Lübnan'da siyasi çalkantılar ekonomik krizi derinleştiriyor

BEYRUT (AA) – Tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşayan Lübnan’da Merkez Bankasının resmi kuru yaklaşık 1500 olmasına rağmen karaborsada bir ABD doları ortalama 10 bin Lübnan lirası üzerinden işlem görüyor.

Döviz krizi nedeniyle 2020’de ülkede fiyatlarda yüzde 60’ı aşan artışlar oldu.

Lübnan’da ekonomik kriz, halkın bankalardaki mevduatlarına ulaşamaması ve piyasadaki yüksek fiyatlar nedeniyle bu ay gösteriler yeniden başladı.

Ülkedeki ekonomik krize ve halkın hayat pahalılığını protesto etmek için meydanlara dökülmesine rağmen egemen siyasi sınıflar ve partiler, 7 aydır kurulması beklenen yeni hükümetteki paylaşım konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

Dünya genelinde şehirler ve ülkeler hakkında kullanıcılar tarafından sunulan bilgilerle dünyanın en büyük veri bankası konumundaki Numbeo, Lübnan’ın en pahalı Arap ülkelerinin başında gelirken, dünya sıralamasında ise 24’üncü olduğunu gösterdi.

Lübnan, 2020 endeksinde 132 ülke arasında 34’üncü sırada yer almıştı.

Siyasi çözüm olmadan ekonomide canlanma olmaz

Eski Ekonomi ve Ticaret Bakanlarından Finans ve Bütçe Komisyonu Üyesi milletvekili Nicholas Nahas, yerel para birimindeki değer kaybının devam ettiğini söyledi.

AA muhabirine açıklamada bulunan Nahas, “Yerel para birimindeki gelişmeler, siyasi çalkantılar başta olmak üzere kontrol edilmesi zor birtakım olaylarla bağlantılı. Eğer durum böyle devam ederse, liradaki düşüş daha hızlı bir şekilde sürecek.” dedi.

Lübnan ekonomisinde herhangi bir canlanma olmasını uzak bir ihtimal olarak gören Nahas, köklü çözümlerle reformları hayata geçirecek bir hükümet kurulmadığı sürece ufukta bir canlanma olamayacağı öngörüsünde bulundu.

Nahas, elektrikten devlet gelirlerine kadar uzayan birçok sektörü içine alan reform planlarının, derin bir siyasi uzlaşı olmadığı sürece uygulanmasının mümkün olmadığını kaydetti.

Nahas, “Bankanın görevi mevduat almak ve kredi vermektir. Şu an bu gerilemiş durumda. Bankaların performansı kötüye gidiyor. Bu durum yeni bir ekonomi planı gerektiriyor. Bu, mevcut siyasi yaklaşımı değiştireceğine inanılan yeni kurulacak hükümeti, üzerinde çalışması için bekleyen bir durum.” ifadesini kullandı.

Lübnan Enerji Bakanı Rimun Gacar, dün düzenlediği basın toplantısında, elektrik kesintisiyle ülkenin karanlığa gömülmemesi için sarf ettikleri çabaları Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile paylaştığını belirterek, elektrik üretiminde kullanılacak yakıtı almak için gerekli bütçe temin edilemediğinden ülkenin karanlığa doğru gittiği uyarısında bulunmuştu.

Bankaların, mevduat sahiplerine, hesaplarından dolar başta olmak üzere sadece belirli oranda nakit çekme izni vermesi de krizin başka bir ayağını oluşturuyor.

Yeniden yapılandırma planı çerçevesinde bankaların sermayelerini yüzde 20 artıracak beyanname isteyen Lübnan Merkez Bankasının verdiği mühletin dolmasının ardından ülkede faaliyet gösteren bankalar ve mevduat sahipleri arasında kriz derinleşmiş durumda.

Lübnan Merkez Bankası, Ağustos 2020’de, ülkede faaliyet gösteren bankalara sermayelerini yüzde 20 artırmaları ve muhabir bankalardaki hesaplarını yüzde 3 oranında yeniden yapılandırmaları için şubat ayının sonuna kadar mühlet vermişti.

Lübnan’da faaliyet gösteren bankaların sermayesi 20 milyar dolar, yüzde 20’lik bir artış, çoğu bankanın karşılamada zorlanacağı 4 milyar dolarlık bir ek anlamına geliyor.

“Lübnan’da ithalatın yüzde 80’i dövizle yapılıyor”

Ekonomi uzmanı Velid Ebu Süleyman da “Lübnan’daki tüketim ürünlerinin yüzde 90’ı ithal ediliyor. Ülke ithalatının yüzde 80’i ise dövizle yapılıyor. Ve yerel para birimi dolar karşısında değer kaybetti. ” değerlendirmesinde bulundu.

Yerel para biriminin değer kaybetmesi ve ithalatın yüksek maliyetlerle yapılması nedeniyle halkın satın alma gücünün azaldığını vurgulayan Ebu Süleyman, şunları kaydetti:

“Lübnan’da artık sınıf eşitsizliği var. Orta sınıf yok denecek kadar az ve yoksulluk yüzde 55’e yükseldi. Tüm bu durumlar, hayat pahalılığına yol açtı.”

Yaklaşık 8 bin işletme kapandı, 25 bin kişi işsiz kaldı

Lübnan merkezli International Information Şirketi’nde araştırmacı olan Muhammed Şemseddin, geçen haziran ayından bu yana 8 bin küçük ve orta ölçekli işletmenin kapandığının tahmin edildiğini kaydetti.

Haziran 2020’den yılbaşına kadar işten çıkarılanların sayısının ise 25 bine ulaştığını aktaran Şemseddin, mali gelirleri düşen ailelerin oranlarında artış kaydedildiğini, siyasi bir çözüm elde edilmezse durumun daha da kötüleşebileceğini belirtti.

Ülkedeki ekonomik kriz

Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından oldukça kırılgan bir yapıya sahip Lübnan ekonomisi, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük krizi yaşıyor.

Yerel para birimi Lübnan lirası ise Merkez Bankası kuru sabit tutsa da bankalarda ve karaborsada değer kaybıyla farkı fiyatlardan işlem görüyor. Merkez Bankasının belirlediği resmi kur 1500, bankalardaki geçerli kur 3 bin 900 lira iken, karaborsada dolar 10 bin liranın üzerine çıktı.

Ülkede dolarla işlem gören yakıt maddesi teminindeki sıkıntılar nedeniyle uzun süreli elektrik kesintileri yaşanıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BEYRUT (AA) – Cumhurbaşkanı Avn, Beyrut Limanı’nda meydana gelen şiddetli patlamaya tepki eylemlerinin ardından 10 Ağustos 2020’de istifa eden Hassan Diyab hükümetinin yerine yeni kabineyi oluşturacak ismin belirlenmesi için Meclisteki siyasi gruplarla yürüttüğü istişare görüşmelerini tamamladı.

İstişare görüşmelerinin ardından Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Mikati’nin yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmek üzere Baabda Sarayı’na çağrıldığı aktarıldı.

Lübnan’da 2005-2011 yıllarında başbakanlık yapan iş adamı ve Milletvekili Mikati, Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki görüşmelere katılan 115 üyeden 72’nin oyunu aldı. Geriye kalan milletvekillerinin 42’si çekimser kalırken, bir vekil de Nevaf Selam için oy kullandı.

Mikati, Baabda Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Avn ile görüştükten sonra düzenlediği basın toplantısında, yeni hükümeti kurma görevinin kendisine verildiğini duyurdu.

Kendi başına zorlukların üstesinden gelmeyi başaramayacağını ve halktan güven talep ettiğini söyleyen Mikati, “Yangın ancak herkesin iş birliği ile söndürülür. Dışarıdan gerekli garantilere sahip olmasaydım bu yönde bir adım atmazdım.” dedi.​​​​​​​

Mikati, Cumhurbaşkanı ile iş birliği halinde Fransa’nın girişimi doğrultusunda yeni hükümeti kuracaklarını ifade etti.

Mikati kimdir?

Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam kentinde 1955 yılında Sünni Müslüman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mikati, Beyrut Amerikan Üniversitesi mezunu ve ülkedeki önemli siyasi isimler arasında yer alıyor.

Saygın bir iş adamı olarak tanınan Mikati’nin medya, telekomünikasyon başta olmak üzere birçok alanda yatırımları bulunuyor. Lübnan’da 1990’lı yıllardan itibaren farklı hükümetlerde bakan olarak görev alan ve 2005-2011 yıllarında da başbakanlık görevini yürüten Mikati, 2009’dan bu yana Trablusşam’dan milletvekili olarak parlamentoda yer alıyor.

Edib ve Hariri’nin çabaları sonuç vermemişti

Başbakan Diyab’ın istifasından birkaç hafta sonra geçen yıl yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Lübnan’ın Berlin Büyükelçisi Mustafa Edib, 26 Eylül 2020’de, “Hükümeti kurma görevini aldığım sıradaki mutabakat artık yok.” diyerek görevi iade etmişti.

Edib’in sunduğu kabine üzerinde anlaşamayan Müslüman ve Hristiyan siyasi gruplar, 22 Ekim 2020’de hükümeti kurmakla görevlendirilen Müstakbel Hareketi Genel Başkanı Saad el-Hariri’nin yaklaşık 9 ay süren çabaları neticesinde teknokratlardan oluşacak yeni bir hükümetin kurulmasına da imkan tanımamıştı.

Son olarak 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Avn ile bir araya gelen Hariri, görüşme sonrası düzenlediği basın toplantısında, “Cumhurbaşkanı ile anlaşamadığı için hükümeti kurma görevini iade ettiğini” duyurmuştu.

Görevi iade ettiği sırada yeni hükümeti kurmakla görevlendirilecek hiçbir isme destek vermeyeceğini açıklayan Hariri, bu sabah Cumhurbaşkanı Avn ile görüştükten sonra Mikati’ye desteğini açıklayan ilk isim oldu.

Lübnan’daki ekonomik ve siyasi durum

Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından oldukça kırılgan bir yapıya sahip Lübnan’da, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik kriz yaşanıyor.

Beyrut Limanı’nda Ağustos 2020’de meydana gelen büyük patlama, Lübnan’daki ekonomik sıkıntıları artırdı ve yeni bir hükümet krizi doğurdu.

Başbakan Hassan Diyab hükümeti, patlama sonrası gelen tepkiler üzerine 10 Ağustos 2020’de istifa etti ancak siyasi gruplar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ülkede yaklaşık bir yıldır yeni hükümet kurulamadı.

Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır iktidarı paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.

BEYRUT (AA) – Saad el-Hariri, başkent Beyrut’un doğusundaki Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Avn ile yaptığı ikili görüşmenin ardından kısa bir basın toplantısı düzenledi.

Hem Fransa’nın geçen yıl başlattığı girişime hem de Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri’nin girişimine bağlı olarak hükümetinde yer alacak 24 teknokrattan oluşan listeyi Avn ile paylaştığını belirten Hariri, “Bana göre bu hükümet, ülkedeki çöküşü durdurmaya kadirdir.” dedi.

Hariri, Cumhurbaşkanı Avn’ın yarın kendisine yapıcı bir cevap vermesi temennisinde bulundu.

Lübnan’daki hükümet krizi ve Fransız girişimi

Lübnan hükümeti, 4 Ağustos 2020’de Beyrut Limanı’nda meydana gelen patlamanın ardından tepkiler üzerine istifa etmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 6 Ağustos ve 1 Eylül 2020’de Lübnan’ı ziyaret etmiş ve teknokratlardan oluşacak hükümetin kurulması için girişimde bulunmuştu.

Ancak ülkedeki mezhep eksenli siyasi güçlerin bakanlık paylaşımında yaşadıkları anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet kurma çalışmalarında aylardır ilerleme kaydedilmezken, Fransa’nın girişiminden de bir sonuç elde edilememişti.

Hariri, Aralık 2020’de, 18 bakanlık teknokratlar listesini Cumhurbaşkanı Avn’a sunmuştu. Avn ise Hariri’nin, özellikle Hıristiyan bakanların belirlenmesinde tek başına hareket ederek, Cumhurbaşkanlığı ile anlaşmaksızın hareket etmesine itiraz etmişti.

Meclis Başkanı Berri, daha sonra teknokratlardan oluşan kabine listesinin 18’den 24’e çıkarılması için bir girişimde bulunmuştu.

Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır iktidarı paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.