Mersin'de fırtına seralara zarar verdi, bir evin çatısı uçtu

MERSİN (AA) – Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan fırtına nedeniyle bazı seralar ile bir evde hasar oluştu.

İlçede etkili olan fırtına, domates ve muz seralarına zarar verdi. Erdemli Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Erdemli Ziraat Odası ekipleri, ilçe genelindeki hasarın tespiti için çalışma başlattı.

Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, çiftçilere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Fırtınadan yeni dikilen domates fideleri ile muz seralarının etkilendiğini tespit ettiklerini belirten Şahin, "Rüzgarın şiddeti azalmadığı için parçalanan seralara yeni naylon çekilemiyor. Rüzgarın hafiflemesinin ardından tadilatlara başlanacak." dedi.

– Evin çatısı uçtu, durak yıkıldı

Fırtına, bir evin çatısının uçmasına, bir otobüs durağının yıkılmasına da neden oldu.

Çatısı uçan evin sahibi Erdoğan Fidan, sabah saatlerinde büyük bir gürültüyle uyandıklarını belirterek, "Evden çıktığımızda çatının uçtuğunu gördük. Çatı, fidanların ve su kuyusunun üzerine düştü. Evimiz kullanılamaz hale geldiği için başka bir yere taşınacağız." ifadesini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MERSİN(AA) – Doğu Akdeniz’in en büyük hayvanat bahçesi olma özelliğine sahip Mersin’deki Tarsus Doğa Parkı’nın tropikal iklimlere alışkın sakinlerinden lemurların popülasyonu, her geçen yıl yeni doğumlarla birlikte artıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi bünyesinde hizmet veren doğa parkının üyelerinden lemurlar, hayvanat bahçesi içerisinde ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği türler arasında yer alıyor.

Ana vatanı Madagaskar olan ve iri parlak gözleriyle dikkati çeken, doğa parkın sevimli sakinleri için özel bakım ve beslenme programı uygulanıyor.

Tropikal iklimlere alışkın lemurlar, kendilerinden sorumlu bakıcılar tarafından özel yaşam alanlarında çeşitli meyve ve sebzelerle günde iki kez besleniyor.

Veterinerlerinin kontrolünde bakımları da yapılan lemurlar, gün içerisinde yaşam alanlarındaki ipler ve parkurlarda oyunlar oynayarak vakit geçiriyor.

Bu yıl 3 yavrunun dünyaya gelmesiyle sayıları 13’e ulaşan ve yaşam alanları ayrılıp iki farklı aile haline getirilen lemurların popülasyonu her geçen yıl artıyor.

“Popülasyon açısından doğa parklar içeresinde iyi sıralardayız”

Tarsus Doğa Parkı Müdürü Veteriner Hekim Nilay Serpin, AA muhabirine, doğa parkın 2 bine yakın üyeye ev sahipliği yaptığını söyledi.

Doğa parkında en çok dikkati çeken türün lemurlar olduğunu ifade eden Serpin, “Popülasyon açısından doğa parklar içeresinde iyi sıralardayız. İki familyamız var. Bunlar dişi sosyal hayvanlar oldukları için kendi içlerinde yavru yarışlarına giriyorlar. Hangi lemurun hangi familyanın üyesi olduğuna dikkat edip popülasyonumuzu arttırmaya çalışıyoruz. Bu sene yine doğum oldu. Oldukça güzel, yavrularımızı aldık. Şu an 3 yavrumuz var.” diye konuştu.

Serpin, halka kuyruklu makilerin, lemur cinsinin üyesi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Halka kuyruklu makiler arasında genellikle ‘koku savaşları’ oluyor. Kendi alanlarını sahipleniyorlar. Biz de popülasyona yönelik olarak sayıları arttıkça kendi alanları içerisindeki refah koşullarını arttırmaya çalışıyoruz. Üyelerimizi familyalarına göre 2 farklı alana ayırdık. Sabit bakıcılarıyla beslenme ve bakımlarına devam ediyoruz. Türkiye genelinde değerlendirdiğimizde, ilk sıralarda yer aldığımızı söyleyebiliriz. Doğu Akdeniz’de de en baştayız.”

Serpin, özellikle çocukların, çizgi film karakterlerine benzettiği için doğa parkındaki lemurlara büyük ilgi gösterdiğini kaydetti.

MERSİN(AA) – Toros Dağlarının eteklerindeki ilçeye bağlı Kisecik Mahallesi’nde yer alan kanyon, yöre halkı tarafından “saklı cennet” olarak anılıyor.

Dar ve keskin virajların alındığı zorlu yolculuğun ardından ulaşılabilen Kisecik Kanyonu, doğa sporları ve fotoğraf meraklılarının akınına uğruyor.

Yeşil ve maviyi dik yamaçlar arasında birleştiren kanyon, yaklaşık 1000 rakımlık yüksekliğiyle de Çukurova’nın sıcağında bunalanlara serinleme imkanı tanıyor.

Kanyondaki serin sularda yüzme fırsatı bulan ziyaretçiler, bölgenin doğal güzelliği eşliğinde keyifli zaman geçiriyor.

Sal gezintileri de düzenlenen bölgede, ziyaretçiler iki dağ arasında büyüleyici yolculuğa çıkıp kanyonunun derinliklerine ulaşma fırsatı yakalıyor.

“Atmosferi bambaşka”

İstanbul’dan bölgeye gelen Sezer Çelik, AA muhabirine, kanyonun ününü çok duyduklarını söyledi.

Su kenarında kahvaltı yaptıklarını belirten Çelik, “Burada Venedik’i andıran sal turu yapılıyor. İnsanın içindeki heyecan, sallara adım atar atmaz başlıyor. Oranın atmosferi bambaşka. Havası birden değişiyor. Doğayla iç içe oluyorsunuz. Kısacası anlatılmaz yaşanır. Kesinlikle keşfedilmesi gerekiyor.” dedi.

Tarık Bozhan da ilk geldiğinde çok beğendiği kanyonu bu defa yeğenleriyle ziyaret ettiğini aktararak, “Zorlu bir parkuru var. Hem suya girdik hem de kayaların üzerinde yürüyüş yaptık. Eğlenceliydi. Sallarla yapılan yolculuk doğal ve güzel. Burada Venedik’ten fazlası var. Venedik tarihi bir his veriyor. Burada ise kanyonun içerisinden geçtiğinizde ürpertili bir heyecan hissediyorsunuz. Güzel bir his, herkesin tatmasını isterim.” diye konuştu.

Mehmet Doğanyiğit de sosyal medyadan görerek geldikleri kanyonda unutulmaz bir gün geçirdiklerini anlatarak, “Gerçekten büyüleyici bir atmosferi var. Kanyondaki salla yolcuğumuz güzel oldu. Suyun altı da üstü de gayet etkileyiciydi. Kanyonun içerisinde karşılaştıklarımızı tanımlamak zor. Herkesin gelip görmesi lazım. Yeşil ve mavinin uyumu gayet güzel.” ifadesini kullandı.

Adana’dan ailesi ve arkadaşlarıyla kanyonda piknik yapmaya gelen Sabahattin Atmaca da beklediklerinden fazlasını bulduklarını dile getirdi.