Manisa'daki Çıngırak Deresi keşfedilmeyi bekliyor

MANİSA(AA) – Yaklaşık 400 bin yıl önce oluştuğu tespit edilen bölge, Kula ilçe merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Ayvatlar Mahallesi’nden başlayıp Gediz Nehri’ne kadar uzanıyor.

Bölgede yaşayanlar dışında çok bilinmeyen Çıngırak Deresi ve çevresindeki, şelaleler, tarihi çeşmeler ve bitki örtüsü ziyaretçilerde hayranlık uyandırıyor.

Az sayıda doğasever tarafından zaman zaman gruplar halinde ziyaret edilen bu bölgenin turizme kazandırılması Kula Belediyesi ve Jeopark Belediyeler Birliği tarafından çalışma başlatıldı.

Dere ve çevresi için hazırlanan projede bölgeye ulaşımın daha kolay sağlanması amacıyla yol çalışması yapılıyor.

Ziyaretçilerin doğada zaman geçirebilecekleri dinlenme alanları oluşturulması da planlanıyor.

“Doğa sporcularının gözdesi haline getireceğiz”

Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun, AA muhabirine, salgın sürecinde ilçenin turizm potansiyelini ön plana çıkarmak amacıyla çalışmalara hız verdiklerini belirtti.

Kula’nın jeopark alanları, tarihi konaklarıyla çok büyük bir zenginliğe sahip olduğunu aktaran Tosun, “Çıngırak Deresi önemli bir turizm noktası. Pandemi sürecinde bu önemli noktaların ön plana çıkarılması amacıyla planlama ve yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Kula barındırdığı tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli bir destinasyon. Özellikle doğa sporcularının gözdesi haline getireceğiz. Yapılacak yatırımlarla da burası Kula turizmine önemli katkı sağlayacak.” dedi.

Jeopark Belediyeler Birliği Müdürü Yiğit Karakuzu da Çıngırak Deresi’nin bitki örtüsü, bazalt kaya mağaraları, tatlı su kaynakları ve küçük şelalelerle hayranlık uyandırdığını söyledi.

Derenin eşsiz bir jeolojik alan olduğuna işaret eden Karakuzu, “Burası günümüzden yaklaşık 400 bin yıl önce oluşmuş. Kula’da yaşanan volkanik hareketliliğin ikinci evresinde oluşan vadi, Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı’nın önemli bir yürüyüş rotası alanı olmaya aday.” diye konuştu.

Jeopark alanı içerisinde bulunan potansiyel yürüyüş rotalarını belirlemeye çalıştıklarını dile getiren Karakuzu, rotalara ulaşımın daha kolay olması için Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Kula Belediyesinin çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Karakuzu, bu bölgenin jeopark olarak salgın sonrasında turizme çok hızlı bir giriş yapmasını planladıklarını bildirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MANİSA (AA) – Gediz Ovası, Demirköprü Barajı, Marmara Gölü ve antik çağ coğrafyacısı Strabon’un “Yanık Ülke” olarak tanımladığı jeoparkın ortasında yer alan Adala Kanyonu, sönmüş lav akıntılarının arasında doğal güzelliklerinin yanı sıra Gediz Nehri’ne de eşlik ediyor.

Doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin tercih ettiği kanyon, kamp yapmak ve doğayla baş başa kalmak isteyenlerin de uğrak noktası.

Adala Kanyonu, yemyeşil doğası, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık geçmişi ve coğrafi yapısıyla keşfedilmeyi bekleyen Ege’nin önemli tabiat varlığı olarak dikkati çekiyor.

Sıcak yaz günlerinde ziyaretçilerine serinleme fırsatı veren kanyon, eşsiz doğası, 25 metre yüksekliğindeki şelalesi, Kız Köprüsü ve çam ormanlarıyla ziyaretçilerini bekliyor.

Jeopark Belediyeler Birliği Turizm Sorumlusu Ali Karataş, AA muhabirine, kanyon içinde ve çevresinde doğa sporlarına uygun güzergahlar ve rotalar oluşturacaklarını belirtti.

Doğa yürüyüşçülerine ve kampçılığa ilgi duyanları bölgeye çekmeye çalıştıklarını ifade eden Karataş, “Doğa sporları önemli bir tanıtım aracı. Bizler için doğa yürüyüşleri, bisiklet parkurları ve doğa sporlarıyla ilgili etkinlikler oldukça önemli. Su geçişleri, tırmanmalar ve güzergahlar her yaştan vatandaşımıza gayet uygun. Doğayla baş başa zaman geçirmek isteyen herkesi Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkına ve eşsiz jeositlerimize bekliyoruz.” dedi.

Salihli Belediyesi Başkan Yardımcısı Mahmut Süreyya Karaoğlu ise Jeopark Belediyeler Birliği tarafından desteklenen doğa sporları organizasyonlarında cazibe merkezi haline getirmek istedikleri kanyonun büyük bir turizm potansiyeli barındırdığını ifade etti.

Tarihte “Hermos” olarak anılan günümüzdeki adıyla Adala Kanyonu’nu daha fazla tanıtmak istediklerini dile getiren Karaoğlu, “Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı’nın önemli jeositlerinden biri olan kanyon, yürüyüş sporuyla ilgilenenler için önemli güzergahlara sahip. Son dönemde özellikle doğa severlerin gözle görülür artan bir ilgisi var.” değerlendirmesinde bulundu.

MANİSA (AA) – Manisa’nın Soma ilçesindeki maden faciasına ilişkin, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma kararının ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın Bülent Ciğeroğlu Kültür Merkezi’ndeki duruşmasına şehit madencilerin yakınları ve avukatlar katıldı.

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, SEBGİS aracılığıyla katılırken diğer sanıklar katılmadı.

Mahkeme heyeti, Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 20 yıl, maden mühendisleri Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt hakkında ise 12’şer yıl 6’şar ay hapis cezası kararı verdi.

Bilirkişi raporlarında acil eylem planı yöneticisi olarak tespit edilen sanık Haluk Evinç ise beraat etti.

Dava süreci

Soma’da 13 Mayıs 2014’te 301 maden işçisinin ölümü, 162’sinin yaralanmasıyla sonuçlanan facianın ardından devam eden dava sürecinde 11 Temmuz 2018’de, 5 tutuklu sanığın 15 yıl ile 22 yıl 6 ay arasında değişen hapisle cezalandırılmasına, 9 sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 37 sanığın ise beraatine karar verilmişti. Bu kararla şirket yönetim kurulu başkanı Can Gürkan’ın 15 yıl hapsine hükmedilmişti.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, davada yerel mahkemenin 5 tutuklu sanığa verdiği hapis cezalarını yerinde bulmuş, Can Gürkan’ın ise yurt dışı yasağı konularak tahliye edilmesine karar vermişti.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise temyiz incelemesinde Can Gürkan, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt hakkında verilen kararları bozmuş, Haluk Evinç’in yargılanmasındaki eksiklerin giderilmesi gerektiğini de belirleyerek yeniden yargılanmalarına hükmetmişti.