Küresel piyasalarda 'şahin' Fed gündemdeki yerini koruyor

İSTANBUL (AA) – Fed, beklentiler doğrultusunda hafta içinde politika faizi ve varlık alım programında değişikliğe gitmezken, enflasyon ve faiz beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar ile varlık alımlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların yakında tartışılmaya başlayabileceği yönlendirmesi piyasalarda satış ağırlıklı bir seyir izlenmesine neden oldu.

Powell, basın toplantısında enflasyondaki yükselişin geçici olduğuna inanmalarıyla birlikte tersi duruma da hazırlıklı olmaları gerektiğine dikkati çekerken, “Komite için yakın dönemin en önemli konusu varlık alımları. Varlık alımlarını azaltmadan önce piyasa gerekli şekilde bilgilendirilecek.” dedi.

Bu hafta Japonya Merkez Bankası (BoJ) da para politikasında değişikliğe gitmezken, ultra gevşek para politikasının devam edeceği yönlendirmesinde bulundu.

Hafta içinde NATO zirvesinden gelen haber akışı küresel pay piyasalarında alımları sınırlayan etkenlerden biri oldu. Zirvenin ardından yayımlanan bildiride, özellikle Çin ile ilgili kullanılan ifadeler, Donald Trump’ın ABD başkanlığı döneminde piyasalarda sıkça endişeye neden olan yaptırım uygulamalarının tekrar gündeme gelebileceği tartışmalarını alevlendirdi.

Analistler, söz konusu gelişmelerle hafta boyunca küresel pay piyasalarında yukarı yönlü hareketlerin satış baskısıyla karşılaştığını, gelecek hafta Fed Başkanı Jerome Powell ve Fed üyelerinin hafta boyunca yapacakları konuşmalarda para politikasına ilişkin ipuçlarının aranmaya devam edeceğini bildirdi.

Öte yandan, Fed’in toplantı kararları küresel bazda bir çok varlıkta oynaklığı artırırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 1,60 sınırına kadar çıkmasının ardından artan talep ile yüzde 1,44’e kadar geriledi.

ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise St. Louis Fed Başkanı James Bullard’ın “şahin” açıklamaları sonrası yüzde 0,2860 ile son 14 ayın en yükseğine çıkmasının ardından kazançlarını kısmen geri vererek haftayı yaklaşık 11 baz puan artışla yüzde 0,2620’den kapattı.

Dolar endeksi yükseliş eğilimini üst üste dördüncü haftaya taşırken, 30 Mart 2020 haftasından bu yana en güçlü haftalık yükselişini kaydetti ve haftayı yüzde 2’lik artışla 92,3’den tamamladı.

Altının ons fiyatı ise 9 Mart 2020 haftasından bu yana en kötü performansını sergiledi. Altının ons fiyatı şahinleşen Fed sonrası yüzde 5,7 değer kaybıyla 1.770 dolara geriledi.

Bu hafta bakırın libresi düşüş eğilimini hızlandırarak yüzde 6,9 azalışla 4,2 dolara inerken, Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste dördüncü haftaya taşıyarak 74,4 dolarla 22 Nisan 2019 haftasından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Brent petrol haftayı ise yüzde 0,7 artışla 72,8 dolardan tamamladı.

Fed’in “şahin” tonu piyasaları salladı

New York borsasında Fed sonrası artan satış baskısı dikkati çekerken, bundan sonraki süreçte enflasyon beklentilerini etkileyecek gelişmelerin yatırımcı kararları üzerindeki etkisinin artması bekleniyor.

Varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin yönlendirmenin uygun şekilde yapılacağının belirtilmesinin ardından Fed üyelerinin açıklamaları da fiyatlamalar açısından önemi daha da arttı.

St. Louis Fed Başkanı James Bullard’ın haftanın son işlem gününde yaptığı açıklamalar da pay piyasalarındaki satıcılı seyrin derinleşmesine neden oldu.

Bullard, Fed Başkanı Powell’ın toplantıda varlık alımlarının azaltmayı gündeme getirdiğini kaydederken, “Varlık alımı azaltımını organize etmek sağlıklı bir tartışma ile birkaç toplantı sürer.” ifadelerini kullandı.

