Liseli Selvi pandemi sürecini develeriyle ilgilenerek geçiriyor

SAMSUN (AA) – Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki lise öğrencisi Selvi Varol, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde 3 devesiyle yakından ilgileniyor.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nin içinde yer alan Yörükler Mahallesi’nde ailesiyle yaşayan imam hatip lisesi son sınıf öğrencisi Varol, Kovid-19 salgını tedbirleri kapsamında okulların kapatılmasıyla, yaşıtlarının aksine oldukça ilginç bir uğraşla zaman geçiriyor.

Üniversite sınavına hazırlanan Varol, dersten arta kalan zamanının büyük bölümünü develerine ayırıyor.

Varol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eskiden dedesinin deve sürüsü olduğunu, bunu babasından çok dinlediğini ve etkilendiğini söyledi.

Bu yüzden hep develeri olmasını istediğini anlatan Varol, babasının da ısrarlarına dayanamayıp kendisine Mersin ve Afyonkarahisar’dan ikisi yavru üç deve alarak sürpriz yaptığını dile getirdi.

“Develerimin yeri bir başka”

“Nazlı”, “Kara” ve “Paşa” adını verdiği develerini elleriyle besleyip günlük bakımlarını yaptığını ifade eden Varol, şöyle devam etti:

“Hayvanları çok seviyorum. Burada atımız, koyunumuz, ineğimiz, kaz, ördek, tavuk ve köpeğimiz var ancak develerimin yeri bir başka. Develerimi elimle besliyorum, onlarla eğleniyorum. Oyuncaklarım gibi oldu. Derslerden boşta kalan zamanımda sürekli onlarla birlikteyim. Develerim en iyi arkadaşlarım oldu. Sabah akşam onlarla ilgileniyorum. Bazen onlarla konuşuyorum.”

Develerle ilgilenmesinin çevredeki insanların de ilgisini çektiğini anlatan Varol, çevreden sürekli develeri görmeye ve sevmeye gelenlerin olduğunu ve develerle fotoğraf çektirdiklerini belirtti.

Selvi Varol, ileride develerinin sayısını çoğaltmak istediğini sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KIRŞEHİR(AA) – Kırşehir’de emekli olduktan sonra arkadaşının tavsiyesi üzerine Güney Afrika’dan getirttiği deve kuşlarını 26 yıl önce kurduğu çiftlikte yetiştirmeye başlayan Hacı Gedikarslan, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen talepleri karşılamaya çalışıyor.

Gedikarslan emekli olduktan sonra kendisine meşguliyet ararken, arkadaşının tavsiyesi üzerine deve kuşu çiftliği kurmaya karar verdi. Güney Afrika’dan 1995’te Türkiye’ye 10 deve kuşu yavrusu getirten Gedikarslan, Kırşehir’in Kaman ilçesinin Çağırkan köyünde çiftlik kurarak üretime başladı.

Hacı Gedikarslan, AA muhabirine, çiftlik kurma sürecinde yaşadıklarını, “Bu konuda hiçbir bilgim yoktu ama merak edip araştırdım ve buraya getirtmeye karar verdim. 1995 yılında 10 tane deve kuşunu buraya getirdiğimizde köy bayram yerine döndü. Herkes buraya hayvanları görmeye geliyordu. Tam bir şenlik havası vardı.” sözleriyle anlattı.

Deve kuşlarını büyüttükten sonra taleplerin arttığını belirten Gedikarslan, şu an çiftlikte 5 deve kuşu bulunduğunu ancak yeni alımlarla bu sayıyı bir anda artırabileceğini kaydetti.

Gedikarslan, Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen taleplerin içeriği hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Deve kuşlarını genelde hobi için bahçelere alıyorlar. Bunun yanı sıra hayvanat bahçelerine de satıyoruz. Bazı işletmeler de turistlerin dikkatini çekmek için iş yerlerinde sergilemek üzere deve kuşu alıyor. Bazı restoranlar ise menüde deve kuşu eti bulunduruyor. Yumurtalarından da omlet yapıyorlar. Bir deve kuşu yumurtası yaklaşık 30 yumurta büyüklüğünde olabiliyor. “

Deve kuşunun kanatlarındaki tüyler için de rağbet gördüğünü dile getiren Gedikarslan, “Kanadındaki tüyler çok değerli çünkü toz emici özelliği bulunuyor. Bu tüylerden eldiven de yapıyorlar. Tüyleri yolmuyoruz, deve kuşu olgunlaştığında tüyleri kendiliğinden dökülüyor zaten.” şeklinde konuştu.

