Mitsubishi çip tedarikindeki problem sebebiyle üç fabrikasında üretimi düşürecek

Kyodo ajansının haberine göre, akıllı telefon ve 5G ağ ekipmanlarına yönelik artan çip talebi sonrası, otomobil üreticileri tedarik sıkıntısı çekmeye devam ediyor.

Mitsubishi, motor ve fren sistemlerinde kullanılan çip tedariki problemi nedeniyle Japonya’nın Okayama ve Aiçi bölgelerindeki fabrikalarında seri üretim oranını düşürecek.

Uygulamanın hangi modellerin üretimini sekteye uğratacağı bildirilmedi. Öte yandan firma, Tayland’da bulunan bir fabrikasında da üretimi azaltacak.

Çip problemi sebebiyle Japon üretici Subaru da daha önce, Gunma eyaletinde 2020’de yaklaşık 570 bin araç çıkardığı motor ve montaj fabrikalarında üretimi 2 hafta durduracağını açıklamıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Ülke basınından Yomiuri gazetesinin yaptığı anket sonuçlarına göre, 23 Temmuz’daki açılış töreniyle başlayacak oyunlara karşı Japon halkı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle olumsuz yönde görüş sergiliyor.

Anketlere katıların sadece yüzde 50’si Tokyo 2020’nin bu yaz düzenlenebileceğini düşünürken, bu yönde oy verenlerin yüzde 26’sı ise seyircisiz yapılacağını öngörüyor.

Oylamaya katılanların yüzde 48’i ise olimpiyat oyunlarının iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş belirtiyor. Oyunlar sırasında sporcular ve seyirciler için alınan sağlık önlemlerinin yetersiz kalabileceği konusunda ise ankete katılanların yüzde 63’ü fikir birliğine varıyor.

Japon yetkililer ise salgın nedeniyle bir yıl ertelemeli başlayacak oyunların iptal edilmesi veya bir kez daha ertelenmesi gibi bir seçeneğin olmadığını, Kovid-19’un oyunlar sırasında yaygınlaşması halinde seyircisiz devam etmesinin masaya yatırılan tek seçenek olduğunu vurguluyor.

Yurt dışından seyirci alınmayacak olimpiyatlarda, ülke genelindeki salgın vakaları nedeniyle kendi vatandaşlarının alınıp alınmayacağına ilişkin kararın 20 Haziran’da verilmesi bekleniyor.

İSTANBUL (AA) – Mitsubishi Electric, enerji verimli, çevreci, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle sürdürülebilir bir dünya için çalışıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yeşil bir şirket olma felsefesinin ışığında gerçekleştirdiği global ölçekli yeniliklerle dikkati çeken Mitsubishi Electric, 3 Çevresel Eylem İlkesi'ne dayanan "Çevresel Sürdürülebilirlik Vizyonu 2050" kapsamında doğa ile uyum içinde yaşayan, düşük karbonlu ve geri dönüşüm odaklı bir toplum oluşturmak için kritik önem taşıyan uygulamaları hayata geçiriyor.

Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda da çalışan ve kurumsal ilkesi "Daha İyisi İçin Değişim" ruhuyla yol alarak dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Mitsubishi Electric, sürdürülebilirlik çalışmalarını her geçen yıl artırıyor.

Enerji verimli, çevreci, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle sürdürülebilir bir dünya için çalışan Mitsubishi Electric; fabrika otomasyonu sistemlerinden endüstriyel ve kolaboratif ileri robot teknolojilerine, CNC mekatronik sistemlerden asansör ve yürüyen merdivenlere, klimadan taze hava cihazlarına, veri merkezi soğutma sistemlerinden izleme ve yönetim sistemlerine kadar pek çok alanda öncü teknolojiler geliştiriyor.

– "Çevre bilincini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlayan çalışmalar yürütüyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, geçmiş 100 yılda gelecek nesillere olan sorumlulukla çalıştıkları belirtti.

