Marmara'da 'deniz uçağı' ile tespit edilen orman yangınlarına anında müdahale ediliyor

KOCAELİ(AA)- Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2007’de hizmete alınan deniz uçağı, hem deniz üzeri hem de karadan oluşabilecek kirliliği anlık tespit edebiliyor.

Deniz üzerinden de kalkış yapabilen ve şimdiye kadar 6 bin saatlik denetim uçuşu gerçekleştiren uçak, kirliliği merkeze anlık olarak bildirirken, olası orman yangınlarını da gözlemleyerek ekiplere anında müdahale imkanı sağlıyor.

Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, AA muhabirine, deniz uçağı ile İzmit Körfezi’nde sürdürülen denetimlerin 2007’den beri artarak devam ettiğini söyledi.

Denetimler sırasında sayısız ceza kesildiğine işaret eden Büyükakın, “Özellikle gemi kaynaklı kirletici unsurlarda, çok ciddi cezalandırma işlemleri gerçekleşti. Sintine suları gibi atıkları denize bırakıyorlardı. Denetimler ‘Bu tür faaliyetleri sonlandırdık.’ diyecek kadar başarılı gidiyor. Uçuşları durdurursak tekrar başlarlar. Dolayısıyla aralıksız şekilde buna devam ediyoruz.” dedi.

Büyükakın, deniz uçağının, diğer kirletici unsurların tespit edilmesi konusunda da rol aldığına değinerek, akarsuların Marmara Denizi’ne boşaldığı bölgelerdeki renk değişikliklerinin hızlı şekilde fark edilmesine katkı sağladığını kaydetti.

“Şimdiye kadar çok sayıda orman yangınının ilk ihbarını yaptı”

Marmara Denizi ve İzmit Körfezi’nin havadan denetlenmesinin önemine işaret eden Büyükakın, uçağın, zaman zaman orman yangınlarına ilişkin tespitleri de olduğunu dile getirdi.

Orman yangınlarında ilk teşhisin çok önemli olduğunu vurgulayan Büyükakın, şunları kaydetti:

“Sağlıkta nasıl erken teşhis önemliyse, yangınlarda da erken fark etme ve hızlı erişme önemli. Deniz uçağımız, bu faaliyetleri sırasında zaman zaman ilk dumanı fark ettiği için itfaiye ekiplerimize bildiriyor ve ekipler hızlı şekilde alana erişme imkanına kavuşuyor. Ormanları korumak için bu tür erken uyarı sistemlerini de kurmak ve yaygınlaştırmak gerekiyor. Bu manada deniz uçağımız, şimdiye kadar çok sayıda orman yangınının ilk ihbarını yaptı. En önemli risklerimizden bir tanesi, orman yangınları. Bu manada deniz uçağımız da sayısız orman yangınını bildirerek, bize ciddi katkı sağladı. Eğer orman yangınları konusunda çok ciddi sıkıntı yaşanmadıysa deniz uçağının orada çok ciddi katkısı oldu.”

“Ağaçlandırma açısından son derece başarılı ilerliyoruz”

Kocaeli’nin neredeyse dünya standardında kişi başına yeşil alan miktarı olan bir şehir olduğunu dile getiren Büyükakın, “Kentin genelinde 500 bin metrekareden daha az yeşil alan vardı. Şu anda 23 milyon metrekare yeşil alan var.” dedi.

Tahir Büyükakın, ağaçlandırma faaliyetlerinin hızlı şekilde devam ettiğini, 8 milyona ulaştıklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Dünyada ödül almış ülkeler biliyorum, onda birimiz kadar ağaçlandırmalarla bu ödülleri aldılar. Gerçekten Kocaeli eskiden gri kokan şehir olarak biliniyordu. Şu anda uygun olan her yerde ağaç var. Kocaeli, ağaçlandırma açısından da son derece başarılı ilerliyor. Sanayinin başkentiyiz ama sanayi için bu kentin kullandığı toplam alan, sadece yüzde 1,5. Yüzde 50’si orman, yüzde 29’u tarımsal arazi. Muhteşem bir şehir.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı illerde orman yangınlarının çıktığı 28 Temmuz’dan bu yana, bir kısım haber ve sosyal medya sitesi üzerinden yapılan paylaşımlara ilişkin ilgili birimlere teknik inceleme ve araştırma yaptırıldığı belirtildi.

