Metro Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Ebru Taşcı Firuzbay oldu

İSTANBUL (AA) – Ebru Taşcı Firuzbay, bugün itibarıyla Metro Türkiye İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevine getirildi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 30 yıldır Türk mutfağına sahip çıkmak, Türk mutfak kültürünün gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla çalışan, Türkiye'nin önde gelen perakende markası Metro Türkiye'de üst düzey bir atama gerçekleşti.

Türkiye'nin önemli kurumlarında bankacılık ve insan kaynakları (İK) alanında üst düzey görevler üstlenen Ebru Taşcı Firuzbay, Metro Türkiye'de İnsan Kaynakları Direktörü olarak atandı.

Yeni görevinde, 21 şehirdeki 37 mağazasında yaklaşık 4 bin 200 çalışanıyla müşterilerine hizmet veren Metro Türkiye'nin tüm İK stratejileri ve süreçlerinden sorumlu olacak Firuzbay, bu görevine ek olarak Metro Türkiye Yönetim Kurulu'nda da üye olarak yer alacak. Firuzbay'ın katılımı ile birlikte Metro Türkiye, yönetim kurulundaki yüzde 60'lık kadın yönetici oranı ile perakende sektörüne örnek teşkil etmeye devam edecek.

1998 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra aynı yıl çalışma hayatına Garanti Bankası'nda başlayan Firuzbay, burada İşletme Bankacılığı bölümünde şube, bölge ve genel müdürlükte farklı rollerde görev aldıktan sonra 2005'te Türk Ekonomi Bankası'na Bireysel Bankacılık çatısı altında İşletme Bankacılığı Satış ve Strateji Planlama Müdürü olarak geçti. 2011-2018'de BNP Paribas Cardif Türkiye'de İnsan Kaynakları ve Organizasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapan Firuzbay, Metro Türkiye'ye katılmadan önce son olarak 2018'den bu yana Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevini yürütüyordu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Firuzbay, "Metro Türkiye’nin üstlendiği çok değerli misyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyorum. Türk mutfağımızı gelecek nesillere taşımak üzere çıkılan bu yolda Metro Türkiye ailesinin gelişim yolculuğuna yön verecek olmaktan büyük heyecan duyuyorum." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Metro Türkiye, dijitalleşme yolunda sunduğu yeni çözümü Metro Fast'i mağazalarında yaygınlaştırmaya devam ediyor.

Şirket açıklamasına göre, özellikle salgınla birlikte tüketiciler için önemi artan hızlı, kolay ve temassız alışveriş beklentisine uygun olarak geçen yıl 6 mağazada kullanıma sunulan Metro Fast çözümü, 14 mağazada daha hayata geçirildi. Metro Türkiye'nin bu çözümü kullanan mağaza sayısı 20'ye yükseldi. Yıl sonuna kadar da tüm mağazalarda açılması hedefleniyor.

Metro Fast çözümünün kullanıldığı Metro Türkiye mağazaları arasında; İstanbul'da Bayrampaşa, Büyükçekmece, Güneşli, Kâğıthane, Kozyatağı, Merter, Pendik, Ümraniye; Ankara'da Batıkent, Etlik, Mamak; İzmir'de Gaziemir; Bursa'da Nilüfer; Muğla'da Bodrum ve Eskişehir, Denizli, Antalya, Adana, Mersin, Gaziantep yer alıyor.

Metro Fast çözümü müşteriler tarafından da ilgi görüyor. Metro Fast, hizmete sunulduğu Metro Türkiye mağazalarında yaklaşık 1,5 yılda 100 bine yakın kişi tarafından kullanıldı. İlk kez kullanan her iki kişiden biri de bu çözümü bir kez daha tercih ediyor. Bu yeni çözüm ile müşteriler, Metro Fast mobil uygulamasını telefonlarına indiriyor ve alışveriş sırasında satın alacakları ürünlerin barkodlarını bu uygulama ile okutarak alışveriş arabalarına ekliyor. Tüm ürünleri aldıktan sonra alışveriş arabalarını elektronik kontrol noktası adı verilen bölüme yerleştirerek, ürünlerin doğrulamasını makine öğrenmesi sayesinde saniyeler içinde sağlıyor ve ürünleri kasa bandından geçirmeden ödeme noktasına ulaşabiliyor. Ödeme işlemini de yapan müşteriler, alışverişlerini hızlı, kolay ve temassız bir şekilde tamamlayabiliyor. Müşteriler ayrıca Metro Fast uygulaması sayesinde alışveriş toplam tutarını kasaya gelmeden görüp kontrol edebilecekleri gibi alışverişleri boyunca kendilerine sunulan özel fiyatları da takip edebiliyor.

