Medeniyetler beşiği: 'Patara'

ANTALYA (AA) – Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı da olan Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020’yi “Patara Yılı” ilan etmesine ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, kararın turizme önemli katkısının olacağına inandığını söyledi. Geçen yıl Patara Antik Kenti’ni 300 bin kişinin ziyaret ettiğine işaret eden Işık, bu kararla rakamın 2020’de 1 milyonu bulmasını beklediklerini dile getirdi.

M.Ö. 1. yüzyılın ortalarında 23 kentten oluşan Likya Birliği’nin, Teke Yarımadasında Fethiye’den Antalya’ya uzanan bölgede egemenlik alanının bulunduğunu ifade eden Işık, Likyalıların Anadolu’da kendine özgü bir kültürünün olduğunu kaydetti.

“Patara’nın tarihi kesintisiz devam ediyor”

Antik Myra kentinin piskoposu, “Noel Baba” olarak da bilinen Aziz Nikolas’ın Patara’da doğduğunu anlatan Işık, şöyle konuştu:

“Din öğretisini burada almış. Patara’nın tarihi kesintisiz devam ediyor. Cem Sultan, babası Fatih’in emriyle Rodoslularla Patara Limanı’nda bir buluşma gerçekleştiriyor. Sultan 2. Abülhamid tarafından buraya telsiz telgraf istasyonu yapılmış. Günümüze kadar çok az kesintiyle devam eden bir tarih sarmalının içindeyiz. Burası, medeniyetlerin adeta beşiği, Anadolu’nun en özel kentlerinden birisi. Bu standartlarda bir kent her zaman karşımıza çıkmıyor. İnşallah UNESCO Miras Listesi’nde yer alacaktır.”

“Çok önemli bir kent”

Işık, Patara’nın başkent olmasının dışında, çok fazla eser bulundurduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Likya Birliği’nin meclis binası burada. Deniz feneri ayağı kaldırılmayı bekliyor. Proje çalışmalarını tamamladık. İnşallah bu yıl içerisinde başlayacak. Tiyatrosuyla, İmparator Neron tarafından yaptırılan hamamıyla, dünyada eşi olmayan yol kılavuz anıtıyla çok önemli bir kent. Kentte 13 kilise bulunuyor. Hristiyanlık tarihi açısından da çok önemli. Limanıyla, deniz ticaretiyle Likya’nın dünyaya açılan kapısıydı.”

Anadolu kültürünün tamamıyla kendine ait ve özgün olduğunu ifade eden Işık, “Tüm dünyada uygarlık adına bildiğimiz her şey bu coğrafyada yaratılmıştır. Göbeklitepesi, Troyası, Patarası ile Anadolu, uygarlıklar üreten bir coğrafyadır.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün desteğiyle “Patara Deniz Kaplumbağaları Koruma Projesi” kapsamında 3 yıldır Antalya’nın Kaş ilçesinde caretta carettaların korunması için çalışma yürüten Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Başkale, AA muhabirine, her yıl mayıstan ekime kadar bölgede “yaşam nöbeti” tuttuklarını söyledi.

Geceleri 10 kişilik ekiple özellikle Patara kumsalında ergin bireylerin yumurta bırakmalarını ve ağustosla yavru çıkışlarını takip ettiklerini aktaran Başkale, bölgede genelde caretta carettaların yuva yaptığını dile getirdi.

Başkale, Türkiye’de yuva yapan kaplumbağalardan birinin de ender görülen yeşil deniz kaplumbağaları olduğunu söyledi.

Bu kaplumbağaların genelde Türkiye’nin doğu sahilleri ile Kıbrıs’ta yuva yaptığına işaret eden Başkale, şöyle devam etti:

“Batı sahillerine ise nadiren çıkış yapıyor. Nesilleri caretta carettalardan daha fazla tehlike altında. Arazi çalışmaları esnasında doktora öğrencimiz uzman biyolog Ayfer Şirin, yuva yapan bir yeşil deniz kaplumbağasını Patara Plajı’nda tespit etti. En son 2012 yılında bu plajda görülmüştü. Bu durum bizi çok heyecanlandırdı, mutlu etti. Kaş’ın koylarındaki deniz çayırlarında beslendiklerini biliyorduk. Orada kış aylarını geçiriyorlardı ancak kumsala hiç çıkmıyorlardı. Buraya yuva yapmaları koruma projemizin başarısını gösteriyor.”

