Kuzey Akım 2 projesinde son borunun kaynaklanması tamamlandı

Kuzey Akım 2 projesinin yürütücü firması Nord Stream 2 AG’den yapılan açıklamada, proje kapsamında görev yapan Fortuna Gemisi’nin son borunun kaynaklama işini Baltık Denizi’nde tamamladığı belirtildi.

Sonraki aşamada Almanya’dan gelecek boru hattı uzantısının Danimarka tarafından gelecek hatla birleştirileceği bilgisine yer verilen açıklamada, “Ardından, boru hattının bu yıl bitmeden faaliyete alınması hedefiyle gerekli çalışmalar yapılacak.” ifadesine yer verildi.

Kuzey Akım 2 projesi

Toplam maliyeti yaklaşık 10 milyar avro olarak hesaplanan Kuzey Akım 2 projesiyle yılda 55 milyar metreküp Rus gazının Baltık Denizi üzerinden Almanya’ya sevk edilmesi planlanıyor.

Ukrayna, Polonya ile Baltık ülkelerinin inşasına karşı çıktığı projenin ortakları arasında proje sahibi Gazprom’un yanı sıra Shell, OMV, Engie, Uniper ve Wintershall gibi şirketler yer alıyor.

ABD ve Almanya, 22 Haziran’da aldıkları kararla, Kuzey Akım 2 boru hattı projesinin tamamlanmasına izin verecek anlaşmaya varmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kuzey Akım 2 projesi, Kuzey Akım adı verilen ve Rusya’dan Almanya’ya 2012’den bu yana doğal gaz taşıyan boru hattı sisteminin genişletilmesini kapsıyor ve projenin bu yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.

Toplam maliyetinin 10 milyar avro civarında olması beklenen Kuzey Akım 2 projesiyle yılda 55 milyar metreküplük ilave Rus gazının Baltık Denizi üzerinden Almanya’ya sevk edilmesi planlanıyor.

Proje, enerji üretiminde nükleer ve kömürden yenilebilir enerjiye geçiş sürecinde bulunan Almanya’nın, Rusya gibi siyasi anlamda rakip sayılabilecek bir ülkeye enerji alanında fazlasıyla bağımlı hale getireceğine yönelik eleştiriler nedeniyle sürekli gündemde kalmaya devam etti.

ABD ise sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını artırmak, uluslararası piyasalardaki ticari anlaşmazlıklarda pazarlık payı elde etmek ve AB ile Rusya’nın yakınlaşmasını önlemek için Kuzey Akım 2 boru hattının tamamlanmasına karşı çıktı.

Avrupa’daki ülkeler ise proje konusunda bölünmüş durumda bulunuyor. Projenin yüzde 95’i tamamlanmış olsa da Kuzey Akım 2 hakkında farklı sesler çıkmaya devam ediyor. Üye ülkelerin bazıları projenin bir Avrupa projesi olmadığını ve Almanya’nın meselesi olduğunu ifade ediyor.

AB içinde Almanya, Hollanda ve Avusturya, Rus gazını taşıyacak söz konusu boru hattının tamamlanmasını isterken Estonya, Polonya, Litvanya, Ukrayna ve Slovakya projeye muhalif kalıyorlar.

Proje için kilit ülke Almanya ise projenin tamamen ekonomik olduğunu savunuyor. ABD Başkanı Joe Biden’ın eski başkan Donald Trump tarafından projeye yönelik uyguladığı yaptırım baskısını sürdüreceği tahmin edilse de son dönemde yaşanan gelişmeler aksini gösterdi.

Projede neler oldu?

2011’de proje fikri ortaya atılırken, 2015’te enerji devleri Gazprom, Shell, E.ON, OMV, BASF ve Engie Kuzey Akım 2’yi inşa edeceklerini duyurdu.

Mart 2016’da Estonya, Macaristan, Litvanya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya ve Slovakya’dan oluşan 8 AB üyesi ülke projenin jeopolitik yansımalarından çekindiklerini söyleyerek karşı çıktı.

Nisan 2017’de projeye yönelik finansal anlaşmalar imzalandı. Arından Almanya kendi sularında ve topraklarında projeye izin verdi. Projeye yönelik muhalif sesler yükselmeye devam ederken Eylül 2018’de Baltık Denizi’nde boru döşeme işlemleri başladı. 2019’a gelindiğinde ise ABD’nin Almanya büyükelçisi projede yer alan şirketlerin yaptırımlarla yüzleşebileceğine dair bir açıklamada bulundu.