Araştırma neticesinde, bazı kişi ve grupların gerçek veya bot hesaplar üzerinden organize bir şekilde halk arasında endişe, korku ve panik yaratmaya, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetini aşağılamaya çalıştıklarının belirlendiği ifade edilen açıklamada, söz konusu hesaplar üzerinden yangına ilişkin bilgi kirliliğine yol açıldığı, gerçek dışı içeriklerin dolaşıma sokulduğu ve konuya hassasiyeti olan sosyal medya kullanıcılarının ise tahrik edilerek kaos ortamı yaratılmaya çalışıldığı vurgulandı.

Daha önce de bu hesaplar üzerinden benzer yöntemlerle terör örgütlerinin propagandalarının yapıldığına işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Dezenformasyon ve yıpratma haberlerinin ön planda tutularak çoklu bir strateji belirlendiği, araç olarak ise Twitter isimli sosyal medya platformunun aktif olarak kullanıldığı (#helpturkey ana başlığı altında yapılan paylaşımlar, Militer Doktrin ve News Page Turkish isimli twitter hesaplarında yapılan paylaşım ve yorumlar) tespit edilmiştir. Paylaşımların içeriklerinin tetkiki neticesinde teknik düzlemde manipülasyonla birlikte asılsız iddia ve haberlerin dolaşıma sokulması gibi stratejiler izlenerek yangınla mücadele eden ilgili kamu görevlilerinin ve gönüllülerin yangının söndürülmesine yönelik çalışmalardaki moral ve motivasyonunu olumsuz yönde etkileyen, bölge halkını ümitsizliğe sevk eden, yangınla mücadelede devletin acziyet içerisinde olduğunu gösteren görsel ve yazılı içeriklerin suç oluşturduğu değerlendirilmiştir.”

Bu değerlendirmenin sonucunda Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetini aşağılama”, “halk arasında endişe, korku ve panik yaratma, toplumun belli bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlarının işlendiği kanaatine varıldığı aktarılan açıklamada, bu kapsamda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca suç unsuru içerdiği tespit edilen paylaşımlara yönelik resen soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Ayrıca ilgili birimlere, sahte hesapların koordinasyonunu sağlayarak suç unsuru içeren paylaşımları dolaşıma sokarak suça iştirak ettiği anlaşılan gerçek kişilerin kimliklerinin belirlenmesi amacıyla gerekli teknik analizlerin yapılması için talimat verildiği belirtilen açıklamada, suç işlendiğinin tespit edilmesi halinde yeni soruşturmaların açılacağı aktarıldı.

ANTALYA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Antalya’nın Manavgat ilçesinde AFAD Koordinasyon Merkezi’ndeki değerlendirme toplantısı öncesi açıklama yaptı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı, yaralılar acil şifalar diledi.

28 Temmuz’da başlayan yangının ilk saatlerinden itibaren devletin tüm kurumlarıyla, bakanlarıyla, milletvekilleriyle, belediyeleriyle, sivil toplum örgütleriyle Antalya’nın, Manavgat’ın, Akseki’nin, Alanya’nın yardımına koştuğunu aktaran Bakan Kurum, şöyle devam etti:

