Mağaralarda yapılan araştırmalar bilim dünyasına 20 yeni tür kazandırdı

ANKARA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 15 ildeki 62 mağarada yapılan araştırmalarda 20 yeni omurgasız hayvan türü bilim dünyasına kazandırıldı.

AA muhabirinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünden edindiği bilgiye göre, Türkiye mağara oluşumları yönünden zengin bir ülke. Türkiye’nin jeolojik yapısı ve yağış rejimi de mağara oluşumuna uygun.

Türkiye genelinde yaklaşık 40 bin mağara bulunduğu tahmin ediliyor. Bakanlık, tüm yapısı araştırılarak ortaya çıkarılan mağara sayısı çok az olduğu için araştırmalara hız verdi.

Bakanlık tarafından hayata geçirilen projeyle geçen yıl Konya, Gümüşhane, Kırklareli, Zonguldak, Karabük ve Eskişehir’in aralarında olduğu 15 ildeki 62 mağarada yapılan araştırmalar tamamlandı. Araştırmaların tamamlandığı alanlar arasında 10 kilometre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 2’inci mağara sistemi olan Zonguldak’taki Kızılema-Cumayanı mağaraları da yer alıyor.

Yapılan araştırmalarda mağaraların jeolojik ve ekolojik özellikleri tespit edildi.

Aralarında daha önce hiç bilinmeyenlerin de yer aldığı mağaralardan beklemeyen sonuçlar elde edildi.

Mağaralarda makarna ve pırasa biçimli sarkıtlar, dikitler, sütunlar, havuzlar, damla taşları, mağara incileri, mağara gülleri ve ebruları, dikitsiz sarkıtlar gibi pek çok jeolojik oluşum tespit edildi. Ayrıca araştırmalar sonucunda 20 yeni omurgasız hayvan türü bilim dünyasına kazandırıldı.

Mağaraların, uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan türlerin evi olduğu tespit edildi

Mağaraları barınak olarak kullanan ve uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan nalburunlu, farekulaklı, uzun kanatlı gibi birçok yarasa türünün yanı sıra bazı mağaralarda yediuyurlar, kaya faresi, su samuru, tilki, sansar, gelincik, vaşak gibi memeli hayvanların yaşadığı da raporlandı.

Nesli tehdit altındaki yarasa türlerinin barındığı, su samurlarının beslenme amaçlı kullandığı bu mağaralar da acilen koruma altına alınacaklar listesine eklendi. Mağara sisteminde tespit edilen kirliliğin önlenmesi için acil eylem planları hazırlanıyor.

Bakanlık, araştırması tamamlanan bu mağaraların 20’sini “Tabiat Varlığı” olarak tescil ederek koruma altına aldı. Diğer mağaraların ise koruma altına alınma süreci devam ediyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

GÜMÜŞHANE(AA) – Doğu Karadeniz’i Orta Doğu, Kafkaslar ve İran’a bağlayan tarihi İpek Yolu’nda Gümüşhane yönünde yapımına Nisan 2016, Trabzon yönünde ise Ağustos 2016’da başlanan projede 500 kişi çalışıyor.

Yerin 900 metre altındaki 4 aynada 24 saat esasına göre ilerletilen projenin, Doğu Anadolu’nun Karadeniz sahili ile bağlantısını daha güvenli hale getirerek ulaşım maliyetini azaltması bekleniyor.

Mevcut yolu 8 kilometre kısaltarak Trabzon-Gümüşhane arasındaki ulaşım süresini 40 dakikaya düşürmesi hedeflenen tünelin lojistik açıdan limana ve ürüne ulaşım noktasında bölgeye yatırım yapacak girişimcilere ciddi kolaylık sağlayacağı ve ticari yaşamı canlandıracağı öngörülüyor.

Çift tüp uzunluğu 29 kilometre olacak projede, her iki tüpte de 12 bin 500’er metre olmak üzere toplamda 25 bin metrelik kazı işi tamamlandı.