Varlık alımlarının azaltılması enflasyon ve yeniden açılma süreçleriyle yakından alakalı olduğunu ve şartlarda halen değişikliğe ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Bullard, ilk faiz artırımını ise 2022 sonunda beklediğini bildirdi.

Bununla birlikte, ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), mayısta yıllık yüzde 6,6 artarak beklentileri aştı ve son 11 yılın en yüksek seviyesine işaret ederek, enflasyon endişelerini beslemeye devam etti.

Söz konusu gelişmelerle satıcılı bir seyir izleyen New York borsasında, haftalık bazda Dow Jones endeksi yüzde 3,45, S&P 500 endeksi yüzde 1,91 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,28 değer kaybetti.

21 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Chicago ulusal aktivite endeksi, salı Fed Başkanı Powell’ın Temsilciler Meclisi’ndeki konuşması ile ikinci el konut satışları ve Richmond Fed sanayi endeksi, çarşamba, ödemeler dengesi, yeni konut satışları ile Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), perşembe Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) toptan stoklar ve dayanıklı mal siparişleri ve cuma kişisel gelirler ve harcamalar ile Michigan Tüketici Güven Endeksi verileri takip edilecek. Bununla birlikte Fed üyelerinin hafta boyunca yapacakları açıklamaların yatırımcıların odağında bulunması bekleniyor.

Avrupa’da gözler tekrar merkez bankalarına çevrildi

Avrupa’da haftanın ilk yarısında G7, NATO, ABD ve Avrupa Birliği arasındaki zirveler gündemin odağında bulunurken, gelecek hafta gözler perşembe İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararı ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın pazartesi günü yapacağı konuşmaya çevrildi.

BoE’nin faiz oranlarında varlık alım büyüklüklerinde değişikliğe gitmesi beklenmezken, karar metnindeki değişiklikler ile BoE Başkanı Andrew Bailey’nin yapacağı açıklamalarda para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları aranacak.

Fed’in şahinleşen para politikası tutumuyla küresel bazda güçlenen satış baskısı Avrupa endekslerinde de etkisini gösterirken, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılamasındaki olumlu gidişat pay piyasalarındaki düşüşü sınırladı.

Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB), bankalar için mevcut kaldıraç esneklik oranının 2022 yılının mart ayına kadar uzatıldığını duyurdu.

Söz konusu gelişmelerle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizlerindeki dört haftalık düşüş eğilimi son buldu.

Almanya’da açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,5 beklentiler doğrultusunda gerçekleşirken, İngiltere’de TÜFE aylık bazda yüzde 0,6 artışla piyasa öngörülerini geride bıraktı.

Avro/dolar paritesi bu gelişmelerle düşüş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşırken, 30 Mart 2020 haftasından bu yana en hızlı düşüşünü kaydetti. Parite haftayı yüzde 2 düşüşle 1,1872’den tamamladı.

Bu gelişmelerle Avrupa borsalarında satıcılı bir seyir izlenirken, haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,56, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,63, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,48 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,9 değer kaybetti.

Gelecek hafta; salı Avro Bölgesi’nde Tüketici Güven Endeksi, çarşamba bölge genelinde PMI, perşembe BoE’nin faiz kararı ve devamında BoE Başkanı Bailey’nin konuşması ile Almanya’da Ifo iş ortamı güven endeksi verileri takip edilecek.

Asya’da Çin negatif ayrışmaya devam ediyor

Asya borsalarında bu hafta NATO zirvesinden ve Fed’den gelen haber akışıyla karışık seyir göze çarparken, BoJ, politika faizini değiştirmeyerek yüzde eksi 0,1’de bıraktı. Söz konusu kararı 1’e karşı 8 oyla alan BoJ, sınırsız miktarda devlet tahvili ve yıllık 12 trilyon yen borsa yatırım fonları (ETF) ile yıllık 180 milyar yen Japon gayrimenkul yatırım fonları (J-REIT) alımına devam edeceğini duyurdu.

Kovid-19 etkilerine karşı finansman desteği sağladığı özel programının süresini 6 ay uzattığını duyuran BoJ, iklim değişikliği ile mücadele için yeni bir fon sağlama programı açıkladı.

Öte yandan, NATO zirvesinden gelen Çin’e yönelik açıklamalar risk algısının yükselmesine sebep olurken, Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,8 değer kaybıyla 22 Şubat haftasından bu yana en hızlı düşüşünü kaydetti.

