Politika

MHP'nin Kızılcahamam Kampı – 30.09.2018

ANKARA (AA) – Genel Başkanı , "Cumhur İttifakı'nın yasal yönü oldu. Yasal yönden tecrübe kazanılmışsa mahalli idarelerde de o tecrübeden yararlanılabilir. Cumhurbaşkanımızla henüz bir görüşme olmamıştır, talep gelirse görüşürüz." dedi.

Bahçeli, partisinin 'da gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu ve TBMM Grubu ortak toplantısının kapanış oturumu sonrasında basın toplantısı düzenledi.

Uzun ve titiz bir hazırlık safhasından emek emek geçerek oluşturulup olgunlaştırılan şartlı ceza indirimi kanun teklifini 24 Eylül'de TBMM'ye sunduklarını hatırlatan Bahçeli, teklifin, eksiğiyle, fazlasıyla bizzat MHP'ye ait olduğunu vurguladı.

"Dürüstüz, tutarlıyız, verdiğimiz sözleri çok şükür sonuna kadar tutacağız." diyen Bahçeli, seçim beyannamelerinde takdim ve tanımı yapılan her vaadin isabetle gerçekleşmesi için ellerinden gelen her çabayı göstereceklerinin altını çizdi.

Halihazırda cezaevlerinde 253 bin 535 kişinin bulunduğunu aktaran Bahçeli, cezaevlerinin fiziki yetersizlikleri, kapasitelerinin aşınma ve aşılmasının pek çok sorunu da beraberinde getirdiğini, Türkiye'nin tutuklu ve hükümlü sayısı itibarıyla Avrupa'da birinci, dünyada yedinci olduğunu söyledi.

Bu tablonun herkes adına vahim ve kaygı verici olduğunu belirten Bahçeli, "Suç ve suçlu her toplumda, her devlette vardır ve olacaktır. Tarihin hiçbir döneminde suç ve suçlu tam olarak sıfırlanamamıştır. Önemli olan bir suçlunun işlediği suçtan dolayı ıslah olması, rehabilite edilmesi, pişmanlık duyması, cezasını çektikten sonra toplumla buluşup bütünleşmesidir. Cezaevlerinde bulunan tutuklu ve mahkumlar insandır. Onların da en temel insan haklarından istifadeleri şarttır." diye konuştu.

Herkesin özgür yaşama hakkı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Ancak bazı suçlar vardır ki af veya ceza indirimi olması halinde adalet müessesesi deprem geçirecek, sosyal neticeleri ağır olacak, gelecek kuşaklara da ihanet sayılacaktır. Bunlardan birisi terör suçlarıdır. Bir diğeri çocuk ve kadın katliamcıları, cinsel istismarcı canilerdir. Bir başkası da kasten insan öldüren, bunu da hiç vicdanı sızlamadan yapan katillerdir. Şu anda cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu itibarıyla 45 bin 706 terör suçlusu, 28 bin 274 adam öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçu işleyen, 16 bin 566 cinsel saldırı suçuna karışmış şahıs bulunmaktadır. Bunlar bizim hedef kitlemizin dışındadır."

– "Teklifin her yönüyle tartışılmasını istiyoruz"

MHP'nin bir defalığına infaz sürelerinde şartlı olarak 5 yıllık ceza indirimi önerdiğine değinen Bahçeli, teklifleriyle, iç barış ve huzur ortamına katkı sağlamayı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişte sosyal, ekonomik ve toplumsal kucaklaşmayı bir nebze de olsa sağlamlaştırmayı, cezaevlerinde insani olmayan birikme ve yığılmaları sadeleştirmeyi, FETÖ'cü hakim ve savcıların adalet ve hukuka vermiş olduğu tahribatları gidermeyi, "kader mahkumu" diye tarif edilen tutuklu ve mahkumları şartlı da olsa sağduyuyla sahiplenmeyi amaçladıklarını söyledi.

