Mısır'dan sonra Sudan da “Hedasi Barajı” meselesini BMGK'ye taşıyor

HARTUM (AA) – Sudan, bölge ülkeleri arasında siyasi krize yol açan Etiyopya'daki Hedasi Barajı konusunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) taşıma niyetinde olduğunu açıkladı.

Sudan Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Yasir Abbas, Dışişleri Bakanlığındaki konferans salonunda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ülkesinin, Mısır ve Etiyopya gibi baraj konusundaki tavrını netleştirmek ve üç tarafın da haklarını gözeten adil ve dengeli çözüm için önerilerini sunmak üzere BMGK'ye başvuracağını belirtti.

BMGK'ye başvuru hakları bulunduğunu ifade eden Abbas, "Hedasi Barajı meselesini çözmenin en etkili yolunun müzakereler olduğunun farkındayız. Devletlerin BMGK ya da Afrika Birliği'ne başvurma hakkını tanıyoruz." diye konuştu.

Etiyopya'dan 3'lü müzakereleri yeniden başlatma daveti aldıklarını dile getiren Abbas, Addis Ababa tarafına, müzakere masasına dönmenin askıdaki sorunları çözmek için siyasi irade gerektirdiği yönündeki tutumlarını ilettiklerini söyledi.

Teknik konularda varılan yüzde 95'lik mutabakat sonrası uzlaşılamayan 3 yasal madde için başbakanların devreye girmesi gerektiğini aktaran Sudanlı Bakan, ülkesinin sunduğu taslak anlaşmanın, barajın doldurulmasından önce üçlü bir anlaşma imzalanması şartıyla 3 ülke arasındaki uzlaşı için bir temel oluşturduğunu kaydetti.

Etiyopya, pazartesi günü, ortak anlaşma olmasa da temmuzda doldurmaya başlayacağı tartışmalı Hedasi Barajı'nın yüzde 74'ünü bitirdiğini duyurmuştu.

– Gerilim tırmanıyor

Etiyopya'nın, Nil Nehri'nin iki kolundan Mavi Nil'in yatağını değiştirerek Hedasi Barajı'nın inşasına başlamasıyla bölge ülkeleri arasında nehir sularının kullanımı konusunda anlaşmazlık çıkmıştı.

Üç ülke arasında yıllardır süren ve nihai çözüme ulaşılamayan müzakerelerden geçen hafta da sonuç alınamamıştı.

Mısır, müzakerelerin tıkanmasının ardından hafta sonu Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyinden "soruna adil çözüm bulunması" için müdahalede bulunmasını istemişti.

Elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını hidroelektrik santrallerinden sağlayan Etiyopya, Afrika'nın en büyüğü olacak Hedasi Barajı ile yetersiz enerji üretimini gidermeyi amaçlıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

NİĞDE (AA) – Niğde Belediyesince yaptırılan ve belediye tarihinde tek kalemdeki en büyük yatırım olma özelliğini taşıyan tesiste sona gelindi.

Belediye Başkanı Emrah Özdemir, AA muhabirine, ileri biyolojik arıtma tesisinin inşaat çalışmalarının tamamlandığını ve bakteri üretmek için su alımlarına başlandığını söyledi.

Tesisin, bir aya kadar tam kapasite çalışmaya başlayacağını belirten Özdemir, “Niğde için çok önemli bir proje. Niğde Belediyesinin tarihinde yaptığı en büyük yatırım. Tesisin belediyemize toplam maliyeti 180 milyon lirayı buldu. Aynı alan içine yaklaşık 3 megavatlık güneş enerji sistemi kuruluyor. Bu tesis, ihtiyacı olan bütün elektriği güneşten karşılayacak.” ifadelerini kullandı.

Özdemir, arıtma tesislerinin en büyük probleminin enerji olduğunu vurgulayarak, tesisin elektriğini kendisi üretmesiyle kente uzun yıllar hizmet edeceğine dikkati çekti.

Tesisin, hemen yanında bulunan Akkaya Barajı gölünün temizlenmesine büyük katkı sağlayacağına işaret eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Tesisin hemen arkasında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi kampüsü, onun kıyısında da Akkaya Barajı var. Akkaya Barajı gölü, 224 kuş türünü barındırıyor. Maalesef son dönemlerde yaşanan kirlilikten dolayı bu çeşitlilik çok azalmıştı. Arıtmamızın hizmete girmesiyle yine minimum 224 çeşit kuşumuzu Akkaya Barajı’mızda misafir edeceğiz. Proje bittikten ve baraj tamamen temizlendikten sonra çevresine yürüyüş yolları, mesire alanları tarzında çalışmalarımız olacak. Burayı, üniversite öğrencilerinin su sporları yapacağı bir baraj haline getirmeyi istiyoruz. Tesisimiz tam kapasite çalışmaya başladığı ve barajımızı tam anlamıyla temizlediğimiz zaman bu hayallerimizin hepsine kavuşacağız.”

Özdemir, 400 dönüm arazi üzerine kurulu tesisin günlük 44 bin metreküp suyu arıtma kapasitesine sahip olduğunu bildirdi.