Eski ABD Başkanı Donald Trump, 20 Aralık 2019’da Kuzey Akım 2 ve TürkAkım projelerine yönelik yaptırımların da yer aldığı 2020 savunma bütçesini imzalamıştı. Aynı gün ABD Maliye Bakanlığı, Kuzey Akım 2 ve TürkAkım projelerine yönelik yaptırımların yürürlüğe girdiğini ve Washington’un boru hatlarının yapımını gerçekleştiren şirketlerden çalışmalarını derhal durdurmalarını talep ettiğini açıklamıştı. Hemen ardından Kuzey Akım 2’nin borularını döşeyen Allseas şirketi çalışmalarını askıya aldı.

ABD yaptırımları sonrası Kuzey Akım 2

Trump’ın kararlarının ardından Alman hükümetinin Transatlantik İlişkiler Koordinatörü Peter Beyer, yasa sonucunda projenin yavaşlayacağını ancak projenin sona ermeyeceğini söyledi. Beyer, ABD ile Almanya arasındaki ihtilafa siyasi düzlemde diyalog yoluyla çözüm arayışının sürmesi gerektiğini ifade etti.

2020’ye gelindiğinde ilk açıklama ocakta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından yapıldı. Putin 2021’in ilk çeyreğinde projenin bitmesini beklediklerini söyledi. Ancak Mayıs 2020’de Almanya’nın devlet enerji düzenleme kurulu, “Gazprom boru hattındaki kapasitenin yarısından fazlasını kullanamaz, AB rekabet kuralları gereği diğer yarısını başka şirketler kullanmalı.” kararını duyurdu.

Ağustos 2020’de Polonya rekabet yasaları gereği Gazprom’a Kuzey Akım 2 projesi nedeniyle 57 milyon dolarlık ceza kesti.

3 Eylül 2020’de Rus muhalif Navalnıy’ın zehirlendiğine yönelik iddialar nedeniyle Almany’nın projeye desteğini nispeten zayıflattı. Almanya’da Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen, Almanya Başbakanı Angela Merkel’e projeden çekilme çağrısı yaparak “Projenin tamamlanması, Rusya’nın insanlık dışı siyasetini onaylamaktır.” açıklamasında bulundu.

Alman Yeşiller Partisi de Navalnıy süreci nedeniyle Rusya’yı suçlayarak Şansölye Merkel’in projeyi durdurması gerektiğini savundu.

Avrupa Parlamentosu ise 17 Eylül 2020’de kabul ettiği bildiriyle, Rusya’ya yönelik daha sert yaptırımlar ve Kuzey Akım 2 projesinin bloke edilmesi çağrısında bulundu.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise söz konusu çağrılara tepki göstererek “Kuzey Akım 2 siyasallaştırılmamalı. Bu hem Rusya hem de başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliğinin çıkarlarına uygun ticari bir projedir.” açıklamasında bulundu.

Geçen yıl yaklaşık 90 milyar metreküp doğal gaz tüketen Almanya’nın gaz ithalatının yüzde 40’ını Rusya karşılıyor.

İnşaat yeniden başladı

1 Ekim 2020’de ise Avrupa’da şaşırtan bir hamle gerçekleşti ve Danimarka projenin kendi sularında inşası için izin verdi. Ukrayna medyasında yer alan haberlerde, söz konusu gelişmeye ilişkin “Danimarka son engeldi. Tatsız bir sürpriz yaşandı.” ifadeleri kullanıldı.

Toplam 2 bin 300 kilometre uzunluğunda olacak Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattının inşaatı ABD’nin “yaptırım tehditlerinin” ardından Aralık 2019’da durdurulmuştu. 24 Ocak 2021’de projenin yürütücü firması Nord Stream 2 AG’den 24 Ocak’ta yapılan açıklamada, ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım listesine alınan Fortuna adlı boru döşeme gemisinin Danimarka sularında Kuzey Akım 2 inşasına tekrar başladığı bildirildi.

Boru hattının kalan son 148 kilometresi Baltık Denizi boyunca döşendi.

Son olarak Trump, görevden ayrılmadan önce 20 Ocak’ta proje kapsamında çalışan boru döşeme gemisi Fortuna’yı yaptırım listesine dahil etti.

ABD ve AB’nin baskılarına rağmen söz konusu gemi Danimarka sularındaki çalışmalarına 24 Ocak’tan itibaren devam etti.

1 Nisan’da yapılan açıklamada, Gazprom’un, Kprojenin yüzde 95’ine denk gelen 2 bin 339 kilometrelik boru döşeme işini tamamladığı bildirilmişti.