Teklifin ne genel ne de özel af olmadığının altını çizen Bahçeli, şöyle konuştu:

"Türk Ceza Kanunu'nun 65. maddesini dillendirenler havanda su dövenlerdir. Maksatlı ve yanlı değerlendirmeler yapanlar insanlık vicdanını yok sayanlardır. 'Rahşan affı tekerrür ediyor, Çakıcı affı geliyor, nitelikli çoğunluk gerekir, Anayasa Mahkemesi kanunun niteliğine bakar, eşitlik ilkesi doğrultusunda kapsamını emsal kararlarda olduğu üzere genişletir' diyenler, acele ve ezbere konuşanlardır. Biz, teklifimizin her yönüyle tartışılmasını istiyoruz. Tartıştıkça daha makul ve müstesna neticelere ulaşacağımızı düşünüyoruz. Peşin yargılarla, ucuz yaklaşımlarla, uçuk yorumlarla mesafe alamayacağımızı, var olan, üzeri örtülen, hasır altına itilen kabarık meselelerimizi kavrayamayacağımıza inanıyoruz."

Devlet Bahçeli, MHP'nin şartlı ceza indirimi teklifimizin kapsamında terör suçundan hüküm giyenlerin, kadın, çocuk ve insan kasaplarının, tecavüz ve istismar suçlularının yer almadığına işaret etti.

– "Uyuşturucu konusunda kimse bize ayar veremez"

Şartlı ceza indirimi teklifinin muhatabının cezaevlerindeki 162 bin 989 kişi olduğunu ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Diyorlar ki, 'Uyuşturucu tacirleri de kapsam içinde.' Diyorlar ki, 'Çete ve organize suç örgütlerine de ceza indirimi getiriliyor.' Bir defa, uyuşturucu konusunda hiç kimse bize ayar veremez, söz söyleyemez. MHP zehir tacirleriyle, uyuşturucu baronlarıyla kıyasıya mücadeleyi öneren, kıran kırana uğraşmayı öngören, bunun için her faaliyet ve girişimde bulunan ahlaki bir zihniyete, milli bir zekaya haizdir. Karanlıktan aydınlığı taşlamaya lüzum yoktur. Kalemlerini silah gibi kullanan zavallılar, teröristlerin affı için düne kadar kuyruğa girmişken, bugün bizi tenkide kalkışmaları münafıklık alametidir. Bize parmak sallanması, 'Aha açığa düştünüz, aha zora girdiniz, teklifiniz patladı, çelişkiye düştünüz' ima ve ilanı yapanlar ya utanmalarını aldırmış gerzeklerdir ya da her şeyi saptırmaktan zevk duyan nöbetçi provokatörlerdir."

Cezaevlerinde uyuşturucu suçundan dolayı 36 bin 212 hükümlü ve 14 bin 174 tutuklu olmak üzere toplam 50 bin 386 kişinin bulunduğunu dile getiren Bahçeli, bunların çoğunun kullanılan, tutsak düşürülmüş, muhtaçlıkları sömürülmüş, vicdanı rehin edilmiş, aklı kiralanmış kişiler olduğunu bildirdi.

– "Uçurumdan aşağıya mı yuvarlayalım"

