MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: MHP kadroları Bahçeli'nin etrafında bir kez daha kenetlenecektir

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı açıklamada, kongreler sonrasındaki büyük kurultayların hem milletin beka ve bütünlüğü hem de partinin siyasi geleceği açısından taşıdığı değerin farkında olan dava arkadaşlarının, her kongre dönemini bir öncekinden daha istekli ve daha heyecanlı geçirdiğini belirtti.

14 Mart 2021’de gerçekleştirilecek 13. Olağan Büyük Kurultay öncesinde tamamlanan son kongre sürecinde de aynı coşku ve bayram havasının hissedildiğini ifade eden Yalçın, yüreklerin birlikte atmasının somut tezahürlerinin bütün il ve ilçe kongrelerine hakim olduğunu kaydetti.

MHP teşkilatlarında görev alan herkesin hem dava adamlığının vakarıyla hem de taşıdıkları tarihi sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini vurgulayan Yalçın, şöyle devam etti:

“Ülkücü şuur, zaten bir nevi kolektif duygu ve ortak irade demektir. Bu bilinç ve iradenin kuvvet kaynağı, milletin varlığıdır. MHP, kendini milletin bekasına bir ibadet ölçüsünde adamış dava adamlarının ocağıdır. Bu ocağın yarım asırdan fazla bir zamandan beri tütmesindeki hikmet, bağlılık, vefa ve sadakat gibi Ülkücü sıfatının taşıdığı ulvi değerlerin titizlikle korunmasında gizlidir.”

Yalçın, Türk milliyetçiliğini çağın şartlarına göre yorumlayan ve 20. yüzyıl Türkiye’sinin vicdanı olan ülkücü düşüncenin, 21. yüzyıl Türkiye’sinin de idraki ve irfanı olacağını belirtti.

Yalçın, şunları kaydetti:

“Ülkücü hareketin mensuplarını bir arada tutan ve fikriyatını temsil eden MHP’de, onu toplayan fikir ve inanç harçlarının karılmasında en seçkin rol, şüphesiz ülkücü hasletlerin şahsında tecessüm ettiği MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin koruyucu liderliğinindir. Sayın Bahçeli’nin camiamızda sergilediği birleştirici ve kaynaştırıcı liderlikle Türk siyasi hayatında üstlendiği aktif, sorumlu ve yapıcı misyon, MHP’nin özgül ağırlığını artırmakla kalmamakta, ülkücü harekette hem ruhen hem de bedenen adanmışlık duygusunu güçlendirmektedir. MHP’nin son kongre döneminde tek yürek, tek ses halinde ortaya koyduğu güçlü irade de yine Sayın Genel Başkanımızın yüksek liderliğinin teşvik ettiği çalışma azminin yansımasıdır.

MHP kadroları, ‘2023 sonrasında lider ülke Türkiye’ hedefine giden yolda ülkücü iradenin 13. kez tecelli edeceği Olağan Büyük Kurultay’ın önemli bir etap, demokratik mücadelemizde büyük bir kilometre taşı olduğunun bilinciyle Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin etrafında bir kez daha kenetlenecektir.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, MHP’nin sadece demokratik düzenin dinamikleri çerçevesinde faaliyet gösteren bir siyasi parti değil, kültürel ve sosyal açıdan hayati işlev üstlenen dinamik bir dava ve ülkü mahfili olduğunu belirtti. Lider, teşkilat ve dava partisi olan MHP’de geleneksel bir hiyerarşik yapı bulunduğunu ifade eden Yalçın, “Döneklik, vefasızlık, disiplinsizlik, ahlaksızlık, aylaklık, fitne ve tefrikaya meyyal olmak gibi kötü huylara malik kişiler partimizde ve teşkilatlarımızda asla barınamamışlardır.” ifadesini kullandı.

Yalçın, MHP’de liyakatsizlik ve gevşeklik göstererek ana gövdeden kopanların marjinalleşerek yok olduğunu savunan Yalçın, şöyle devam etti:

“MHP üyesi olup geçmişte partimizin saflarında görev alan ancak daha sonra liyakatsizlikleri sebebiyle teşkilatlarımızdan ayıklanan bazı isimler, son yıllarda hemen her kurultay öncesinde veya her seçim döneminde ortaya çıkarak camiamız içinde fitne ve tefrika üretmek için çaba sarf etmişlerdir. Bu gibiler, MHP’ye üyelikleri sürerken, gittikleri çıkar mahfillerinde, merdiven altı ve taşeron oluşumlarda hala MHP aleyhinde faaliyet göstermektedir. Kerameti davanın mehabetinde değil, kendilerinde gören ve egolarına yenik düşen söz konusu tefrika ve fitne bağımlıları için, partimizce yasa ve tüzük kurallarının işletilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. MHP Merkez Disiplin Kurulunca, anılan gerekçelerle Nazif Okumuş, Ahmet Malkan, Ali Şanalmış, Ali Baykan, Atilla Kaya, Suat Başaran ve Tahsin Eren’in parti üyeliğinden çıkarılmalarına karar verilmiştir.”

ANKARA (AA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “740. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri” dolayısıyla Twitter hesabından açıklamada bulundu.