“Burada yaşayan birçok canlımız var. Canlılarımızı korumak adına, ormanlarımızı korumak adına, yerleşim yerlerini korumak adına canla başla çalıştılar. Hem yangını durdurma noktasında burada Antalya’mızda bir ve beraber olarak, birlik beraberlik şuuru içinde çalıştılar. İnanın dünyanın belki birçok noktasında selleri, yangınları, heyelanları görüyoruz ve bu noktada gerçekten hızlı aksiyon almak adına vatandaşlarımız yarasını en hızlı sarmak, ihtiyaçları en hızlı şekilde gidermek adına tüm ekiplerimiz insan üstü bir gayretle çalışıyorlar ve yangında hakikaten çok önemli bir mücadele verdiler. Ben bu mücadeleye katılan tüm çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Bizi tüm Türkiye’den, 84 milyon vatandaşımızı desteklediği tüm gönüllerin Antalya’mız için attığı bir süreçte arkadaşlarımız canlarını dahi tehlikeye atmak suretiyle çalışıyorlar. Bugün işi bir tarafından, masanın bir ucundan tutma zamanıdır ve bu anlayışla çalışma zamanıdır. 28 Temmuz’da 4 ayrı noktada yangınımız başladı ve Antalya’mızda doğrudan 50 mahallemizi yerleşim yerini etkiledi ve hemen burada oluşturduğumuz koordinasyonla Antalya İl Jandarma Komutanlığımız, emniyet birimlerimizle birlikte bu mahallede yaşayan vatandaşlarımızı güvenli alanlara çektik.”

“Yaralı 708 vatandaşın tedavileri tamamlandı”

Kurum, çalışmalara 17 sivil toplum kuruluşunun dahil olduğunu belirterek, “91 araç ve 445 personelle. Burada Kızılay gönüllülerimiz, AFAD gönüllülerimiz var, gönüllü vatandaşlarımız var. Türkiye’nin her yerinden gelip orada yangından zarar gören vatandaşlarımıza destek olmak için, moral vermek için gelen vatandaşlarımız var.” diye konuştu.

Destek olanlara teşekkür eden Kurum, şunları söyledi:

“Yangında doğrudan etkilenen 722 vatandaşımız yaralıydı. 708’inin tedavisini burada yine koordinasyonunu İl Sağlık Müdürlüğümüzce yaptığımız tedavileri tamamlandı. Sadece 7 vatandaşımızın tedavisi devam ediyor. Onlarda da herhangi bir risk söz konusu değil. Afetten etkilenen vatandaşlarımızı hem Kızılayımız hem de Aile Bakanlığımızla birlikte psikososyal desteklerimiz devam ediyor. Bu çerçevede 45 mahallede, her mahallede görebilirsiniz afetzede kardeşlerimiz yanında toplamda bugüne kadar 2 bin 400 afetzede kardeşimize destek, psikososyal destek verdik.”

Yangın bölgesinde etkilenen hayvanların bulunduğunu anımsatan Kurum, “Bu hayvanlarımıza da 7 gün 24 saat veteriner hizmeti verilmektedir. Yaralı hayvanlarımızı her türlü tedaviyi uygulayan 70 veteriner hekimimiz bu hususta çalışıyor.” dedi.

“Şu ana kadar 93 aileye konteynerleri sahada kurduk”

Bakan Kurum, yangın dolayısıyla yurtlarda 59 vatandaşın misafir edildiğini açıkladı.

Vatandaşların tarlasından, hayvanların yanından ayrılmak istemediğini belirten Kurum, “Onların hızlıca çadır ve konteyner ihtiyaçlarını gidermek için AFAD koordinasyonunda çalışmamızı başlattık. Şu ana kadar 93 aileye konteynerleri sahada kurduk. Bunun dışında da yine 20 mahallemizde wc, duş sistemini kurmak suretiyle günlük ihtiyaçlarını karşılayacak adımlarımızı attık. Diğer taraftan çadır ihtiyaçlarımızı da hem hayvanlarımızın barınabilmesi amacıyla hem de insanlarımızın, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu çadırlara ilişkin de şu ana kadar 133 çadır kurulmuş durumda.” değerlendirmesinde bulundu.

Kızılay koordinasyonunda yemek dağıtımlarının devam ettiğini aktaran Kurum, “Günde ortalama 14 bin vatandaşımıza yemek dağıtılıyor. Şu ana kadar bölgemize gelen nakdi yardım, 47,5 milyon lira.” dedi.

