Milli Sarayların en büyük halısının restorasyonu tamamlandı

İSTANBUL (AA) – Sultan 2. Abdülhamid Han döneminde yaptırılan Yıldız Şale’nin yenilenen dev halısı, tarihi salonda yerini almayı bekliyor.

Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının halı koleksiyonunda yer alan, Yıldız Şale’nin 1 numaralı tören salonuna ait 468 metrekarelik Hereke halısının restorasyonu tamamlandı.

Bordürleri dışında 248 metrekare ile “Türkiye’nin en büyük yekpare dokuması” olma özelliğini taşıyan tarihi halıda son olarak tesviye ve rötuş işlemleri yapıldı.

Büyüklüğü ve tarihi değerinin yanı sıra dönemin Türk-Alman ilişkilerine dair ipuçları da veren dev halı, 2018’de Yıldız Şale ile eş zamanlı olarak restorasyona alındı.

Köşkün bahçesinde hazırlanan özel havuzda yıkanarak Milli Saraylar uzmanları tarafından konservasyon işlemine hazır hale getirilen halının onarımı Yıldız Şale’nin halı restorasyonu için yeniden düzenlenen konferans salonunda gerçekleştirildi.

Halının onarımında kullanılan ipler doğal kök boya ile boyandı

Halının restorasyonunu yapan ekibin sevk ve idaresini üstlenen Mustafa Köksal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uygulanan yöntemleri ve yapılan işlemlerle ilgili bilgileri paylaştı.

Ustabaşı Köksal, tören salonunun en büyük halısının onarım işlemlerinin, 2 seneden uzun süre devam ettiğini dile getirdi.

On kişilik bir kadroyla başladıkları onarım işine salgın tedbirleri nedeniyle 6 kişiyle devam ettiklerini belirten Köksal, “İlk önce saraydan çıkardık. Bunun için aşağıda 500 metrekarelik özel bir havuz yeri yaptık. İlk önce halımızı yıkadık ve 2 ay içerisinde halıyı orada kuruttuk. Toz alma işlemleri de tamamlandıktan sonra burayı, özel olarak bu gördüğünüz mekanı tasarladık ve naklettik.” dedi.

Köksal, iplerin tespiti ve doğal yöntemlerle boyanmasının da restorasyonun yapıldığı mekanda gerçekleştirildiğini kaydederek, onarım sürecine dair şu bilgileri verdi:

“Tığ, makas, iğne, tarak ve özel olarak yapılmış kasnak dediğimiz aletlerle işlemlere başladık. Onarım yapılacak yerler, zamanla aşınmış tabii. 120 senedir bazı yerleri dökülmüş, güve yenikleri oluşmuş. İlk önce hasır dokusu yapılır yani normal bir insan vücudundaki doku gibi dokusu işlenir. Sonra iple o onarım yeri hav şeklinde doldurulur ve daha sonra, tesviye aşamasına geçilir.”

Kapalıçarşı’da 1976’da usta-çırak ilişkisiyle öğrenmeye başladığı sanatı, bugün de devam ettirmeye çalıştığını dile getiren Köksal, “Arkadaşlarımızın da hepsi bu konuda uzman. Yani bu konuda ehliyetli kişiler. Bu arkadaşlarımızla beraber bu halımızı bitirdik ve inşallah 50-100 sene daha ömür katmış olduk. 468 metrekare olan bir halının yıkanıp, onarılması bizim için büyük bir kıvanç. Bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz.” diye konuştu.

“Böyle bir halıyı gelecek nesillere kazandırmak bize nasip oldu”

Dev halının onarımında çalışan ustalardan Halil Telli ise 1996’dan bu yana çeşitli halıların onarımında görev aldığına işaret ederek, Yıldız Şale köşküne ait halı için, 2 yıldır çalıştıklarını söyledi.

Halının restorasyonu için yaptıkları işlemlere değinen Telli, tığ, makas, iğne, çekecek, cımbız, kerpeten ve pense gibi aletlerle, doğal kök boyalarıyla renklendirdikleri ipleri işlemlerde kullandıklarını ifade etti.

Telli, 20 yıldan fazladır bu işle uğraştığını aktararak, “Birçok tarihi halıyı yaptık ama 2. Abdülhamid zamanından kalma bu halıyı onarmak bizim için büyük bir gurur. Nasibimizde varmış, böyle bir halıyı gelecek nesillere kazandırmak bize nasip oldu. Bu bizim için büyük bir gurur oldu.” dedi.

Sultan 2. Abdülhamid döneminde Hereke’de dokundu

Sultan 2. Abdülhamid döneminde yapılan halı, titiz bir çalışmayla gelecek nesillere kazandırıldı.

Alman İmparatoru Kaiser 2. Wilhelm’in ziyareti dolayısıyla 1897’de Yıldız Şale’nin tören salonu için hazırlanan eser, Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası’nda dokundu.

Tören salonunun tamamını kaplayacak şekilde hazırlanan halının uzunluğu 29 metre, genişliği ise 14,5 metre. 24 metrekarelik 2 kule deseninin de yer aldığı 468 metrekarelik halının şemasını, saray ressamı Emil Meinz tasarladı.

Yıldız Sarayı’nı oluşturan yapılardan Yıldız Şale’deki yerine taşınmak üzere köşkteki tamiratın sona ermesini bekleyen tarihi halı, restorasyon işlemleri tamamlanınca tören salonunda sergilenmeye devam edecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TEKİRDAĞ(AA) – Osmanlı mimarisinde görülen ters “T” planlı, zaviyeli camilerden olan ve kesme taştan yapılan Mirliva Hüseyin Paşa Cami’nin önünde üzeri kasnaklı kubbelerle örtülü beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunuyor.

