Milli Savunma Bakanı Akar, Libya'da askeri yetkililerle bir araya geldi

TRABLUS(AA) – Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya ziyareti kapsamında dün Libya Görev Grup Komutanlığını ziyaret etti.

Faaliyetlere ilişkin bilgi alan Akar daha sonra Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Haddad ve Trablus Askeri Bölge Komutanı Tümgeneral Abdulbasit Mervan ile görüştü.

Kabulün ardından Akar, Libya Görev Grup Komutanlığındaki personelle bir araya geldi. Türkiye ve Libya arasında yıllardır devam eden dostluk ilişkilerine vurgu yapan Akar, “Libyalılar için Türkiye bir vatan, Türkler için de Libya bir vatandır. Dolayısıyla Libya ve Türkiye arasında kıskanılacak düzeydeki kardeşlik ilişkileri bugüne kadar geldi, bundan sonra da artan bir tempoda devam edecek.” diye konuştu.

Türkiye’nin, Libya’nın birliği, bütünlüğü ve güvenliği için yapılması gerekenleri yapmaya devam edeceğini dile getiren Akar, “Burada bulunma sebebimizin çok iyi anlaşılması lazım.” ifadesini kullandı.

BM tarafından tanınan meşru hükümetin daveti ve ikili anlaşmalar kapsamında Libya’ya geldiklerini hatırlatan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada yapılan faaliyetler, uluslararası hukuk, şeffaflık ve meşruiyet bakımından çok açık, net. Bizim alnımız açık, başımız dik. Gizli saklı bir şeyimiz yok. Libyalı kardeşlerimizle beraber buradaki faaliyetlerimizi sürdürdük, sürdürmeye devam ediyoruz. Mevcut barış ortamına karşı hala risk, tehdit, tehlikeler var. ‘Bitmiş’ diye bir şey yok. Darbeci Hafter grubunun son yaptığı töreni herkes gördü. Ayrıca Irini diye yapılan harekatın ne kadar art niyetli olduğunu, yapılan faaliyetin sadece Libya’nın meşru hükümetine karşı olduğunu, diğer taraftan darbeci Hafter grubuna karşı bunun yapılmadığının, onların karadan, havadan silahlanmaya devam ettiğinin görülmesi lazım.”

“Aileler büyük ızdırap içinde”

Darbeci Hafter’in, Libya’daki masum insanlara yönelik saldırılarını anımsatan Akar, Harp Okulu öğrencilerinin katledildiğini ve yüzlerce insanın toplu mezarlara gömüldüğünü aktardı.

Bunu dünyanın unutmaması gerektiğini vurgulayan Akar, “Darbeci Hafter’in yaptığı eza, cefanın herkes tarafından hatırlanması lazım. Toplu mezarlardan çıkan cenazelerin sahibi aileler büyük üzüntü, ızdırap içinde. Dolayısıyla biz de elimizden geldiğince onlarla görüşerek acılarını biraz da olsa dindirmeye çalışıyoruz. Bunlarla ilgili Türkiye’ye düşen ne varsa yapacağımız çalışmalarla gereken tedbirleri alacağız.” görüşünü paylaştı.

Hafter grubu tarafından döşenen ve oyuncakların içine dahi yerleştirilen patlayıcıların, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda sivilin ölümüne neden olduğunu belirten Akar, şunları kaydetti:

“Bu patlayıcılar ve mayınlardan dolayı uzuvlarını kaybeden, şehit olan çok sayıda Libyalı kardeşimiz var. Bunların bir kısmı burada, bir kısmı Türkiye’de tedavi altında. Yaşanan bu olaylar Libya toplumu için önemli. Bu kardeşlerimiz için bize ne görev düşüyorsa yerine getirmemiz, onlara rehber olmamız, yardımcı olmamız, yol göstermemiz lazım. Bu acıyı, sıkıntıyı Libyalı kardeşlerimizle paylaşıyor ve bunu dindirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”

“Haklı davalarında Libya ile beraberiz”

Bu konuda gerekli talimatları veren Akar, “Burada önemli görevler yapıyorsunuz. Buradaki misyonunuz çok önemli. Libyalı kardeşlerimizle berabersiniz. Libyalı kardeşlerimiz epey sıkıntı çektiler, onların sıkıntılarını azaltmak, onlara yardımcı olabilmek, haklı davalarında onlara destek olmak için buradasınız. Bugüne kadar başarılı bir şekilde bu faaliyetleri yürüttünüz, bundan sonra da aynı şekilde yapmaya devam edeceksiniz.” değerlendirmesinde bulundu.