"Aralarında hakikaten de kader kurbanı olan varsa, nedamet duyan bulunuyorsa, ıslah ve terbiye hali gösterenler çıkmışsa, bunları teklifimizin kapsam dışına alınması ne kadar meşru ve insani olacaktır?" diye soran Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ne yapalım, bunların hepsini kamyon kasalarına doldurup uçurumdan aşağıya mı yuvarlayalım? Bu insanları topluma kazandırmak için inisiyatif üstlenmeyelim mi? Kanayan yarayı görmezden, duymazdan mı gelelim? Sorarım, uyuşturucu baronlarına ses çıkaramayanların, hasbelkader tuzağa düşmüş, nefsine yenilmiş, mağduriyetten yanlış yollara tevessül etmiş kişilere güç gösterisi yapması ne kadar vicdani ve insanidir? Baklava çalan çocuğa diklenen, sıra yurt dışına kaçan baklavacı FETÖ'cülere geldiğinde sessiz kalanlar bize ne anlatıyor, neyi işaret ediyor? Uyuşturucuyu değil, uyuşmuş ve uyanmasını dilediğimiz insanlık haysiyetini savunuyoruz. Bu ayrımı yapamayanlar gaflet çukurunda çırpınan madrabazlardır. Eğer bu kategoride bulunanlar şartlı ceza indiriminden yararlanıp dışarı çıkarlarsa, buna karşılık eğer bir kez daha aynı hataya düşerlerse yeniden cezaevine girmeleri de mukadderdir. Katalog suçlarla ilgili hatırlatmaya ihtiyacımız yoktur. Teklifimiz konuşulsun, TBMM'de müzakere edilsin. Üzerinde uzlaşma sağlanan suçlarla ilgili gereği yapılsın, toplumsal rahatlama sağlansın."

Şartlı ceza indirimi tekliflerinin sosyal boyutlarını düşündüklerini, suça eğilimli insanlardaki psikolojik etkilerini hesaba kattıklarını, mağdurların üzerinde yaratacağı olası travmaları değerlendirdiklerini belirten Bahçeli, konuya hem kalben hem de aklen yaklaştıklarını, adaletin yerini bulmasını istediklerini vurguladı.

– "Kanun teklifimiz iyi hazırlanmıştır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kişilere karşı işlenen suçlarda devletin af yetkisi yoktur." dediğini hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bu yaklaşıma saygı duyuyoruz ama tartışmalı olduğunu, hukuken temeli olmadığını da biliyoruz. Devlete karşı işlenmiş suçlar hem bugüne hem de geleceğe karşı ağır bir cürümdür, üstelik milletin tamamına, varlık ve egemenlik haklarının tümüne kast etmektir. Eğer kişilere karşı işlenmiş suçları kişiler affeder veya ceza tenkisatı yaparlarsa o zaman adalet ve hukuka gerek ve ihtiyaç kalacak mıdır? Mesela bir insanı öldüren katil, mağdurların hoşgörüsünü kazansa bile kamu hukuku bu katilin yakasını bırakacak mıdır? Bırakırsa o halde mahkemelere ne lüzum kalacaktır? Bizim için kanun teklifimiz meşrudur, iyi hazırlanmıştır, hedef ve niyet son derece halistir. Konuşuruz, görüşürüz, tartışırız, önünde sonunda bir çıkış yolu buluruz. Bulmak da zorundayız."

Cezaevlerinin pimi çekilmiş bomba gibi olduğunu, geçmişte yaşanan müessif ve esef verici olayların tazeliğini koruduğunu belirten Bahçeli, "Şunu da özellikle belirtmek isterim ki kanun teklifimizle ilgili gelişme ve alınan tutumlar Cumhur İttifakı'ndan bağımsızdır. İttifak başka teklifimiz başkadır. Her mesele kendi mevkiinde, kendi mahrecinde analiz edilmelidir. İttifakla kanun teklifine karşı gösterilecek tavırları birbirine karıştırmamak, fitne imaline yeltenenlere aldırmamak temennimdir, dileğimdir." şeklinde konuştu.

– "Duruşumuzda bir değişim yoktur"

Mahalli idareler seçimlerine yaklaşık altı aylık bir süre kaldığını anımsatan Bahçeli, parti olarak çalışmaları muhtevalı ve hızlı şekilde sürdürdüklerini, belediye başkan adaylarını bir bir tespit ve ilan ettiklerini anlattı.

