Mersin'de polisler YKS'ye girecek öğrenciler için seferber oldu

MERSİN (AA) – Mersin'de polis ekipleri, kimliğini kaybeden ya da evde unutan veya kimliğinde fotoğraf bulunmayan öğrencilerin Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girebilmesi için yardıma koştu.

Merkez Yenişehir ilçesi Batıkent Mahallesi'nde yaşayan Bejna Uçar, YKS'nin Alan Yeterlilik Testleri (AYT) için ailesiyle sınava gireceği Mersin Üniversitesi (MEÜ) Çiftlikköy Yerleşkesi'ne geldi.

Kimliğini kaybettiğini anlayan Uçar, ağlayarak polis ekiplerinden destek istedi.

Bunun üzerine trafik polisi Özhan Eryılmaz, motosikletiyle Uçar'ı önce fotoğrafçıya ardından da Nüfus Müdürlüğüne götürdü.

İşlemleri tamamlanan Uçar, sınavın başlamasına 3 dakika kala salona girdi.

Sınavın ardından AA muhabirine açıklamada bulunan Bejna Uçar, kimliğini kaybettiğini anlayınca ağlamaya başladığını söyledi.

Rüyasında, hatasından dolayı sınava geç kaldığını gördüğünü aktaran Uçar, şöyle devam etti:

"Sınava giremeyeceğime inanıyordum. Özhan abi motosikletle fotoğrafçıya ve Nüfus Müdürlüğüne götürdü. İşlemleri tamamladık. Sınava 3 dakika kala yetişebildim. Çok değişik bir anıydı. Daha önce motosiklete binmemiştim. Ben yetiştirebileceklerine inanmıyordum. Hızlı bir şekilde geldik ve yetiştik. Sınavım güzel geçti. Bu yardımın hayatımda çok büyük yeri olacak. Trafik polislerine sevgim arttı. Tüm polis teşkilatına teşekkür ediyorum. O olmasaydı giremeyecektim. Akşam rüyamda kendi hatamdan dolayı geç kalıyordum. Bu da benim hatamdı ama rüyam gerçek oldu."

Anne Polihan Algül de polisin desteğinin gurur verici olduğunu belirterek, "Panik ve stres yaşadık. Ben pes etmiştim. Giremeyeceğini düşünüyordum. Sonrasında kızımı nasıl teselli edeceğimi düşünüyorken bir baktım geldiler. Müthiş bir duyguydu. Çok büyük fedakarlıktı." diye konuştu.

Tarsus ilçesinde ise nüfus cüzdanını evinde unutan ve kimliğinde fotoğraf bulunmayan öğrenciler için polis ekipleri adeta seferber oldu.

Ergenekon Mahallesi'ndeki Mustafa Kemal Anadolu Lisesinde sınava girecek Halil Tanrıverdi, kontrol sırasında nüfus cüzdanında fotoğraf bulunmadığı için sınava alınamayacağı bildirilince okulda görevli polislerden yardım istedi.

Polis ekipleri de Tanrıverdi'yi ekip aracına alarak İlçe Nüfus Müdürlüğüne götürdü.

Burada nüfus kayıt örneği çıkartan Halil Tanrıverdi, ekip aracıyla sınava gireceği okula götürüldü.

Nüfus cüzdanını evde unutan, aynı okulda sınava girecek bir başka öğrencinin yardımına da polis ekipleri koştu.

Ekip aracıyla evine götürülen öğrenci, kimliğini alarak sınava yetiştirildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun, bir sınav sonucuyla kişinin aile ve toplum içerisindeki öneminin ve değerinin değişmeyeceğini belirterek, "Öğrenciler, kendi değerlerini sınav başarısıyla ilişkilendirmemeli." ifadesini kullandı.

Yeditepe Üniversitesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Coşkun, sınava girecek öğrencilere sınav öncesi rutini, sınav heyecanı ve sınavda odaklanma sorunuyla başa çıkma yollarına ilişkin önerilerde bulundu.