NATO bildirisinde “Çin’in hırsları ve iddialı davranışlarının” uluslararası düzene ve İttifak güvenliğiyle ilgili alanlara yönelik sistematik zorluklar ortaya koyduğu belirtilerek, Çin ve Rusya uluslararası sorumluluklarını yerine getirmeye davet edildi.

Çin’in zorlayıcı politikalarından endişe duyulduğu vurgulanan bildiride, söz konusu ülkenin nükleer cephaneliğini hızla genişlettiği ve Rusya ile askeri iş birliği yaptığı da kaydedildi.

Bildiri dışındaki açıklamalarda ise ABD’nin, müttefiklerini Çin’e karşı daha sert bir tutum almaya çağırması dikkati çekerken, Çin, herhangi bir yaptırım durumunda seyirci kalmayacakları uyarısında bulundu.

Bu hafta Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 değer kazandı.

21 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, çarşamba günü Japonya’da PMI, cuma günü enflasyon verileri bulunuyor.

Turizm sektörü Borsa İstanbul’a can suyu olabilir

Yurt içi piyasaların odağında bu hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı, ödemeler dengesi verileri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşme bulunurken, Fed’in şahinleşen tutumuyla birlikte yurt içi pay piyasalarındaki satıcılı seyir derinleşti.

TCMB Para Politikası Kurulu, piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 19 düzeyinde bıraktı.

Karar metninde, söz konusu karara gerekçe olarak, “Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler” gösterilirken, para politikası duruşuna ilişkin “Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir.” mesajı verildi.

Karar metninde, para politikası duruşuna ilişkin geçen ay kullanılan “mevcut duruş sürdürülecektir” ifadelerine “sıkı” ve “kararlılıkla” ibarelerinin eklenmesi dikkati çekti.

Analistler, karar metninde yapılan değişikliğin faiz indirimlerine en erken 3. çeyrekte başlanabileceğine ilişkin beklentileri ötelediğini kaydetti.

Erdoğan-Biden görüşmesinde ise iki ülke arasındaki konular ele alınırken Erdoğan, “İlişkilerin devamı açısından olumlu. Kendisini ayrıca Türkiye’ye davet ettim, gelebileceğini söyledi.” değerlendirmesinde bulundu.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise, Erdoğan-Biden görüşmesinde iki ülkenin Kabil Havalimanı konusunda genel bir mutabakata vardığını ve Biden’ın bu sürece destek vereceğini belirttiği ifade edildi.

Türkiye’nin cari işlemler açığı, dış ticaret açığındaki gerileme ve turizm ile taşımacılık gelirlerindeki artış öncülüğünde nisanda 1,7 milyar dolar ile son 6 ayın en düşük seviyesine inerek, AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin 2,43 milyar dolarlık beklentilerin altında gerçekleşti.

Öte yandan, Rusya, piyasalar kapandıktan sonra Türkiye’ye tüm uçuşların 22 Haziran itibarıyla tekrar başlatılması kararı aldığını duyururken analistler, söz konusu gelişmenin haftaya Borsa İstanbul’da sektör bazlı hareketlilik getirebileceğini bildirdi.

Bu gelişmelerle BIST 100 endeksi satıcılı bir seyir izleyerek yüzde 4,78 azalışla 22 Mart haftasından bu yana en hızlı düşüşünü kaydetti ve haftayı 1.391,06 puandan tamamladı.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 seviyesinin aşağı yönlü kırılması halinde 1.377 ve 1.330 seviyelerinin gündeme gelebileceğini belirterek, 1.470 puanın önemli direnç olduğunu söyledi.

Dolar/TL de kısmen şahinleşen Fed’in ardından haftayı yüzde 4,2 artışla 8,7418’den tamamladı.

21 Haziran haftasında yurt içinde salı tüketici güven endeksi, perşembe kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi ile sektörel güven endeksleri ve cuma yabancı ziyaretçi sayısı takip edilecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı ve Başkan Jerome Powell’ın güvercin açıklamalarına karşın bu hafta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınındaki delta varyantı ve ABD ile Çin arasında artan tansiyonla küresel piyasalarda satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, gelecek hafta gözler başta ABD’de iş gücü piyasasına yönelik veriler olmak üzere yoğun veri gündemine ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararına çevrildi.

