Milyonlarca İdlibli Suriye'ye insani yardım geçişinin yetkilendirilmesi için yapılacak oylamayı bekliyor

İDLİB (AA) – Rusya’nın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı doğrultusunda iç savaşın sürdüğü ülkeye sadece Hatay’daki Cilvegözü Sınır Kapısı’nın karşısındaki Babülhava’dan giren yardımları engellemek istemesi sonrası milyonlarca yerinden edilen sivili korku sardı.

Esed rejiminin saldırılarıyla zorla yerinden edilen Muhammed Ceddu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rusya’nın yoğun diplomasi trafiği sürdürerek sivillerin gıda tedarik kapısı olan Babülhava Sınır Kapısı’nı kapatmak istediğini söyledi.

Ceddu, sınır kapısının kapanması durumunda sivillerin açlık ve yoksulluktan öleceğini savundu.

Han Şeyhun ilçesinden göç etmek zorunda kalan Muhammed Sefer de İdlib’e giriş yapan tüm yardımların, Babülhava Sınır Kapısı’ndan geçtiğini ifade etti.

Babülhava’nın kapanmasının felakete yol açacağını belirten Sefer, “Rusya, bizi saldırılarıyla yerimizden, evimizden etti. Hayata tutunacak bir şey bırakmadı.” dedi.

Sefer, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının kapının kapanmaması için çaba göstermeleri gerektiğini vurguladı.

“Tek isteğim evime dönmek”

İdlib’in güneyindeki Temeniya beldesindeki yerinden edilen Riyad Kenç de “Rusya, bölge halkının nefes aldığı Babülhava Sınır Kapısı’nı kapatarak, İdlib’de yaşayan sivilleri ölüme terk edecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Sınır kapısının açık kalmasının insani bir hak olduğuna dikkati çeken Kenç, “Tek isteğim evime dönmek, şerefli ve haysiyetli bir yaşam sürdürmek.” diye konuştu.

BM’nin Suriye’ye yardımları

Suriye’nin kuzeybatısındaki yaklaşık 5 milyon kişiye ulaşan ve hayati önem taşıyan uluslararası insanı yardım malzemelerinin gönderildiği tek sınır kapısı Cilvegözü, Rusya’nın engellemesi durumunda 10 Temmuz’da kapanma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

BM, Suriye’ye uluslararası yardımların yapılmasına imkan tanıyan BMGK kararlarının yetkilendirdiği mekanizmayla 2014’ten bu yana, özellikle Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de, 5 milyona yakın kişiye ulaşıyor.

2020’ye kadar gıda, ilaç, tıbbi ve hijyen malzemesi gibi uluslararası insani yardımlar, 2’si Türkiye’den olmak üzere, 4 sınır kapısından gönderilirken; Rusya’nın vetosu ve itirazları üzerine sınır kapılarının sayısı önce 2’ye indirilmiş, daha sonra Rusya, sadece Cilvegözü Sınır Kapısı’nın 1 yıl daha açık tutulmasına onay vermişti.

Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan her ay 1000’den fazla insani yardım konvoyu Suriye’ye geçiyor ancak bu sınır kapısını açık tutan mekanizmanın, 10 Temmuz’da süresi doluyor ve BMGK tarafından yenilenmesi gerekiyor.

BM, uluslararası yardım kuruluşları, Türkiye, ABD ve Batılı ülkeler, yardımların gönderileceği sınır kapılarının sayılarının artırılmasını isterken; Rusya ve Suriye rejimiyle ilgili kararlarda BMGK’de Rusya’nın yanında yer alan Çin, Cilvegözü Sınır Kapısı’nın açık tutulmasına sıcak bakmıyor.

Rusya, daha önce de olduğu gibi sınır ötesi yardım mekanizmasının süresinin dolmasına kısa süre kala, insani yardımların Suriye içinde rejim kontrolündeki bölgelerden yapılması argümanını savunuyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Film, Arizona eyaletinde düzenlenen 27. Sedona Uluslararası Film Festivali’nden “En İyi Uluslararası Film” ödülünü kazandı.

“Flaşbellek” filmi, 2020’de 42. Cinemed (Montpellier) Film Festivalinde “Genç Jüri Ödülü”ne hak kazanarak, 12-19 Temmuz’da Fransa’da CCAS (Social Activities of Energy) adlı kurumun organizasyonu ile salonlarda seyirci ile buluştu.

Flaşbellek, Suriye’den Türkiye’ye uzanan bir yolculuğun yarattığı dönüşüm hikayesini heyecan dolu bir serüven olarak anlatıyor.

Filmde, Arap sinemasının ünlü oyuncularından Salah Bakri ile Ali Süleyman yer alıyor. İkiliye Husam Chadat ve Sara El Debuch eşlik ediyorlar.

2022’de sinemada gösterilecek

Görüntü yönetmenliği’ni Andreas Sinanos’un, kurgusunu Aylin Zoi Tinel’in, müziğini Marios Takoushis’in yaptığı film, 2019’da Gaziantep ve Konya’da çekildi.

​​​​​​​Film, festival süreçlerini tamamladıktan sonra 2022’de sinema salonlarında izleyiciyle buluşacak.

İDLİB (AA) – Rejiminin saldırılardan kaçarak İdlib’in Türkiye sınırı hattındaki zorla yerinden edilenlerin sığındığı kamplarda yaşayan yüz binlerce sivil, bir bayrama daha iç savaş ortamında girdi.

2 yıl önce İdlib’in güney kırsalından göç etmek zorunda kalan Mustafa Emin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evinde akrabalarının arasında eski bayramları özlediğini söyledi. 37 yaşındaki Emin, “Göç etmeden önce her Kurban Bayramı’nda kurban keserdik. Şimdi ise dağın başındaki çadırda hisse et bekler olduk.” dedi

En son ramazan ayında bir hayırsever sayesinde et yediklerini anlatan Emin, her şeyini geride bıraktığını, işinin olmadığını ve durumunun kötü olduğunu ifade etti.

Esed rejiminin saldırılarıyla yerinden ettiği İmad Davut, şimdiki bayramların köydeki bayramlara benzemediğini, ailelerin dağıldığını söyledi. Ailelerin fertlerinin farklı farklı kamplara yerleştiğini belirten Davut, “Ne mutluluk ne de neşe kaldı. Hayırseverler kurban eti dağıttığında et yeriz çünkü kimsenin satın alacak parası yok. Her şey çok pahalı.” diye konuştu.

Davut, bayramın normal bir gün gibi geçtiğini, her evde hüzün ve acı olduğunu, herkesin rejim saldırılarında bir yakınını kaybettiği sözlerine ekledi.

Bir başka yerinden edilen Abdulkerim Said de en büyük isteğinin iki yıl önce saldırılar nedeniyle terk ettiği evine dönmek olduğunu söyledi. Said, “Daha önce kurban keserdik. Ölen yakınlarımızın mezarını ziyaret ederdik. Köyümüzü özledik. En kısa zamanda dönmek istiyoruz.” dedi

En son geçen yıl Kurban Bayramı’nda et yediğini söyleyen Said, imkansızlıklar nedeniyle kurban kesmediğini dile getirdi.

İdlib’deki durum

Türkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017’de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam’daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 “gerginliği azaltma bölgesi” oluşturuldu. Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya’nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3’ünü ele geçirip İdlib’e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018’de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi’de ek mutabakata vardı.

Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019’da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki birçok yerleşimi ele geçirdi. Son olarak 5 Mart 2020’de Rusya’nın başkenti Moskova’da, Türkiye ve Rusya arasında yeni bir mutabakat sağlandı.

Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.