Mitsubishi Electric üretime yönelik siber saldırı algılama teknolojisi geliştirdi

İSTANBUL (AA) – Mitsubishi Electric’in kritik altyapı sistemleri için geliştirdiği yeni Siber Saldırı Algılama Teknolojisi; davranışları aracılığıyla daha önce bilinmeyen virüsleri bile tespit etmenin yanı sıra bilgi sızıntılarını ve bununla bağlantılı zararları önleme imkanı sunuyor.

Mitsubishi Electric açıklamasına göre, Mitsubishi Electric, Türkiye Bilişim Derneği tarafından gerçekleştirilen 4. Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi’ne katıldı.

Etkinlik kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkan Yardımcısı Yavuz Emir Beyribey’in moderatörlüğündeki "İnsan Odaklı Siber Güvenlik Stratejileri" oturumunda katılımcılarla bir araya gelen Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Ürün Yönetimi ve Pazarlama Birim Müdürü Tolga Bizel, Mitsubishi Electric’in geliştirdiği siber savunma teknolojisi hakkında bilgi verdi. Bizel ayrıca dijitalleşme, yapay zeka ve siber güvenliğin üretime sağladığı avantajları sektör profesyonelleriyle paylaştı.

– "Siber savunma sistemi, pek çok saldırı senaryosu üzerinde çalışılarak hayata geçirildi"

Açıklamada etkinlikteki açıklamalarına yer verilen Bizel, şunları kaydetti:

"Fabrika içerisinde üretilen verilerin bulut sistemlerine taşınarak orada anlamlı hale gelmesini ve üretim hattındaki tüm makine ve sistemlerin internet üzerinden haberleşmesini sağlayan e-F@ctory altyapımız sayesinde üretimde çok yüksek hız, maliyet tasarrufu, kalite ve verimlilik artışı sağlıyoruz. Fabrika içinde çalışan binlerce akıllı cihazın saniyeler içinde ürettiği on binlerce verinin korunması üretici için kritik önem taşıyor. Mitsubishi Electric olarak sisteme faydalı olmayan yazılımların ve virüslerin entegre olmasını önlemek için çalışıyoruz.

Bunu da virüs programlarının yaptığı karşılaştırma metotlarından farklı olarak, bozucu etki yaratan komutların davranışlarını modelleyen bir sistem üzerinden gerçekleştiriyoruz. Fabrika içindeki motor sistemlerimizi korumak amacıyla geliştirdiğimiz bu siber savunma sistemi, pek çok saldırı senaryosu üzerinde çalışılarak hayata geçirildi. Mitsubishi Electric, sisteme emredilen komutların işlevini anlamak için otomasyon ürünleri içinde gelen normal komutlarla zararlı komutları anlayabilecek bir davranışsal model kullanıyor. Sisteme rutin olarak verdiğiniz komutların dışında farklı komutlar geldiği takdirde analiz ediliyor ve inceleniyor."

Bizel, Mitsubishi Electric’in geliştirdiği sistem sayesinde bilgisayar virüsü davranışlarının 50 farklı modelde sınıflandırabildiğini belirterek, "Symantec’in internet güvenliği hakkındaki en son raporu, her gün bir milyon yeni virüsün ortaya çıktığını öne sürüyor. Mitsubishi Electric’in yeni geliştirdiği Kritik Altyapı Sistemleri için Siber Saldırı Algılama Teknolojisi; davranışları aracılığıyla daha önce bilinmeyen virüsleri bile tespit etmenin yanı sıra bilgi sızıntılarını ve bununla bağlantılı zararları önleme imkanı sunuyor. Böylece, üretimde dijitalleşirken siber güvenlik endişeleri olmadan geleceğe hazırlanmak mümkün oluyor." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Mitsubishi Electric, enerji verimli, çevreci, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle sürdürülebilir bir dünya için çalışıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yeşil bir şirket olma felsefesinin ışığında gerçekleştirdiği global ölçekli yeniliklerle dikkati çeken Mitsubishi Electric, 3 Çevresel Eylem İlkesi'ne dayanan "Çevresel Sürdürülebilirlik Vizyonu 2050" kapsamında doğa ile uyum içinde yaşayan, düşük karbonlu ve geri dönüşüm odaklı bir toplum oluşturmak için kritik önem taşıyan uygulamaları hayata geçiriyor.

Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda da çalışan ve kurumsal ilkesi "Daha İyisi İçin Değişim" ruhuyla yol alarak dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Mitsubishi Electric, sürdürülebilirlik çalışmalarını her geçen yıl artırıyor.

Enerji verimli, çevreci, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle sürdürülebilir bir dünya için çalışan Mitsubishi Electric; fabrika otomasyonu sistemlerinden endüstriyel ve kolaboratif ileri robot teknolojilerine, CNC mekatronik sistemlerden asansör ve yürüyen merdivenlere, klimadan taze hava cihazlarına, veri merkezi soğutma sistemlerinden izleme ve yönetim sistemlerine kadar pek çok alanda öncü teknolojiler geliştiriyor.

– "Çevre bilincini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlayan çalışmalar yürütüyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, geçmiş 100 yılda gelecek nesillere olan sorumlulukla çalıştıkları belirtti.

Saraçoğlu, "Şirketimiz, 1960'ların başında çevre bilinci ciddi bir sorun olmadan yıllar önce dikkatini çevreye duyarlı üretim tekniklerine çevirdi. Bugün de yeşil bir şirket olarak karbon salımını düşürmeye, geri dönüşüme dayalı bir toplum yaratmaya, biyolojik çeşitliliğe saygı duyarak doğaya uyum sağlamaya ve çevre bilincini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlayan çalışmalar yürütüyoruz. 2021 yılında Japonya'da faaliyete başlamasının 100. yıl dönümünü kutlayan Mitsubishi Electric, dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak için çalışırken çevreyi her zaman ajandasının ilk sırasında tutuyor." ifadelerini kullandı.

Gelecekte bir asır daha bir dünya devi olarak kalmanın yolunun sürdürülebilirlikten geçtiğini belirten Saraçoğlu, şunları kaydetti:

"Akıllı çözümlerle enerjiyi koruyan ve enerji üreten bir toplumun oluşmasına katkı sunan teknolojiler geliştirmek için çalışan şirketimiz, Nisan 2021 ve sonrasındaki uzun bir döneme odaklanan Çevresel Sürdürülebilirlik Vizyonu 2050 ile çevrenin korunmasına yönelik çalışmalar yapıyor. Vizyonumuzu ‘Herkes için daha iyi bir gelecek sunmak amacıyla hava, kara ve su kaynaklarını kalbimiz ve teknolojilerimizle korumak’ şeklinde ifade ediyoruz. Bu doğrultuda doğa ile uyum içinde yaşayan, düşük karbonlu ve geri dönüşüm odaklı bir toplum oluşturmak için kritik önem taşıyan uygulamalar hayata geçiriyoruz. Bu vizyonumuz; ‘çevre sorunlarını çözmek için çeşitli iş alanlarında farklı teknolojiler uygulamak’, ‘gelecek nesiller için iş inovasyonları geliştirmek ve uygulamak’ ve ‘yeni değerleri ve yaşam tarzlarını toplumla paylaşmak’ şeklinde sıralanan Üç Çevresel Eylem İlkesi'ne dayanıyor. Eylem planı kapsamında iklim değişikliği, kaynak geri dönüşümü ve tüm değer zincirinde çevre sorunlarını çözmek amacıyla çeşitli iş alanlarında farklı teknolojik kaynakları kullanıyoruz. Aynı zamanda, global çapta Birleşmiş Milletler tarafından 2016 ila 2030 yılları arasında ulaşılmak üzere belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda da çalışıyoruz. Bu hedeflerden ‘ucuz ve temiz enerji’, yani ‘herkes için karşılanabilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişimi sağlamak’ en çok yoğunlaştığımız alanlardan biri… Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda şirket içinde eğitimler de düzenlemeye başladık. Çalışma arkadaşlarımızı sürdürülebilir gelecek konusunda bilgilendirmeyi ve bu anlayışı kurum kültürü haline getirmeyi hedefliyoruz."

