Manisa'da su tasarrufu için uygulanan 'kaya bahçeleri' yaygınlaşıyor

MANİSA (AA) – Suyun daha ekonomik kullanılması için Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi Başkanlığınca geliştirilen “kaya bahçeleri”, yaygınlaşmaya başladı.

Mevcut peyzaj uygulamalarına kıyasla daha az maliyetli ve 10 kat su tasarrufu sağladığı belirtilen kaya bahçeleri, büyükşehir belediyesi ekipleri tarafından şu ana kadar kentin 6 noktasına kuruldu.

Manisa’nın kayalık bölgeleri Yundağı ile volkanik araziden getirilen doğal taşlarla oluşturulan bahçelere, kurak iklime dayanıklı kaktüs, kaz ayağı, Japon ayvası, agav nandini ve Çin çalısı gibi 25’e yakın bitki dikilebiliyor.

Peyzaj çalışmasına estetik görüntü kazandıran volkanik kayalar, sulama işleminin ardından toprağı nemli tutuyor.

Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi Başkanı Hakan Göktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, peyzaj alanlarının sulanmasının ciddi su sarfiyatına yol açtığını belirtti.

Peyzaj sulamasında kullandıkları 20 sondaj kuyusunun, yer altı suyu seviyelerinin düşmesi sonucu kuruduğunu hatırlatan Göktaş, “Su tasarrufu sağlamak amacıyla, park, bahçe ve yol kenarlarına kurmaya başladığımız kaya bahçelerini Manisalıların beğenisine sunduk. Bu projede susuzluğa dayanıklı bitkiler kullanıyoruz. Normalde 3 ila 5 metrekarede yapılan kaya bahçesini, biz 550 metrekarelere çıkardık.” dedi.

Düşük maliyetle oluşturulan kaya bahçesinin diğerlerine göre 10 ila 15 kat arasında su tasarrufu sağladığını vurgulayan Göktaş, “Örneğin çim alanı peyzaj, temmuz ve ağustosun en sıcak dönemlerinde günde 6-7 kez sulanmak ister. Kaya bahçesi ise en sıcak zamanlarda bile iki günde bir sulanmaktadır.” diye konuştu.

Göktaş, aldıkları olumlu tepkiler üzerine uygulamayı yaygınlaştırmaya başladıklarını dile getirdi.

Bu çalışmayı Manisa’nın geneline yaymak istediklerine dikkati çeken Göktaş, “Çim ekimi, gübresi, tohumu, ara ekimi ve biçilmesi ciddi bir maliyet. Biz siyah ve gri olan kayaları Yunt Dağı’ndan, volkanik kayaları ise Kula’dan getirdik. Güzel bir çalışma olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda Salihli ve Alaşehir’den de talepler aldık.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MANİSA (AA) – Gediz Ovası, Demirköprü Barajı, Marmara Gölü ve antik çağ coğrafyacısı Strabon’un “Yanık Ülke” olarak tanımladığı jeoparkın ortasında yer alan Adala Kanyonu, sönmüş lav akıntılarının arasında doğal güzelliklerinin yanı sıra Gediz Nehri’ne de eşlik ediyor.

Doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin tercih ettiği kanyon, kamp yapmak ve doğayla baş başa kalmak isteyenlerin de uğrak noktası.

Adala Kanyonu, yemyeşil doğası, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık geçmişi ve coğrafi yapısıyla keşfedilmeyi bekleyen Ege’nin önemli tabiat varlığı olarak dikkati çekiyor.

Sıcak yaz günlerinde ziyaretçilerine serinleme fırsatı veren kanyon, eşsiz doğası, 25 metre yüksekliğindeki şelalesi, Kız Köprüsü ve çam ormanlarıyla ziyaretçilerini bekliyor.

Jeopark Belediyeler Birliği Turizm Sorumlusu Ali Karataş, AA muhabirine, kanyon içinde ve çevresinde doğa sporlarına uygun güzergahlar ve rotalar oluşturacaklarını belirtti.

Doğa yürüyüşçülerine ve kampçılığa ilgi duyanları bölgeye çekmeye çalıştıklarını ifade eden Karataş, “Doğa sporları önemli bir tanıtım aracı. Bizler için doğa yürüyüşleri, bisiklet parkurları ve doğa sporlarıyla ilgili etkinlikler oldukça önemli. Su geçişleri, tırmanmalar ve güzergahlar her yaştan vatandaşımıza gayet uygun. Doğayla baş başa zaman geçirmek isteyen herkesi Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkına ve eşsiz jeositlerimize bekliyoruz.” dedi.

Salihli Belediyesi Başkan Yardımcısı Mahmut Süreyya Karaoğlu ise Jeopark Belediyeler Birliği tarafından desteklenen doğa sporları organizasyonlarında cazibe merkezi haline getirmek istedikleri kanyonun büyük bir turizm potansiyeli barındırdığını ifade etti.

Tarihte “Hermos” olarak anılan günümüzdeki adıyla Adala Kanyonu’nu daha fazla tanıtmak istediklerini dile getiren Karaoğlu, “Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı’nın önemli jeositlerinden biri olan kanyon, yürüyüş sporuyla ilgilenenler için önemli güzergahlara sahip. Son dönemde özellikle doğa severlerin gözle görülür artan bir ilgisi var.” değerlendirmesinde bulundu.

MANİSA (AA) – Manisa’nın Soma ilçesindeki maden faciasına ilişkin, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma kararının ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın Bülent Ciğeroğlu Kültür Merkezi’ndeki duruşmasına şehit madencilerin yakınları ve avukatlar katıldı.

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, SEBGİS aracılığıyla katılırken diğer sanıklar katılmadı.

Mahkeme heyeti, Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 20 yıl, maden mühendisleri Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt hakkında ise 12’şer yıl 6’şar ay hapis cezası kararı verdi.

Bilirkişi raporlarında acil eylem planı yöneticisi olarak tespit edilen sanık Haluk Evinç ise beraat etti.

Dava süreci

Soma’da 13 Mayıs 2014’te 301 maden işçisinin ölümü, 162’sinin yaralanmasıyla sonuçlanan facianın ardından devam eden dava sürecinde 11 Temmuz 2018’de, 5 tutuklu sanığın 15 yıl ile 22 yıl 6 ay arasında değişen hapisle cezalandırılmasına, 9 sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 37 sanığın ise beraatine karar verilmişti. Bu kararla şirket yönetim kurulu başkanı Can Gürkan’ın 15 yıl hapsine hükmedilmişti.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, davada yerel mahkemenin 5 tutuklu sanığa verdiği hapis cezalarını yerinde bulmuş, Can Gürkan’ın ise yurt dışı yasağı konularak tahliye edilmesine karar vermişti.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise temyiz incelemesinde Can Gürkan, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt hakkında verilen kararları bozmuş, Haluk Evinç’in yargılanmasındaki eksiklerin giderilmesi gerektiğini de belirleyerek yeniden yargılanmalarına hükmetmişti.