptal etti.

Bununla birlikte, Avustralya Merkez Bankası beklentiler doğrultusunda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 0,10 seviyesinde bıraktı.

Parasal genişleme programında ise geçici bir uzatmaya giden Avustralya Merkez Bankası, eylülde sona erecek mevcut varlık alım programına kasım ortasına kadar haftalık 4 milyar Avustralya doları tutarında uzun vadeli varlıklarla devam etmeyi planladığını bildirdi.

Çin’de TÜFE aylık yüzde 1,1 artsa da beklentilerin altında gerçekleşirken, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yüzde 8,8 yükseldi.

Bu gelişmelerle Çin’de Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 0,15 artılşla sınırlı da olsa pozitif ayrılırken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,93 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,95 değer kaybetti.

12 Temmuz ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Japonya’da ÜFE, salı Çin’de dış ticaret dengesi, çarşamba Japonya’da sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı, perşembe Çin’de büyüme, perakende satışlar ve sanayi üretimi ve cuma Japonya’da BoJ’un faiz kararı bulunuyor.

Borsa İstanbul sınırlı da olsa yükseldi

Yurt içinde bu hafta TÜFE ve cari işlemler dengesi verileri yatırımcıların odağında yer alırken, gelecek hafta yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı ve sanayi üretimi verileri takip edilecek.

Küresel pay piyasalarındaki karışık seyir ve makro ekonomik verilerin beklentileri karşılamamasıyla Borsa İstanbul’daki yukarı yönlü hareketleri törpülendiği hafta da, Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi sınırlı da olsa yükseldi.

Hafta içinde açıklanan TÜFE yüzde aylık yüzde 1,94 artışla AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin yüzde 1,46 olan öngörülerini geride bıraktı.

Cari işlemler dengesi verilerine göre de 3 milyar 81 milyon dolar olan mayıs ayı cari açığı beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Ülke genelinde toplam yapılan aşı sayısı 57 milyonu, birinci doz aşı uygulanan kişi sayısı 37 milyonu geride bırakırken, ikinci doz aşı uygulana kişi sayısı 17 milyona yaklaştı.

Bu gelişmelerle, BIST 100 endeksi haftayı yüzde 0,12 artışla 1.378,28 puandan tamamlarken analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 ve 1.420 seviyelerinin direnç, 1.377 ve 1.330 seviyelerinin ise destek olduğunu söyledi.

Dolar/TL satıcılı bir seyir izlerken, haftayı yüzde 0,34 azalışla 8,6600’dan tamamladı.

Gelecek hafta yurt içinde pazartesi işsizlik, salı sanayi üretimi, çarşamba TCMB’nin faiz kararı ve konut satışları, cuma ise bütçe dengesi ile konut fiyat endeksi verileri takip edilecek.

AA Finans’ın beklenti anketlerine katılan ekonomistler, TCMB’nin politika faizinde değişikliğe gitmesini beklemezken, sanayi üretim endeksinin mayısta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38,2 artmasını öngörüyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı ve Başkan Jerome Powell’ın güvercin açıklamalarına karşın bu hafta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınındaki delta varyantı ve ABD ile Çin arasında artan tansiyonla küresel piyasalarda satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, gelecek hafta gözler başta ABD’de iş gücü piyasasına yönelik veriler olmak üzere yoğun veri gündemine ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararına çevrildi.

Fed hafta içindeki toplantısında faiz oranlarını ve varlık alım miktarlarını değiştirmezken, toplantı sonrası açıklama yapan Fed Başkanı Jerome Powell’ın güvercin tonu dikkati çekti.

Powell, faiz oranlarını artırmayı düşünmekten çok uzak olduklarını belirterek, varlık alım hızını ayarlamayı değerlendirdiklerini ve bunun zamanlaması hakkında herhangi bir karar vermediklerini, zamanlama konusunda iletişiminin güçlü bir şekilde yapılmaya devam edileceğini ifade etti.