Saraçoğlu, "Şirketimiz, 1960'ların başında çevre bilinci ciddi bir sorun olmadan yıllar önce dikkatini çevreye duyarlı üretim tekniklerine çevirdi. Bugün de yeşil bir şirket olarak karbon salımını düşürmeye, geri dönüşüme dayalı bir toplum yaratmaya, biyolojik çeşitliliğe saygı duyarak doğaya uyum sağlamaya ve çevre bilincini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlayan çalışmalar yürütüyoruz. 2021 yılında Japonya'da faaliyete başlamasının 100. yıl dönümünü kutlayan Mitsubishi Electric, dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak için çalışırken çevreyi her zaman ajandasının ilk sırasında tutuyor." ifadelerini kullandı.

Gelecekte bir asır daha bir dünya devi olarak kalmanın yolunun sürdürülebilirlikten geçtiğini belirten Saraçoğlu, şunları kaydetti:

"Akıllı çözümlerle enerjiyi koruyan ve enerji üreten bir toplumun oluşmasına katkı sunan teknolojiler geliştirmek için çalışan şirketimiz, Nisan 2021 ve sonrasındaki uzun bir döneme odaklanan Çevresel Sürdürülebilirlik Vizyonu 2050 ile çevrenin korunmasına yönelik çalışmalar yapıyor. Vizyonumuzu ‘Herkes için daha iyi bir gelecek sunmak amacıyla hava, kara ve su kaynaklarını kalbimiz ve teknolojilerimizle korumak’ şeklinde ifade ediyoruz. Bu doğrultuda doğa ile uyum içinde yaşayan, düşük karbonlu ve geri dönüşüm odaklı bir toplum oluşturmak için kritik önem taşıyan uygulamalar hayata geçiriyoruz. Bu vizyonumuz; ‘çevre sorunlarını çözmek için çeşitli iş alanlarında farklı teknolojiler uygulamak’, ‘gelecek nesiller için iş inovasyonları geliştirmek ve uygulamak’ ve ‘yeni değerleri ve yaşam tarzlarını toplumla paylaşmak’ şeklinde sıralanan Üç Çevresel Eylem İlkesi'ne dayanıyor. Eylem planı kapsamında iklim değişikliği, kaynak geri dönüşümü ve tüm değer zincirinde çevre sorunlarını çözmek amacıyla çeşitli iş alanlarında farklı teknolojik kaynakları kullanıyoruz. Aynı zamanda, global çapta Birleşmiş Milletler tarafından 2016 ila 2030 yılları arasında ulaşılmak üzere belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda da çalışıyoruz. Bu hedeflerden ‘ucuz ve temiz enerji’, yani ‘herkes için karşılanabilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişimi sağlamak’ en çok yoğunlaştığımız alanlardan biri… Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda şirket içinde eğitimler de düzenlemeye başladık. Çalışma arkadaşlarımızı sürdürülebilir gelecek konusunda bilgilendirmeyi ve bu anlayışı kurum kültürü haline getirmeyi hedefliyoruz."

– "Enerji verimliliği alanında yüksek katma değer sunuyoruz"

Şevket Saraçoğlu, Mitsubishi Electric olarak her zaman "Daha İyisi İçin Değişim" felsefesiyle yol aldıklarını bildirdi.

Sadece ürünlerinin teknolojisi, güvenilirliği ve kalitesiyle değil, çevre duyarlılığı konusunda da fark oluşturduklarını belirten Saraçoğlu, "Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de evden uzaya kadar faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde yüksek enerji tasarrufuna sahip çözümlerimizle öne çıkıyoruz. Türkiye'de çevre dostu binalar, fabrikalar ve altyapı projeleri için iklimlendirme, otomasyon, asansör ve yürüyen merdiven sistemleri alanlarında iddialı bir çözüm ortağıyız." ifadelerini kullandı.

Saraçoğlu, dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahip Marmaray gibi hayatın içindeki projelerde de yer aldıklarını hatırlatarak, enerji verimliliği alanında yüksek katma değer sunduklarını, AVM'ler, gökdelenler ve hastaneler gibi çok yüksek oranda enerjiye ihtiyaç duyan yapılarda ise kontrollü enerji yönetim sistemi uyguladıklarını aktardı.