Kazı işleminin yüzde 87’si tamamlanan tünelde, beton kaplama imalatının da yüzde 65’lik kısmı tamamlanarak 19 kilometre geçildi.

Yeni Zigana Tüneli’nde tek tüpte ışığın görünmesine ise son 2 kilometre kaldı.

Proje kapsamında ayrıca Türkiye’de ve Avrupa’da ilk defa kara yolu tünellerinde uygulanacak ve havalandırma sistemlerinin bir parçası olan 3 noktada 6 havalandırma şaft yapı çalışmalarında ise 880 metre geçildi.

“Faydaları zahmetini unutturacak bir proje”

Tünel şefi olarak görev yapan jeoloji mühendisi Cahit Baydar, AA muhabirine, 2016 yılından itibaren projeye emek harcandığını, yoğun gayretle sonuçlandırmaya çalıştıklarını anlattı.

Baydar, şantiyede yaşamın ve yer altında çalışmanın zorluklarına işaret ederek, tecrübeli bir ekiple çalışmanın zorlukların üstesinden gelmede kendileri için şans olduğunu belirtti.

Projenin dünya ve Avrupa’da sayılı büyük projelerden olduğuna dikkati çeken Baydar, “Tamamlandığında ve artılarını düşündüğümüzde zahmeti gözümüze gelmiyor. Bizim için faydaları zahmetini unutturacak bir proje. Böyle bir büyük projede yer almak bizi motive ediyor.” dedi.

Salgın sürecinde çalışmaların aksamadığını dile getiren Baydar, her şeye rağmen gayretle tüneli bir an önce tamamlamaya çalıştıklarını bildirdi.

“Büyük bir miras bırakacağız”

Tünelde patlatma görevlisi olarak çalışan Osman Bayrak da projenin başından beri gayretle çalışmaya devam ettiğini söyledi.

Projede yer almanın kendisi için iş dışında başka anlamlar da taşıdığına işaret eden Bayrak, “Yeni Zigana Tüneli’nde çalışmaktan gurur duyuyorum. Yarın çocuklarımıza çalışma hayatımızla ilgili böyle büyük bir miras bırakacağız. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

İnşaatta jumbo olarak tabir edilen kaya delici makineyi kullanan operatör Semih Emre Germiş ise yaklaşık 4,5 yıldır burada görev aldığını aktardı.

Böylesine büyük bir projede çalışmanın kendisi için motive edici etkisinin olduğuna dikkati çeken Germiş, salgının zorluklarına rağmen durmadan çalışmayı sürdürdüklerini anlattı.

Her şeye rağmen işi bir an önce bitirmek istediklerini dile getiren Germiş, “Burada maske ile çalışıyoruz. Tam kapanmayı yaparak 60 gün evimize gitmediğimiz zamanlar oldu. Tedbirli ve motive çalışıyoruz. Burada olmaktan mutlu ve gururluyuz.” diye konuştu.

Yeni Zigana Tüneli Projesi

Yeni Zigana Tüneli ile Başarköy Vadisi’nden 1015 metre kotundan girilerek, 1264 metre kotuna yüzde 3,30 eğimle tırmanılıp daha sonra yüzde 0,85 eğimle Köstere Vadisi’nden 1212 metre kotundan çıkmak suretiyle Zigana Dağı geçilecek.

Mevcut Zigana Tüneli yaklaşık 1800 metre kotlarından geçerken, Yeni Zigana Tüneli’ne ise 800 metre düşük kottan girilerek Zigana Dağı yaklaşık 560 metre düşük kottan geçilmiş olacak.

Gümüşhane-Trabzon arasındaki mesafeyi 8 kilometre kısaltacak proje için 2,7 milyon metreküp kazı, 800 bin metreküp beton imalatı gerçekleştirilecek.

Zigana Dağı’nın önce tırmanılması, ardından da inilmesi dolayısıyla Gümüşhane-Trabzon arasındaki 100 kilometrelik virajlı yol, hava ve yol durumuna göre değişmekle birlikte 1-1,5 saat arasında gidilebiliyor.

