Migros’tan “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası”na destek

İSTANBUL (AA) – Gıda kayıp ve imhalarını azaltmak ve tüketilebilir durumdaki gıdaların yeniden değerlendirilmesini sağlamak amacıyla öncü uygulamalara imza atan Migros, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım ve Örgütü (FAO) tarafından ortak yürütülen "Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası"nın destekçisi oldu.

Migros açıklamasına göre, gıda israfını önlemek için farkındalık oluşturmak hedefiyle, "İhtiyacın kadar al geleceği çöpe atma" sloganı ile hayata geçirilen Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası kapsamında gerçekleştirilecek Gıdanı Koru Mutfağı ve Gıdanı Koru Tüketici Bilinçlendirme Çalışmaları, Migros’un katkıları ile yürütülecek.

Gıdanı Koru Mutfağı ile katılımcılar bir yandan gıda israfını önlemeye yönelik bilgiler edinirken, bir yandan da usta şeflerle birlikte yemek yapma fırsatına sahip oluyor.

Atölye çalışmaları kapsamında gerekli malzemelerin Migros tarafından karşılandığı İzmir’de düzenlenen etkinlikte, yöresel ürün, coğrafi işaretli ürün ve olgunlaşmış meyve sebzelerden oluşan menü tariflerinin katılımcılarla paylaşılıyor.

Gıda israfı/politikaları uzmanları ise gıda israfını azaltmaya yönelik bilgilerin yanı sıra etiketlerdeki tüketim tarihi, ürünlerin muhafaza koşulları gibi konularla ilgili katılımcılara bilgi veriyor. 81 ile yaygınlaştırılması planlanan proje ile Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası'nı geniş kitlelere ulaştırarak, ülke çapında farkındalık oluşturmak hedefleniyor.

Öte yandan Migros, gıda israfının önlenmesine yönelik tüketicilerin bilinçlendirilmesi çalışmalarına mağazaları ve sosyal medya hesapları üzerinden de katkıda bulunuyor.

– Gıdaları doğru koşullarsa saklamaya yönelik video paylaşımları yapılıyor

Sosyal medya hesapları üzerinden Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farkı anlatan, gıdaları doğru koşullarsa saklamaya yönelik ve mevsiminde tüketimi teşvik eden çeşitli infografik ve video paylaşımları yapıyor.

Mağazalarda ise STT’si yaklaşan ürünler ve olgunlaşan meyve-sebzeleri, Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık görseli eşliğinde, indirimli olarak satışa sunarak kullanımlarını teşvik ediyor.

– Gıdanı Koru Mutfağı İzmir’de

Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanyası kapsamında düzenlenen Gıdanı Koru Mutfağı atölyesi, 12 Nisan’da İzmir’in Konak ilçesinde çocuklara yönelik olarak gerçekleştirilirken, etkinlik boyunca keyifli vakit geçiren çocuklar, gıda israfını önlemeye yönelik birçok önemli bilgi öğrendi.

Ayrıca, yine Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık Kampanya kapsamında Gıdanı Koru Tüketici Bilinçlendirme Çalışmaları seçili Migros ve Macrocenter mağazalarında düzenlenecek.

Alsancak Macrocenter, Güzelyalı Parkiçi İzmir M Migros, Alsancak İzmir Mm Migros, Alsancak Talatpaşa Mm Migros, Göztepe İzmir Mm Migros ve Küçükyalı Mithatpaşa M Migros mağazalarında gıda israfını azaltmaya yönelik tüketicilerle görüşmeler yapılarak israfı azaltmaya yönelik bilgiler paylaşılacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Samet Serttaş, AA muhabirine, takviye edici gıdaların ilaç olmadığını ve dünya mevzuatında “gıda” olarak tanımlandığını söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığının onay koduna sahip ürünlerin, gerekirse telefonla hemen sorgulatılabileceğini, böylece gıda satışı gerçekleşen her ortamdan söz konusu ürünlerin güvenle satın alınabileceğini belirten Serttaş, onay kodu sorgulamasında şüpheli bir durumla karşılaşılırsa Bakanlığın ALO 174 hattının aranarak, ihbarda bulunulabileceğinin altını çizdi.

Serttaş, gıda takviyelerinin ilaçlar gibi özel saklama koşulları gerektirmediğini belirterek, “Eczanelerin de bu ürünlerin satışına devam etmesini destekliyoruz.” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanlığının da gıda takviyesi ürünleri üzerinde çok sıkı denetimleri olduğuna dikkati çeken Serttaş, Türkiye’de bu anlamda başka ülkelerde olmayan bir onay mekanizması bulunduğunu anlattı.