Hayvanların bakımında çok zorlanmadığını söyleyen Gedikarslan, “Deve kuşlarının bakımı aslında zor değil ama stresten uzak durmaları gerekiyor. Günde ortalama 1,5 kilo yem tüketiyorlar. Buğday, arpa ve mısır gibi tahıllarla vejetaryen besleniyorlar. Aynı zamanda günde yaklaşık 18 litre su içiyorlar. Deve kuşlarının ortalama ömrü 70 yıl kadar. Bir deve kuşundan 60-70 tane yavru üreyebiliyor.” dedi.

Kovid-19 salgınından önce okulların öğrencilere tur düzenleyerek deve kuşlarını görmeye getirdiğini belirten Gedikarslan, “İnşallah pandemiden sonra da yine öğrenciler buraya gelip bu hayvanları yakından görebilecek. Bu sektöre olan ilginin devam etmesini umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Van’ın Başkale ilçesinde Mustafa ve Baran Erbay kardeşler, bölgenin zorlu doğa koşullarında yetiştirdikleri develere karlı zeminde antrenman yaptırarak Ege ve Akdeniz bölgelerinde düzenlenen yarışmalarda şampiyon olmalarını sağlıyor.

İlçe merkezine 30 kilometre mesafedeki Kocaköy Mahallesi’nde yaşayan Mustafa ve Baran Erbay, akrabalarının kurduğu çiftlikte 11 deveye çobanlık yapıyor.

Sabah erken saatlerde arpa ve saman karışımıyla hazırladıkları yemle develeri besleyen kardeşler, daha sonra hayvanları köyün yakınındaki dereye götürerek su ihtiyaçlarını gideriyor.

Develerin tüylerini tarayan, temizliklerini ihmal etmeyen Erbay kardeşler, köy yakınındaki karlı tepe ve arazilerde antrenman yaptırarak hayvanların dayanıklılıklarını artırıyor.

Zorlu doğa koşullarına alıştırılarak yetiştirilen develer, Ege ve Akdeniz bölgelerinde düzenlenen organizasyonlarda birincilikler elde ediyor.

Günün büyük bölümünü develerle geçiren iki kardeş, zaman zaman kaldıkları odanın penceresinden boynunu uzatan develeri elleriyle besliyor.

“Deve çobanlığı çok zor”

Baran Erbay, AA muhabirine, develerin beslenmesi ve bakımı için sabah erkenden mesaiye başladıklarını söyledi.

Deve yetiştiriciliğinin özen gerektirdiğini anlatan Erbay, “Deve çobanlığı çok zor, koyun ve inek beslemeye benzemiyor. Onlar için özel yem hazırlıyoruz. Sadece dikenli bitkileri yiyebiliyorlar. Kardeşimle sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başlıyoruz. Samanlıkta hazırladığımız yemi torbalarla ahıra taşıyoruz. Günde üç öğün yem ve su veriyoruz. Ahırlarını sürekli temizliyoruz.” dedi.

Dayanıklı olmaları açısından develeri karda yürüttüklerini belirten Erbay, şöyle devam etti:

“Güreş için yetiştirdiğimiz develere karda antrenman yaptırıyoruz. Bu develerin dayanıklı olmaları gerekiyor. Karda yürüttüğümüzde daha güçlü ve dayanıklı oluyorlar. Herkes çöllerde deve görmeye alışkın ama biz karda deve yetiştiriyoruz. Soğuk havada çok zor oluyor, üşüyoruz ama yine de özenle bakıyoruz. Yetiştirdiğimiz develeri İzmir ve Antalya’daki etkinliklere gönderiyoruz.”

Mustafa Erbay da günün büyük bölümünü develere bakmakla geçirdiklerini kaydederek, “Ağabeyimle uzun zamandır deve çobanlığı yapıyoruz. Sabah namazının ardından işe başlıyoruz. Geçimimizi buradan sağlıyoruz. Zorlanıyoruz ancak develerin bakımını ihmal etmiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erbay, yetiştirdikleri “Koca Bodrum” isimli devenin 3 yıl önce Bodrum’da, Aydın’a sattıkları “Kılıçbey” adlı devenin Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Dünya Deve Güreşi Şampiyonası’nda birinci olduğunu aktardı.

“Namurgan” isimli devenin de birçok kupa kazandığını dile getiren Erbay, çok iyi güreşen, dayanıklı develer yetiştirdiklerini ifade etti.