Fed hafta içindeki toplantısında faiz oranlarını ve varlık alım miktarlarını değiştirmezken, toplantı sonrası açıklama yapan Fed Başkanı Jerome Powell’ın güvercin tonu dikkati çekti.

Powell, faiz oranlarını artırmayı düşünmekten çok uzak olduklarını belirterek, varlık alım hızını ayarlamayı değerlendirdiklerini ve bunun zamanlaması hakkında herhangi bir karar vermediklerini, zamanlama konusunda iletişiminin güçlü bir şekilde yapılmaya devam edileceğini ifade etti.

Buna karşılık Kovid-19 salgınında delta varyantıyla artmaya devam eden vaka sayıları, ABD ile Çin arasındaki gerilim ve küresel bazda beklentilerin uzağında kalan makro ekonomik veri akışıyla küresel pay piyasalarında satış ağırlıklı bir seyir izlendi.

Analistler, Kovid-19 salgınında küresel bazda artmaya devam eden vaka sayılarının ekonomik toparlanmayı sekteye uğratabileceği korkusu ve enflasyonist baskıların artabileceği endişesinin risk iştahını azalttığını belirtti.

Haftaya açıklanacak iş gücü piyasası verilerinin para politikasının geleceği açısından önemini vurgulayan analistler, beklentilerin uzağında gerçekleşecek verilerin küresel piyasalarda oynaklığı artırabileceğini ifade etti.

Bu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi düşüş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşıyarak 5 baz puan azalışla yüzde 1,2280’e inerken, ABD’nin 2 yıllık tahvil faizindeki dalgalanma dikkati çekti. ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 0,1410’a kadar gerilemesinin ardından kayıplarını kısmen telafi etse de haftayı 1,8 baz puan düşüşle yüzde 0,1880’den tamamladı.

Dolar endeksi de 91,78 ile 28 Haziran haftasından bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından haftayı yüzde 0,8 azalışla 92,17 seviyesinden kapattı.

Altının ons fiyatı Fed’in faiz kararının ardından yükseliş eğilimine geçerek analistlerin teknik açıdan önemli direnç olarak nitelendirdikleri 1.830 seviyesine kadar yükselse de burada tutunamadı ve haftayı yüzde 0,7 artışla 1.814 dolardan tamamladı.

Petrolde arz tarafında devam sıkışıklık ve artan taleple Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıyarak, haftalık bazda yüzde 1,9 artışla 75 dolara çıktı.

ABD’li teknoloji devi Amazon’un kripto para piyasasına gireceğine yönelik söylentiler kripto para piyasasında yükselişe sebep olurken, Bitcoin 14 Haziran haftasından bu yana ilke kez 40.000 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

New York borsası rekor seviyelerde tutunamadı

Fed’in faiz kararı öncesi tarihi yüksek seviyeleri test eden New York borsası, Powell’ın güvercin açıklamalarına karşın haftayı değer kaybıyla kapatırken, gelecek hafta ABD açıklanacak istihdam piyasasına ilişkin veriler yatırımcıların odağına yerleşti.

Fed, hafta içinde beklentiler dahilinde politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında, varlık alımlarını da 120 milyar dolarda sabit tutarken, iki yeni repo operasyonu başlatılacağını bildirdi.

Powell, toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda ekonomi üzerindeki risklerin devam ettiğini ve iş gücü piyasasında hala alınacak çok yol olduğunu kaydederek, “Varlık alımlarımızın hızındaki herhangi bir değişikliğin zamanlaması gelen verilere bağlı olacaktır.” dedi.

Analistler, Powell’ın açıklamalarını “beklentilerden daha güvercin” olarak nitelendirirken, varlık alımlarının azaltılması yönündeki yönlendirmenin ötelenme ihtimalinin arttığını ifade etti.

Öte yandan, bu hafta açıklanacak istihdam piyasalarına yönelik verilerin Powell’ın açıklamalarından sonra öneminin daha da arttığını aktaran analistler, ABD’de iş gücüne katılımın halen Kovid-19 salgını öncesi seviyelerin çok uzağında olduğunu hatırlattı.