Buna karşılık Kovid-19 salgınında delta varyantıyla artmaya devam eden vaka sayıları, ABD ile Çin arasındaki gerilim ve küresel bazda beklentilerin uzağında kalan makro ekonomik veri akışıyla küresel pay piyasalarında satış ağırlıklı bir seyir izlendi.

Analistler, Kovid-19 salgınında küresel bazda artmaya devam eden vaka sayılarının ekonomik toparlanmayı sekteye uğratabileceği korkusu ve enflasyonist baskıların artabileceği endişesinin risk iştahını azalttığını belirtti.

Haftaya açıklanacak iş gücü piyasası verilerinin para politikasının geleceği açısından önemini vurgulayan analistler, beklentilerin uzağında gerçekleşecek verilerin küresel piyasalarda oynaklığı artırabileceğini ifade etti.

Bu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi düşüş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşıyarak 5 baz puan azalışla yüzde 1,2280’e inerken, ABD’nin 2 yıllık tahvil faizindeki dalgalanma dikkati çekti. ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 0,1410’a kadar gerilemesinin ardından kayıplarını kısmen telafi etse de haftayı 1,8 baz puan düşüşle yüzde 0,1880’den tamamladı.

Dolar endeksi de 91,78 ile 28 Haziran haftasından bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından haftayı yüzde 0,8 azalışla 92,17 seviyesinden kapattı.

Altının ons fiyatı Fed’in faiz kararının ardından yükseliş eğilimine geçerek analistlerin teknik açıdan önemli direnç olarak nitelendirdikleri 1.830 seviyesine kadar yükselse de burada tutunamadı ve haftayı yüzde 0,7 artışla 1.814 dolardan tamamladı.

Petrolde arz tarafında devam sıkışıklık ve artan taleple Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıyarak, haftalık bazda yüzde 1,9 artışla 75 dolara çıktı.

ABD’li teknoloji devi Amazon’un kripto para piyasasına gireceğine yönelik söylentiler kripto para piyasasında yükselişe sebep olurken, Bitcoin 14 Haziran haftasından bu yana ilke kez 40.000 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

New York borsası rekor seviyelerde tutunamadı

Fed’in faiz kararı öncesi tarihi yüksek seviyeleri test eden New York borsası, Powell’ın güvercin açıklamalarına karşın haftayı değer kaybıyla kapatırken, gelecek hafta ABD açıklanacak istihdam piyasasına ilişkin veriler yatırımcıların odağına yerleşti.

Fed, hafta içinde beklentiler dahilinde politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında, varlık alımlarını da 120 milyar dolarda sabit tutarken, iki yeni repo operasyonu başlatılacağını bildirdi.

Powell, toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda ekonomi üzerindeki risklerin devam ettiğini ve iş gücü piyasasında hala alınacak çok yol olduğunu kaydederek, “Varlık alımlarımızın hızındaki herhangi bir değişikliğin zamanlaması gelen verilere bağlı olacaktır.” dedi.

Analistler, Powell’ın açıklamalarını “beklentilerden daha güvercin” olarak nitelendirirken, varlık alımlarının azaltılması yönündeki yönlendirmenin ötelenme ihtimalinin arttığını ifade etti.

Öte yandan, bu hafta açıklanacak istihdam piyasalarına yönelik verilerin Powell’ın açıklamalarından sonra öneminin daha da arttığını aktaran analistler, ABD’de iş gücüne katılımın halen Kovid-19 salgını öncesi seviyelerin çok uzağında olduğunu hatırlattı.

Analistler, Kovid-19 salgınıyla birlikte kaldırılan borçlanma tavanının ay sonunda yeniden uygulamaya alınacağını aktararak, söz konusu gelişmenin Fed’in repo işlemlerinde kabul edilen tekliflerin 1 trilyon doları aşarak rekor kırmasında önemli bir etken olduğunu aktardı.

Bu hafta ABD’de açıklanan verilere göre ise, ABD ekonomisi yüzde 6,5 büyüyerek beklentileri karşılayamazken, çekirdek kişisel tüketim harcamaları yüzde 6,1 arttı.

ABD’de dayanıklı mal siparişleri de yüzde 0,8 artsa da piyasa öngörülerinin ardında kaldı.