Danimarka sularındaki boru döşeme işlemleri de 27 Nisan’da Akademik Cherskiy isimli Rus gemisiyle yapılmaya devam edildi.

Projeye yönelik en büyük ve şaşırtan açıklama ise 19 Mayıs’ta ABD’den yapıldı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kuzey Akım 2 boru hattı projesini inşa eden Alman “Nord Stream 2 AG” şirketi ve şirketin Üst Yöneticisi Mathias Warnig’in, projeye yönelik uygulanan yaptırımlardan muaf tutulduğunu açıkladı.

Blinken, yaptığı yazılı açıklamada, “Avrupa Enerji Güvenliğini Koruma Yasası” kapsamında Kongre’ye sundukları raporda projeye müdahil oldukları gerekçesiyle yaptırım listesine alınabilecek 4 gemi, 5 şirket ve bir kişinin tespit edildiğini kaydetti.

Bu 4 geminin yanı sıra Rusya Federal Devlet Bütçe Kurumu Deniz Kurtarma Servisine bağlı olup projede rol alan 9 geminin de yaptırım listesine alınacağını belirten Blinken, “Ayrıca, Nord Stream 2 AG şirketi ile CEO’su Matthias Warnig’i yaptırımlardan muaf tutmanın ABD’nin menfaatine olduğuna karar verdim.” ifadelerini kullandı.

Alınan karar Rus ve Alman yetkililer tarafından memnuniyetle karşılandı. Uzmanlar, Kuzey Akım-2’de Almanya’ya muafiyet kararında ikili ilişkilerin rol oynadığını vurguladı.

Projenin bu yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.

WASHINGTON (AA) – Psaki, Beyaz Saray’da düzenlediği günlük basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rusya’nın Afganistan’daki Amerikan askerlerinin öldürülmesi için Taliban’a para teklif ettiğine dair Amerikan istihbaratının “düşükten orta seviyeye kadar güvenli” sonuçlara ulaşmasını değerlendiren Psaki, “Bu rapor bile bizim için yeterince endişe kaynağı.” dedi.

Psaki konuya ilişkin, “Tabii ki personelimizin herhangi bir yabancı ülke aktörü tarafından hedef alınmasını kabul etmeyiz. Bu istihbarat sonucu Rusya’ya bir yük yüklüyor. Rusya hükümeti Taliban ile ilişkisinin açıklamasını yapmalı.” diye konuştu.

Rusya’ya yönelik bugün açıklanan yaptırımların “orantılı” olduğunun altını çizen ve Rusya’nın “yanlış adımlar” atması durumunda bunlara yenilerinin eklenebileceğini belirten Psaki, “Ancak bizim umudumuz, öngörülebilir ve istikrarlı bir ilişki ile ilerlemek. Kabul edilemeyeceğini hissettiğimiz eylemlere de yanıt veririz ve bunun bir sonucu olur.” ifadelerini kullandı.

Biden’ın Putin’e “zirve” daveti hala geçerli

Psaki, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in isteği üzerine bugünkü Rusya yaptırımlarına “Kuzey Akım 2” projesinin dahil edilmediği yönündeki iddialara da yanıt veren Psaki, “Biz bu anlaşmanın kötü bir anlaşma olduğunu düşünüyoruz. ABD daha fazla yaptırım seçeneğini saklı tutuyor.” mesajını verdi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, 13 Nisan’daki telefon görüşmesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yaptığı “üçüncü bir ülkede zirve” davetine ilişkin ise Psaki, “Bizim bu davetimiz hala geçerli. Bu zirve yapılırsa ileriye dönük iyi bir adım olacağın düşünüyoruz.” yorumunu yaptı.

Solarwinds saldırısından 16 binden fazla bilgisayar etkilenmiş olabilir

Psaki, ABD resmi kurumlarına düzenlenen ve arkasında Rusya’nın olduğu iddia edilen “Solarwinds” siber saldırısının bilançosunun ne olduğuna ilişkin soru üzerine, “Bu konuda henüz çok az bilgimiz var. Ancak bu saldırıda tedarik zincirimize sızıldığını ve 16 binden fazla bilgisayara ulaşılmış olabileceğini düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapılan bu saldırının, ulusal güvenlik ve kamu güvenliği endişesi yarattığını ifade eden Psaki, “Rusya’nın siber alandaki pervasız tavır geçmişine ve neler yapabileceğine bakarsak bu konuda endişelerimiz çoğalır.” dedi.