Mavi ile yeşilin buluştuğu Orta Anadolu'nun kuş cenneti ziyaretçilerini ağırlıyor

KAYSERİ(AA) – Erciyes Dağı eteklerindeki Sultan Sazlığı Milli Parkı, insan boyunu aşan sazlıkları ve kuş sesleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor.

2020 yılında “kesin korunacak hassas alan” ilan edilen Sultan Sazlığı, adını Osmanlı Sultanı IV. Murat’ın 1636 Revan Seferi’ne giderken 3 ay boyunca ordusuyla burada konaklamasından alıyor

Kayseri’ye yaklaşık 75 kilometre uzaklıkta bulunan, Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar ilçe sınırlarında yer alan sazlık, tatlı ve tuzlu su göllerini bünyesinde barındırması, 301 çeşit kuş türüne ev sahipliği yapması nedeniyle Türkiye’deki en önemli sulak alanlar arasında bulunuyor.

Göçmen kuşlar için de önemli bir konaklama, üreme, yavru büyütme ve beslenme alanı olan sazlık, doğa ve kuş fotoğrafçılarından da ilgi görüyor.

1994 yılında Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan (RAMSAR) ilan edilen Sultan Sazlığı, geçmiş yıllarda neredeyse tamamen kuruma noktasına gelmişken Zamantı Tüneli’nin devreye girmesi ve su takviyesi yapılmasıyla tekrar canlılığına kavuştu.

Alanda kaçak kuyuların ve avcılığın önüne geçilmesi, bölgede yapılan tarım faaliyetlerinde hem yöre halkını mağdur etmemek hem de alandaki suyu korumak adına damla sulama ve yağmurlama sistemlerinin kurulması ve düzenli olarak sahanın kontrol edilmesi gibi etkenler sayesinde Sultan Sazlığı eski ihtişamıyla yerli ve yabancı turistlerin gezi rotaları arasında yer alıyor.

Milli parka gelen ziyaretçiler, öncelikle Kuş Müzesi’ndeki bilgilendirme salonunda sazlıkla ve barındırdığı güzelliklerle ilgili bilgi alıyor. Ziyaretçiler daha sonra mili parkta yaşayan 40 kuş türünün kopyasının yer aldığı kuş müzesini geziyor. 2 bin 100 ve 2 bin 200 metre uzunluğunda iki ahşap yürüyüş patikasında yürüyen ziyaretçiler, sazlığın ortasında kuş sesleri eşliğinde huzuru yaşıyor.

Kuş gözlem kulelerine çıkan ziyaretçiler, burada hem Erciyes Dağı’nın ihtişamına şahitlik ediyor hem de kuşları gözlemliyor.

Sultan Sazlığı Milli Parkı’na gelen yerli ve yabancı turistler, Develi ilçesi Sindelhöyük Mahallesi’ndeki RAMSAR alanında da kamıştan yapılmış kamelyalarda dinlenip çay içiyor, atla bölgeyi gezebiliyor.

Kuş rehabilitasyon merkezi de bulunuyor

Milli parkın ziyaretçilerinden aynı zamanda Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Cesur Onmaz, AA muhabirine, Sultan Sazlığı’nın doğal yaşam alanı olarak kuşların barınabileceği en iyi alanlardan olduğunu söyledi.

Milli parkta kuşlar için her alanın gözetlendiğini belirten Onmaz, “Burada bir de kuş rehabilitasyon merkezi var. Yaralanan kuşlar eğer tedavi imkanı varsa burada tedavi edilebiliyor. Ziyaretçiler için kuş gözlem odaları ve doğal yürüme alanları bulunuyor. Doğa ve canlılarla özellikle de kuşlarla bir arada olmak isteyenlerin çok güzel vakit geçirebileceği bir yer, şiddetle tavsiye ediyoruz. Hiç gelmemiş olanlara mutlaka görmelerini öneririm.” diye konuştu.

Fotoğraf sanatçısı Ahmet Topaloğlu da fotoğraf çekimi için bir gezi programıyla yola çıktığını, Sindelhöyük Mahallesi’ndeki RAMSAR alanından sonra Sultan Sazlığı’nın kuş gözlem noktalarına geldiğini anlattı.

Kuş türlerini fotoğraflamak için sabah erken saatlerde alana gelmek gerektiğini belirten Topaloğlu, “Kuluçkadan çıkmış birkaç yavru görebildim. Bugün burası çok da kalabalık, tercih edilen bir yer. Burada iki de klip çekildi. Fotoğraf açısından bugün pek bir şey yakalayamadım, bugün daha çok keşif oldu benim için.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

SİVAS(AA) – Sivas Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, ülkenin nadide doğal güzelliklerinden olan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle “hassas korunacak alanlar” listesine alınan doğal akvaryum görünümündeki Gökpınar Gölü’nde başlatılan peyzaj ve çevre düzenleme çalışmaları Gökpınar’ın ruhuna uygun olarak tamamlandı.

Gökpınar’da günübirlik oluşan ziyaretçi yoğunluğunu dengelemeyi amaçlayan proje kapsamında, ahşap malzeme kullanılarak kamelyalar, kendine hayran bırakan berrak suyun yakından görülebileceği gezinti ve seyir alanları, oturma alanları, çocuk oyun alanları ve birçok donatının bulunduğu yeni mekanlar oluşturuldu.

