Mardin'de “Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek” sergisi açıldı

MARDİN (AA) – Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi, "Rus Avangardı. Sanat ve Tasarımla Geleceği Düşlemek" sergisini sanatseverlerle buluşturdu.

Sakıp Sabancı Müzesi'nden yapılan açıklamaya göre, Mardin'de, Sakıp Sabancı'nın vasiyeti üzerine Sabancı Vakfı tarafından restore edilerek müze ve sanat galerisine dönüştürülen Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi'ndeki serginin açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Dilek Sabancı, törende yaptığı konuşmada, 2009 yılında açılan müzenin bugüne kadar birbirinden önemli 9 sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi.

Açılışını yaptıkları 10. sergiyle de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinden etkilenen kültür sanat faaliyetlerini bu kadim şehirde yeniden canlandırmaktan gurur duyduklarını kaydeden Sabancı, şunları kaydetti:

"Muhteşem sergimizin yanı sıra dopdolu bir programla sanata doyacağız. Mardin ve Diyarbakır'daki farklı tiyatrolarda çalışan oyuncularla gerçekleştirdiğimiz kıymetli iş birlikleri, müzemizde sahnelenecek tiyatro oyunları bizim için çok değerli. Bilim ve sanat, teknoloji ve kültür bugün hâlâ birbirinden beslenen önemli alanlar. Sabancı Vakfı, Sakıp Sabancı Müzesi ve Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi ekiplerine serginin düzenlenmesindeki çabaları için teşekkür ediyorum. Bizleri bugün yalnız bırakmayan Mardinliler başta olmak üzere bu sergide emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, sergimizin şehrimize uğurlu gelmesini diliyorum."

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer de 2018 yılında İstanbul’da Sakıp Sabancı Müzesi’nde açtıkları ve büyük bir ilgi ve coşkuyla ziyaret edilen sergiyi, salgın nedeniyle iki yıl gecikmeli de olsa Mardinlilerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını aktardı.

Ölçer, "Bu sergide aynı zamanda vizyon sahibi bir koleksiyoncunun kaybolan ve unutturulan bir döneme ait eserleri nasıl toplayıp koruduğunu görüyor, onun iyi niyet, umut ve coşku taşıyan bu dönemi geleceğe taşımasını izliyoruz. Tarih bazen tek bir kişiye böyle bir misyon yükler, bu sergi tek bir kişinin bir döneme şahitlik ettiğini ve geleceğe taşıyabildiğini kanıtlamaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Sergi, haftanın belirli günlerinde ziyaret edilebilecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MARDİN (AA) – Mardin Ovası’nı Fırat’ın suyuyla buluşturacak çalışmalar hızla sürerken, yıl sonuna kadar 5 bin dekar tarım arazisinin sulanması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmalarla 221 kilometre uzunluğundaki Mardin-Ceylanpınar Ana Kanalı’nın tamamlanmasının ardından inşası süren depolama tesisi ve ana kanal üzerindeki şebeke çalışmaları hız kazandı.

Fiziki gerçekleşmenin 80’e ulaştığı depolama ve sulama inşaatlarının tamamlanmasıyla 1 milyon dekarı aşkın tarım arazisi peyderpey Fırat Nehri’nin suyu ile sulanacak. Böylece bölgede yılda 2-3 ürün yetiştirilebilecek, çiftçinin geliri artacak. Proje 100 bini aşkın kişiye iş imkanı sağlayacak.

“Bu çalışma bittikten sonra tarım arazileri suyla buluşmuş olacak”

Mardin Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 221 kilometre uzunluğundaki yapay nehrin tamamlandığını, bereketli toprakların suyla buluşması için diğer çalışmaların da hızla sürdürüldüğünü söyledi.

Suyun depolanacağı alanın yapımı için çalışmaların devam ettiğini belirten Demirtaş, “Mardin depolama alanı 10 bin dekarlık alana sahip. Bunun yüzde 80’i tamamlanmış durumda. Bu depolama alanı bittikten sonra Allah kısmet ederse 835 bin dekarlık alan çok rahat bir şekilde sulanabilecek. Bunun yanı sıra şebeke ile sulanabilecek olan kanal çalışmaları da hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu çalışma da bittikten sonra tarım arazileri suyla buluşmuş olacak.” dedi.