“2 bin vatandaşımız doğrudan yangından etkilenmiş”

Bakan Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Nakdi yardım çerçevesinde ailelerimizi evleri yangında zarar gören, yangın afeti sebebiyle yine arsalarında, arazilerinde, tarım alanlarında zarar gören vatandaşlarımıza nakdi yardımları yapmaya başladık. Bu çerçevede şu ana kadar 912 kişiye yaklaşık 13 milyon lira nakdi ödeme yapıldı. Evi tamamen yanan vatandaşlarımıza 50 bin liraya kadar hasarları verilecek, bu çerçevede bunların ilk bedelleri yatırıldı kısmi olarak kalan kısmı da yatırılmaya devam edecek. Yine canlı hayvanlarımıza, tarım arazilerimize gelen zararların tespitlerini de gerek defterdarlığımız gerek tarım il müdürlüğümüz yapmaktadır. Bu çerçevede yine zarar gören vatandaşlarımıza hayvanların rayiç bedeli neyse bu bedel çerçevesinde yardımlar yapılacaktır. Aynı şekilde tarım arazilerinde yangında dolayı meydana gelen zararları da karşılayacak adımları atıyoruz.”

Bölgede hayatı normale döndürmek için canla başla çalıştıklarını dile getiren Kurum, “Bir taraftan da hasar tespit çalışmalarını yürütüyoruz. Bu da bizim açımızdan çok önemli çünkü vatandaşımız evine girmek istiyor. Şu an 2 bin vatandaşımız doğrudan yangından etkilenmiş durumda. Yapmış olduğumuz hasar tespitlerle toplamda 6 bin bağımsız bölümün incelenmesi yapıldı ve 2006 adet bağımsız birimin acil ağır hasarlı ve yıkık olduğunu tespiti yapıldı, bunların 1118’i de konut.”

“Marmaris’te 134 binanın acil, ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi”

Hasar tespit çalışmaları çerçevesinde, yeni yapılacak konutlar için adımların atıldığını belirten Kurum, “Vatandaşımızı biz, en kısa zamanda sağlam, güvenli dediğimiz yuvalarına yerleştirmek istiyoruz.” diye konuştu.

Bölgedeki altyapı durumuna ilişkin bilgi veren Kurum, “Elektrik ve içme suyu altyapılarında çalışmalarımız devam ediyor. Hasar tespit çalışmalarını yürütüyoruz. Bu noktada su verilmeyen hiçbir mahallemiz kalmadı. Elektrik noktasında da toplam yangından zarar gören 36 bin 608 abonemizden sadece 222’sine enerji veremiyoruz. Kalan abonelerin tamamına enerji veriyoruz. Bunların da yine tamamına süreç içerisinde verecek adımları, çalışmaları arkadaşlarımız yapmaktadır.” ifadesini kullandı.

Marmaris’teki hasar tespit çalışmalarına değinen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Arkadaşlarımız, 134 binanın acil, ağır hasarlı ve yıkık olduğunun tespitini yaptı. Mersin’de meydana gelen yangında, Aydıncık ve Silifke de etkilenmişti. Burada da 77 binamız ağır hasarlı, acil ve yıkık durumda. Adana’da dünkü açıklamamızda, Kozan’da ve Aladağ’da etkilenme olduğunu söylemiştik. Bu çerçevede de Adana’da Aladağ ve Kozan’da 61 binamız acil ağır hasarlı ve yıkık durumda. Tabii istisnasız tüm bakanlarımızla birlikte evlerimize mahallelerimize gidiyoruz, muhtarlarımızla birlikte vatandaşlarımızın sorunları, problemleri neyse onları çözmenin gayreti içine giriyoruz ve devletimizin tüm kurumları ilk andan itibaren bir taraftan yangını söndürürken, diğer taraftan vatandaşımızın ihtiyaçlarını gidermek için ikinci gün itibariyle çalışmalarını başlatmıştır ve aynı anlayışla da inşallah çalışmaları yapacağız.”

“Yöresel mimariye uygun bir şekilde konutlarımızı hazırlıyoruz”

Kurum, konutları yerinde yapacaklarını vurgulayarak, “Herhangi bir doğal sit alanı, özel çevre koruma bölgesine veya orman alanına yapmayacağız. Aynı, vatandaşlarımızın bulunduğu alanlar neresiyse o alanlara yapacağız. Hatta hazinenin mülkiyetindeki yerlerde vatandaşlarımıza konutlarını yapmak suretiyle buraların tahsislerini gerçekleştireceğiz.” dedi.