MHP'nin 31 Mart 2019'da yapılacak mahalli idareler seçimlerine derin anlamlar yüklediğine işaret eden Bahçeli, "İşin özü itibariyle doğrusu da budur. 31 Mart'a kazanç-kayıp prizmasından bakamayız, bakmıyoruz. Günlük siyasi dürtülerin ölçeğinden yaklaşmıyoruz. Türkiye'nin çıkarları, bekası ve tarihi haklarını dikkate alıyoruz. Samimiyiz, safiyene duygular taşıyoruz, Cumhur İttifakı'nın müessir ve muharrik olmasını ümit ediyoruz." dedi.

Bahçeli, 31 Ağustos, 13 Eylül ve 19 Eylül'de yaptığı açıklamaları hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Duruşumuzda bir değişim, herhangi tadilat yoktur. Fakat tezvirattaki artış, tefrikadaki büyüme de gözümüzden kaçmamıştır. Buna gerek yoktur. 31 Mart'ta, 24 Haziran'ın kazanım ve hakları tartışmaya açılmasın diyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi zaafa uğramasın beklentisindeyiz. Bu sorumluluğun da Cumhur İttifakı'nın iki paydaşına düştüğünü hem ihtimamla ifade hem de ikazla ileri sürüyoruz. Yeri gelmişken, MHP hiç kimseye, hiçbir çevreye, hiçbir şeye muhtaç ve mecbur değildir. Bizim derdimiz Türkiye'dir, Türk milletidir, Cumhur İttifakı'nın tıpkı Kuvayımilliye ruhunda olduğu gibi, diri ve dik duruşunu devam ettirmesidir. Özgül ağırlığımız, güçlü potansiyelimiz siyasi temsilimizin çok üstündedir."

– "İstanbul haricinde adaylarımız olacak"

"İnancı büyük olanın iddiası da büyüktür. Ülküleri yüksek olanın iradesi de güçlüdür. MHP işte budur. Biz, zafer hırsızı, zafer hazımsızı falan değiliz. Biz, başkalarının başarıları üzerine kuluçkaya yatacak acziyete sahip hiç değiliz. Biz, siyasi çetele tutup akıl tutulması yaşamayız, yaşamadık." ifadelerini kullanan Bahçeli, "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben." diye duruş gösterdiklerini vurguladı.

Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"31 Mart 2019'a sadece belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin, il genel meclis üyelerinin, köy ve mahalle muhtarlarının seçimi olarak bakmıyoruz. Türkiye'nin 2023'ten önceki son virajı, yeni hükümet sisteminin son imtihanı olarak yorumluyoruz. Bu itibarla Cumhur İttifakı'nın milli görev ve tarihi sorumluluğunu bir kez daha icra etmesini mühim görüyoruz. Bize siyasi güç hatırlatması yapılmasına gerek yoktur. İkide bir pozisyon açıklaması tebliğine lüzum yoktur. 'Birinci partiyiz, her ilde aday çıkaracağız' sözlerine ihtiyaç da yoktur. Biz, her şeyin farkında ve bilincindeyiz. Şayet siyasi güçlerin yarışma ve rekabetine girilirse oradan bir sonuç çıkmayacağını, polemik ve söz düellolarının eksik olmayacağını da biliriz."

Her ilden aday çıkarmanın her partinin hakkı olduğunu belirten Bahçeli, "Ne var ki, Türkiye’nin sistemsel olgunluğu, yeni hükümet sisteminin emniyeti, herhangi bir kazaya uğramaması nedeniyle parti olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday çıkarmayacağız. Gerçekten sözümüzden caymayacağız. Bu kararımızı İstanbul'dan vazgeçmek olarak yaftalayan zeka özürlülerinin yüzüne dahi bakmaya tenezzül etmeyeceğiz." dedi.

Bahçeli, bunun haricinde her seçim bölgesinde, her büyükşehir, il, ilçe ve belde de diğer siyasi partiler gibi adaylarının olacağını söyledi.