– "Enerji verimliliği alanında yüksek katma değer sunuyoruz"

Şevket Saraçoğlu, Mitsubishi Electric olarak her zaman "Daha İyisi İçin Değişim" felsefesiyle yol aldıklarını bildirdi.

Sadece ürünlerinin teknolojisi, güvenilirliği ve kalitesiyle değil, çevre duyarlılığı konusunda da fark oluşturduklarını belirten Saraçoğlu, "Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de evden uzaya kadar faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde yüksek enerji tasarrufuna sahip çözümlerimizle öne çıkıyoruz. Türkiye'de çevre dostu binalar, fabrikalar ve altyapı projeleri için iklimlendirme, otomasyon, asansör ve yürüyen merdiven sistemleri alanlarında iddialı bir çözüm ortağıyız." ifadelerini kullandı.

Saraçoğlu, dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahip Marmaray gibi hayatın içindeki projelerde de yer aldıklarını hatırlatarak, enerji verimliliği alanında yüksek katma değer sunduklarını, AVM'ler, gökdelenler ve hastaneler gibi çok yüksek oranda enerjiye ihtiyaç duyan yapılarda ise kontrollü enerji yönetim sistemi uyguladıklarını aktardı.

Yeni endüstri evresinde ham maddenin daha verimli kullanılmasını, enerji yönetiminin çok daha planlı yapılmasını ve çevreyle dost üretim gerçekleştirilmesini en öncelikli konular olarak gördüklerini belirten Saraçoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mitsubishi Electric olarak, enerji verimli ve çevreci fabrika otomasyon ürünlerimizle işletmelerde ve projelerde ciddi oranda enerji tasarrufu sağlıyoruz. Mitsubishi Electric'in Sanayi 4.0'a yanıtı olan dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory ile fabrikalara çok daha hızlı, verimli ve çevreci üretim imkanı tanıyoruz. Üretimde çok ciddi maliyet tasarrufu sağlayan ve yönetimden üretim katına kadar tüm fabrika katmanlarını optimize etmek için ileri teknolojileri kullanan e-F@ctory, işletmelerin hem küresel rekabette hem de çevreci üretimde bir adım önde olmalarına katkı sağlıyor. Konut, ofis ve endüstriyel klima sistemleri alanında, sistem ömrünü tamamlayana kadar çevreye dost bir yaklaşımla maksimum enerji tasarrufu sağlayacak sorunsuz bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Yüksek teknoloji ve düşük enerji prensibiyle hareket ediyoruz. Bu doğrultuda, AB'ninn yeni Florlu Sera Gazları (F-Gaz) Yönetmeliği hedefleriyle uyumlu olan yüksek enerji verimliliğine sahip R-32 gazını ilk kullanan markalardan biriyiz. Hatta saf haliyle çevrede var olan doğal bir akışkan olması sebebiyle çevreye herhangi bir olumsuz etkileşimi bulunmayan karbondioksit akışkanlı sistemleri tasarlayarak daha yaygın kullanılması için çalışıyoruz. Bu sayede daha az soğutucu akışkan kullanarak verimi artırmayı, karbon salımını kısıtlamayı ve karbon ayak izini küçültmeyi amaçlıyoruz. Klima alanında yüzde 94'e varan geri dönüşüm oranıyla da dikkat çekiyoruz."