Konutların ve ahırların örneğini bir ay içinde hazırlayıp vatandaşlara göstereceklerini dile getiren Kurum, “3 artı 1 konutlara 3 artı 1, 2 artı 1 konutlara 2 artı 1, altında deposuyla yine yanında müştemilatıyla ahırıyla projelendiriyoruz. Yöresel mimariye uygun bir şekilde konutlarımızı hazırlıyoruz ve burada düğmeli evler dediğimiz mahallemizde, köyümüzde olan evleri inşallah modernize edilmiş halini inşa edeceğiz.” ifadesini kullandı.

“344 ahırımızı üç ay içerisinde tamamlayıp vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız”

Bakan Kurum, yangın bölgesinde yaşayan vatandaşların şu an büyük bir kısmının yaylalarda olduğunu, bunların iki-üç ay içerisinde köylerine, mahallelerine döneceğini belirterek, şöyle devam etti:

“Hasar görmüş ne kadar ahırımız varsa üç ay içerisinde bu ahırların tamamının inşasını gerçekleştirmiş olacağız. Bu çerçevede yaklaşık 344 tane ahırımız bu yangında hasar görmüş durumda. Dolayısıyla 344 ahırımızı üç ay içerisinde tamamlayıp vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız. Yöresel mimariye uygun bir şekilde hazırlıyoruz ve bu konutlarımızı da bir ay içerisinde bütün alanlarda başlamak suretiyle, camisiyle, köy konağıyla, muhtarlığıyla, okuluyla, altyapı ve üstyapısıyla örnek köyler hazırlamak istiyoruz ve bu çerçevede yangın söndürme altyapı sistemini de kuracağız. Yine içme suyu hatlarını yenileyeceğimiz yaklaşık 10 mahallemiz var. İller bankamız ve büyükşehir belediyemiz birlikte bu projeleri gerçekleştirecek. Bu mahallelerimizin hepsinin altyapısına da yangın hidrantı getirmek suretiyle olası yangınlara karşı çok daha fazla tedbir almış olacağız. Bu inşaatların hızlı olması şu anlamda önemli, vatandaşlarımızın mağduriyetini en kısa sürede gidermek istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyu yakinen takip ettiğini ve tüm bakanlardan gerekli bilgileri aldığını aktaran Kurum, “Devletimiz tüm kurumlarıyla yangının çıktığı ilk andan itibaren verilmesi gereken tüm destekleri vermiştir ve vermeye de devam edecektir.” diye konuştu.

“Bunun hiçbir yerinde rant yoktur”

Bazı basın yayın organlarında evleri yapmak için niye bu kadar acele ediliyor gibi eleştiriler gördüğüne dikkati çeken Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O eleştirileri yapanların sahadan, Antalya’dan, Manavgat’tan, Akseki’den, Alanya’dan hiçbir şekilde haberleri yok. Hiçbir şekilde burada vatandaşın nasıl bir ihtiyacı var, vatandaşımız devletinden ne bekliyor? Bunu bilmiyorlar. Burada devlet-millet kaynaşmasından haberleri yok. Onlar hala eski Türkiye’de kalmışlar. Maalesef depremlerde, sellerde enkazın altında kalan Türkiye istiyorlar. Biz her afette olduğu gibi her depremde, selde, heyelanda, yangında olduğu gibi Antalya’da da Marmaris’imizde de Muğla’mızda da Bodrum’umuzda da Mersin’imizde de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde en hızlı bir şekilde bütün bakanlıklarımızla birlikte kimin üstüne ne düşüyorsa, ne vazife varsa masanın ucundan tutmak suretiyle en hızlı şekilde yapacaktır. Vatandaşlarımız bizden bunu bekliyor. Bunun hiçbir yerinde rant yoktur, hiçbir gelir beklentisi yoktur. Sadece ve sadece milletin duası, beklentisi vardır. Biz milletimizin dualarıyla bugüne geldik ve yine aynı şekilde onlarla aynı yolu yürümeye devam edeceğiz.”