Libyalıların ülkeleri için büyük mücadele verdiğini, büyük kahramanlık ve fedakarlık gösterdiğini dile getiren Akar, “Bugünlere gelinmesinde çok önemli roller oynadılar.” dedi.

Salondakilerle beraber bu mücadelelerinden dolayı Libyalıları alkışlayan Akar, “Kardeş olarak, tek yumruk, tek vücut olarak haklı davalarında Libya ile beraberiz.” ifadesini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Güvenlik kaynakları AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sadi Kaddafi (48) ve Muammer Kaddafi’nin özel kalem müdürlüğünü yapan Ahmed Ramazan’ın Trablus’ta tutuklu bulundukları hapishaneden serbest bırakıldığını belirtti..

Kaynaklar, Sadi’nin, Libya Başsavcılığının kararı ve Başbakan Abdulhamid Dibeybe’nin onayı ile serbest bırakıldığını aktardı.

Sadi’nin özel uçakla Türkiye’ye hareket etmek üzere ülkeden ayrıldığı belirtildi.

Baba Kaddafi döneminde ülkenin sportif faaliyetlerinin yönetiminde yetkileri bulunan Sadi, aynı zamanda Libya ulusal futbol takımında oynuyordu.

Sadi Kaddafi, 2011’de Kaddafi rejiminin çöküşünden sonra Nijer’e kaçtı ancak 2014’te Libya makamlarının girişimleri sonucu, Libya Futbol Federasyonu başkanlığı döneminde “zorla zimmetine para geçirmek” suçlamasıyla yargılanmak üzere Libya’ya getirildi.

TRABLUS (AA) – Libya Ordusu Batı Bölgesi Komutanı Tümgeneral Usame el-Cuveyli’nin konuya ilişkin açıklaması, Öfke Volkanı Operasyonu basın biriminin sosyal medya hesabından paylaşıldı.

Cuveyli açıklamasında “Ülkede hala savaşı tercih edilen bir seçenek olarak gören bir taraf varsa o halde savaş olsun. Savaşın yeniden patlak verebileceğine dair tekrarlanan işaretler bulunuyor.” ifadesini kullandı.

“Türkiye ile yapılan anlaşma, uluslararası kabul görmüş bir hükümetin talebi üzerine gerçekleşti”

Libya’da 5+5 Ortak Askeri Komitenin önceki meşru hükümet tarafından imzalanan anlaşmaları ve mutabakat muhtıralarını dondurma talebini kesin şekilde reddettiklerini vurgulayan Cuveyli, şunları kaydetti:

“Türkiye ile yapılan anlaşma, Trablus’a yönelik saldırıları püskürtmek için uluslararası kabul görmüş bir hükümetin talebi üzerine gerçekleşti. Rusya ve sahadaki diğer ülkeler ise Libya ile herhangi bir anlaşmayı onaylamıyor.”

Libya Ordu Sözcüsü Muhammed Kununu da Twitter hesabından Cuveyli’nin söz konusu açıklamalarını paylaştı ve “Siz dönerseniz biz de döneriz” mealindeki ayetle Cuveyli’ye destek verdi.

Libya’daki 5+5 Ortak Askeri Komite, 14 Ağustos’ta Libya Başkanlık Konseyine “herhangi bir ülke ile imzalanan uluslararası anlaşmaların ve mutabakat muhtıralarının askıya alınması” çağrısında bulunmuştu.