Analistler, Kovid-19 salgınıyla birlikte kaldırılan borçlanma tavanının ay sonunda yeniden uygulamaya alınacağını aktararak, söz konusu gelişmenin Fed’in repo işlemlerinde kabul edilen tekliflerin 1 trilyon doları aşarak rekor kırmasında önemli bir etken olduğunu aktardı.

Bu hafta ABD’de açıklanan verilere göre ise, ABD ekonomisi yüzde 6,5 büyüyerek beklentileri karşılayamazken, çekirdek kişisel tüketim harcamaları yüzde 6,1 arttı.

ABD’de dayanıklı mal siparişleri de yüzde 0,8 artsa da piyasa öngörülerinin ardında kaldı.

Söz konusu gelişmelerle New York borsasında üç endeks de tüm zamanların en yüksek seviyelerini test etse de bu seviyelerde tutunamadı ve haftayı değer kaybıyla tamamladı.

Buna göre, S&P 500 endeksi yüzde 0,37, Nasdaq endeksi yüzde 1,11 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,36 düştü.

2 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ISM imalat sanayi PMI ve inşaat harcamaları, salı fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri, çarşamba ADP istihdam raporu, hizmet sektörü ve bileşik PMI, perşembe dış ticaret dengesi ve cuma tarım dışı istihdam işsizlik oranı ve toptan stoklar takip edilecek.

Avrupa borsaları Almanya hariç sınırlı da olsa yükseldi

Fed’in güvercin tutumuna karşın küresel pay piyasalarındaki satıcılı seyir, Kovid-19 salgınında delta varyantının yayılması ve beklentilerin uzağında kalan bazı makro ekonomik veriler Avrupa borsalarında yükseliş eğilimini törpülerken, gelecek hafta İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararı ve bölge genelinde PMI verileri takip edilecek.

Analistler, BoE’nin faiz oranlarında ve varlık alımlarında değişikliğe gitmesinin beklenmediğini kaydederken, İngiltere’de kaldırılan Kovid-19 kısıtlamalarıyla birlikte hızlanan ekonomik toparlanmanın BoE’nin duruşunu şahinleştirebileceğini ve bankanın gelecek hafta yapılacak toplantıda faiz artırımına ilişkin ipucu verebileceğini ifade etti.

Avrupa’da yayılmaya devam eden delta varyantı ekonomik aktiviteye ilişkin endişeleri artırırken, açıklanan makro ekonomik verilerin çoğunlukla beklentileri uzağında olması pay piyasalarındaki yukarı yönlü hareketi törpüledi.

Bununla birlikte, artan vakaların küresel bazda hali hazırda yükselen girdi maliyetlerini daha da yukarı çekerek Avrupalı şirketlerin karlılığını düşürebileceği ve enflasyon riskinin genele yayılabileceği endişesi satış baskısında önemli rol oynadı.

Bu hafta açıklanan verilere göre ise Almanya’da TÜFE yıllık bazda yüzde 3,8 artışla beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşirken, söz konusu artış Aralık 1993’ten bu yana en hızlı yükseliş oldu.

Bununla birlikte, Alman ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 9,2, çeyreklik bazda ise yüzde 1,5, büyüse de öngörülerin uzağında kaldı.

Avro Bölgesi’nde büyüme ise yıllık yüzde 13,7, çeyreklik yüzde 2 artışla piyasa beklentilerini geride bıraktı.

Söz konusu gelişmelerle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri düşüş eğilimini üst üste beşinci haftaya taşırken, avro/dolar paritesi 3 Mayıs haftasından bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Parite haftayı yüzde 0,8 değer kazancıyla 1,1868’den tamamladı.

Avrupa borsalarında bu gelişmelerle Almanya hariç sınırlı da olsa alış ağırlıklı bir seyir izlendi.

Haftalık bazda İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,07, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,67 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,95 değer kazanırken, Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,80 geriledi.

Gelecek hafta; pazartesi bölge genelinde imalat sanayi PMI, salı Avro Bölgesi’nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), çarşamba bölge genelinde hizmet sektörü ve bileşik PMI ile Avro Bölgesi’nde perakende satışlar, perşembe İngiltere’de BoE’nin faiz kararı ve Almanya’da fabrika siparişleri ve cuma Almanya’da sanayi üretimi verileri takip edilecek.