– "Metro Fast'i bu yıl tüm mağazalarımızda uygulamayı hedefliyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Metro Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Sinem Türüng, modern tüketicinin, zamandan tasarruf edeceği ve en verimli şekilde hizmet alabileceği bir yöntem arayışında olduğunu belirterek, "Biz de fiziksel ve dijitalin harmanlandığı, fijital olarak adlandırdığımız bir yaklaşımla fiziksel alışveriş deneyimi ile dijital dünyanın kolaylık ve hızını bir araya getiren çözümler sunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Türüng, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda 100 milyon TL'den fazla yatırım kararıyla hayata geçirdiğimiz Metro Fast çözümümüzü özellikle pandemi ile artan hızlı, kolay ve temassız alışveriş ihtiyacını karşılamak üzere yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. Hedefimiz bu yıl itibarıyla Türkiye genelindeki tüm mağazalarımızda bu çözümümüzü müşterilerimizin kullanımına sunmak. Metro Türkiye olarak, müşterilerimizi sürekli dinleyerek, anlayarak onlar için en iyi deneyimi sunmakla kalmayacak, beklentilerinin de üzerinde bir deneyim yaşatma hedefiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz."

Uygulama, iOS ve Android mobil uygulama mağazalarında Metro Fast ismi ile aratılarak indirilebiliyor.

İSTANBUL (AA) – Metro Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Sinem Türüng, "Tarım ve Orman Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliği ile hazırladığımız bu kılavuz sayesinde HoReCa ile el ele vererek, gıda atıkları ile mücadelemizi daha geniş bir zemine taşımayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Metro Türkiye'den yapılan açıklamaya göre şirket, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde HoReCa sektörünün gıda israfına karşı mücadelesine katkıda bulunacak önemli bir kılavuz yayımladı.

30 yıldır Türk mutfağına sahip çıkmak, Türk mutfak kültürünün gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla çalışan Metro Türkiye'nin 34 ülkede faaliyet gösteren bir iş ağına sahip olmasının sağladığı bilgi birikimi ve diğer ülkelerdeki deneyimlerinden faydalanarak hazırladığı "Otel, Restoran ve Diğer Toplu Tüketim Yerlerinde Gıda İsrafı İle Mücadele Kılavuzu" isimli rehber, otel, restoran ve kafelerin (HoReCa) gıda israfını önlemelerine, önlenemeyeni bağışlamalarına ve kalanları ise dönüştürmelerine yardımcı olacak.

Kılavuzda sunulan kaynaklar ve ipuçları HoReCa işletmelerinin başlangıç yapmalarına, kendileri için hedefler koymalarına ve faaliyetlerine uyan başarılı bir gıda yönetimi stratejisi geliştirmelerine katkı sağlayacak.

Böylelikle, söz konusu işletmeler gıda ve gıda atığı taşıma masraflarını azaltarak tesislerinde maddi tasarruf sağlayabilecek, küresel bir sorunla mücadele için personellerini motive edebilecekler ve müşterileriyle ilişkilerini de güçlendirebilecekler.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, insan nüfusunun hızla arttığı, tarım alanlarının azaldığı bir dönemde gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakabilmek için sürdürülebilirlik kavramının hiç olmadığı kadar önem kazandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Sürdürülebilirliğin en kritik noktalarından biri de hiç şüphesiz gıda atıkları ile mücadeledir. Metro Türkiye olarak biz de gıda atıkları ile mücadelemizi çalışanlarımızdan, tedarikçi ve üreticilerimize, en yakın iş ortaklarımız olan HoReCa'ya kadar kısacası tüm paydaşlarımızı kapsayacak şekilde bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliği ile hazırladığımız bu kılavuz sayesinde HoReCa ile el ele vererek, gıda atıkları ile mücadelemizi daha geniş bir zemine taşımayı hedefliyoruz.

Türk ekonomisinin ve toplumunun önemli yapı taşlarından olan yeme içme sektörü çok büyük bir sektör olduğundan burada atıklarla mücadelede elde edilecek başarının da boyutunun çok büyük olacağına inanıyoruz. Bu kılavuzda sunduğumuz bilgiler, HoReCa işletmelerinin atıklarla mücadelede başlangıç yapmasına, kendileri için hedefler koymasına ve faaliyetlerine uyan başarılı bir gıda yönetimi stratejisi geliştirmelerine yardımcı olacak. Bu kılavuz ile tüm HoReCa sektörünü, yarınlarımız tehlike altına girmeden hemen aksiyon almaya ve gıda israfına karşı mücadeleye katılmaya davet ediyoruz.."

