Küresel piyasalarda rekorların ardından gözler yine Fed'e çevrildi

İSTANBUL (AA) – Küresel pay piyasaları artan risk unsurlarına karşın özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son dönem makroekonomik verilerle birlikte para politikasının değişiminde aceleci davranmayacağı iyimserliğiyle rekor kırmaya devam ederken, gelecek hafta gözler Fed’in toplantı tutanakları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın konuşmasına çevrildi.

Küresel pay piyasalarında Fed’in varlık alımlarını ne zaman azaltmaya başlayacağı sorusu gündemi belirlemeye devam ediyor.

Powell’ın ABD’de enflasyondaki yükselişi geçici olarak nitelemesi dikkatleri iş gücü piyasasına çevirmesine karşın, hafta içinde beklentilere yakın gerçekleşen ABD enflasyon verisi sonrası küresel pay piyasalarında risk iştahı arttı.

ABD’de temmuz enflasyonun yıllık yüzde 5,4 artarak 5 aylık yükseliş eğilimine son vermesi sonrası Fed’in varlık alımlarının azaltımında aceleci davranmayacağı iyimserliği küresel pay piyasalarında alış ağırlıklı seyri beraberinde getirdi.

Gelecek hafta ise Fed’in temmuz toplantı tutanakları ve Powell’ın konuşması yatırımcıların gündemine yerleşirken, para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları aranmaya devam edilecek.

Öte yandan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında delta varyantıyla artan vaka sayıları, küresel ekonomik toparlanma üzerinde risk oluşturmayı sürdürüyor.

Özellikle, Asya’da artan vaka sayılarıyla birlikte uygulamaya alınan kısıtlamalar ekonomik aktiviteyi tehdit etmeye devam ederken, Çin’in regülasyon adımları pay piyasalarında risk unsurlarını artıran önemli etkenlerin başında geliyor.

Bu gelişmelerle bu hafta ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dalgalı bir seyir izleyerek yüzde 1,38’le 12 Temmuz haftasından bu yana en yüksek seviyeye çıkmasına karşın haftayı önceki kapanışın hemen altında yüzde 1,2980’den tamamladı.

ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 0,2530’a yükselmesinin ardından gerilese de haftayı yaklaşık 2 baz puan artışla yüzde 0,2130’dan kapatırken, dolar endeksi yüzde 0,3 azalışla 92,51’e geriledi.

Altının ons fiyatı hafta başında Asya piyasalarının sığ olduğu bir zamanda yaklaşık 80 dolar değer kaybıyla 1.687 dolara kadar gerileyerek 1.687 dolarla marttan bu yana düşük seviyeye indi. ABD’deki enflasyon verilerinin ardından yükselişe geçen ve analistlerin önemli direnç olarak nitelendirdiği 1.760 doların üzerine çıkan altının ons fiyatı haftayı yüzde 0,8 artışla 1.778 dolardan tamamladı.

Kovid-19 salgınında delta varyantının ekonomik toparlanmayı olumsuz etkileyebileceği endişesi ve özellikle Çin’deki kısıtlamaların petrol tüketimini önemli derecede düşürmesiyle Brent petrolün varil fiyatı düşüş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıdı ve haftalık bazda yüzde 0,2 azalışla 70 dolara indi.

New York borsası enflasyon verisiyle rekor kırmaya devam etti

ABD’de enflasyon verileriyle birlikte ABD Başkanı Joe Biden’ın 1 trilyon dolarlık altyapı paketinin ABD senatosunda onaylanması haftanın önemli gelişmelerinin başında gelirken, haftaya Fed’in toplantı tutanakları ve Powell’ın konuşmasında para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları aranacak.

ABD’de enflasyon verilerinin yavaşlama izleri göstermesi sonrası pay piyasalarında alıcılı seyir güçlenerek endeksler rekor seviyelere yükseldi.

Biden, enflasyon verisinin ardından yaptığı açıklamada, ülke ekonomisi iyileşmeye devam ettikçe fiyat artışlarının azalacağını belirterek, enflasyonu her ay dikkatle takip edeceklerini ve Fed’in gerektiğinde uygun önlemleri alacağına güvendiklerini söyledi.

