Malatya Şeker Fabrikası'ndan tarihi rekor

İSTANBUL (AA) – Türk Şeker Sanayi'nin 15'inci şeker fabrikası olan Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası, 2020-2021 döneminde gerçekleştirdiği 68 bin ton şeker üretimiyle son 40 yılın rekorunu kırdı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası’nda 1 Eylül'de başlayan 159 günlük maraton sona erdi.

Son 20 yılın en uzun soluklu maratonunun yaşandığı 2020-2021 dönemi sonunda, fabrikada şeker üretiminde son 40 yılın rekoru kırıldı.

– Şeker üretimi yüzde 29 arttı

Tüm zamanların en çok pancarının işlendiği söz konusu dönemde, fabrikanın şeker üretimi bir önceki yıla göre yüzde 29 arttı. Fabrika, bu dönemde 68 bin ton şeker üreterek tarihi bir rekora imza attı.

Türkşeker Malatya Şeker Fabrikası, ortaya koyduğu bu performansla 2020-2021 döneminde toplam 500 milyon lira katma değer oluşturarak şehrin ekonomisine de büyük bir katkı sağladı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MALATYA (AA) – Yeşilyurt ve Akçadağ ilçelerinde üretilen ve kendine has tadıyla bilinen Banazı karası üzümünde hasat, mevsimsel şartlara bağlı olarak eylül ayının ikinci haftasında başlıyor. Üreticiler tarafından bağdan toplanan üzümler, kurutma işlemlerinin ardından tüketicilere sunuluyor.

Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, AA muhabirine, ilçenin tarım, sanayi ve turizmle ön plana çıktığını söyledi.

İlçe tarımının gelişimine katkı sağlamak amacıyla 2019’da Yeşilyurt Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünü kurduklarını belirten Çınar, yörede yetişen ancak bilinirliği az olan tarım ürünlerinin tanıtılması ve katma değerinin arttırılması hedefiyle çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Çınar, üreticilerin nitelikli ürünlere yönelmesi noktasında onlara teknik destek verdiklerini dile getirerek, “Bu kapsamda ilçenin farklı noktalarında sera ile kapama kiraz ve vişne bahçeleri oluşturduk. Tarımsal üretim merkezimizde nohut, fasulye, buğday ve arpa ektik. Her yıl bahar ayında üreticilerimize daha kaliteli ürün elde edebilmeleri için fide desteği veriyoruz. Bu yıl 200 bin fide çiftçilere verdik.” dedi.

Kentin, dünya kayısı başkenti olarak bilindiğini ancak meyve çeşitliliği açısından Malatya’nın her bölgesinde farklı ürünlerin yetiştiğine işaret eden Çınar, Yeşilyurt’un kendine özgü kirazı ve üzüm çeşitlerinin bulunduğunu kaydetti.

Çınar, ilçeye has tarım ürünlerinin tescillenmesi için çalışma yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“İlçede kurutmalık amacıyla yetiştirilen Malatya Banazı karası üzümünün tescili için yaptığımız başvuru Türk Patent ve Marka Kurumunca olumlu sonuçlandı. Gündüzbey Mahallesi’nin üst kesimleri, Banazı, Cafana ve Gözene bölgelerinde yöreye ait çok güzel üzümler yetişiyor. Banazı karası siyah üzümümüz hasadın ardından güneşte kurutuluyor. Banazı karası, kuru yemişçilerde çerez olarak tüketiciye sunuluyor. Bu üzüm, gün kurusu kayısı çekirdeğiyle gerçekten kış gecelerinin en güzel muhabbet yiyeceği diyebiliriz.”

Banazı karası üzümünün bölgede uzun yıllardır yetiştirildiğini ancak yeterince tanıtılmadığını dile getiren Çınar, “Fırat Kalkınma Ajansının desteğiyle tescil için süreci takip ettik. Ürünümüzü Türk Patent ve Marka Kurumu tescilledi. Malatya Banazı karası üzümü, tescille Türk Patent ve Marka Kurumunun listesinde ilçemizin ürünü olarak yerini aldı. Böylece ticari olarak talep artacak.” ifadelerini kullandı.

“Geçen yıl kurusunun kilogramı 30-35 liradan alıcı buldu”

Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz da üzümün tescillenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Solmaz, geçmişte yörede yetişen üzümü bilenlerin tanıdıkları vasıtasıyla temin etmeye çalıştıklarını belirterek, “Daha önce İstanbul, Ankara ve diğer büyük şehirlerden Malatya Banazı karası üzümü, tanıdıklar vasıtasıyla temin edilirdi. Geçen yıl üzümün kurusunun kilogramı 30-35 liradan alıcı buldu, fiyatların bu yıl yükselmesi yönünde çiftçinin beklentisi var.” dedi.