Söz konusu gelişmelerle New York borsasında üç endeks de tüm zamanların en yüksek seviyelerini test etse de bu seviyelerde tutunamadı ve haftayı değer kaybıyla tamamladı.

Buna göre, S&P 500 endeksi yüzde 0,37, Nasdaq endeksi yüzde 1,11 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,36 düştü.

2 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ISM imalat sanayi PMI ve inşaat harcamaları, salı fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri, çarşamba ADP istihdam raporu, hizmet sektörü ve bileşik PMI, perşembe dış ticaret dengesi ve cuma tarım dışı istihdam işsizlik oranı ve toptan stoklar takip edilecek.

Avrupa borsaları Almanya hariç sınırlı da olsa yükseldi

Fed’in güvercin tutumuna karşın küresel pay piyasalarındaki satıcılı seyir, Kovid-19 salgınında delta varyantının yayılması ve beklentilerin uzağında kalan bazı makro ekonomik veriler Avrupa borsalarında yükseliş eğilimini törpülerken, gelecek hafta İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararı ve bölge genelinde PMI verileri takip edilecek.

Analistler, BoE’nin faiz oranlarında ve varlık alımlarında değişikliğe gitmesinin beklenmediğini kaydederken, İngiltere’de kaldırılan Kovid-19 kısıtlamalarıyla birlikte hızlanan ekonomik toparlanmanın BoE’nin duruşunu şahinleştirebileceğini ve bankanın gelecek hafta yapılacak toplantıda faiz artırımına ilişkin ipucu verebileceğini ifade etti.

Avrupa’da yayılmaya devam eden delta varyantı ekonomik aktiviteye ilişkin endişeleri artırırken, açıklanan makro ekonomik verilerin çoğunlukla beklentileri uzağında olması pay piyasalarındaki yukarı yönlü hareketi törpüledi.

Bununla birlikte, artan vakaların küresel bazda hali hazırda yükselen girdi maliyetlerini daha da yukarı çekerek Avrupalı şirketlerin karlılığını düşürebileceği ve enflasyon riskinin genele yayılabileceği endişesi satış baskısında önemli rol oynadı.

Bu hafta açıklanan verilere göre ise Almanya’da TÜFE yıllık bazda yüzde 3,8 artışla beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşirken, söz konusu artış Aralık 1993’ten bu yana en hızlı yükseliş oldu.

Bununla birlikte, Alman ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 9,2, çeyreklik bazda ise yüzde 1,5, büyüse de öngörülerin uzağında kaldı.

Avro Bölgesi’nde büyüme ise yıllık yüzde 13,7, çeyreklik yüzde 2 artışla piyasa beklentilerini geride bıraktı.

Söz konusu gelişmelerle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri düşüş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşırken, avro/dolar paritesi 3 Mayıs haftasından bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Parite haftayı yüzde 0,8 değer kazancıyla 1,1868’den tamamladı.

Avrupa borsalarında bu gelişmelerle Almanya hariç sınırlı da olsa alış ağırlıklı bir seyir izlendi.

Haftalık bazda İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,07, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,67 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,95 değer kazanırken, Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,80 geriledi.

Gelecek hafta; pazartesi bölge genelinde imalat sanayi PMI, salı Avro Bölgesi’nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), çarşamba bölge genelinde hizmet sektörü ve bileşik PMI ile Avro Bölgesi’nde perakende satışlar, perşembe İngiltere’de BoE’nin faiz kararı ve Almanya’da fabrika siparişleri ve cuma Almanya’da sanayi üretimi verileri takip edilecek.

Asya borsaları çakıldı

Asya borsaları bu hafta karışık seyreden küresel pay piyasalarından negatif ayrışırken, Çin ile ABD arasında Hong Kong üzerinden devam eden gerilim söz konusu eğilimde baş rolü oynadı.

ABD ile Çin arasında Kovid-19’un çıkış noktası, siber güvenlik ve piyasalar üzerinden devam edegelen gerilim sonrası Çin’in bazı ABD’li kişilere yaptırım uygulama kararı alması ve Hong Kong borsasında kote Çinli teknoloji şirketleri üzerindeki baskı pay piyasalarında sert satış baskısını beraberinde getirdi.