Öte yandan, ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, hafta başında yayınladığı bir açıklamada borç sınırının yükseltilmesi gerektiğine ilişkin Cumhuriyetçi senatörlere çağrıda bulunurken, borç sınırının artırılmasının borçlanmayı artırmak anlamına gelmediğini belirtti.

Bu hafta ABD’de açıklanan diğer verilere göre ise, ABD’de JOLTS açık iş sayısı 10 milyon 73 bine yükselirken, beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık bazda yüzde 1, yıllık bazda ise yüzde 7,8 yükselişle piyasa öngörülerini geride bırakırken, Michigan Üniversitesi tüketici güven 70,2’ye düşerek beklentilerin oldukça altında kaldı.

Söz konusu gelişmelerle New York borsasında S&P 500 endeksi ve Dow Jones endeksi haftalık kapanış rekoru kırarken, Nasdaq endeksi geriledi.

Buna göre, S&P 500 endeksi yüzde 0,71 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,87 değer kazanırken, Nasdaq endeksi yüzde 0,09 değer kaybetti.

16 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi New York Fed sanayi endeksi, salı konut fiyat endeksi, perakende satışlar, sanayi üretimi, kapasite kullanımı ve Powell’ın konuşması, çarşamba inşaat izinleri ve konut başlangıçları ve Fed’in toplantı tutanakları, perşembe ise Philadelphia Fed imalat endeksi ve haftalık işsizlik başvuruları takip edilecek.

Avrupa borsaları da rekor kırmaya devam ediyor

Avrupa borsaları, küresel pay piyasalarına paralel yükseliş eğiliminde rekorlar kırmaya devam ederken, haftaya bölge genelinde yoğun veri gündemi takip edilecek.

Bölge ekonomilerinin toparlanmaya devam etmesi ve para politikasının destekleyici duruşunun uzun bir müddet bu konumda kalacağı beklentisi Avrupa borsalarını desteklemeye devam ediyor.

Analistler, makroekonomik verilerin özellikle Almanya’da karışık sinyaller vermesine karşın uzun vadede risk iştahının yüksek seyredeceği iyimserliğinin Avrupa borsalarının rekor kırmasında etkili olduğunu söyledi.

Bu hafta açıklanan verilere göre Almanya’da Zew beklentiler endeksi 40,4’e, cari durum endeksi de 29,3 gerileyerek beklentilerin altında kalırken, enflasyon aylık yüzde 0,9 artışla beklentiler paralelinde gerçekleşti.

İngiltere ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 22,2, çeyreklik bazda ise yüzde 4,8 büyüyerek piyasa öngörülerine paralel gerçekleşirken, sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,7 azalarak beklentileri karşılayamadı.

Söz konusu gelişmelerle Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri düşüş eğilimini üst üste yedinci haftaya taşırken, geçen hafta azalan Alman tahvil talebinin bu hafta yeniden arttığı görüldü.

Avro/dolar paritesi haftayı yüzde 0,3 değer kazancıyla 1,1797’den tamamladı.

Avrupa borsalarında bu gelişmelerle Almanya, Fransa ve İtalya borsaları rekor seviyeden kapanırken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi 24 Şubat 2020 haftasından bu yana en yüksek kapanışını gerçekleştirdi.

Haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,37, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,34, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,16 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 2,51 değer kazandı.

Gelecek hafta; salı İngiltere’de işsizlik ve Avro Bölgesi’nde büyüme, çarşamba Avro Bölgesi ve İngiltere’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve cuma Almanya’da ÜFE verileri takip edilecek.

Asya’da Kovid-19 ve Çin’in regülasyon adımları risk unsuru olmaya devam ediyor

Asya borsaları bu hafta da alış ağırlıklı seyrini sürdürmesine karşın, bölgede risk unsurları güçlenmeye devam ediyor.

Çin’in ekonominin büyük bölümünü regüle etme kararı piyasalarda belirsizlikleri artırırken, Kovid-19 salgınında delta varyantıyla artan önlemler ekonomik toparlanmayı olumsuz etkileyebileceği gerekçesiyle yukarı yönlü hareketleri törpüleyen etkenlerin başında geliyor.

Çin’de açıklanan temmuz Toplam Sosyal Fonlama (TSF) rakamları ve kredilerdeki gerileme ise beklentilerin oldukça altında kalmasına karşın, Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) gevşek para politikasına devam edeceğine yönelik iyimserlik pay piyasalarında aşağı yönlü baskıları sınırladı.