Tesisin 2040 yılına kadar ve 400 bin nüfusa yetecek şekilde planlandığını anlatan Özdemir, “Bu tesisi büyütmeye müsait bir araziye yaptık. O zamanki ihtiyaca binaen de aynı büyüklükte bir tesisi daha yan tarafındaki boş araziye yapabiliriz. Böyle 2040 yılından sonra günlük 88 bin metre küp suyu aratabilecek bir tesis haline getirilebilecek imkan var. Belediye aslında tarihinin en büyük yatırımını yaptı. Gerçekten çok yüksek bir maliyetle yapıldı ama bu, doğaya yaptığımız bir yatırım, sağlık için yaptığımı bir yatırım.” ifadelerini kullandı.

Özdemir, içme kalitesinde arıtılan suyu, tarımsal sulamada kullanılması için Akkaya Barajı’na vereceklerini aktararak, arıtmadan çıkan atıkları da enerji üretiminde veya gübre olarak değerlendireceklerini sözlerine ekledi.

KAHİRE (AA) – Muhammed Mursi, 17 Haziran 2019’da “Hamas adına casusluk” davasının görüldüğü duruşma esnasında mahkeme salonunda hayatını kaybetti.

Vefat haberi, Mısır devlet televizyonu tarafından aynı günün akşamında duyuruldu. Haberde, “67 yaşındaki Mursi’nin casusluk suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasında önce bayıldığı sonra da yaşamını yitirdiği” ifade edildi.

Bir sonraki gün sabahın erken saatlerinde alelacele toprağa verilen Mursi’nin cenazesine birinci derece yakınları dışında hiç kimsenin katılmasına izin verilmedi. Defin işlemi esnasında mezarlık ve etrafında yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Mursi’nin başarılarla dolu eğitim hayatı

Beş kardeşin en büyüğü olan Mursi, ilk eğitimini doğduğu köy olan Adve’de tamamladı. 1975 yılında Kahire Üniversitesi Mühendislik Fakültesine girdi, 1978’de lisans diplomasını aldı.

Yüksek lisansını metalürji üzerine yapan Mursi, ABD’deki Güney Kaliforniya Üniversitesinden başarı bursu kazandı ve doktora eğitimini orada tamamladı.

1982-1985 yıllarında Güney Kaliforniya Üniversitesinde Yardımcı Profesör görevini üstlendi. 1985’te ülkesine kesin dönüş kararı alan Mursi, 2010 yılına kadar Zagazig Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı.

Aile hayatı

Mısır’ın Şarkıyye kentine bağlı Adve köyünde 8 Ağustos 1951’de dünyaya gelen Mursi’nin babası çiftçilik yaparak ailesinin geçimini sağlarken annesi de ev hanımıydı.

1979 yılında amcasının kızı Necla Mahmud ile evlendi. Çiftin Ahmed, Şeyma, Usame ve Ömer isimlerinde 4 çocuğu oldu. Küçük oğlu Abdullah babasının ölümünden 3 ay sonra kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Babasına yakınlığı ile bilinen Abdullah’ın kahrından öldüğü konuşuldu.

Siyasi hayatı

1977 yılında Müslüman Kardeşler Teşkilatına (İhvan) katılan Mursi, 1979’da hareketin içerisinde aktif roller almaya başladı.

1982 yılından itibaren İhvan’ın siyasi kanadında varlık göstermeye başlayan Mursi, 1995’te hareketin Gençlik Konseyinde yer aldı.

Mısır’da 2000 yılında yapılan parlamento seçimlerde, Mısır Arap Cumhuriyeti Temsilciler Meclisine İhvan’ın bağımsız milletvekili olarak girmeyi başaran Mursi, 2005 yılına kadar hareketin resmi sözcülüğünü de üstlendi.

Ülkede 2005 yılında yapılan milletvekili seçimlerinde aday olan Mursi, seçim sonrası ilk oy sayımında rakiplerine fark atmış olmasına rağmen oyların yeniden sayılması üzerine Meclise giremedi. Mursi, daha sonraki açıklamalarında tekrar sayımlarda hile yapıldığını söyledi.

Mısır’da Hüsnü Mübarek dönemine son veren 25 Ocak Devrimi’nin ardından Mursi, 6 Haziran 2011’de kurulan İhvan’ın siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi’nin başkanlığı görevine getirildi.

Cumhurbaşkanı seçilmesi ve mahkeme salonundaki vefatı

Mursi, Haziran 2012’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mübarek döneminin son Başbakanı Ahmed Şefik ile ikinci tura kaldı.

İkinci turda oyların yüzde 51,73’ünü alan Mursi, Mısır Cumhurbaşkanı oldu. O dönemde Mursi’ye verilen oyların Şefik’in tekrar yönetime gelmesi endişesine karşı tepki oyları olduğunu söyleyenler oldu.

24 Temmuz 2012’de Mursi’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığı resmen açıklandı ve 30 Temmuz 2012’de yemin ederek görevine başladı.

3 Temmuz 2013’teki askeri müdahalenin ardından hakkında açılan “Hapishaneler baskını” davasında, Haziran 2015’te idama mahkum edildi. Ancak bir buçuk yıl sonra Yüksek Mahkeme kararı bozarak Mursi’nin yeniden yargılanmasına karar verdi.

Mursi hakkında görevden uzaklaştırıldıktan sonra 6 ayrı dava açıldı. 17 Haziran 2019’da hayatını kaybettiğinde 4 dava karara bağlanmış, 2 davada ise yargılama süreci devam ediyordu.​​​​​​​