“Mutluyuz, pazarımız artacak”

Özkan Koca da yıllardır ilçede ürettikleri üzümün tescillenmesinin kendileri için memnuniyet verici bir gelişme olduğunu söyledi.

Malatya Banazı karası üzümünün pazarda hak ettiği yeri şimdiye kadar alamadığını ancak tescilin ardından hak ettiği noktaya geleceğine inandıklarını anlatan Koca, “Üzümümüzün tanınırlığı daha da artacak, bazı yerlerde ismimizi kullanarak farklı üzümler satıyorlardı. Tescillendiği için artık bizim üzümün ismini kullanarak farklı satamayacaklar. Mutluyuz, pazarımız artacak.” diye konuştu.

MALATYA (AA) – İlçedeki ağaçlardan toplanan dutlar, büyük kazanlarda kaynatılarak şıraya dönüştürülüyor. Bu şıraya un, süt ve nişasta eklenerek kaynatma işlemine devam ediliyor.

Bir süre kaynatıldıktan sonra kıvama getirilen şıra, kap kacak yardımıyla damlara taşınıp bezlere serildikten sonra üzerine haşhaş serpilerek güneşte kurutulmaya bırakılıyor.

Bezlerde kuruyan ve çıkarılan pestiller, daha sonra kadınlar tarafından çeşitli ölçülerde kesilerek yurt içi ve yurt dışına gönderiliyor.

Malatya’nın “damak çatlatan” lezzetleri arasında yer alan ürün, yıllardır geleneksel yöntemlerle imece usulü hazırlanıyor.

Her hanede kadınlar tarafından yaklaşık 500 kilogram üretilen ve kilogramı 45-50 liraya alıcı bulan pestil, yörede kış aylarının vazgeçilmez yiyecekleri arasında yer alıyor.

“Komşu ve akrabalarla bir araya gelip imece usulüyle yapıyoruz”

Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde 67 yaşındaki Feride Doğan, AA muhabirine, her yıl akraba ve komşularla toplanarak pestil sezonunu açtıklarını söyledi.

Sezonun yaklaşık bir ay sürdüğünü dile getiren Doğan, şöyle devam etti:

“Pestili dut pekmezinden yapıyoruz. Dutlarımız çekirdekli olduğu için şeker oranı da fazla. Pestilimiz doğaldır. Önceleri kendi ailemiz için yapıyorduk, daha sonra komşular ve akrabalardan gelen misafirlere verdikçe siparişler başladı. Siparişler çok olunca işimiz daha da çoğaldı. Önce kendi ailemize ayırıyoruz, fazla olanları gönderiyoruz.

Pestil, haziran ayında dutların olmasıyla başlıyor. Pekmezlerimizi yapıyoruz. Tabi bu süreçte kayısı araya giriyor. Kayısı işini bitirdikten sonra pestil sezonuna yeniden başlıyoruz. Komşular ve akrabalarla bir araya gelip sıra oluşturuyoruz, imece usulüyle yapıyoruz.”

“Pestili yapmadan siparişler geliyor”

Pestilin asırlardır kentte ve ilçelerde yapıldığını aktaran Doğan, 20 yıldır pestil yapım işiyle uğraştığını ifade etti.

Pestil yapımının zahmetli bir iş olduğunu anlatan Doğan, “Yapımı için bir gün önceden hazırlık yapıyoruz. Sabah ezanı okunmadan önce kalkıyoruz. Kazanın altını yakıp suyu kaynatıyoruz. Komşularla bir araya gelip malzemeleri hazırlayıp pestili yapmaya başlıyoruz. Müşterilerimiz var. Pestili yapmadan siparişler geliyor. İstanbul, Ankara ve Almanya’dan isteyenlere gidiyor. Daha önce yiyenler birbirlerine haber verdiği için sipariş ağı daha da gelişiyor.” dedi.

Yaklaşık 30 yıldır pestil yapan Bediha Doğan da komşular ve akrabalarla böyle bir ürün çıkardıkları için ev ekonomisine de katkı sağladıklarını belirtti.

Pestilin yapım aşamalarının zahmetli olduğuna değinen Doğan, şunları kaydetti:

“Önce suyundan başlıyoruz pekmezi koyuyoruz. Daha sonra hamurunu yapıyoruz. 1 kilogram un 3 kilo nişasta 5 kilo süt ile hamurunu yoğurduktan sonra haşlıyoruz. Tekrar kazana koyup karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra da bezlerin üzerine seriyoruz. Bezden çıkardıktan sonra kurumuş oluyor zaten kesme aşamasıyla beraber bitiyor. Kayısı sezonu erken bitti. Komşularla bir araya geldik ve erken yapmaya karar verdik. Bu yıl 50 liradan satacağız. İstanbul, Ankara ve Almanya’dan sipariş edenler var. Malatya içerisinden var. Malatya haşhaşlı dut pestilinin coğrafi işaret almasından dolayı siparişlerimizde yoğunluk var.”