Türkiye’nin en uzun kara yolu tünelinin ulaşıma açılmasının ardından bu yolun 40 dakikada alınacağı tahmin ediliyor.

ESKİŞEHİR(AA) – Sivrihisar Uluslararası Sportif Havacılık Merkezinin, Eskişehir’e 94 kilometre uzaklıktaki ilçenin Yeşilköy Mahallesi’nde 2014’te faaliyete geçirdiği Necati Artan Tesisleri’ndeki M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi, 2018’de 800 metrekare alanda ve tek hangar olarak açıldı.

Çeşitli uçak motorları ve hava araçlarının sergilendiği müzenin alanı, 3 yılda yaklaşık 3 kat genişletilerek 2 bin 340 metrekare üzerinde üç hangara yayıldı. Müzenin envanterine de 3 uçak ve bir helikopter eklendi.

Müzenin dikkat çeken hava taşıtları arasında, Vietnam Savaşı’nda ve çekimleri Türkiye’de yapılan, Jason Statham’ın rol aldığı “Five Eyes” filminde kullanılan Bell UH-1H helikopteri, Türkiye’de uçar durumdaki en yaşlı uçak unvanına sahip iki Boing Strearman A75N1 (PT-17), İkinci Dünya Savaşı’nda yer almasının yanında “Er Ryan’ı Kurtarmak”, “Memphis Belle”, “Güneş İmparatorluğu”, “Şeref ve Cesaret” ile “Fury” gibi filmlerde sahne alan P-51D Mustang, 1996’da çekilen ve aynı yıl 9 dalda Oscar ödülü kazanan “İngiliz Hasta” filmindeki Tiger Moth bulunuyor.

Bu araçların yanı sıra Cessna 195 A, T-6G Texan, Douglas DC-3, Antonov AN-2, Fouga CM. 170 Magister ve Süpermarine Spitfire uçakları ile uçak motorları, microlight ve ultralight da müzenin envanterinde yer alıyor.

Kurulduğunda tek hangardaydı, şimdi 3 hangarda hizmet veriyor

Sivrihisar Uluslararası Sportif Havacılık Merkezi Organizasyon Komitesi Başkanı Senan Öztürk, AA muhabirine, M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi’nin 2019’de 800 metrekare alanda ve tek hangardayken iki hangarın daha eklenmesiyle 2 bin 340 metrekareye ulaştığını söyledi.

Müzede hava araçlarının sergilendiği alanların dışında lobi binası, okuma salonu ve hediyelik eşya bölümünün bulunduğunu anlatan Öztürk, şöyle konuştu:

“Envanterimize Antonov AN-2, Cessna 195 A ve Tiger Moth uçakları ile Bell UH-1H helikopteri yeni katıldı. Tiger Moth uçağımız 1996’de çekilen ve aynı yıl 9 dalda Oscar ödülü alan ‘İngiliz Hasta’ adlı filminin adeta başrol oyuncularından biri gibiydi. UH-1H helikopterimiz ise Vietnam’da düşürülmüş, parçaları yeniden bir araya getirilerek şimdiki halini aldı. Bu helikopter, Guy Ritchie’nin yönettiği, Jason Statham’ın başrol oynadığı ‘Five Eyes’ filmindeki bazı sahnelerde yer aldı.

Müzemizin en önemli özelliği envanterimizdeki hava taşıtlarının uçar durumda olması, ziyaretçilerimizin bunlarla uçuş deneyimi yaşayabilmesidir. Müzede bulunan 13 hava taşıtının 9’u halihazırda uçabiliyor.”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgın tedbirleri nedeniyle müzenin ziyarete kapalı olduğunu dile getiren Öztürk, “Şartlarımız normale döndüğünde herkesi bekliyoruz. Gökyüzü sevdalıları ve uçakları yakından görmek isteyen herkes, pandemi bittiğinde müzemizi ziyaret edebilir.” dedi.

Öztürk, M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesine, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özel müze olarak onay verildiğini aktardı.