– "Cumhur İttifakı yaşayacak"

"İki partinin görevlendirilmiş kişi ya da heyetleri seri görüşmelerini elbette yapabileceklerdir. Bunun önünde mani bir hal yoktur. Bu görüşmeler gayriresmi değil resmidir, gelişigüzel muhabbet değil muvaffakiyet amaçlı muazzez ve muhkem temaslardır." diyen Bahçeli, şunları ifade etti:

"Muhabbet edeceksek ederiz ama resmi görüşmeleri sulandırmanın, itibarsızlaştırmanın, saptırmanın manası yoktur. Bilinmelidir ki dört ayaklı stratejimiz aynen geçerli olacaktır. Biz Cumhur İttifakı'na taktiksel bakmıyoruz. Böyle bakanları yadırgıyor, niyetlerinde bulanıklık yoksa, idraklerinde tıkanıklık olduğunu söylemek istiyoruz. Bilmeyen varsa öğrensin, Cumhur İttifakı, bizzat cumhurun iradesine dayanmaktadır. Anlamakta zorluk çeken bulunuyorsa söyleyeyim, Cumhur İttifakı bizzat milletimizin takdir ve iradesidir. Harcında milli bekamızı savunmak vardır. Hedefinde Türkiye'nin huzur ve istikrarı yer almaktadır. Kendi içinde pekala stratejisi vardır, taktikleri de olacaktır. Hepsinden mühimi yanlış taktikten doğru strateji çıkmaz. Gücünün farkında olmayanlar strateji kuramaz, taktik kurgulayamaz. Hamdolsun Cumhur İttifakı gücünün fevkindedir."

Bahçeli, kafasının içi taktiklerle meşum, aklı kurnazlıklarla meşgul olanların Cumhur İttifakı'ndan içten içe rahatsızlık duyabileceğine işaret ederek, "Ama bu ittifak yaşayacak, bu ittifak dosta da düşmana da kalıcı mesaj olacaktır." dedi.

– "Adaylar merkez yoklamasıyla belirlenecek"

Milletvekillerinden, MYK ve MDK üyelerinden il ve bölgelerinde en uygun belediye başkan adaylarını istişare yoluyla aramaları ve kendileriyle paylaşmalarını isteyen Bahçeli, aday seçiminin merkez yoklaması yöntemiyle yapılacağını bildirdi.

Bahçeli, mahalli idareler seçimlerinin takip ve temininden genel başkan yardımcıları Edip Semih Yalçın, Sadir Durmaz ve Feti Yıldız'ın eşgüdüm halinde sorumlu olacağını hatırlattı.

MHP'den belediye başkan adayı olacaklarda aradıkları temel kriterleri Yusuf Has Hacib'in cümleleriyle aktaran Bahçeli, "Ne mutlu Türküm diyene" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

– "Derviş'le ilişkisini paylaşırsa iyi olur"

Bahçeli, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Mehmet Özhaseki'nin ittifaka ilişkin açıklamalarının hatırlatılarak, "Bir tarih, takvim var mıdır?" sorusuna Bahçeli, "Cumhur İttifakı'nın yasal yönü oldu. Yasal yönünden tecrübe kazanılmışsa mahalli idarelerde de o tecrübeden yararlanılabilir. Cumhurbaşkanımızla henüz bir görüşme olmamıştır. Talep gelirse görüşürüz." dedi.

"Yeni Ekonomi Programı'nda Amerika'nın McKinsey şirketi ile çalışılacağı" iddialarının sorulduğu Bahçeli, "Maliye ve Hazine Bakanlığı yetkilileri konuyla ilgili CHP'nin alelacele yapmış olduğu eleştiriye cevap verdiler. O konunun üzerinde uzun bir tartışmaya girmenin gereği yok. CHP'de bu açıklamayı yapan şahsiyet Kemal Derviş ile olan ilişkisini kamuoyuyla paylaşırsa iyi olur." yanıtını verdi.

(Bitti)

Ilgili Haberler: