Macera ve adrenalin tutkunlarının adresi: Köprüçay

ANTALYA(AA) – Dünyanın her bölgesinden turist ağırlayan Antalya’da, ziyaretçilerin büyük bölümü, dünyanın önemli rafting rotalarından kabul edilen Manavgat ilçesindeki Köprüçay’ın 14 kilometrelik parkurunda kürek çekerek macera ve heyecan dolu zaman geçiriyor.

Ziyaretçiler, görevlilerin gözetiminde güvenlik önlemlerini alarak kendilerini Köprüçay’ın dağların zirvesinden akan soğuk suyuna bırakıyor.

Bot ve kanoyla geçilen ve yaklaşık 4 saatte tamamlanan parkur boyunca, atlama ve yüzme gibi özel alanlarda da macera dolu yolculuğa renk katılıyor.

“Turistlerin yüzde 80’i tura katılıyor”

Beşkonak Karabük Turizmi Geliştirme Kooperatifi Başkanı Ali Tırnaksız, AA muhabirine, bölgeye ilginin her geçen gün arttığını söyledi.

Sezona sıkıntılı başlamalarına rağmen 1 Temmuz’dan itibaren yüzlerinin güldüğünü belirten Tırnaksız, “Köprüçay, tehlikesiz parkuruyla Türkiye’de tek diyebilirim. Sularımız içilebilir şekilde, tertemiz. Bu parkurda 6 yaşından 70 yaşına kadar herkes rafting yapabilir. Dünyanın hemen her ülkesinden ziyaretçi ağırlıyoruz. Son yıllarda özellikle Arap ziyaretçilerimiz artmaya başladı.” dedi.

Tırnaksız, Köprüçay’da marttan kasıma kadar rafting yapılabildiğine dikkati çekerek, adrenalin tutkunu yerli ve yabancı ziyaretçileri macera dolu bir gün geçirmek için bölgeye davet etti.

Parkur boyunca 50’ye yakın firmanın hizmet verdiğini anlatan Tırnaksız, şöyle konuştu:

“Şu anda 2019’daki müşteri kapasitesine ulaştık. Yoğunluk çok fazla. Günlük 5 bine yakın kişi rafting yapıyor. Hedefimiz 1 milyonun üzerindeydi ama bu yıl sezon biraz geç başladığı için 750 bin civarında müşteri bekliyoruz. Rafting heyecanlı, güzel bir spor. Türkiye’ye, Antalya’ya gelen turistlerin yüzde 80’i tura katılıyor. Zaten bir kere rafting yapan turist, ziyareti boyunca 3-4 defa daha geliyor.”

“Çok memnun kaldık”

Rafting yapan Rus vatandaşı Vasili Urbet ise Türkiye’ye ilk defa geldiğini, çok memnun kaldığını söyledi.

Arkadaşlarının tavsiyesiyle 12 yaşındaki oğluyla rafting yapmaya karar verdiğini vurgulayan Urbet, “Özellikle parkurun ilk başlangıç noktası çok heyecanlı oldu. Parkuru tamamlayıp tekrar gelmek istiyoruz.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TEKİRDAĞ (AA) – Denizin ve ormanların bütünleştiği Şarköy ilçesinin Uçmakdere Mahallesi’nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınındaki normalleşme sürecinde, yamaç paraşütü uçuşları hız kazandı.

Özellikle İstanbul ve yakın kentlerden gelen ekstrem spor tutkunları, maviyle yeşilin bir arada olduğu Uçmakdere’de yamaç paraşütü yaparak gökyüzüyle buluşuyor.

Yerli ve yabancı paraşüt tutkunları, hafta içi ve özellikle cumartesi günleri gökyüzünde salgının stresini atıyor.

Ekstrem spor tutkunları, Marmara Denizi’ni ve Ganos Dağı’nın sunduğu güzellikleri gökyüzünden izleme imkanı buluyor.

Özellikle İstanbullular ilgi gösteriyor

Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine, Tekirdağ’ın yamaç paraşütünün gözde yerlerinden olduğunu söyledi.

Uçmakdere’nin doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyenlerin huzur bulduğu bir yer olduğunu ifade eden Hacıoğlu, “Burası her mevsim uçuşa elverişli bir bölge. Uçmakdere yamaç paraşütü yapanlar tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Salgında stres atmak isteyenler buraya geliyor. Özellikle İstanbul’dan çok sayıda ziyaretçi gelip uçuş yapıyor. Doğanın tadını çıkaran ziyaretçiler daha sonra gökyüzüyle buluşmanın keyfini yaşıyor. Yeşilin ve mavinin tadını gökyüzünde yaşamak isteyen herkesi buraya bekliyoruz.” dedi.

Yamaç paraşütü için İstanbul’dan gelen Selim Arlı da Uçmakdere’nin eşsiz bir güzelliğe sahip olduğunu dile getirdi.

Yakın olduğu için Tekirdağ’ı tercih ettiğini anlatan Arlı, “Havanın uygun olduğu zamanlar genelde Tekirdağ’a geliyorum. Pandemiden sonra da buralar çok cazip gelmeye başladı. Buranın havası çok güzel. Güzel uçuşlar yapıyoruz.” diye konuştu.

Edirne’den Uçmakdere’ye gelen Selim Erçoban ise salgın sürecinde herkesin sıkıldığını vurgulayarak, “Tavsiyeler üzerine bu güzel yere yamaç paraşütü yapmaya geldik. Burada profesyonel hocalarla ilk kez uçuş yapacağız, çok merak ediyorum. Beğenirsem her zaman geleceğim. Burası harika bir yer, cennetten bir köşe gibi. Burasını çok sevdik eşsiz bir güzelliği var. Herkes gelip görmeli.” diye konuştu.

Muğla’nın Fethiye ilçesindeki 1965 rakımlı Babadağ’dan kış ve bahar aylarında yapılan yamaç paraşütü uçuşları, eşsiz Ölüdeniz manzarasıyla misafirlerini unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.

Ölüdeniz Mahallesi’ndeki Babadağ Hava Sporları ve Rekreasyon Merkezi, her yıl yamaç paraşütü yapmak isteyen binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Yamaç paraşütü pilotlarının hazırlıklarının ardından pistlerden havalanan tatilciler, karlı Babadağ ve Ölüdeniz’in etkileyici manzarasını kuş bakışı izleme fırsatı buluyor.

Adrenalin tutkunları, pilotların yaptığı akrobasi hareketleriyle yerden yaklaşık 2 bin metre yükseklikte heyecan dolu dakikalar yaşıyor.

Beyaz örtüyle kaplı Babadağ’ın zirvesi ve Ölüdeniz’in eşsiz manzarası eşliğinde yapılan yamaç paraşütü uçuşları, Anadou Ajansı (AA) ekibince görüntüledi.

“Karların üzerinden Ölüdeniz’in sıcak kumlarına iniyoruz”

Yamaç paraşütü pilotu Barış Aksoy, AA muhabirine, Babadağ’ın iki kişi yapılan yamaç paraşütü uçuşları için dünyanın en güzel noktalarından olduğunu söyledi.

Babadağ’daki yamaç paraşütü uçuşlarının çoğunlukla yaz aylarında yapıldığını vurgulayan Aksoy, şunları kaydetti:

“Kış aylarında da uygun hava olursa uçuş yapıyoruz. Fethiye’de her yağmurlu, fırtınalı günün ardından genellikle güneş doğuyor. 1200 metredeki kalkış pisti kar altında kalmadığı için buradan uçuş yapabiliyoruz. Pistten kalkışımızın ardından Babadağ’ın ihtişamını görebiliyoruz. Önümüzde de mavi ile turkuaz renkli Ölüdeniz bizleri karşılıyor. Uçuşlarımızda kar manzarası ve denizi aynı anda seyrettiriyoruz. Karların üzerinden Ölüdeniz’in sıcak kumlarına iniyoruz.”

“Kış görselleri yaza göre daha güzel oluyor”

Yamaç paraşütü pilotu Muhammet Selçukoğlu da Babadağ’dan yaz ve kış aylarında yamaç paraşütü uçuşlarının devam ettiğini dile getirdi.

Bölgenin iklimi dolayısıyla kış aylarında da zaman zaman uçuş yapıldığını anlatan Selçukoğlu, “Hava şartları müsaade ettiği zamanlarda uçuş yapıyoruz. Burada kış görselleri yaza göre daha güzel oluyor. Bulutlu havalar da güzel görseller oluşturuyor. Deniz, kışın daha turkuaz oluyor ve kendisini görsel olarak daha etkileyici gösteriyor.” dedi.