Öte yandan, Güney Kore’de artan Kovid-19 vakalarının çip üretimini olumsuz etkileyebileceği endişesi ise Güney Kore borsasında satışların derinleşmesine neden oldu.

Bu hafta açıklanan verilere göre Çin’de TÜFE yıllık bazda yüzde 1, ÜFE ise yıllık bazda yüzde 9 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Japonya’da ise ödemler dengesi 905,1 milyar yen fazla verirken, ÜFE yüzde 5,6 yükseldi ve piyasa öngörülerini geride bıraktı.

Bu gelişmelerle Çin’de Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 1,68, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,56, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,81 değer kazanırken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 3 değer kaybetti.

16 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Japonya’da büyüme, kapasite kullanımı ve sanayi üretimi ile Çin’de perakende satışlar ve sanayi üretimi, çarşamba Japonya’da dış ticaret dengesi ve cuma Japonya’da TÜFE verileri bulunuyor.

Borsa İstanbul yoğun veri haftasında yükseldi

Yurt içinde bu haftanın gündeminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı, ödemeler dengesi ve sanayi üretimi bulunurken, haftaya TCBM’nin Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı tutanakları takip yatırımcıların odağında bulunuyor.

TCMB, hafta içinde politika faizini yüzde 19’da sabit bırakırken ekonomistler, TCMB’nin karar metninde, para politikasına ilişkin “sıkı duruş” mesajının korunduğunu, yapılan yönlendirmeler doğrultusunda bankanın olası bir faiz indirimine ancak yılın son iki ayında gidebileceğini belirtti.

Gelecek dönem faiz oranlarının seyri açısından en önemli yönlendirme ise “Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir.” ifadeleri ile yapıldı.

Haziranda takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi geçen yıllık bazda yüzde 23,9, aylık bazda ise yüzde 2,3 yükseldi. Arındırılmamış sanayi üretim endeksindeki artış ise yıllık bazda yüzde 23,7 oldu.

Analistler, sanayi üretimindeki artış eğiliminin devam ettiğini kaydederek, söz konusu eğilimin büyüme üzerinde olumlu olacağını, yukarı yönlü revizyonları da beraberinde getirebileceğini ifade etti.

Türkiye’nin son 12 aylık cari işlemler açığı haziranda 29,7 milyar dolar ile son 10 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşirken, ekonomistler, cari dengede iyileşme eğiliminin devam edeceğini öngörüyor.

Hafta içinde açıklanan diğer verilere göre ise, Türkiye’de işsizlik haziranda yüzde 13,1’den yüzde 10,6’ya geriledi. Aynı dönemde işsiz sayısı 823 bin kişi azalırken, tarım dışı istihdam da 2,7 puan düşüşle yüzde 12,3’e indi.

Ülke genelinde Kovid-19 salgınına karşı aşılama hızla devam ederken, toplam yapılan aşı sayısı 82 milyonu geçti.

Bu gelişmelerle, BIST 100 endeksi haftayı yüzde 0,90 artışla 1.447,64 puandan tamamlarken analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.440 puanın üzerinde kalıcı olunması halinde 1.470 puanın direnç olarak takip edileceğini söyledi.

Dolar/TL ise, haftalık bazda ise yüzde 1,16 değer kaybederek haftayı 8,5309’dan tamamladı.

Gelecek hafta yurt içinde pazartesi bütçe dengesi, salı konut fiyat endeksi, perşembe TCMB’nin PPK tutanakları takip edilecek. Hafta boyunca şirketlerin ikinci çeyrek bilançoları da yatırımcıların odağında bulunuyor.

Öte yandan, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “BB-“, kredi notu görünümünü ise “durağan” olarak teyit etti.

Fitch, Türkiye için bu yıl büyüme beklentisini ise yüksek baz etkisi ve ekonomik faaliyetlerde devam eden toparlanma nedeniyle yüzde 6,3’ten yüzde 7,9’a yükseltti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Dünya genelinde tedarik zinciri ve enerji arzındaki problemler risk algısını güçlendirmeye devam ediyor. Söz konusu sıkıntıların enflasyon baskılarını artırması ise küresel bazda tahvil piyasalarında satışları tetikledi.