Ürünlerin hem piyasaya arz edilmeden önce hem gümrük kapılarında hem de satış noktalarında Bakanlık yetkililerince denetlendiğini, ürünün içerisinde hangi bileşenden ne kadar bulunması gerektiğini belirleyen bir bilim komitesi olduğunu aktaran Serttaş, “Bu bilim komitesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve alanında uzman akademisyenlerden oluşuyor. Türkiye Akdeniz diyetiyle beslenen bir ülke olduğu için Avrupa ve Amerika ile kıyasladığımızda gıda takviyelerine konulan bileşenlerin maksimum olabilecek limitleri hususunda oldukça muhafazakar. Bu nedenle ülkemizdeki makul tüketicinin bir doz aşımı problemi bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.

“Müşteri gibi internetten sipariş verip kontrol ediyoruz”

Serttaş, özellikle Kovid-19 salgını sebebiyle internet satışlarının yoğunlaşmasına dikkati çekerek, “Kim, bizim ürünümüzü nerede satıyor, bunu takip ediyoruz. Sipariş verip ürünün kontrolünü sağlıyoruz.” dedi.

​​​​​​​Türkiye’deki pazar büyüklüğüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Serttaş, 2020 rakamlarıyla gıda takviyesi pazarının 1,5 milyar lira seviyesinde gerçekleştiği bilgisini paylaştı. ABD’de bu pazarın 34,5 milyar dolar seviyesinde bulunduğuna dikkati çeken Serttaş, sözlerini şöyle tamamladı:

Almanya pazarı 2 milyar avro, Fransa ise 1,6 milyar avro seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de öyle sanıldığı gibi vitamin çılgınlığı gibi bir durum yok. Pazar, henüz emekleme seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de gıda takviyesi sektörünün, katma değeri yüksek ürün üretme potansiyeli mevcut. Bu yüzden gelecek için umut vadediyor.”

TUNCELİ(AA) – Kent merkezine 5 kilometre uzaklıktaki Pülümür Vadisi’nde yer alan Tunceli Orman Fidanlığı, 1948 yılında bu yana Türkiye’nin dört bir köşesinin yeşillendirilmesinde rol oynuyor.

Yaklaşık 40 hektar alandan oluşan fidanlıkta karaçam, sarıçam, ceviz, badem, ardıç, alıç ve mahlep başta olmak üzere 40’ın üzerinde tür yetiştirildi ve bu yıl 2 milyon fidan ve 1000 kilogram tohum üretildi.

Sel, çığ, heyelan, kaya yuvarlanması ve erozyon gibi afetlerin önüne geçmek amacıyla kullanılan buradaki fidanlar, şimdilerde orman yangınlarında zarar gören arazilerin yeniden yeşillendirilmesi için hazırlanıyor.

Elazığ Orman Fidanlık Müdürü Serkan Yılmaz, AA muhabirine, Tunceli Orman Fidanlığı’nın 1948 yılında geçici kavak üretimi istasyonu olarak kurulduğunu söyledi.

Bu yıl 2 milyon fidan üretildi

Burada ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrol çalışmalarında kullanılacak fidanların üretildiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Elazığ Orman Fidanlık Müdürlüğümüzde 2021 yılında 13 milyon adet fidan üretmiş bulunmaktayız. Üretilen 13 milyon fidanın 2 milyon adedini Tunceli fidanlığımızda ürettik. Aynı zamanda yine 2021 yılında üretmiş olduğumuz 11 bin kilogram fidan tohumunun 1000 kilogramını Tunceli Orman Fidanlığımızda üretmiş bulunmaktayız.

Yılmaz, kentteki fidanlıkta sarıçam, karaçam, ardıç, meşe ve ceviz gibi türlerin yetiştirildiği belirterek, “Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız ve afet boyutunda olan orman yangınları hepimizi derinden etkilemiştir. Ancak halkımız müsterih olsunlar. 1839 yılında kurulmuş olan ve 182 yıllık köklü tarihiyle Orman Genel Müdürlüğümüz bu tür beklenmedik olaylara ve afetlere her zaman hazırlıklıdır.” ifadelerini kullandı.

Tohum stok merkezlerinin ve soğuk hava depolarının fidan tohumlarıyla dolu olduğunu anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Orman fidanlıklarımız da yine afet görmüş yerlerde kullanmak üzere ve ayrıca diğer ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve sel kontrolünün yapılacağı yerlere dikilmek üzere üretilmektedir. Her türlü stokumuz mevcuttur, hazırlığımız tamdır. Burada üretmiş olduğumuz fidanlar ihtiyaç duyulması halinde Akdeniz’de yangın görmüş alanlarda kullanılmak üzere nakledilerek toprakla buluşturulacaktır.”