“Hem üretim hem de istihdam alanında artış meydana gelecek”

Demirtaş, projenin şimdiden Mardin’e hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye’nin en uzun kanalı. Süveyş kanalından bile çok daha uzun. Panama kanalının da 3 katı büyüklüğünde. Ülke ekonomisine 233 milyon lira civarında gelir sağlamış olacağız. Çok muhteşem bir proje.” diye konuştu.

Bereketli toprakların suyla buluşmasından yer altı sularının da önemli derecede etkileneceğini dile getiren Demirtaş, “Yer altından su çekilmeyeceği için bir kere mevcut olan suyu muhafaza edeceğiz. Yapmış olduğumuz Mardin depolama alanı da hem sulamayı sağlayacak hem de yer altındaki su miktarını artırmayı sağlayacak. Topraktaki nem oranı artınca verimlilik de artacak. İnşallah hem üretim artışı olacak hem de istihdam alanında artış meydana gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“GAP bu toprakları sulayacak, bu topraklar da bütün ülke insanını besleyecek”

Kızıltepe Hububat Ticaret Merkezi Başkanı Mehmet Şerif Öter de GAP suyunun bir an önce toprakla buluşmasını arzu ettiklerini belirtti.

GAP’ın sadece bölge değil Türkiye için hayati bir proje olduğuna işaret eden Öter, “Çünkü GAP bu toprakları sulayacak, bu topraklar da bütün ülke insanını besleyecek. Milli servetimiz topraklarımızın tam işlenmesi için GAP’ın gelmesi ve toprakların suyla buluşması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Öter, yaklaşık 30 yıldır toprakların yer altı sularıyla sulandığına dikkati çekerek, bu projeler sayesinde bölgede sulanmayan alan kalmayacağını kaydetti.

Gölete su bırakıldığında tükenmek üzere olan yer altı sularının seviyesinin de yükseleceğini dile getiren Öter, şöyle konuştu:

“Verim iki katına çıkacak. Bunun yanında çeşitlilik de artacak. Bölgede narenciye, seracılık gelişecek. Yılda iki mahsul alıyoruz, bazı yerlerde yılda 3 mahsul bile elde edilebilir. Mardin Ovası bugün ülkenin hububat ve bakliyat ihtiyacının yüzde 20’sini karşılıyor. GAP’ın gelmesiyle Mardin Ovası ülkemizin ihtiyacının en az yüzde 35’ini karşılayacak duruma gelecek. Çalışmaların hızlanmasında emeği olan herkese teşekkür ediyoruz. Çalışmalar bu tempoyla devam etsin ve bir an önce GAP suyu toprakla buluşsun istiyoruz. Bunu özlemle bekliyoruz.”

Öter, yetkililerden, toprağa zarar vermeyecek bilinçli ve planlı sulama yapılmasına yönelik çiftçilere eğitim verilmesini beklediklerini de sözlerine ekledi.

“En kısa zamanda topraklarımızın suyla buluşmasını istiyoruz”

Çiftçi Hasan Kalkan da kuraklık nedeniyle zor günler geçirdiklerini belirterek, “Bu sene kuraklıktan dolayı verim kaybı yaşadık. Bu nedenle GAP Projesi bizim için çok önemli. İnşallah en kısa zamanda topraklarımızın suyla buluşmasını istiyoruz.” dedi.

Muhabir: Halil İbrahim Sincar

MARDİN(AA) – İlçeye 9 kilometre uzaklıktaki kırsal mahalle, yöreye özgü mimari dokusu, Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliseleri, 3 manastırı ve camisiyle dikkati çekiyor.

Dereiçi’nin bu özellikleriyle daha fazla tanınması ve turist ağırlaması için Savur Kaymakamlığı ve İlçe Belediyesi tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dicle Kalkınma Ajansı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve diğer kurumların desteğiyle çalışma başlatıldı.

Savur Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Muhammed Kaya, AA muhabirine, kırsal mahallede şu an 15 hanenin bulunduğunu söyledi.

Daha önce Süryanilerin yoğun yaşadığı mahallenin kültürel mirasıyla önemli bir konumda bulunduğunu aktaran Kaya, köyün birçok dizi ve filme de mekan olduğunu belirtti.

Belediye olarak bölgenin turizme kazandırılması, doğallığının korunması için planlamalar yaptıklarını anlatan Kaya, fizibilite çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.

Mahalledeki binalarda restorasyon çalışmasının ve bina cephe giydirmelerinin yapılacağını aktaran Kaya, ayrıca restoran, kafe ve konaklama alanları oluşturulacağını aktardı.

Kaya, “İnşallah bunları en kısa zamanda tamamlayacağız. Burayı özel kılan bir nokta da 3 Hristiyan mezhebine ait kilisenin bulunması. Bu belki de dünyada tektir. Protestan, Ortodoks ve Katolik mezhepler yan yana duruyor.” dedi.

Amaçlarının yerli ve yabancı turistlerin bu otantik ortamı görmelerini sağlamak ve ilçeye katkı sunmak olduğunu dile getiren Kaya, Karayolları Bölge Müdürlüğünce de mahallenin çok yakınından geçen Savur-Midyat kara yolunun genişletilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Birçok dizi ve filme ev sahipliği yapan mahallenin yeni prodüksiyonlara da açık olacağını belirten Kaya, mahalledeki evlerin genel anlamda aslını koruduğuna işaret etti.

“Huzurla gezilebilecek bir ortam”

Kaya, mahallede tahrip olan bazı binaları ev sahipleriyle onarmayı düşündüklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Orijinaline uygun bir şekilde ayağa kaldıracağız. Canlandıracağız ve tahrip olmadan geleceğe aktaracağız. Bu güzel kültürel varlığın yok olmasını istemiyoruz. Burası güvenli bir alan. Kesinlikle terörün varlık göstermediği ve vatandaşlarımızın çok rahat bir şekilde huzurla gelip gezebileceği bir ortam. Salgın sürecinde gerekli tedbirlere uyduktan sonra hiçbir risk kalmıyor.”

Mahallede herkesin kardeşçe, hiçbir kavga gürültü olmadan kendi dinini ve inancını yaşadığını ifade eden Kaya, “Dışardan bizim bu hoşgörümüzü, düzenimizi karıştırmak istiyorlar ancak bugüne kadar tarih boyunca hiç fırsat vermedik. Bundan sonra da hiç vermeyeceğiz.” diye konuştu.

“Berivan, Bir Bulut Olsam, Sıla gibi birçok diziye mekan oldu”

Muhtar Sami Dal ise doğal yapısını koruyan mahallenin turizme kazandırılmasını heyecanla beklediklerini söyledi.

Mahallede Müslüman ve Hristiyanların bir arada yaşadığını, herhangi bir sıkıntılarının bulunmadığını kaydeden Dal, yurt içi ve yurt dışından da ziyaretçileri ağırladıklarını bildirdi.

Dal, mahallede birçok dizi ile film çekildiğini ifade ederek, “Sibel Can ve Emre Kınay’ın başrolündeki dizi çekildi. Berivan, Bir Bulut Olsam, Sıla gibi birçok diziye mekan oldu. Son olarak Kadir İnanır’ın rol aldığı ‘Kapı’ filminin çekimi yapıldı. Ayrıca, belgesellere ve reklamlara konu oldu.” ifadesini kullandı.

“Burası, Hollywood gibi”

Bölgede yaşayan Süryanilerden Ata Kanat ise yurt dışında yaşadıklarını ancak yılda iki kez gelip bir süre burada kaldıklarını söyledi.

Kanat, “Evimizi, bahçemizi yaptık. Burayı çok seviyoruz. Burada çok dizi çekildi. Burası Hollywood gibi. Çalışmalar yapılacak, güzel karşılıyoruz.” diye konuştu.