Çinli emlak devi Evergrande’nin tahvil ödemelerine ilişkin belirsizlik sürerken, uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings şirketin kredi notunu CC’den C’ye indirdi.

ABD’de ise borç tavanının artırılmasına ilişkin kriz devam ediyor. Dün Senato’da yaptıkları açıklamalarda hem ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, hem de ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, borç tavanının yükseltilmemesinin felaket olacağını dile getirdi.

Öte yandan, Powell, varlık alımlarının azaltılmasında dikkate aldıkları maksimum istihdam ve enflasyon hedeflerine değinerek, maksimum istihdam hedefinden çok uzakta olduklarını kaydetti.

Artan enflasyon endişeleriyle yükseliş eğilimini üst üste dördüncü güne taşıyan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de 25 Haziran’dan bu yana en yüksek seviye olan yüzde 1,56’ya kadar çıkmasının ardından yüzde 1,53’te dengelendi.

Analistler, ABD, Avrupa, Japonya ve İngiltere merkez bankası başkanlarının bugün Avrupa Merkez Bankası Merkez Bankacılığı Forumu’nda yapacakları konuşmaların piyasaların yönü üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.

Bu gelişmelerle dün New York borsasında satışiarın etkisini artırdığı görüldü. S&P 500 endeksi yüzde 2,04, Nasdaq endeksi yüzde 2,83 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,63 değer kaybetti. New York borsasında endeks vadeli işlem kontratları yeni güne ise tepki alımlarıyla başladı.

Avrupa’da ise doğal gaz fiyatları rekor kırmaya devam ederken, söz konusu durum enflasyon endişelerini beslemeyi sürdürüyor. Dün akşam yapılan açıklamaya göre İtalya’da elektrik üretiminde maliyet artışları nedeniyle hane halkının kullandığı elektriğe yüzde 29,8, doğal gaza yüzde 14,4 zam yapıldı.

Artan enflasyon endişeleri sonrası dün Avrupa borsaları, ABD borsalarına paralel satış ağırlıklı bir seyir izlerken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,50, Almanya’da DAX endeksi yüzde 2,09, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,17 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 2,14 değer kaybetti. Vadeli işlemlerde endeks kontratları şu dakikalarda karışık bir seyir izliyor.

Avro/dolar paritesi dün 1,1668’le 20 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından bugün yatay seyirle 1,1686’dan işlem görüyor.

Asya’da tedarik zincirine ilişkin sıkıntılar devam ederken, elektriğin önemli bir kısmını kömürden elde eden Çin’de elektrik arzı konusunda yaşanan sıkıntının ardından kömür fiyatları rekor seviyelere yükseldi.

Japonya’da ise gündemin odağında iktidar partisinin iç seçimi bulunuyor. İktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) liderlik seçiminde yarışan 4 adaydan hiçbiri ilk turda oyların çoğunluğunu elde edemedi.

Bu gelişmelerle kapanışa yakın Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,52, Japonya’da Nikei 225 endeksi yüzde 2,60 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,55 değer kaybetti.

Dün küresel pay piyasalarına paralel satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışın yüzde 0,57 altında 1.383,77 puandan tamamladı.

Dolar/TL ise dün yüzde 0,60 artışla 8,8760’tan kapanış yapmasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,8710 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugün küresel bazda önemli merkez bankalarının başkanlarının konuşmalarının yanı sıra, yurt içinde ekonomik güven endeksi, yurt dışında ise Avro Bölgesi tüketici güven endeksi ve ABD’de bekleyen konut satışları verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1,370 ve 1.340 seviyelerinin destek, 1.420 puanın direnç konumuna geldiğini söyledi.

ANKARA (AA) – AA muhabirinin “Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Maliyesi Raporu”ndan yaptığı derlemeye göre, 2021 yılının ilk yarısında enflasyonist baskılar arttı. Bu gelişmede, gıda ve temel mal fiyatlarındaki artışların yanı sıra başta petrol olmak üzere, küresel emtia fiyatlarındaki yüksek seyir ve enflasyon beklentilerindeki artış etkili oldu.

