Asya Ortadoğu

“Küresel terörün bitirilmesi için Filistin sorunu çözülmeli”

ANKARA (AA) – Başbakanı Mahathir Muhammed, global düzeyde teröre karşı savaşın sorunun kökenindeki sebeplere eğilinmediği sürece başarılı olamayacağını belirterek, 'in tanınmasının ve 'in işgalini ve hak ihlallerini sonlandırmasının terör ve şiddetin son bulması için şart olduğunu vurguladı.

Singapur'da yayımlanan Strait Times gazetesinde yer alan habere göre, ABD'nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu görüşmelerinde konuşan Mahathir, "Günümüzde teröre karşı verilen mücadelenin, sorunun kökeninde yatan sebepler bulunup giderilmeden, insanların kalplerini ve zihinlerini kazanmadan sona erdirilebilmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

Filistin sorununu örnek olarak gösteren Mahathir, "Peki nedir bu sorunun kökeninde yatan sebepler? Filistinlilerin toprakları 1948 yılında İsrail devletini kurmak için işgal edildi. Filistinliler katliama uğradı, yurtlarını terk etmeye zorlandı. Davalarına destek veren komşularıyla birlikte İsrail'e karşı konvansiyonel bir savaşa kalkıştılar. İsrail'in dostları bu girişimin başarısız olması için ellerinden geleni yaptı. Savaşlar sonunda daha fazla Filistin toprağı işgal edildi. Filistinliler topraklarını işgal edenlere karşı konvansiyonel bir savaş verememenin verdiği çaresizlik ve öfkeyle bugün 'terörizm' dediğimiz yöntemlere başvurmak zorunda kaldı." değerlendirmesinde bulundu.

Terörün varolduğu bir dünyada hiçbir ülke ve bireyin güvende olamayacağına dikkati çeken Mahathir, "Bugün 'teröristlerle' mücadele için her türlü güvenlik yöntemine başvuruluyor. Her türlü alet ve ekipman kullanılıyor. Büyük birader izlemede. Ama buna rağmen terör eylemlerinin önü alınamıyor." dedi.

Dünyanın İsrail'in hukuk dışı eylemlerine seyirci kaldığına işaret eden Mahathir, şunları kaydetti:

"İsrail uluslararası hukuku ihlal ettiğinde, uluslararası sularda ilaç, gıda ve inşaat malzemesi taşıyan gemileri haksız yere müsadere ettiğinde dünya buna ses çıkarmıyor. Kendisini hedef alan etkisiz bir iki rokete karşı misilleme olarak hastaneleri, okulları ve diğer binaları bombalıyor, masum sivilleri, öğrencileri ve hastaları öldürüyor. Bütün bunlara karşı dünya, İsrail'i ödüllendirir gibi ve Filistin'i provoke etme pahasına Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma yoluna gitti. Filistinlilerin öfkesi ve çaresizliği, onları ve destekçilerini terör yöntemlerine başvurmaya itiyor. Ancak şunu unutmamalı ki insanları dehşete düşüren her eylem terörizmdir. Devletlerin bombalarla ve roketlerle masum insanları hedef alması da insanları dehşete düşürmektedir. Bunlar da terör eylemi olarak değerlendirilmelidir."

Malezya'nın teröre karşı ve terörle mücadele konusunda kararlı olduğunun altını çizen Mahathir, "Filistinlilerin topraklarına dönüşüne izin verilsin. Bir Filistin devletinin var olmasına izin verilsin. Adalet ve hukukun üstünlüğü egemen olsun. Terörle savaşmak terörü bitirmez. Teröristlerden daha fazla teröre başvurmak da sorunu çözmez." dedi.

– "Bir ülke bağımsız diye halkını katletme hakkına sahip midir?"

Myanmar'ın Arakanlı Müslüman azınlığa yönelik katliamlarını da değinen Mahathir, Myanmar lideri Aung San Suu Çii ve hükümetini şu sözlerle eleştirdi:

"Ben başka ülkelerin iç işlerine karışılmaması gerektiğine inanıyorum. Ancak bir ülkede katliam yapılıyorsa dünya buna seyirci mi kalacak? Ülkeler bağımsızdır. Ama bir ülke bağımsız diye halkını katletme hakkına sahip midir?"