Kuzey İrlanda'da sivilleri öldüren eski İngiliz askerler yargılanmayacak

LONDRA (AA) – Kuzey İrlanda Kamu Savcılığı, 1972’de Londonderry kentinde James Wray ve William McKinney’in öldürülmesiyle ilgili olarak ismi “Asker F.” olarak kodlanan eski ordu mensubu aleyhindeki davanın devam etmeyeceğini duyurdu.

Savcılık, başka bir eski olan Asker B’nin de 15 yaşındaki Daniel Hegarty’nin öldürülmesiyle ilgili kovuşturmasının devam etmeyeceğini bildirdi.

Karar, geçen mayıs ayında Belfast’ta bir mahkemenin, İrlanda Kurtuluş Ordusu (IRA) üyesi Joe McCann’ı öldürmekle suçlanan Asker A. ve C’yle ilgili kanıtların kabul edilemez olduğuna ilişkin hükmünün ardından geldi.

Gelecekteki herhangi bir davada kanıtların tekrar kabul edilemez bulunması ihtimaline karşı Savcılık, artık ne Asker F. ne de Asker B’yi mahkum edecek makul bir olasılık kalmadığını belirtti.

Aileler karara itiraz edecek

Kanlı Pazar Katliamı kurbanlarının aileleri ise yaptıkları açıklamada, “İngiliz adalet sisteminin lanet bir iddianamesi” olarak değerlendirdikleri karara itiraz edeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Asker F’nin yaptıkları, iki kadının kocalarının ellerinden alınmasına, 12 çocuğunun yetim kalmasına ve onlarca genç erkek ve kadının bir erkek kardeşten yoksun bırakılmasına neden oldu.” denildi.

Ocak 1972’de Kuzey İrlanda’nın Londonderry kentinde bir pazar günü İngiliz askerler, göstericilere ateş açarak 13 kişiyi öldürmüş, 15 kişiyi de yaralamıştı.

İrlanda sorunu

İngiliz imparatorluğunun ilk sömürgesi İrlanda adasından İngiltere’nin elinde kalan kısmı teşkil eden Kuzey İrlanda, 1960’lı yıllardan 1998’e kadar Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere ile birlik yanlısı Protestanlar arasındaki çatışmalara ve terör olaylarına sahne olmuştu. 40 yıla yayılan ve “Sorunlar” diye anılan yıllarda terör olaylarında 3 bin 500 civarında kişi hayatını kaybetmişti.

Ada ancak 1998’de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması ile sükunete kavuşurken Kuzey İrlanda’da çatışan tarafların ortaklığına dayalı bir bölgesel yönetim kurulması üzerinde anlaşılmıştı.

Belfast Anlaşması olarak da bilinen metinler, Kuzey İrlanda’da bugün yürürlükte olan bölgesel yönetimin temelini oluşturuyor.


Barış anlaşmasının üzerinden geçen 20 yılı aşkın süreye karşın, bölge halkı arasında güven tam olarak tesis edilebilmiş değil.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – Şair Eşref Bulvarı’ndaki iş merkezinin 2. katında bulunan HDP İzmir İl Başkanlığına giren silahlı saldırgan, tabancayla etrafa ateş açtı. İl başkanlığının camlarının kırıldığı saldırının ardından iş merkezinin çatı katına çıkan kişi, polislerce gözaltına alındı.

İş merkezinin etrafını güvenlik kordonuyla çevreleyen ve il başkanlığında inceleme yapan polis ekipleri, bir kişinin hayatını kaybettiğini belirledi.

İzmir Valiliğinden yapılan açıklamada, daha önce sağlık çalışanı olan ve görevinden istifa eden O.G’nin, saat 11.00 sıralarında HDP İl Başkanlığına geldiği, parti çalışanı D.P’yi tabanca ile ateş ederek öldürdüğü belirtildi.

Şüphelinin yakalandığı aktarılan açıklamada, olayın tüm yönleriyle araştırıldığı kaydedildi.

HDP Basın Bürosundan yapılan yazılı açıklamada da bir süredir partilerinin hedef gösterildiği iddia edilerek, bunun sonucunda İzmir İl Başkanlığına yönelik silahlı saldırıda bulunulduğu ve bir parti çalışanının hayatını kaybettiği bildirildi.

Şafak Yel

LONDRA (AA) – Boris Johnson, İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında Avrupalı liderlerle yaptığı görüşmenin ardından Sky News’e konuştu.

AB ile bir ticaret anlaşmazlığında İngiltere’nin toprak bütünlüğünü korumak için ne gerekiyorsa yapacağının altını çizen Johnson, çözüm bulunamaması halinde acil durum önlemleri almakla tehdit etti.

Johnson, “AB içindeki bazı kişiler, İngiltere’nin tek bir ülke ve tek bir bölge olmasını yanlış anlıyor. Bence bunu kafalarına sokmaları gerekiyor.” dedi.

AB’yi anlaşma şartlarında tek taraflı değişiklik yapmayı ve anlaşmadan çekilmeyi mümkün kılan 16. maddeyi uygulamakla tehdit eden Johnson, “Protokol, bu şekilde uygulanmaya devam ederse o zaman açıkça 16. maddeye başvurmaktan çekinmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

Anlaşmazlığa neden olan protokol

Brexit Anlaşması’nın bir parçası olan Kuzey İrlanda Protokolü, Birleşik Krallık’ın parçası olan Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasındaki ticareti düzenliyor.

Protokole göre, Brexit’e rağmen Kuzey İrlanda, AB’nin gümrük birliği kurallarına tabi olmaya devam ediyor. Birleşik Krallık’ın geri kalanıyla ticareti ise Kuzey İrlanda limanlarında gümrüğe tabi tutuluyor.

Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere’yle Birlik yanlısı Protestanlar arasındaki savaşı sona erdiren Belfast Anlaşması (Hayırlı Cuma) gereği, kontrollerin yapılabildiği fiziki bir kara sınırı oluşturulamıyor. Bu yüzden kontrollerin ancak denizde yapılması kararlaştırılsa da uygulanmasında sorunlar yaşanıyor.

Protokolün ticarete zarar verdiğini ve Kuzey İrlanda’nın Birleşik Krallık’taki konumunu tehdit ettiğini savunan Protestanların protokole karşı mart ve nisandaki gösterilerinde otobüs ve araçlar ateşe verilmişti. Protestoların Katoliklerle çatışmaları yeniden başlatmasından endişe edilmişti.

İrlanda sorunu

İngiliz imparatorluğunun ilk sömürgesi İrlanda Adası’ndan İngiltere’nin elinde kalan kısmı teşkil eden Kuzey İrlanda, 1960’lı yıllardan 1998’e kadar Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere’yle birlik yanlısı Protestanlar arasındaki çatışmalara ve terör olaylarına sahne olmuştu. 40 yıla yayılan ve “Sorunlar” diye anılan yıllarda terör olaylarında 3 bin 500 kişi hayatını kaybetmişti.

Ada ancak 1998’de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması ile sükunete kavuşurken Kuzey İrlanda’da çatışan tarafların ortaklığına dayalı bir bölgesel yönetim kurulması üzerinde anlaşılmıştı.

Belfast Anlaşması olarak da bilinen metinler, Kuzey İrlanda’da bugün yürürlükte olan bölgesel yönetimin temelini oluşturuyor.

Barış anlaşmasının üzerinden geçen 20 yılı aşkın süreye karşın bölge halkı arasında güven tam olarak tesis edilebilmiş değil.

Muhabir: Zuhal Demirci