Milli futbolcuların EURO 2020'deki ilk hedefi İtalya maçı

ANTALYA (AA) – Burak, Yusuf ve Zeki, milli takımın Antalya’da kamp yaptığı Regnum Carya Golf & Spa Resort’ta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“A Milli Takım, milli forma her şeyin üzerinde.” sözleriyle basın toplantısına başlayan milli takım kaptanı Burak Yılmaz, “Kulübümüzde ne kadar büyük bir başarı yakalasak da orada yakaladığımız başarının üzerinde duygularla buraya geliyoruz. Buradaki hayallerimiz başka oluyor, çok güzel bir ortam var her zamanki gibi. Ailelerimiz de kampa dahil oldu belirli süreliğine o da bizi mutlu etti. Hocamıza teşekkür ediyoruz, bizi rahat ettirmek ve mutlu etmek adına her zaman yanımızda. İki gün dinlenmemiz olduktan sonra tekrar hedeflerimiz doğrultusunda konsantre olup kampımıza başlayacağız. Her şey yolunda mutlu, sağlıklı, huzurluyuz. İnşallah başarılı bir sürecin başladığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

İlk hedeflerinin İtalya maçı olduğunun altını çizen deneyimli oyuncu, kendilerinden beklentinin yüksek olmasıyla ilgili olarak şöyle konuştu:

“Bu hedefleri, sizlerin bunları hayal etmesini sağlayan bizleriz. Elemelerde oynadığımız oyun, mücadele ve kazanılan zafer. Maçlar bitmeden Avrupa Şampiyonası’nı garantileyen bir takım olduk. Uluslar Ligi’nde sallantı oldu, o oyuncuların kendi hatasıydı. Biraz rehavetimiz vardı. Dünya Kupası elemelerinde tekrar ciddiyetle Avrupa Şampiyonası elemelerindeki performansımızı yakalayarak bazı şeyleri hayal ettiren bizleriz. ‘Finale, yarı finale gideceğiz’ diye bakmamak gerek, tek tek bakmak gerekiyor. Tek tek baktığımız zaman başarılı olabiliyoruz. Bazı hedeflerden kaçamayız, kaçamayacağız. Benim birinci hedefim İtalya maçı, kesinlikle İtalya maçını düşünerek o maçı almamız gerek, genel fotoğrafa bakmamız gerek. Ne kadar bundan etkilenmeyiz desek de insanın bilinçaltı diye bir şey var, etkileniriz. Takımımızın öncelikli hedefi İtalya maçı, genel değil tek tek bakıyoruz. Türk halkımızın böyle sıkıntılı süreçlerde tutunduğu bir dalız. Her şekilde bizimle beraberler, kötü ve iyi sonuç olabilir ama niyetimizin iyi olduğunu biliyorlar. Dualarını esirgemesinler, gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. İlk maç İtalya maçı, o maça odaklandık.”

Burak Yılmaz, “Merih Demiral, İtalyan savunmacılara senin gollerini gösterdiğini söyledi. Senden çekiniyorlar mı?” sorusu üzerine ise, “Çekinme, korkma olayı çok fazla gündeme gelmeye başladı. Kimse kimseden çekinmiyordur. Herhangi bir korkumuz yok, saygımız çok büyük ama gözümüzde büyütmüyoruz. Maçın öneminin ne denli sert geçeceğinin farkındayız. İtalya defansı ile ekol olmuş bir takım. Onun da bilincindeyim. Çekinme ya da korkma olmaz. Baskı her zaman bana iyi gelmiştir. Maça kadar yaratabildiğiniz kadar baskı oluşturun belki daha iyidir.” şeklinde konuştu.

Burak, Şenol Güneş ile milli takımda yakalanan olumlu hava hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Geçmişte çok sıkıntılı durumlar da yaşanmıştı. Hiç kimseden bir şeyi saklamayacağız. Başarısız bir dönem de vardı, çok da genç arkadaşımız milli takıma, dünya futboluna kazandırıldı. Geçmişteki hocalarımıza da teşekkür ediyoruz. Çok iyi bir jenerasyon yakaladık, milli ruhun ortaya çıkmasında siz basın mensupları da pay sahibisiniz. Milli maç haftası dediğiniz haftalar oluyor. Geçmişte öyle olmayabilir, eleştiri olarak söylemiyorum bizler ya da sizler ama son dönemde Şenol hocanın etkisi çok büyük, çok başka. Şenol hoca ile ilgili konuşmaya başlarsam iki gün konuşurum. Milli havanın artmasında, saha içindeki oyundan ziyade sizin bizlere verdiğiniz destek çok etkili.”

“Üzerimize düşen bir Türk gibi olmaktı”

Fransa’da Lille ile kazandıkları şampiyonluğa da değinen Burak Yılmaz, “İki ülke arasındaki sıkıntılı durumu çok iyi biliyorduk. Hala da çok sıcak ilişkilerimiz olduğu söylenemez bunun da farkındaydık. Oradaki Türkler olarak üzerimize düşen bir Türk gibi olmaktı, bir Türk gibi davranmak ve bir Türk gibi oynamaktı. Devlet büyüklerimiz de sürekli bizimleydi. Maçlarımızdan sonra onlar da bizim gibi heyecanlıydı. Onların da vurguladığı şey Fransa gibi sıkıntılı ilişkilerin olduğu yerde Türk bayrağını dalgalandırmak, ülkemizi şereflendirmek olduğunu söylediler, daha çok motive olduk. Mahcup olmadığımız için çok mutluyum, kendimizi de sevdirdik. Şimdi milli takım zamanı.” ifadelerini kullandı.

Lille’in şampiyonluğunda tüm takımın payı olduğunun altını çizen Burak, “Hiçbir şeyi yalnız yapmadık, çok iyi bir hocamız ve harika takım arkadaşlarımız var. Herkesin eşit payı var. Tüm takım arkadaşlarıma selam olsun. Onlara da teşekkür ederim. PSG bir ara 5-6 puan öndeydik, o zamanlar acaba demeye başladım. Onların maç sayısı bizimle aynıydı ama onlar Şampiyonlar Ligi oynuyordu. Daha zor maçlardı. Biz de bir ara 6 puan açınca Zeki’ye ‘PSG olmazsa kim şampiyon olur?’ dedim, ‘Ağabey biz oluruz’ dedi. ‘Herhalde olacağız’ dedim, bu konuşma yaklaşık 7 ay önce oldu. Bu konuşmalar çok kolay geliyor ama yaşanan bu başarıyı belki 1 sene sonra daha iyi anlayacağız. Rakibe sadece Neymar, Mbappe olarak bakmamak gerekiyor, dünyanın en güçlü kulübünü karşı şampiyon olduk. Takım arkadaşlarımın çok büyük emeği var. Şehrin, büyük emeği var. İyi iş başardık.” şeklinde konuştu.

Milli takım kaptanı, “Büyük maçlarda başarılı bir milli takım var ama nispeten daha kolay gözüken maçlarda zorlandığımız görülüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Sanırım Letonya maçını kastediyorsunuz. Hollanda, Norveç ve Letonya maçlarına gelene kadar iki buçuk günde bir maç oynadık. Beş saat uçak yolculuğumuz vardı. Letonya maçının talihsizliği bence son maç olmasıydı. Yaklaşık 15-16 oyuncumuz korona oldu, çok talihsizlik oldu. Milli maçlarda kolay zor maç bunların konsantrasyonu farklı olduğu düşünmüyorum. Büyük maçları çok daha iyi oynuyoruz, haklısınız. Bu sizin vurguladığınız yöne hocamız da vurgu yaptı. Bu maçlara daha farklı hazırlanacağımızı da söyledi. Hocamız, ‘Sizi büyük maçlara hazırlamama gerek yok, galiba sizi küçük maçlara hazırlamam gerekiyor’ dedi. Bundan sonra ona daha dikkat edip inşallah o maçlarda puan kaybı yapmadan yolumuza devam ederiz.”

Süper Ligi de yakından takip ettiğini aktaran Burak Yılmaz, “Tabii ki yakından takip ettim çok heyecanlıydı. Biraz kaos ve kavgalı bir sezon oldu. Yenenin de yenilenin de hakemden şikayetçi olduğu çok çetin bir lig oldu. Tabii ki çok şeyi düzeltmek gerekiyor, çok problemler var. Ben bunlara girmek istemiyorum, konum olarak bunları söyleyip düzletebilecek konumda değilim. İnşallah bunları düzeltecek konumda da olabileceğimi düşünüyorum. Bu zamana gelene kadar tüm problemleri gördüm, tüm sıkıntıları net olarak biliyorum. Konumum gereği haddim değil, inşallah büyüklerim gereğini yapacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Lille de mi kalırım, gider miyim bilmiyorum”

Yedi yaşında Antalyaspor minik takımında futbola başladığını ve 35 yaşında milli takım kaptanı olarak Antalya’da bulunduğunu hatırlatan Burak, şunları söyledi:

“Futbolun her şeyini yaşadım, kovuldum, kiralık gittim, en yüksek bedelle transfer oldum, gol kralı, şampiyonluk.. Kötüyü de çirkini de biliyorum. Ama çok da şükrediyorum. Çok da güzel bir kariyer olduğunu düşünüyorum. Futbolun her şeyini biliyorum, o yüzden bazı problemleri aşabileceğimi düşünüyorum. Geçmişte ‘Galatasaray’a dönmek istiyorum’ dedim olmadı, ‘Beşiktaş’ta bırakmak istiyorum’ dedim olmadı. Ne söylesem olmayacak, istemediğim bir şeyi söyleyelim tersi olsun. Artık söylediklerime biraz daha dikkat ediyorum. Lille de mi kalırım, gider miyim bilmiyorum şu an tamamen Avrupa Şampiyonası’na konsantre oldum. Teklifler var mı derseniz var, güzel teklifler de var ama bugün İtalya maçını düşünüyorum. Bizler çok büyük başarı yakaladık, ama bugün itibarıyla Lille şampiyonluğunu kapatıyoruz, sizlerin de kapatmasını rica ediyorum.”

Burak Yılmaz, son olarak Azerbaycan halkına da selam yollayarak, oradaki maçlar için destek beklediklerini sözlerine ekledi.

Zeki Çelik: “İtalya maçını kazanmak istiyoruz”

Milli futbolcu Zeki Çelik de güzel bir hazırlık dönemi geçirerek şampiyona hazır olmak istediklerini belirterek, “İtalya maçını kazanmak istiyoruz” dedi.

Şenol Güneş ile milli takımın çıkışını da değerlendiren Zeki, “Şenol hoca geldikten sonra birçok kez bizimle toplantı yaptı, ülkemizin bizden neler beklediğini anlattı, bu duyguyu bize aşıladı. Çok destek oldu. Bu yönden takım arkadaşlarım da olumlu sinyal aldı, yavaş yavaş başarı gelmeye başladı.” ifadelerini kullandı.

Zeki, “Lille’de kalacak mısın? Transfer olacak mısın?” sorusuna ise “Geleceğim hakkında şu anda hiçbir plan yapmadım, Avrupa Şampiyonası’na odaklanmak istiyorum.” yanıtını verdi.

Lille’in şampiyonluğuna da değinen Zeki, “Fransız taraftarlar bile Türk bayrağı açtı. Binlerce Türk bayrağı vardı, bunu böyle yaptıysak ve ülkemizi böyle temsil ettiysek ne mutlu bize. Fransa’da yaşayan Türkler de vardı, onlara da çok teşekkür ediyorum. Ülkemizi temsil etmek bizim için onur verici bir şey. Kendi hedeflerimi her zaman yükseğe koydum. İstanbulspor’da oynarken de her zaman yukarıya çıkma hedefim vardı. Kendi gelişimim adına Avrupa’ya gitmeyi daha doğru buldum. Böyle bir başarı çok güzel.” şeklinde konuştu.

Zeki, “Burak Yılmaz sana ‘PSG olmazsa kim şampiyon olur? diye sormuş, sen de ‘biz oluruz’ demişsin. O konuşmadan bahseder misin?” sorusunu ise “Üç senedir orada oynuyorum, ilk sene ikinci sırada bitirdik, ikinci sene dördüncü sırada bitirdik. Tüm takımları bildiğim için böyle bir şey söyledim. Takımımız da çok kaliteliydi, Burak ağabey ve birkaç transfer oldu. Böyle hissettim böyle söyleme ihtiyacı duydum.” şeklinde yanıtladı.

Yusuf Yazıcı: “Potansiyelimizin farkındalar, bizden biraz olsun çekiniyorlar”

Yusuf Yazıcı da milli takım kamplarına hep büyük bir özlemle geldiklerini belirterek, “Burada başka bir arkadaşlık ortamı var, herkes birbirini çok seviyor. Şu an milli takımda bulunan oyuncuların çoğu en üst düzeyde oynuyor. Rakipleri bildiğimiz gibi onlar da bizi çok iyi biliyor. Potansiyelimizin farkındalar, bizden biraz olsun çekiniyorlar. Üçümüz Fransa’da oynuyoruz onlar da bizim böyle bir başarıyı gösterdikten sonra potansiyelimizin farkında.” diye konuştu.

Avrupa Şampiyonası’nın açılış maçında İtalya ile oynayacaklarını hatırlatan Yusuf, “İtalya da kimlerle oynayacağını biliyor, oyuncuların neler başardığının onlar da farkında. Sahaya çıktığımızda halkımızın tek yürek olduğunu hissedebiliyoruz. Bize güvensinler, destek olsunlar her ne olursa olsun arkamızda dursunlar. Başaramayacağımız bir şeyin olmadığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Yusuf Yazıcı, şunları kaydetti:

“Burak ağabey ve Zeki ile Fransa’da şampiyon olduk, orada bir tarih yazdık. Çok gururluyuz, bize farklı bir öz güven kattı. Kampa geldiğimizde beraber yemek yiyoruz, bir arkadaşımız İtalya’dan bir arkadaşımız İngiltere’den biri İspanya’dan birimiz Fransa’dan bahsediyoruz. Sonra dönüp diyorum ki ‘Avrupa futbolunu domine etmişiz, fethetmişiz’ diyorum. Ben olaya sadece üç kişi diye bakmıyorum. Hepimiz en iyi yerlerde oynuyoruz, bu bakış açısı Avrupa Şampiyonası’nda bize farklı bir yön verecektir.”

Lille ile kazandıkları şampiyonluğu Türk halkına armağan ettiklerini aktaran Yusuf, şampiyonluk kutlamasında “Bize her yer Trabzon” sözleriyle ilgili olarak ise şöyle konuştu:

“O planlanmış bir şey değildi. Ben Trabzon’dan ayrılırken verdiğim röportajda ‘Ben gidiyorum, hem Trabzon’u hem ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye gidiyorum’ diye söylemiştim. Şampiyon olduğumuzda içimden geldi. ‘Başardım’ dedim. Sonra elime mikrofon aldığımda ‘Bize her yer Trabzon’ dedim.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2020) ve 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde istenilen sonuçların alınamaması üzerine Şenol Güneş ile yollarını ayıran Türkiye Futbol Federasyonu, A Milli Takım’ı 3 yıllığına Alman teknik adam Stefan Kuntz’a emanet etti.

Almanya ile EURO 1996 şampiyonluğu yaşadığı futbolculuk kariyerinde 1995-1996 sezonunda Beşiktaş’ta forma giyen Stefan Kuntz, 25 yıl sonra bu kez başka bir unvanla Türk futboluna hizmet edecek.

Alman teknik adam, 2016’dan bu yana görev yaptığı Almanya 21 Yaş Altı Milli Takımı’yla önemli başarılara imza attı.

Stefan Kuntz yönetiminde Avrupa şampiyonalarında 3 kez final oynayan Almanya, 2017 ve 2021’de kupayı kazandı, 2019’da ise ikincilikle yetindi. Kuntz, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda ülkesinin olimpik milli futbol takımının başında yer almıştı.

Almanya Milli Futbol Takımı’nda Joachim Löw ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktör adayları arasında Kuntz da yer almış ancak Almanya Futbol Federasyonu tercihini Hansi Flick’ten yana kullanmıştı.