“Bu yıl yüzde 10 daha fazla yuva olacağını tahmin ediyoruz”

Bölgede 2019’da 330 yuvayla rekor kırdıklarına değinen Başkale, “Bu yuva sayısı son 28 yılın en yüksek rakamıydı. Geçen yıl 434 yuvayla rekoru yeniledik. Bu yıl yuvalamanın başında olmamıza rağmen 250’nin üzerinde yuva tespit ettik. Bu yıl yüzde 10 daha fazla yuva olacağını tahmin ediyoruz.” dedi.

Kovid-19 salgını nedeniyle insanların sahillerde yoğunluk oluşturmadığına dikkati çeken Başkale, kaplumbağaların rahatlıkla sahile çıkıp, yuvalarını yaptığını kaydetti.

ANTALYA(AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020’yi Patara yılı ilan etmesinin ardından taş yığını şeklindeki 2 bin yıllık deniz fenerinin ışığının yüzyıllar sonra yeniden yanması için çalışma başlatıldı.

Roma İmparatoru Neron’un prestij eseri olarak yaptırılan 26 metre uzunluğundaki deniz fenerini ayağa kaldırmak için alanda “taş hastanesi’ kuruldu.

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde yapılan veri değerlendirmesi çalışmaları kapsamında 2 bin 595 taş, tek tek modelle ve deprem simülasyonuna yönelik 3D optik tarama, statik ve güçlendirme malzemesi için ultrason taramasından geçirildi.

Antik fenerin taşları temizlendikten sonra güçlendiriliyor

Vinçler yardımıyla kaldırılan taşlar, taş hastanesine alınarak saf su ile yıkandıktan sonra çatlakları da enjeksiyon ile güçlendiriliyor, kırıkları ise özel bir karışımla yapıştırılıyor.

Cerrah titizliği ile elden geçirilen taşlar orijinal yerlerine yerleştirilmek üzere taş hastanesinden çıkarılıyor.

Bu taşların hastaneden çıkarılmasıyla kule, 6 metrelik podyumun üzerine yükselmeye başladı.

Anadolu Ajansı ekibi 26 kişinin görev yaptığı taş hastanesinde hassasiyetle yürütülen çalışmaları görüntüledi.

“Fener, Antalya ve Türkiye için önemli bir simge olacak”

Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, AA muhabirine, taşların deyim yerindeyse tedavilerini yaptıklarını söyledi.

Fenerin yığma taş usulü ile inşa edilmiş bir yapı olduğuna işaret eden Işık, ağırlığı 2 bin tonun üzerinde olduğu için taşların ciddi bir yüke dayanmak zorunda kaldığını ve bu nedenle taş hastanesinde yapılan çalışmaların çok önemli olduğunu ifade etti.

Yapacakları bir milimetrelik bir hatanın bile kule yükseldikçe daha büyük sıkıntılara yol açabileceğini anlatan Işık, “Taş hastanesinde milim milim çalışıyoruz. Hata yapmadan ilerliyoruz. Fener, Antalya ve Türkiye için önemli bir simge olacak. Bu nedenle aşırı dikkatli davranıyoruz.” dedi.

Kuleyi yükseltmeye başladıklarına dikkati çeken Işık şöyle konuştu:

“Fenerin ışığı yüzyıllar sonra yeniden yandığı zaman simgesel olarak ülkemizin kültürel ve arkeolojik mirasına çok pozitif bir ışık düşmüş olacak. Fener ayağa kalktığında uluslararası deniz fenerleri sistemi içerisinde anılmaya başlayacağını umuyorum. Dünyada deniz fenerleri tüm ülkelerde özel bir ilgi alanıdır. Roma İmparatorluğu’nun en bilinen imparatorlarından Neron’un yaptığı deniz fenerinin ışığını görmek bütün dünyayı heyecanlandıracaktır. Tanıtım açısından çok önemli.”

Patara Deniz feneri

Patara Deniz Feneri, MS 54 yılında Roma’nın en tanınan imparatorlarından Neron tarafından inşa ettirildi. Fenerin üzerinde altın harflerin yer aldığı yazıtta, “İmparator Neron’un, fenerin yapım tarihi ve hangi vali tarafından inşa ettirildiğini anlatan ifadelerinin yanı sıra “Ben İmparator Neron. Bu feneri denizcilerin selameti için yaptım.” yazıyor. 6 metrelik podyum üzerinde 26 metre yüksekliğindeki fenerin 1481 yılındaki Rodos depreminde sarsıntının etkisi ve oluşan tsunami ile yıkıldığı tahmin ediliyor.