Bununla birlikte mayıs ayının ikinci yarısından itibaren kademeli olarak ekonominin yeniden açılması da özellikle hizmetler kaynaklı olarak enflasyon üzerinde baskı yarattı. Böylece yıllık tüketici enflasyonu ağustos ayında yüzde 19,25 seviyesine yükseldi.

Türk lirasındaki değer kaybının birikimli etkileri, uluslararası koşullara bağlı girdi maliyetlerindeki artışlar ve arz kısıtları üretici fiyatlarının yüksek seyretmesinde belirleyici olurken, üretici enflasyonu ağustos ayında yüzde 45,52 seviyesinde gerçekleşti.

Diğer yandan, üretici enflasyonu ile tüketici enflasyonu arasındaki makasın açılması tüketici enflasyonu üzerinde risk oluşturmayı sürdürüyor.

Yönetilen veya yönlendirilen fiyat ayarlamalarının yanı sıra yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kaynaklı etkileri azaltmak amacıyla belirli hizmet sektörlerine yönelik uygulanan KDV indirimleri enflasyonu azaltıcı rol oynadı. Yapılan indirim ve fiyat ayarlamaları sonucunda 102,6 milyar liralık kamu gelirinden vazgeçildi.

Tüm bu gelişmeler çerçevesinde 2021 yıl sonunda enflasyonun, Orta Vadeli Program’da öngörüldüğü üzere, yüzde 16,2 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Eşel mobil sisteminin enflasyona etkisi eksi 2,48 düzeyinde gerçekleşti

Rapora göre, para ve maliye politikası eşgüdümünün sürekli ve sistematik bir yapıya dönüşmesi ve kalıcı fiyat istikrarının sağlanması amacıyla gelir politikaları da enflasyonla mücadeleye destek olacak şekilde uygulanıyor.

Bu kapsamda, eşel-mobil sistemi uygulaması sonucunda sadece 2021 yılı için toplam 46 milyar liralık KDV ve ÖTV gelirinden feragat edileceği hesaplanıyor.

Eşel-mobil sisteminin Ocak-Ağustos 2021 döneminde enflasyona etkisi eksi 1,42 puan doğrudan, eksi 1,06 puan ise dolaylı olmak üzere toplamda eksi 2,48 puan olarak hesaplandı.

Salgınla mücadele kapsamında belirli sektörlerde geçici vergi indirimleri yapılması fiyat düzeyini de aşağı yönlü etkilerken, bu düzenlemelerle 2021 yılının 9 ayı için toplam 25,2 milyar lira vergi gelirinden vazgeçilecek.

Ayrıca iş yeri kiraları üzerindeki gelir vergisi stopaj oranının yüzde 20’den yüzde 10’a indirilmesi 3,6 milyar lira gelir kaybı oluşturdu.

Tütün mamullerinde uygulanan ÖTV nispi vergi oranı yüzde 67’den yüzde 63’e indirildi ve tütün mamullerinde yılın birinci ve ikinci yarısı için alkollü içkilerde ise yılın ikinci yarısı için maktu vergi tutarları artırılmadı. Bu uygulamalar ile 2021 yılı için sigarada 8,8 milyar lira, alkollü içeceklerde 2 milyar lira KDV ve ÖTV nedeniyle gelir kaybı hesaplandı.

Motorlu araçlarda ÖTV matrah eşiklerinin güncellenmesi ile otomotiv sektöründe fiyatların aşağı yönlü etkilenmesi bekleniyor. Bu düzenlemeyle yılın kalanında yaklaşık 340 milyon lira gelir kaybı oluşacağı tahmin ediliyor.

Türk lirası cinsinden yatırımların teşvik edilmesi amacıyla Türk lirası cinsi ürünlere yönelik gelir vergisi tevkifat oranlarında indirim yapılarak enflasyonla mücadeleye dolaylı yoldan destek veriliyor. Bu düzenleme ile 2021 yılının 9 ayı için 17 milyar lira gelirden vazgeçilmiş olacak.

Ekonomi Reform Programı kapsamında fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine ve sürdürülmesine katkı sağlaması amacıyla Fiyat İstikrarı Komitesi kurulmasına yönelik çalışmalar tamamlandı.

Komite, enflasyon ile mücadelede arz kaynaklı fiyat artışlarına yönelik yapısal tedbirlerin oluşturulması kapsamında politika koordinasyonu sağlamaya odaklanmayı sürdürecek.