20. yabancı teknik adam

Türkiye, yaklaşık 98 yıllık tarihinde oynadığı 598 maçta 26’sı Türk, 19’u yabancı toplam 45 teknik adam yönetiminde sahaya çıktı.

Stefan Kuntz, milli takımın başındaki 20. yabancı teknik direktör unvanıyla görev yapacak.

A Milli Takım’da Türk çalıştırıcıların yanı sıra 4’er İngiliz ve Macar, 3’er İtalyan ve Yugoslav, 2 Rumen, birer de İskoç, Alman ve Hollandalı teknik adam görev aldı.

Piontek’ten sonraki ikinci Alman

Stefan Kuntz, A Milli Futbol Takımı’nda görev yapan ikinci Alman teknik adam olacak.

Kuntz, vatandaşı Sepp Piontek’in ardından ay-yıldızlı ekipte görev alacak ikinci Alman çalıştırıcı olarak kayıtlara geçti.

Danimarka’yı dünya vitrinine taşıyan isim olarak Türk Milli Takımı’nın başına getirilen Alman teknik adam Piontek, ay-yıldızlı ekipte görev yaptığı süre içinde başarılı sonuçlara imza atamadı. Milli takım, 1990-1993 yıllarında görevde bulunan Piontek yönetiminde çıktığı 27 maçtan sadece 4’ünü kazanırken, 15’ini kaybetti, 8’inde de berabere kaldı. Milliler, bu süreçte 22 gol attı, 50 gol yedi.

Rekorlar Fatih Terim’de

A Milli Futbol Takımı, 98 yıllık tarihinde en çok maça Fatih Terim döneminde çıktı.

Ay-yıldızlı ekibin başında 1990, 1993-1996, 2005-2009 ve 2013-2017 dönemlerinde görev yapan Fatih Terim yönetiminde milliler, toplam 135 müsabaka oynadı.

Türkiye ayrıca, tarihindeki en çok galibiyeti de Fatih Terim’in teknik adamlığı döneminde aldı. Fatih Terim yönetiminde milli takım 135 maça çıkarken, bunlardan biri hükmen olmak üzere 70’ini kazandı.

Bir maçlık teknik adamlar

Milli takım tarihinde sadece bir maç görev yapan teknik adamlar da bulunuyor.

Ali Sami Yen (1923), Rumen Petrescu (1971), Gündüz Kılıç (1954), Şeref Görkey (1962), Şükrü Gülesin (1969) ve Ünal Karaman (2004) sadece birer milli müsabakada ay-yıldızlı ekibin başında sahaya çıktı.

“Muhteşem 3’lü”

A Milli Futbol Takım’da görev yapan 3 Türk teknik adam büyük başarılara imza attı.

Türkiye, Fatih Terim döneminde tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine (EURO 1996) katılırken, EURO 2008’de de yarı final oynama başarısı gösterdi.

Milliler, Mustafa Denizli döneminde de EURO 2000’de çeyrek final oynadı.

Bayrağı Denizli’den devralan Şenol Güneş de milli takımı 48 yıl sonra FIFA Dünya Kupası finallerine taşırken, elde edilen dünya üçüncülüğü ve FIFA Konfederasyonlar Kupası’ndaki üçüncülük, Türk futbol tarihine altın harflerle geçti.

Güneş, milli takımda 2,5 yıl süren ikinci dönemine ise iyi başlamasına rağmen EURO 2020’de ve sonrasında 2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri’nde istenilen sonuçların alınamaması üzerine görevinden ayrıldı. Güneş yönetiminde EURO 2020’de tüm maçlarını kaybederek futbolseverlere büyük hayal kırıklığı yaşatan milliler, ardından 2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri’nde oynadığı maçlarda da bekleneni veremedi.

İSTANBUL (AA) – Federasyondan alınan bilgiye göre, A Milli Futbol Takımı Sorumluluğunu Hamit Altıntop yürütecek. Daha önce A Milli Futbol Takımı Sorumlusu olan Selim Soydan’ın ise yönetim kurulu üyeliği devam edecek.

Muhabir: Mücahit Hüseyin Eroğul