Manisa'da gelin geldiği köye muhtar olan kadın, icraatlarıyla fark yarattı

MANİSA (AA) – Manisa'nın Yunusemre ilçesinde 21 yıl önce gelin geldiği köyün ilk kadın muhtarı olan Hülya Gezer, yaptığı hizmetlerle insanların hayatını kolaylaştırdı.

İlçeye 50 kilometre uzaklıktaki Yuntdağ bölgesinde 100 haneli, 360 kişinin yaşadığı kırsal Asmacık Mahallesi'ne 1999 yılında gelin olarak gelen Gezer, 2014'teki yerel seçimlerde erkek rakibini geride bırakarak mahallenin ilk kadın muhtarı oldu.

Göreve başladıktan sonra sorunları çözmek için kolları sıvayan 3 çocuk annesi Gezer, ilk döneminde içme suyu hattını ve yolları yeniledi, sokaklara parke taşı döşetti.

Atıl durumdaki eski okul binasının onarımını sağlayarak kadınlar için "Yuntdağı Yöresel Bezi Dokumacılığı" atölyesi açan Gezer, 30 kadının meslek sahibi olduğu atölyede üretilen ürünlerin satışını da sağladı.

Gezer, 2 yıl önce Manisa ziyaretinde görüştüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, mevcut caminin çok eski olduğunu aktararak yeni bir cami yapılmasını istedi. Gezer'in talebi üzerine hayırsever Polat Yağcı tarafından yaptırılan caminin ramazan ayında ibadete açılması planlanıyor.

Hülya Gezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2014 yılında ilk adaylığını koyduğunda birçok mahalle sakininin bunu olumsuz karşıladığını, "Kadından muhtar mı olur" tepkisiyle karşılaştığını ancak kadınların da desteğiyle kazanmayı başardığını anlattı.

Mahallenin ilk kadın muhtarı olmasının ardından "Bu bilek işi değil, yürek işi" diyerek işe başladığını, mahalleye sağladığı hizmetlerle kadından çok iyi muhtar olabileceğini gösterdiğini aktaran Gezer, şöyle konuştu:

"2019'daki seçimlerde yeniden aday olmamı istediler ve beni teşvik ettiler. Şu anda bir kadın muhtar köylüye hiç garip gelmiyor. Fakat yeni gelenler bir şaşkınlık yaşıyor. Ben aslında tüm kadınlara, istediklerinde neleri başarabileceklerini göstermek istedim. Kadınlar gerçekten daha ince düşünüp, daha çalışkan oluyorlar. Erkekleri gücendirmek gibi olmasın ama kadınlar hizmet işinde daha aktifler."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MANİSA (AA) – Gediz Ovası, Demirköprü Barajı, Marmara Gölü ve antik çağ coğrafyacısı Strabon’un “Yanık Ülke” olarak tanımladığı jeoparkın ortasında yer alan Adala Kanyonu, sönmüş lav akıntılarının arasında doğal güzelliklerinin yanı sıra Gediz Nehri’ne de eşlik ediyor.

Doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin tercih ettiği kanyon, kamp yapmak ve doğayla baş başa kalmak isteyenlerin de uğrak noktası.

Adala Kanyonu, yemyeşil doğası, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık geçmişi ve coğrafi yapısıyla keşfedilmeyi bekleyen Ege’nin önemli tabiat varlığı olarak dikkati çekiyor.

Sıcak yaz günlerinde ziyaretçilerine serinleme fırsatı veren kanyon, eşsiz doğası, 25 metre yüksekliğindeki şelalesi, Kız Köprüsü ve çam ormanlarıyla ziyaretçilerini bekliyor.

Jeopark Belediyeler Birliği Turizm Sorumlusu Ali Karataş, AA muhabirine, kanyon içinde ve çevresinde doğa sporlarına uygun güzergahlar ve rotalar oluşturacaklarını belirtti.

Doğa yürüyüşçülerine ve kampçılığa ilgi duyanları bölgeye çekmeye çalıştıklarını ifade eden Karataş, “Doğa sporları önemli bir tanıtım aracı. Bizler için doğa yürüyüşleri, bisiklet parkurları ve doğa sporlarıyla ilgili etkinlikler oldukça önemli. Su geçişleri, tırmanmalar ve güzergahlar her yaştan vatandaşımıza gayet uygun. Doğayla baş başa zaman geçirmek isteyen herkesi Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkına ve eşsiz jeositlerimize bekliyoruz.” dedi.

Salihli Belediyesi Başkan Yardımcısı Mahmut Süreyya Karaoğlu ise Jeopark Belediyeler Birliği tarafından desteklenen doğa sporları organizasyonlarında cazibe merkezi haline getirmek istedikleri kanyonun büyük bir turizm potansiyeli barındırdığını ifade etti.

Tarihte “Hermos” olarak anılan günümüzdeki adıyla Adala Kanyonu’nu daha fazla tanıtmak istediklerini dile getiren Karaoğlu, “Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı’nın önemli jeositlerinden biri olan kanyon, yürüyüş sporuyla ilgilenenler için önemli güzergahlara sahip. Son dönemde özellikle doğa severlerin gözle görülür artan bir ilgisi var.” değerlendirmesinde bulundu.

MANİSA (AA) – Manisa’nın Soma ilçesindeki maden faciasına ilişkin, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma kararının ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın Bülent Ciğeroğlu Kültür Merkezi’ndeki duruşmasına şehit madencilerin yakınları ve avukatlar katıldı.

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, SEBGİS aracılığıyla katılırken diğer sanıklar katılmadı.

Mahkeme heyeti, Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 20 yıl, maden mühendisleri Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt hakkında ise 12’şer yıl 6’şar ay hapis cezası kararı verdi.

Bilirkişi raporlarında acil eylem planı yöneticisi olarak tespit edilen sanık Haluk Evinç ise beraat etti.

Dava süreci

Soma’da 13 Mayıs 2014’te 301 maden işçisinin ölümü, 162’sinin yaralanmasıyla sonuçlanan facianın ardından devam eden dava sürecinde 11 Temmuz 2018’de, 5 tutuklu sanığın 15 yıl ile 22 yıl 6 ay arasında değişen hapisle cezalandırılmasına, 9 sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 37 sanığın ise beraatine karar verilmişti. Bu kararla şirket yönetim kurulu başkanı Can Gürkan’ın 15 yıl hapsine hükmedilmişti.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, davada yerel mahkemenin 5 tutuklu sanığa verdiği hapis cezalarını yerinde bulmuş, Can Gürkan’ın ise yurt dışı yasağı konularak tahliye edilmesine karar vermişti.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise temyiz incelemesinde Can Gürkan, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt hakkında verilen kararları bozmuş, Haluk Evinç’in yargılanmasındaki eksiklerin giderilmesi gerektiğini de belirleyerek yeniden yargılanmalarına hükmetmişti.