Haftanın ilk iki işlem gününde Asya pay piyasalarında söz konusu haber akışıyla satıcılı bir seyir hakim olurken, Fed’in güvercin duruşuyla kayıplar kısmen geri alınsa da, Güney Kore hariç borsalar haftalık bazda yüzde 4’ün üzerinde düştü.

Öte yandan, Kovid-19 salgınında özellikle Japonya’da artan vaka sayısı satıcılı seyre katkıda bulunurken, ülkede bazı bölgelerde sıkı önlemler alınmaya devam ediyor.

Veri takviminin sakin olduğu haftada, Japonya’da işsizlik yüzde 2,9’a gerilerken, sanayi üretimi aylık yüzde 6,2 artışla beklentileri geride bıraktı.

Bu gelişmelerle Çin’de Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 4,31, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,63, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 4,98 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 değer kaybetti.

2 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Çin’de imalat sanayi PMI, salı Japonya’da Tokyo TÜFE ve çarşamba Çin’de hizmet sektörü ve bileşik PMI verileri bulunuyor.

Borsa İstanbul pozitif ayrıştı

Yurt içinde bu haftanın gündeminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Enflasyon Raporu ve Başkan Şahap Kavcıoğlu’nun açıklamaları bulunurken, gelecek hafta açıklanacak TÜFE yatırımcıların odağında bulunuyor.

Kavcıoğlu, Enflasyon Raporu’nu açıkladığı basın toplantısında aşılamanın etkisiyle turizm gelirlerinde beklenen artış, güçlü ihracat ve ithalattaki ılımlı seyir nedeniyle yıl sonunda Türkiye’nin cari fazla vermesini beklediklerini ifade etti.

Sıkı para politikasının enflasyon üzerindeki etkilerinin görülmeye başladığını aktaran Kavcıoğlu, “Yeni swap anlaşması için görüştüğümüz ülkeler var. Yakında yeni anlaşmaları açıkladığımızda hepiniz duymuş olacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Enflasyon Raporu’nda ise 2021 sonu enflasyon beklentisi yüzde 12,2’den yüzde 14,1’e yükseltildi.

Küresel pay piyasalarındaki satış ağırlıklı seyre karşın Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi analistlerin önemli destek olarak dile getirdiği 1.350 seviyesinden aldığı destek ve TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun açıklamalarıyla dünya borsalarından pozitif ayrıştı.

Ülke genelinde Kovid-19 salgınına karşı aşılama hızla devam ederken, toplam yapılan aşı sayısı 73 milyona yaklaştı.

Hafta içinde açıklanan verilere göre kapasite kullanım oranı temmuzda yüzde 76,7’ye çıkarken, dış ticaret açığı 2,85 milyar dolara geriledi.

Bu gelişmelerle, BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,06 artışla 1.392,91 puandan tamamlarken analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 1.420 puanın direnç, 1.377 ve 1.350 seviyelerinin ise destek olarak takip edileceğini söyledi.

Beş aylık yükseliş eğilimini sonlandıran Dolar/TL ise, aylık bazda yüzde 2,9, haftalık bazda ise yüzde 1,2 değer kaybıyla 8,4540’a geriledi.

Gelecek hafta yurt içinde pazartesi imalat sanayi PMI, salı TÜFE ve yurt içi ÜFE, çarşamba TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru, perşembe bankacılık sektörü net kar ve zarar durumu ve cuma TCMB piyasa katılımcıları anketi ile hazine nakit dengesi verileri takip edilecek. Hafta boyunca şirketlerin ikinci çeyrek bilançoları da yatırımcıların odağında bulunuyor.

AA Finans’ın beklenti anketlerine katılan ekonomistler, temmuz ayında TÜFE’nin yüzde 1,62 artmasını bekliyor.

İSTANBUL (AA) – Fed’in dün başlayan Açık Piyasa Komitesi toplantısından çıkacak kararlar ve sonrasında Powell’ın açıklamaları piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.