Coşkun, adayların, sınav öncesindeki uyku, yemek ve dinlenme rutinlerini pek fazla değiştirmeden sınava girmesi gerektiğini belirterek, "Adaylar, sınava 1-2 gün kala kendilerince yeterli olan bir uyku süresi belirlemeliler. Bu süre normal yaşamlarında olandan ne daha fazla ne de az olmalı." ifadelerini kullandı.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek öğrencilerin sınav öncesi heyecanlanmalarının normal olduğunu aktaran Coşkun, "Sınava kalan süre azaldıkça öğrencilerin kaygılanmaları doğal bir durumdur. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde tercih edeceği meslek ve uğraşı alanlarının belirleneceği bir sınav olduğu için öğrencilerin heyecanlanması çok normal. Ancak unutmamak gerekir ki bir sınav sonucuyla kişinin aile ve toplum içerisindeki önem ve değeri değişmez. Sahip olduğumuz bu önem ve değeri kişiliğimiz ile yaratırız ve tıpkı kişiliğin kolay kolay değişmeyeceği gibi bu durum da bir sınav sonucu ile değişmez. Öğrenciler, kendi değerlerini sınav başarısıyla ilişkilendirmemeliler." değerlendirmesinde bulundu.

– Dikkati çabuk dağılanlar için teknikler

Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun, öğrencinin sınav esnasında dikkatini kontrol edebilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Dikkatini kontrol edebilen ve sorulara yoğunlaştırabilen öğrenciler, sınav performansı açısından daha verimli olurlar. Dikkati çabuk dağılan adaylar, endişelerini sınav süresince kontrol altına almaya çalışmalılar. Bunun için bazı teknikler kullanabilirler. Örneğin, sınavda her bir soruyu önce soru metni, soru kökü, seçenekler gibi küçük birimlere ayırarak okumalarını tavsiye ederim. Küçük birimleri kendi içinde algıladıktan sonra bütünü tamamlayarak algılamak kolaylaşacaktır. Kendilerince zor ya da çeldiricileri güçlü olan bir soruyu yanıtladıktan sonra tekrar tekrar seçenek değiştirmekten de kaçınmaları gerekir. Çünkü bu da dikkat dağıtan bir unsur olacaktır. Gerçekten emin olmadıkları bir soru ise o soruyu geçip 1-2 soru yanıtladıktan sonra tekrar o soruya dönmeleri daha iyi olabilir."

– "Sorunları sınav salonu dışında bırakın"

Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Coşkun, sorunların sınav salonu dışında bırakılması gerektiğini vurgulayarak, "Sınav sırasında, sorulara ya da sisteme ilişkin ön yargılar, kendilerini yeterli görüp görmedikleri, ebeveynlerin ya da öğretmenlerin kendileri ya da sınavla ilgili görüşleri gibi dikkat dağıtıcı unsurları, mümkün olduğunca sınav salonunun dışında bırakmaları zihinsel performanslarını doğru şekilde ortaya koymalarını kolaylaştırır. " ifadelerini kullandı.

Sınav döneminde ebeveyn desteğinin çok önemli olduğuna işaret eden Coşkun, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir genç için üniversite sınavı gibi zor dönemlerde ebeveyn desteği çok anlam ifade ediyor. Pandemi döneminde adaylar, zorlu bir sınava hazırlık süreci geçirdi. Gençlerin aileleriyle birlikte bu sıkıntılı süreçten güçlenerek çıkması, aile içi güvenli ve açık iletişimin varlığı ile mümkün. Ailelerin çocuklarının sınav kaygısını, gelecek endişelerini anladıklarını hissettirmeleri, onları dinlemeleri çok değerli. Mesleki tercihlerle ilgili düşüncelerini de sınav sonrasında gençlerin kendilerini rahat ve hazır hissettikleri bir zamanda konuşmaları daha iyi olacaktır. Tüm üniversite adaylarına başarılı bir sınav diliyorum."