– "Karbondioksit salımını 2050 itibarıyla yüzde 80'den fazla azaltmak hedefiyle çalışıyoruz"

Milyonlarca insanın salgınla birlikte uzaktan çalışmaya ve eğitim görmeye başladığını ve tüm dünyada büyük miktarlarda verinin açığa çıktığını belirten Saraçoğlu, "Verilerin işlendiği ve saklandığı merkezlerdeki soğutma işlemi, sistemlerin güvenliği için büyük önem taşırken, bu işletmelerde kullanılan enerji miktarının düşük olması çevrenin korunması açısından olmazsa olmaz. Enerji verimliliğinin ve kesintisizliğin büyük önem taşıdığı veri merkezi soğutma alanında güvenilirlikten ödün vermeden esnek ve hızlı modüler MULTIDENSITY ürünümüzle kolay işletim imkanı tanıyan soğutma sistemleri geliştirdik. s-MEXT hassas kontrollü klima ürünlerinde kullandığımız çevreye duyarlı, düşük küresel ısınma faktörü (GWP) değerine sahip soğutucu akışkanla sektörde bir ilk olmanın heyecanını yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Şirketin global olarak odaklandığı en önemli konulardan biri olan "iklim değişikliği tedbirleri" kapsamında, paydaşlarıyla iş birliği içinde yüksek düzeyde enerji tasarruflu ürünler, sistemler ve hizmetlerin yanı sıra yenilenebilir enerji faaliyetlerini yaygınlaştıracaklarını aktaran Saraçoğlu, şunları kaydetti:

"Uluslararası sözleşmelere dayanan uzun vadeli hedeflere bağlı kalarak, ham madde satın alımından üretime, satıştan dağıtıma, kullanımdan geri dönüşüme kadar tüm değer zincirinde sera gazı salımının azaltılmasını destekliyoruz. Şu anda karbondioksit salımını 2030 itibarıyla yüzde 30 ve 2050 itibarıyla yüzde 80'den fazla azaltmak hedefiyle çalışıyoruz. Tüm dünyada ürünlerin geri kullanımı ve onarımının yanı sıra atıkların azaltılması gibi kaynak geri dönüşüm sürecini destekliyoruz ve üretim sırasında oluşan plastik gibi atıkların yüzde 100 etkili kullanımını sağlamayı hedefliyoruz."

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, AA muhabirine, siber saldırılarda kullanılan yöntemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Genellikle dosya isminde noktadan sonra görünür olan uzantıların, bunların çalıştırılabilmesi, yürütülebilmesi ve tanınmasında etkin rol oynadığını ifade eden Koç, en sık kullanılan uzantıların da ses dosyalarında “.mp3,” video dosyalarında “.mp4”, görüntü dosyalarında “.jpg, .jpeg ve .png”, ofis ve doküman dosyalarında “.doc, .xls, .ppt, .txt”, “.docx, .xlsx, .pptx ve .pd” olduğunu söyledi.

Koç, web uygulama dosyalarında “.html, .php ve .asp”, çalıştırılabilir dosyalarda ise “.apk ve .exe” gibi uzantıların kullanıldığını bildirdi.

“Emin olunmayan kaynaklardan gelen dosyalar indirilmemeli”

Saldırganların, zararlı yazılımları farklı dosya tiplerine gizleyerek hedeflerine ulaşmaya çalıştıkları uyarısında bulunan Koç, “Siber saldırganlar zararlı yazılımları hedeflerine ulaştırmak için sıkça kullanılan dosya tiplerini tercih ediyorlar. 2020’de web üzerinden en çok “.exe”, e-posta yoluyla ise en çok “.doc” uzantılı dosyalar aracılığıyla zararlı yazılım gönderildi.” diye konuştu.

Çok sık kullanılan bu dosya tipleri içinde yer alan zararlı yazılımlardan korunmak için emin olunmayan kaynaklardan dosya indirilmemesi gerektiğini vurgulayan Koç, indirilecek dosya tipinin kullanım amacına uygun olup olmadığına bakılması ve boyutunun gerektiğinden büyük veya küçük olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Koç, bu konuda alınması gereken önlemlere ilişkin detayların “Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi”nde bulunabileceğini sözlerine ekledi.