Asya borsaları çakıldı

Asya borsaları bu hafta karışık seyreden küresel pay piyasalarından negatif ayrışırken, Çin ile ABD arasında Hong Kong üzerinden devam eden gerilim söz konusu eğilimde baş rolü oynadı.

ABD ile Çin arasında Kovid-19’un çıkış noktası, siber güvenlik ve piyasalar üzerinden devam edegelen gerilim sonrası Çin’in bazı ABD’li kişilere yaptırım uygulama kararı alması ve Hong Kong borsasında kote Çinli teknoloji şirketleri üzerindeki baskı pay piyasalarında sert satış baskısını beraberinde getirdi.

Haftanın ilk iki işlem gününde Asya pay piyasalarında söz konusu haber akışıyla satıcılı bir seyir hakim olurken, Fed’in güvercin duruşuyla kayıplar kısmen geri alınsa da, Güney Kore hariç borsalar haftalık bazda yüzde 4’ün üzerinde düştü.

Öte yandan, Kovid-19 salgınında özellikle Japonya’da artan vaka sayısı satıcılı seyre katkıda bulunurken, ülkede bazı bölgelerde sıkı önlemler alınmaya devam ediyor.

Veri takviminin sakin olduğu haftada, Japonya’da işsizlik yüzde 2,9’a gerilerken, sanayi üretimi aylık yüzde 6,2 artışla beklentileri geride bıraktı.

Bu gelişmelerle Çin’de Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 4,31, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,63, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 4,98 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 değer kaybetti.

2 Ağustos ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Çin’de imalat sanayi PMI, salı Japonya’da Tokyo TÜFE ve çarşamba Çin’de hizmet sektörü ve bileşik PMI verileri bulunuyor.

Borsa İstanbul pozitif ayrıştı

Yurt içinde bu haftanın gündeminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Enflasyon Raporu ve Başkan Şahap Kavcıoğlu’nun açıklamaları bulunurken, gelecek hafta açıklanacak TÜFE yatırımcıların odağında bulunuyor.

Kavcıoğlu, Enflasyon Raporu’nu açıkladığı basın toplantısında aşılamanın etkisiyle turizm gelirlerinde beklenen artış, güçlü ihracat ve ithalattaki ılımlı seyir nedeniyle yıl sonunda Türkiye’nin cari fazla vermesini beklediklerini ifade etti.

Sıkı para politikasının enflasyon üzerindeki etkilerinin görülmeye başladığını aktaran Kavcıoğlu, “Yeni swap anlaşması için görüştüğümüz ülkeler var. Yakında yeni anlaşmaları açıkladığımızda hepiniz duymuş olacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Enflasyon Raporu’nda ise 2021 sonu enflasyon beklentisi yüzde 12,2’den yüzde 14,1’e yükseltildi.

Küresel pay piyasalarındaki satış ağırlıklı seyre karşın Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi analistlerin önemli destek olarak dile getirdiği 1.350 seviyesinden aldığı destek ve TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun açıklamalarıyla dünya borsalarından pozitif ayrıştı.

Ülke genelinde Kovid-19 salgınına karşı aşılama hızla devam ederken, toplam yapılan aşı sayısı 73 milyona yaklaştı.

Hafta içinde açıklanan verilere göre kapasite kullanım oranı temmuzda yüzde 76,7’ye çıkarken, dış ticaret açığı 2,85 milyar dolara geriledi.

Bu gelişmelerle, BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,06 artışla 1.392,91 puandan tamamlarken analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 1.420 puanın direnç, 1.377 ve 1.350 seviyelerinin ise destek olarak takip edileceğini söyledi.

Beş aylık yükseliş eğilimini sonlandıran Dolar/TL ise, aylık bazda yüzde 2,9, haftalık bazda ise yüzde 1,2 değer kaybıyla 8,4540’a geriledi.

Gelecek hafta yurt içinde pazartesi imalat sanayi PMI, salı TÜFE ve yurt içi ÜFE, çarşamba TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru, perşembe bankacılık sektörü net kar ve zarar durumu ve cuma TCMB piyasa katılımcıları anketi ile hazine nakit dengesi verileri takip edilecek. Hafta boyunca şirketlerin ikinci çeyrek bilançoları da yatırımcıların odağında bulunuyor.

AA Finans’ın beklenti anketlerine katılan ekonomistler, temmuz ayında TÜFE’nin yüzde 1,62 artmasını bekliyor.