Döneminin mimari özelliklerini taşıyan, iç mekanındaki mihrabı yuvarlak niş şeklinde olan cami, taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minareye sahip.

İnecik Mahallesi’nde bulunan tarihi cami restorasyon çalışmaları kapsamında 2 yılda aslına uygun olarak yenilendi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine, caminin temellerinin 1498 yılında atıldığını söyledi.

İnecik’in tarih boyunca önemli ticaret yolları üzerinde bulunan bir yer olduğunu dile getiren Hacıoğlu, şu bilgileri verdi:

“O yüzden buranın hem korunması hem de güvenliğinin sağlanması açısından Osmanlı zamanında burada mirliva düzeyinde komutan görevlendirildi. Bunlardan birisi de Mirliva Hüseyin Paşa’dır. Bu cami 523 yıl önce yapılmış ve uzun yıllar halkımıza hizmet etmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonuna karar verilmiş ve restorasyonun yüzde 98’i bitmiş. Sadece cami bahçesinde bazı yerler peyzaj çalışması yapılacak. Kısa bir süre sonra cami ibadete açılacak.”

Hacıoğlu, tarihi ve kültürel eserlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemli olduğunu belirtti.

Caminin açılmasıyla İnecik’in tarihi yapılarıyla daha fazla ilgi çekeceğini düşündüğünü aktaran Hacıoğlu, şöyle devam etti:

“Tarihi yapıların yanı sıra İnecik’in sucuğu ve eti de meşhur. Burası Çanakkale, Selanik yolu üzerinde olduğu için önemli bir geçiş güzergahında. O yüzden İnecik’in gastronomisi, tarihi, kültürel yapısıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

Mirliva Hüseyin Paşa Cami mimari özellikleri bakımından da önemli bir cami. 1498 Osmanlı’nın ilk dönemi sayılabilir. Bu cami T planlı mimari özelliklerini taşıyan bir cami. Gelen misafirin barınma ve yemek yiyebileceği özelliklerini barındıran bir camidir. Bu eserin restore edilip gelecek kuşaklara aktarılacak olmasında emeği olan Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz.”

EDİRNE (AA) – TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı ve AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, bir otelde düzenlediği basın toplantısında, Mimar Sinan’ın ustalık eseri, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girmiş Selimiye’nin restorasyonunun en güzel şekilde yapılmasını hedeflediklerini söyledi.

Restorasyonun, çevre düzenlemesiyle bir bütün olarak düşünülmesi gerektiğini belirten Aksal, “Restorasyonu yapıyorsunuz ama çevre düzenlemesini yapmadıktan sonra çöpün içinde bir mücevher gibi o mücevheri göremiyorsunuz. Çevre düzenlemesini de çok güzel bir şekilde yapmak için uzun süredir mücadele ediyorduk. Nihayetinde Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla çevre düzenleme işini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle yapıyoruz. Bütün görüşmeler yapıldı. Cami ve çevre düzenlemesi 3 aşamalı bir çalışmayla gerçekleşecek.” dedi.

Aksal, Selimiye Camisi’nin orijinaline uygun olarak restore edilmesi için çok uğraşıldığını, ihale sürecinin başlayacağını aktardı.

Restorasyon konusunda seçici davrandıklarını ifade eden Aksal, “Türkiye’de bu işleri özenle yapan çok az kişi var. Bu işi en iyi yapacak firmayı bulma konusunda da özen gösteriyoruz. İnşallah en kısa zamanda ihalesine çıkıyoruz. Çalışmalar başladı. Planımız yıl başına kadar Selimiye Camisi’nin restorasyonuna fiziki olarak başlamak. İnşallah kasım ayı içinde sözleşmeleri imzalayıp yıl sonuna kadar da fiziki olarak restorasyona başlayacağız.” diye konuştu.

Aksal, çevre düzenlemesinin iki aşamalı olarak yürütüleceğini belirtti.

“Selimiye Meydan düzenlemesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız eliyle yapacağız”

Çevre düzenlemesi kısmının yer tesliminin yapıldığını söyleyen Aksal, şöyle devam etti:

“Bunu Enez’deki Fatih Camisi’ni yapan firma yapacak. Enez’de inanılmaz güzel bir iş yaptılar. İnşallah Selimiye’nin çevre düzenlemesinde de aynı güzelliği, aynı işi yapacaklar. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıdır ‘Mimar Sinan’a, Selimiye Camisi’ne yakışır bir düzenleme istiyoruz’ diye. Her şeyin, işçiliğinden malzemesine kadar en kaliteli malzeme kullanılarak çevre düzenlemesi yapılacaktır. 140 gün gibi bir süre planlanıyordu ama yer tesliminde birazcık gecikme yaşandı. Orada işyerleri falan var. Yer tesliminde biraz sıkıntı yaşandı.”

“Birazcık gecikme bile olsa muhteşem bir eser olacak.” diye Aksal, “Edirne’ye, Edirnelilere yakışan bir düzenleme olacak. Selimiye’ye Mimar Sinan’a yakışan bir düzenleme olacak. Öbür bölümle ilgili belediyenin yaptığı bir çalışma var. O projeyi belediyenin yapması gerekiyor. Hala bu tamamlanmış değil. Onu bekliyoruz. İnşallah Anıtlar Kurulu o projeyi onaylar onaylamaz orasının düzenlemesini de Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız eliyle yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Aksal, Selimiye’nin bir bütün olarak çevresiyle, camisiyle birlikte çok güzel bir eser olacağını sözlerine ekledi.