Adaletli hükmün, ahlaklı hürriyetin, akıllı hüner ve hükmü şahsiyetin hüsnü zan ve hükümran bir haysiyetle kristalize olmasının, tarihe Türk milletinin damgasını vurmasını temin ettiğini belirten Bahçeli, mukadderatın kaynağından beslenen iman, inanç ve irade bayrağının, kıtaları gölgesi altına aldığını vurguladı.

Bahçeli, “Gıpta edilecek mazimizin derinlikleri halin kuvvesi, atinin de kuluçkası, aynı zamanda güvenli, huzurlu ve geniş ufuklu milli varlığın kucaklaşma ve kudret ilhamıdır.” görüşünü paylaştı.

Asırların kilidinin Türk milletinin müdahalesiyle açıldığını, zorlu engellerin kutlu mücadeleyle aşıldığını aktaran Bahçeli, şöyle devam etti:

“Aziz ecdadımız üzerinde yaşadığımız vatan toprağına bereket fidanları dikmiş, birlik tohumları serpmiş, devamında barış ve kardeşlik ruhu aşılamıştır. Söğüt; cihanı kavrayan, cihanşümul bir kuvveti mayalandıran, oba oba büyüyüp fütuhat şuuruyla güçlenen bir tarih yakutudur. Elleri öpülesi dedemiz Ertuğrul Gazi ve muhterem ahfadı, tekfur hesaplarıyla çembere alınmış bir coğrafyaya asalet ve soylu duruşu getirmiş, zulüm zincirlerini kırıp esaret prangalarını sökerek beşeriyeti şefkat, merhamet ve adil yönetim meşalesiyle aydınlatmıştır. Türk milleti, yalnızca kılıç kuşanmamış, yalnızca cihat ve gaza onuruyla donanmamış, kaleleri fethettiği kadar kalpleri de fethetmiş, Hayme Ana’nın dirayetiyle, Dursun Fakih’in duasıyla, alplerin, erenlerin, neferlerin dokunuşuyla horgörü silinmiş, hoşgörü sivrilmiştir.”

“Söğüt ruhunda strateji vardır”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Söğüt ruhunda sabır, strateji, iman, atılganlık ve cesaret olduğuna vurgu yaptığı açıklamasında, “Bu ruha aynısıyla teslim olmayan, taviz vermeyen, tehir etmeyen bir mizaç hakimdir. Bu sayededir ki 400 çadırlık bir beylikten devasa bir dünya imparatorluğu doğmuş ve yükselmiştir.” ifadelerine yer verdi.

Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Elbette geçmişimizle ne kadar övünsek azdır, yetersizdir. Kendimizi tanımak, kimliğimizi tanımak irfan sahibi olmak demektir, tarihimizi, kültürümüzü ve medeniyet hazinemizi bilmek kendimizi bilmektir. Kendimizi bilmek kanımızın ve kaderimizin yol haritasını çizmek demektir. Dünden bugüne kuşaklar eliyle intikal eden milli emanetlerin sırrına erişenler, yalana, iftiraya ve ihanete sırtını dönmüş yüksek karakterlerdir.

Siyasi çıkar uğruna fethimizi ve Fatihimizi sıradanlaştırma çabasında olanlar ecdadımızın hatıralarını sulandıran meczuplardır. Çürümüş Bizans ve Haçlı emellerini canlı tutmak için kılıktan kılığa girenler Ötüken dimağını susturmaya, Söğüt çağrısını bastırmaya çalışan bir avuç gafil ve kendini bilmezdir. Müfteri ve münafık diller ne söylerse söylesin, faziletsiz bedenlerde Fatih şanının izi bulunamaz. Dün, millet haşmeti, zillet rezaletini yenmiştir. Bugün tarih bir kez daha tekerrür edecek, zillete düşen fitneciler kaybedecektir. Bu, Ertuğrul Gazi’ye ve evlatlarına namus borcumuzdur. Bu, İstanbul’a milli varlığımızı ilmik ilmik dokuyan Fatihimize vefa sorumluluğumuzdur. Bu toprakların her karışı şehit kanlarıyla sulanmış ve bunun sonucunda toprak vatan olmuştur. Terörle mücadele sırasında şehit düşen kahraman evlatlarımız milli bekamıza ve milli güvenliğimize şükran, minnet ve duayla yad edeceğimiz hizmetlerde bulunmuşlardır.”

Bugün İdlib’de şehit düşen iki asker başta olmak üzere, tarihin herhangi bir döneminde batıla, haine, caniye, küfre ve mütecaviz maksatlı nice saldırılara direnirken şehit olan cesur yüreklere Cenab-ı Allah’tan gufran niyaz ettiğini, yaşayan gazilere ise hürmetlerini sunduğunu belirten Bahçeli, “Söğüt’ün bağrından çıkarak Anadolu Türk birliğinin kurulmasını sağlayan ve ardından da şevkle ve inanmışlıkla cihan devletine giden yolu inşa eden büyük ecdadımız Ertuğrul Gazi’yi, Osman Gazi’yi, dualarıyla destek veren manevi önderlerimizi rahmetle, saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Cenab-ı Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Barış Gündoğan