İSTANBUL (AA) – Fed’in dün başlayan Açık Piyasa Komitesi toplantısından çıkacak kararlar ve sonrasında Powell’ın açıklamaları piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.

Analistler, Fed’in faizlerde ve varlık alım programında değişikliğe gitmesinin beklenmediğini belirterek, önceki toplantıda başlayan varlık alımlarının azaltılmasına yönelik tartışmalarla ilgili yapılacak yönlendirmelerin takip edileceğini söyledi.

Karar metni ve Powell’ın basın toplantısındaki söylemlerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğine dikkati çeken analistler, para politikası ve mali politikaların, artan enflasyon, devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve ekonomilerdeki toparlanmaya yönelik belirsizliklerin arasında sıkıştığını söyledi.

Öte yandan dün Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. IMF, 2021 yılı küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 6 olarak korurken, 2022 yılı büyüme tahminin yüzde 4,4’ten yüzde 4,9’a yükseltti. IMF Başekonomisti Gita Gopinath, küresel ekonomik toparlanmanın devam ettiğini ancak gelişmiş ekonomiler ile birçok gelişmekte olan ekonomi arasındaki farkın açıldığını ifade etti.

Dün açıklanan şirket finansal sonuçlarının hisse bazlı hareketleri artırdığı New York borsasında, dayanıklı mal siparişlerinin haziranda beklentilerin altında kalmasının ardından satıcılı bir seyir izlendi.

ABD’li teknoloji devlerinden Apple, Microsoft ve Google’ın ana kuruluşu Alphabet, ikinci çeyrekte net kar ve gelirini artırsa da bilanço açıklamaları öncesi kapanış yapan borsada, teknoloji hisselerindeki düşüşler dikkati çekti.

Apple, 2. çeyrekte 81,4 milyar dolar ile rekor gelir sağlarken, şirketin net karı yüzde 93’lük artışla 21,7 milyar dolara çıktı. Microsoft’un geliri aynı dönemde yıllık yüzde 21 artışla 46,2 milyar dolara ulaşırken, karı yüzde 47 artarak 16,5 milyar dolara yükseldi. Alphabet’in geliri ikinci çeyrekte yıllık yüzde 62 artışla 61,9 milyar dolara, karı yüzde 166 artarak 18,5 milyar dolara ulaştı.

Dün kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,24, S&P 500 endeksi yüzde 0,47 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,21 değer kaybetti.

Avrupa tarafında, Kovid-19’un delta varyantının yayılması, ekonomik toparlanma beklentilerine ilişkin endişeleri artırmaya devam ediyor. Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,42, Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,64, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,71 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,83 değer kaybetti.

Avro/dolar paritesi ise sınırlı da olsa bir önceki günkü yükseliş eğilimini sürdürerek yüzde 0,1 artışla 1,1820 seviyesine çıktı.

Bugün Japonya’da öncü göstergeler endeksinin gerilemesi ve Avustralya’da enflasyonun 2. çeyrekte yıllık yüzde 3,8’e yükselmesinin ardından Asya borsalarında satıcılı bir seyir izleniyor.

ABD ile Çin arasındaki gerilimin neden olduğu endişeler ve Hong Kong borsasında kote olan Çinli teknoloji şirketleri üzerindeki baskının devam etmesi pay piyasalarında alımların güçlenmesini engelliyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 düşüş kaydetti.

Yurt içinde, dün tepki alımlarının güçlenmesi ile pozitif ayrışan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,77 değer kazanarak günü 1.359,55 puandan tamamladı. Dolar/TL ise dün yüzde 0,1 artışla 8,5655’ten kapanış yapmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,5590 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugünün veri gündeminde ABD’de dış ticaret dengesi ve toptan eşya stokları verisinin öne çıktığını belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.320 seviyesinin destek, 1.400 puanın direnç konumunda bulunduğunu söyledi.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, haziran ayı uluslararası rezervler ve döviz likiditesi

15.30 ABD, haziran ayı dış ticaret dengesi

15.30 ABD, haziran ayı toptan eşya ve perakende stokları

21.00 ABD, Fed’in faiz kararı

21.30 ABD, Fed Başkanı Jerome Powell’ın basın toplantısı

Muhabir: Bekir Gürdamar