– İşletmelerde en fazla israf, yemeklerin bitirilmediği tabaklarda

Açıklamada yer alan bilgiye göre, yayımlanan kılavuzda dünyada ve Türkiye'de gıda israfının büyüklüğü hakkında çarpıcı rakamlara da yer veriliyor.

Buna göre 2019 yılında yaklaşık 931 milyon ton gıda kayıp ve israf oldu. Gıda israfının yüzde 61'i hane halkı düzeyinde gerçekleşirken yüzde 26'sı gıda hizmetlerinde ve yüzde 13'ü ise perakende aşamasında yasandı.

İnsanların yaşamı boyu ortalama 70 bin kez yemek yediği, bunun da yaklaşık 25-30 ton yiyeceğe denk geldiği hesaplandığında, toplamda israf edilen gıdanın 30 milyondan fazla insana hayat boyu yetebileceği öngörülüyor.

Metro Türkiye’nin yaptığı çalışmada 3 farklı işletmede en fazla israfın tabakta tüketilmeyerek çöpe gittiği aşamada olduğu belirlendi.

Tabaktan geri dönen miktarın her şey dahil otel konseptinde yüzde 54, butik otelde yüzde 65, restoranda ise yüzde 74 olduğu görüldü̈. Ölçüm yapılan restoranda mevcut potansiyel ve fayda analizi yapıldığında ise etkin gıda israfı yönetim sistemi uygulanması durumunda tabaktan çöpe giden israf miktarında yüzde 25, büfeden çöpe ve personele giden israf miktarında yüzde 20, üretimden giden israf miktarında ise yüzde 10 tasarruf sağlanabileceği ortaya çıktı.

Böylece yüzde 10'luk satın alma ve maliyet yönetiminde tasarruf elde edilebileceği, önlenecek yıllık toplam 7,3 ton gıda israfı ile de 23 ton CO2 salınımın önlenebileceği öngörüldü.

– Kılavuzda, özellikle otel ve restoranlarda gıda israfının nasıl azaltılabileceği anlatılıyor

Araştırma sonucunda gıda atıkları ile mücadelede ortaya çıkabilecek bu tasarruf miktarlarından ve maliyetlere katacağı olumlu etkiden yola çıkan Metro Türkiye, bu kılavuzu yayımlayarak HoReCa'nın gıda atıklarını nasıl önleyebilecekleri konusunda önemli bilgileri detaylı bir şekilde paylaşıyor.

Araştırma sonuçlarına dayanarak gıda israfı ile ilgili toplam 7 başlık ve 13 ek destekleyici içerikten oluşan kılavuzda gıda israfı ile ilgili 3 ana eksen üzerinde detaylı bilgilere yer veriliyor. Bunlar gıda israfını ölçümlemek ve önlemek, önlenemeyeni bağışlamak ve kalanları ise dönüştürmek olarak belirlendi.

Önleme aşamasında, menülerin planlanmasından gıdaların hazırlık aşamasına, yemek servisi sırasında ve sonrasında yapılacaklar konusunda öneriler sektörle paylaşılıyor.

Kılavuzda anlatılan önlemler ve uygulamalar ile özellikle otel ve restoranlarda gıda israfının nasıl azaltılabileceği anlatılıyor.

Yine bu kapsamda bir işletmede gıda israfı mücadele için başlangıçta doğru bir ekip oluşturmak, ekipte görev dağılımı yapmak ve gıda israfı ile mücadele farkındalık ve kültürünün oluşturulması için neler yapmaları gerektiği de aktarılıyor.

İsrafı önlenemeyen gıdaların bağışlanması için ise tüketime uygun olan ihtiyaç fazlası gıdaların nasıl değerlendirilebileceği bilgisi veriliyor.

Önlenemeyen gıda israfının gıda bankalarına nasıl bağışlanabileceği, bağış ile elde vergi kazancının nasıl elde edilebileceği konusunda yol gösteriliyor.

Kılavuzda, bağışlanamayıp geriye kalan gıdaların dönüştürülebilmesi için de neler yapılması gerektiği anlatılıyor.

Gıda bankalarına bağışlanması veya bağışlanamayan gıda atıklarının hayvan yemi, komposttan enerji kazanımı gibi başka amaçlarla yeniden kullanılması gibi kaçınılmaz gıda fazlasının nasıl dönüştürülebileceğine dair önemli bilgiler paylaşılıyor.