Yeni endüstri evresinde ham maddenin daha verimli kullanılmasını, enerji yönetiminin çok daha planlı yapılmasını ve çevreyle dost üretim gerçekleştirilmesini en öncelikli konular olarak gördüklerini belirten Saraçoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mitsubishi Electric olarak, enerji verimli ve çevreci fabrika otomasyon ürünlerimizle işletmelerde ve projelerde ciddi oranda enerji tasarrufu sağlıyoruz. Mitsubishi Electric'in Sanayi 4.0'a yanıtı olan dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory ile fabrikalara çok daha hızlı, verimli ve çevreci üretim imkanı tanıyoruz. Üretimde çok ciddi maliyet tasarrufu sağlayan ve yönetimden üretim katına kadar tüm fabrika katmanlarını optimize etmek için ileri teknolojileri kullanan e-F@ctory, işletmelerin hem küresel rekabette hem de çevreci üretimde bir adım önde olmalarına katkı sağlıyor. Konut, ofis ve endüstriyel klima sistemleri alanında, sistem ömrünü tamamlayana kadar çevreye dost bir yaklaşımla maksimum enerji tasarrufu sağlayacak sorunsuz bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Yüksek teknoloji ve düşük enerji prensibiyle hareket ediyoruz. Bu doğrultuda, AB'ninn yeni Florlu Sera Gazları (F-Gaz) Yönetmeliği hedefleriyle uyumlu olan yüksek enerji verimliliğine sahip R-32 gazını ilk kullanan markalardan biriyiz. Hatta saf haliyle çevrede var olan doğal bir akışkan olması sebebiyle çevreye herhangi bir olumsuz etkileşimi bulunmayan karbondioksit akışkanlı sistemleri tasarlayarak daha yaygın kullanılması için çalışıyoruz. Bu sayede daha az soğutucu akışkan kullanarak verimi artırmayı, karbon salımını kısıtlamayı ve karbon ayak izini küçültmeyi amaçlıyoruz. Klima alanında yüzde 94'e varan geri dönüşüm oranıyla da dikkat çekiyoruz."

– "Karbondioksit salımını 2050 itibarıyla yüzde 80'den fazla azaltmak hedefiyle çalışıyoruz"

Milyonlarca insanın salgınla birlikte uzaktan çalışmaya ve eğitim görmeye başladığını ve tüm dünyada büyük miktarlarda verinin açığa çıktığını belirten Saraçoğlu, "Verilerin işlendiği ve saklandığı merkezlerdeki soğutma işlemi, sistemlerin güvenliği için büyük önem taşırken, bu işletmelerde kullanılan enerji miktarının düşük olması çevrenin korunması açısından olmazsa olmaz. Enerji verimliliğinin ve kesintisizliğin büyük önem taşıdığı veri merkezi soğutma alanında güvenilirlikten ödün vermeden esnek ve hızlı modüler MULTIDENSITY ürünümüzle kolay işletim imkanı tanıyan soğutma sistemleri geliştirdik. s-MEXT hassas kontrollü klima ürünlerinde kullandığımız çevreye duyarlı, düşük küresel ısınma faktörü (GWP) değerine sahip soğutucu akışkanla sektörde bir ilk olmanın heyecanını yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Şirketin global olarak odaklandığı en önemli konulardan biri olan "iklim değişikliği tedbirleri" kapsamında, paydaşlarıyla iş birliği içinde yüksek düzeyde enerji tasarruflu ürünler, sistemler ve hizmetlerin yanı sıra yenilenebilir enerji faaliyetlerini yaygınlaştıracaklarını aktaran Saraçoğlu, şunları kaydetti:

"Uluslararası sözleşmelere dayanan uzun vadeli hedeflere bağlı kalarak, ham madde satın alımından üretime, satıştan dağıtıma, kullanımdan geri dönüşüme kadar tüm değer zincirinde sera gazı salımının azaltılmasını destekliyoruz. Şu anda karbondioksit salımını 2030 itibarıyla yüzde 30 ve 2050 itibarıyla yüzde 80'den fazla azaltmak hedefiyle çalışıyoruz. Tüm dünyada ürünlerin geri kullanımı ve onarımının yanı sıra atıkların azaltılması gibi kaynak geri dönüşüm sürecini destekliyoruz ve üretim sırasında oluşan plastik gibi atıkların yüzde 100 etkili kullanımını sağlamayı hedefliyoruz."