Mevcut doğal dokunun korunarak yeşil alanların artırıldığı düzenleme çalışmaları Valilik himayesinde İl Özel İdaresi marifetiyle kısa sürede tamamlandı.

Açıklamada, “Anadolu’nun nazar boncuğu Gökpınar’ımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak için yürüttüğümüz çalışmalara destek veren, sahip çıkan Sivas halkına, sivil toplum örgütlülerine, kamu kurumlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bozkır ortasında turkuaz mavisi renklerin ahengi ve muhteşem tabiat eşliğinde yerli ve yabancı yüzlerce ziyaretçiyi ağırlayan Gökpınar Gölü’nü, yenilenen çevresiyle görmeye davetlisiniz.” ifadelerine yer verildi.

İZMİR (AA)- Cumhurbaşkanı kararı ile “kesin korunacak hassas alan” ilan edilen İzmir’in Ödemiş ilçesindeki Gölcük Gölü ve çevresi, doğal güzellikleriyle cezbediyor.

Bozdağ’ın zirvesinde yaklaşık 75 hektar büyüklüğündeki Gölcük Gölü’nden adını alan Gölcük Yaylası, yaz aylarında sıcaktan bunalanlara serinlemek için iyi bir seçenek sunuyor.

Piknik ve kamp yapmak için de uygun olan Gölcük, Aydınoğulları Beyliği ve Osmanlı döneminde önemli bir yerleşim yeri olan Birgi’ye 20, Salihli yönünde de Lidya Krallığı’nın merkezi Sart’a 30 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

Çevresi çam ormanlarıyla kaplı yaylanın tam ortasında yer alan göl, Trabzon Uzungöl’e benzerliğiyle dikkat çekerken, fotoğrafçılardan da yoğun ilgi görüyor.

Yaklaşık 1100 rakımda tektonik hareketlerle oluşan Gölcük Gölü’nün çevresindeki yemyeşil bitki örtüsü ziyaretçilere sakin ve huzurlu bir ortam sunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla 2 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanan kararla “kesin korunacak hassas alan” ilan edilen bölge, aynı zamanda Karamanoğulları Beyliği döneminde at yetiştiriciliğinin merkezi olarak da biliniyor.

“Koruma kararı inşallah iyi olacaktır”

Gölcük Mahalle Muhtarı Ferit Aynalı, AA muhabirine, bölgenin hak ettiği değere ulaşması için özellikle turizmde yeni atılımlara ihtiyacı olduğunu belirtti.

Bu anlamda Gölcük Gölü ve çevresinin “kesin korunacak hassas alan” ilan edilmesinin kendilerini heyecanlandırdığını ifade eden Aynalı, “Koruma kararının ardından gölün temizliğinin yapılmasını bekliyoruz. Burada turistik amaçlı daha güzel şeyler yapılabilir. Ayrıca turist çekme amaçlı kamp alanları çalışmaları falan yapılabilir. Buranın turistik açıdan biraz daha güzel yerlere gelmesi için koruma kararı inşallah iyi olacaktır. Bu anlamda herkesi saklı cennet Gökcük’e bekliyoruz.” dedi.

Gölün kenarında restoran işleten Olgun Işlak ise Gölcük’ün çevre il ve ilçelerde yaşayan insanların yaz mevsiminde serinlemek için ziyaret ettiği yerlerin başında geldiğini söyledi.

Bölgenin alınan karar sonrası yürütülecek çalışmalarla daha çok kişiyi ağırlamasını beklediklerini vurgulayan Işlak, şunları kaydetti:

“Gölcük gerçekten Allah’ın bize verdiği bir lütuf diye düşünüyorum. Bizim buranın güzel bir sözü vardır büyüklerimizden gelen ‘kışın ekmeksiz yazın ceketsiz gelmeyeceksin.’ Büyük bir doğal klima gibi, sürekli esiyor. Turizm açısından gerçekten ele alınması gereken bir yer. Yeşilin bütün tonlarını barındıran bir doğamız var. Dağlarımız çamla çevrili. Verimli arazilere sahibiz. Yayla olduğu için yılda bir kere bile hasat alınsa o bize yetiyor.”

“Turizmciler olarak biz çok çok memnun olduk”

Kırsal Turizm Derneği Birgi Temsilcisi Yaşar Günaydın da yakın konumdaki Bozdağ, Gölcük ve Birgi’nin doğa, kültür ve tarih destinasyonu oluşturduğunu ifade etti.

Gölcük Gölü ve çevresinin ‘kesin korunacak hassas alan’ ilan edilmesinin turizmin geleceği açısından önemli olduğunu aktaran Günaydın, şöyle konuştu:

“Buralarda turizm hızla gelişmekte. Yaratacağımız turizm geleceğinde böyle bir karar gerçekten çok olumlu. Turizmciler olarak biz çok memnun olduk. Hem kültürel hem tarihsel hem de doğal bir turizm destinasyonunda öncelikli alınması gereken kararlardan biriydi diye düşünüyorum. Bu sayede gelecek korunmuş olacak. Hem gelecek hem sürdürülebilirlik adına muhteşem bir karar.”

Muhabir: Halil Fidan