Analistler, Fed’in faizlerde ve varlık alım programında değişikliğe gitmesinin beklenmediğini belirterek, önceki toplantıda başlayan varlık alımlarının azaltılmasına yönelik tartışmalarla ilgili yapılacak yönlendirmelerin takip edileceğini söyledi.

Karar metni ve Powell’ın basın toplantısındaki söylemlerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğine dikkati çeken analistler, para politikası ve mali politikaların, artan enflasyon, devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve ekonomilerdeki toparlanmaya yönelik belirsizliklerin arasında sıkıştığını söyledi.

Öte yandan dün Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. IMF, 2021 yılı küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 6 olarak korurken, 2022 yılı büyüme tahminin yüzde 4,4’ten yüzde 4,9’a yükseltti. IMF Başekonomisti Gita Gopinath, küresel ekonomik toparlanmanın devam ettiğini ancak gelişmiş ekonomiler ile birçok gelişmekte olan ekonomi arasındaki farkın açıldığını ifade etti.

Dün açıklanan şirket finansal sonuçlarının hisse bazlı hareketleri artırdığı New York borsasında, dayanıklı mal siparişlerinin haziranda beklentilerin altında kalmasının ardından satıcılı bir seyir izlendi.

ABD’li teknoloji devlerinden Apple, Microsoft ve Google’ın ana kuruluşu Alphabet, ikinci çeyrekte net kar ve gelirini artırsa da bilanço açıklamaları öncesi kapanış yapan borsada, teknoloji hisselerindeki düşüşler dikkati çekti.

Apple, 2. çeyrekte 81,4 milyar dolar ile rekor gelir sağlarken, şirketin net karı yüzde 93’lük artışla 21,7 milyar dolara çıktı. Microsoft’un geliri aynı dönemde yıllık yüzde 21 artışla 46,2 milyar dolara ulaşırken, karı yüzde 47 artarak 16,5 milyar dolara yükseldi. Alphabet’in geliri ikinci çeyrekte yıllık yüzde 62 artışla 61,9 milyar dolara, karı yüzde 166 artarak 18,5 milyar dolara ulaştı.

Dün kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,24, S&P 500 endeksi yüzde 0,47 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,21 değer kaybetti.

Avrupa tarafında, Kovid-19’un delta varyantının yayılması, ekonomik toparlanma beklentilerine ilişkin endişeleri artırmaya devam ediyor. Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,42, Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,64, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,71 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,83 değer kaybetti.

Avro/dolar paritesi ise sınırlı da olsa bir önceki günkü yükseliş eğilimini sürdürerek yüzde 0,1 artışla 1,1820 seviyesine çıktı.

Bugün Japonya’da öncü göstergeler endeksinin gerilemesi ve Avustralya’da enflasyonun 2. çeyrekte yıllık yüzde 3,8’e yükselmesinin ardından Asya borsalarında satıcılı bir seyir izleniyor.

ABD ile Çin arasındaki gerilimin neden olduğu endişeler ve Hong Kong borsasında kote olan Çinli teknoloji şirketleri üzerindeki baskının devam etmesi pay piyasalarında alımların güçlenmesini engelliyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 düşüş kaydetti.

Yurt içinde, dün tepki alımlarının güçlenmesi ile pozitif ayrışan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,77 değer kazanarak günü 1.359,55 puandan tamamladı. Dolar/TL ise dün yüzde 0,1 artışla 8,5655’ten kapanış yapmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,5590 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugünün veri gündeminde ABD’de dış ticaret dengesi ve toptan eşya stokları verisinin öne çıktığını belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.320 seviyesinin destek, 1.400 puanın direnç konumunda bulunduğunu söyledi.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, haziran ayı uluslararası rezervler ve döviz likiditesi

15.30 ABD, haziran ayı dış ticaret dengesi

15.30 ABD, haziran ayı toptan eşya ve perakende stokları

21.00 ABD, Fed’in faiz kararı

21.30 ABD, Fed Başkanı Jerome Powell’ın basın toplantısı

Muhabir: Bekir Gürdamar