İSTABUL (AA) – 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) Türkiye Birincisi olan Uğur Okulları mezunu Halid Oğuz Serçe, sınava girecek adaylara yönelik, "Bol bol deneme çözün. Çalışırken dinlenmeyi unutmayın ve sınavda gülümsemenin gücünden faydalanın." tavsiyesinde bulundu.

Uğur Okulları'ndan yapılan açıklamaya göre, bu yıl 2 milyon 700 bin adayın başvurduğu YKS için geri sayım başladı.

Sınava hazırlanan öğrenciler heyecanla 26 ve 27 Haziran’ı beklerken, geçen yıl salgının gölgesinde sınava hazırlanan ve tüm sorulara doğru yanıt vererek birinci olmayı başaran 2020 YKS Şampiyonu Halid Oğuz Serçe, arkadaşlarına kalan sürede bol bol deneme sınavı çözmelerini önerdi. Uğur Okullarından mezun olan ve eğitimine Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji bölümünde devam eden Serçe, "Azim ve kararlılıkla çalışarak, öğretmenlerimin kesintisiz desteğiyle bu başarıyı elde ettim. Çok çalışmak kadar zihni dinlendirmek de önemli." ifadelerini kullandı.

Dinlenmenin önemine dikkati çeken Serçe, sınava nasıl hazırlandığını şöyle aktardı:

“Sınav tarihi yaklaştıkça stres artıyor. Sınava çok az zamanın kaldığı şu günlerde bile tüm öğrencilerin düzenli olarak kendilerine zaman ayırmalarını tavsiye ederim. Bunu yaparken gerçekten dinlendiklerinden emin olsunlar. Dizi izlerken TYT Matematik düşünmek daha iyi matematik netleri yapmanızı sağlamaz, tam anlamıyla dinlenip rahatlamanıza engel olur. Tabii dengeyi kaçırmamak çok mühim. Ben geçen sene haziran ayında günde 11 saat ders çalışıp iki saat oyun oynardım. Ders çalışırken gerçekten çalışıyor olduktan sonra günde iki saat oyun oynamanın kimseye zararı olmaz.”

– "Kendine güvenen iki deneme çözsün"

Kalan sürede adaylara bol bol deneme sınavı çözmelerini öneren Serçe, "Kendine güvenenler günde iki deneme sınavı bile çözebilir. Çünkü deneme çözmek hem kıyıda köşede kalan eksikleri görmeyi hem de zaman yönetimini öğrenmeyi sağlar. Sınavı ne kadar simüle ederseniz sınav anındaki stresinizi kontrol etmek o kadar kolaylaşacaktır. Sınav sizin için ne kadar tanıdıksa kendinizi o kadar rahat hissedersiniz. Bu yüzden deneme çözme işini olabildiğince gerçek sınava yaklaştırmakta fayda var. Ayrıca günlük rutinler oluşturulmalı ve bu düzen sınav günü de bozulmamalı. Uzmanların da dediği gibi her gün aynı saatte kalkıp, kahvaltı yapmak gibi." değerlendirmesinde bulundu.

Sınav sırasında stresi azaltacak taktikler de veren Serçe, "Örneğin ben sınavın başlamasına 40 dakika kala salona girip yerime oturmuştum. Sonra da sınav başlayana kadar maskenin altından gülümseyip sağı solu izlemiştim. Gülümsemek insan zihnini rahatlatıyor. Ayrıca sınav salonuna olan yabancılıktan kurtulmak da çok önemli. Bir de sınav sırasında odağınızı kaybettiğinizi veya paniklediğinizi hissettiğiniz anlarda kafanızı kitapçıktan kaldırıp doğrudan karşıya bakmak zihninizi toparlamanıza yardım edecektir." yorumunu yaptı.