MASFED Başkanı Erkoç, araçlarda “yaz lastiğine” geçilmesi gerektiğini belirtti

ANKARA (AA) – Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, ticari araçlarda 1 Aralık 2020 itibarıyla başlayan kış lastiği takma zorunluluğunun dün sona erdiğini belirterek, “Nisan ayı itibarıyla havalar ısınmaya başladığı için yaz lastiği dediğimiz geleneksel lastik kullanımına geçmek gerekiyor. Çünkü yaz döneminde, kış lastiği kullanımı da aynı risklere yol açabiliyor.” dedi.

Erkoç, AA muhabirine, mevsimine uygun lastik kullanmanın güvenli sürüş, yakıt tasarrufu, performans ve lastik ömrü açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Yollardaki risklere dikkati çeken Erkoç, “Zorunlu kış lastiği uygulaması, soğuk havalarda, karlı ve buzlu zeminlerde tutunma kaybını azaltıp, ani hızlanma ve frenlemelerde kayma, savrulma ve hakimiyet kaybını önlemek için hayati önem taşıyor.” diye konuştu.

Zorunlu kış lastiği uygulamasının 1 Aralık-1 Nisan döneminde uygulandığını hatırlatan Erkoç, şunları kaydetti:

“Nisan ayı itibarıyla havalar ısınmaya başladığı için yaz lastiği dediğimiz geleneksel lastik kullanımına geçmek gerekiyor. Çünkü yaz döneminde, kış lastiği kullanımı da aynı risklere yol açabiliyor. Trafik kazalarına neden olan en önemli unsurlardan biri lastik kullanımı. Mevsimine uygun olmayan lastikler kazalara davetiye çıkarır. Yaz mevsiminde kış lastiği hızlı aşınır ve çabuk yıpranır, aynı zamanda lastiğin ömrünü de kısaltır. Güvenli, konforlu ve tasarruflu bir sürüş için araç sahipleri kışın kışlık, yazın yazlık lastik tercih etmelidir.”

Lastik alırken mutlaka üretim tarihine bakılması gerektiğini vurgulayan Erkoç, lastik kullanılmamış olsa dahi belli bir raf ömrü olduğunu dile getirdi.

Erkoç, raflarda uzun süre bekletilen, ömrü dolmuş lastiklerin özelliğini kaybettiğini ve balans tutmadığını bildirdi.

Arife Yıldız Ünal

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

AYDIN (AA) – Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, geçen yıl Türk Patent ve Marka Kurumuna coğrafi işaret başvurusu yapılan, “Aydın kabak tatlısı”nın tescil süreci tamamlandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kentte üretilen ürünlerin değerinin artırılması için çalışmalar yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

Tüketicilerin doğru ürünlerle buluşmasını önemsediklerine dikkati çeken Çerçioğlu, “Üretime verdiğimiz desteğin yanı sıra ürünlerimizin korunmasına yönelik coğrafi işaretli ürün sayısını artırmak için Aydın ile ün bağı bulunan her ürünün tescili için çalışıyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalarla ürünlerimizin değeri artıyor, kazanan yine üreticilerimiz ve doğru ürünle buluşan biz tüketiciler oluyor.” ifadelerini kullandı.

AYDIN (AA) – Kentin önemli geçim kaynaklarından incir yaklaşık 40 bin hektarda üretiliyor. Bölgede üretilen 190 bin ton incirin bir kısmı taze olarak tüketilirken, kurutulan 68 bin ton meyvenin 40 bin tonu da 80 ülkeye ihraç ediliyor.

Hasat heyecanının sürdüğü Nazilli ve Germencik ilçelerinde işçiler, günün ilk ışıklarıyla incir bahçelerinin yolunu tutuyor. Kadınlar, dalından kuruyarak düşen inciri tek tek toplayıp kovalara bırakıyor. Erkekler ise toplanan ürünleri traktöre yükleyip sergi alanına taşıyor.

Sergide güneşin altında 3-4 gün bekletilen incir daha sonra işleme merkezine götürülüyor. Burada kalitesine göre ayrılan incirler daha sonra satışa hazır hale getiriliyor.

Kalite sorunu yok

Germencik Ziraat Odası Başkanı Şehabettin Çapakçıoğlu, AA muhabirine, kuraklıktan ötürü bu sezon bazı incir ağaçların yapraklarında kuruma meydana geldiğini belirtti.

55 bin ton civarında rekolte beklediklerini dile getiren Çapakçıoğlu, rekoltede önceki yıllara göre bir düşüş olsa da kaliteyle ilgili sorunlarının olmadığını vurguladı.

Kuru incirde 35 lira fiyat beklentisi oluştuğunu anlatan Çapakçıoğlu, “Tariş de inşallah bizim dediğimiz rakamları dikkate alır ve böyle bir fiyat açıklar. Kuraklıktan dolayı rekolte düşük olsa da fiyatların yüksek seviyede izlemesinin dengeyi sağlayacağına inanıyoruz. En azında çiftçinin kaybı fazla olmaz.” dedi.

İncir üreticisi ve ihracatçısı Tansel Önder, bu sene aşırı sıcaklıkların kayıplara yol açtığını belirterek, “Fiyatlar dengeyi götürür ama aradaki enflasyon farkında üretici olarak kaybımız olur. Bununla ilgili yapabileceğimiz bir şey yok. Bu küresel iklim değişimini hep beraber yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Üretici Volkan Çelik de bölgede yaşayanların yüzde 70’inin geçim kaynağının incir olduğunu belirterek, herkesin büyük bir heyecanla hasat dönemini beklediğini anlattı.

Rekoltede yüzde 20-25 düşüş beklediklerini ifade eden Çelik, üreticiden ihracatçıya incirdeki kaliteyi koruyarak en iyi şekilde yurt içi ve yurt dışı pazarına sunmayı arzuladıklarını dile getirdi.

Demirciler Mahallesi’nde incir hasadına katılan Gökhan Candan da şunları söyledi:

“Sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya giriyoruz ve yere düşen incirleri topluyoruz. Daha sonra sergiye seriliyor burada da bir müddet kuruduktan sonra seçim aşamasına geçiliyor. Bu sene kuraklıktan dolayı ciddi sıkıntılar yaşadık. Yüzde 20-30 oranında düşüş bekliyoruz rekoltede. Kalite de geçen yılı yakaladık gibi. Fiyatlar da iyi olursa üretici daha mutlu olacaktır.”

Muhabir: Ferdi Uzun, Necip Uyanık