MKE ihracatla ekonomiye, yeni silahlarla TSK'ya güç verecek

ANKARA(AA) – Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ Genel Müdürü Yasin Akdere, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarının teknolojisini geliştirmeye yönelik kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu çalışmaların görücüye çıktığı 15’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın (IDEF 2021) MKE AŞ için çok verimli geçtiğini vurgulayan Akdere, 21 ülkeden 52 delegasyonla toplantılar yaptıklarını bildirdi.

TSK ve emniyet güçlerinin ihtiyaçlarını karşılama yanında bir diğer önemli amaçlarının ihracatın artırılması olduğunu dile getiren Akdere, bu doğrultuda yapılan görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini ifade etti. Akdere, şöyle konuştu:

“Ürdün’de fişek hattı kurulum projesinin imzasını yakın zamanda atmıştık. Bunun devamı geldi, Ürdün’de ikinci bir projeyi hayata geçirip 12,7 milimetre fişek hattı kurulumu gerçekleştireceğiz. 4 ülkeyle daha fişek hattı kurulumuna yönelik imza aşamasına gelmiş durumdayız. Fişek fabrikası kurumuyla kalmayacak. Çünkü biz çözüm öneriyoruz. Bundan dolayı da tüm tedarik zincirini dikkate alıyoruz. Barut fabrikalarının kurulumuyla ilgili de ön anlaşmaları imzalamış bulunmaktayız.”

TSK’ya elektrikli ZMA ve tekerlekli Panter

Fuarda 8 ana sözleşmeye imza attıklarına işaret eden Akdere, bunlardan birinin “elektrikli zırhlı muharebe aracına (ZMA)” yönelik olduğunu söyledi. Akdere, bu kapsamda 25 milimetre kara topu, gece-gündüz görüş yeteneği, lazer ölçüm sistemlerine sahip 50 elektrikli ZMA’yı güvenlik güçlerine teslim edeceklerini belirtti.

Elektrikli motor macerasına zırhlı personel taşıyıcıyla başladıklarını ifade eden Yasin Akdere, motor tedarikinde yaşanan sıkıntılara karşı geliştirdikleri bu çözümün 26 testi başarıyla tamamladığını, bu cesaretle de ZMA Projesi’ni tamamladıklarını söyledi.

Akdere, “Elektrikli ZMA 4 saat gibi kısa sürede şarj edilebiliyor ve 600 kilometre menzili var. Hibrit jeneratör koyduk, motora da gerek görmedik. Jeneratörle, elektrikli pil paketiyle hizmete sunuldu. Bu konuda yetkin birçok firma var. Eylül ayından sonra onlarla beraber bu çözümü paylaşarak ihracat potansiyelini daha da geliştirmek istiyoruz.” dedi.

Panter obüslerinin 8×8 araca monte edilmesine yönelik projenin de hayata geçirileceğini dile getiren Akdere, ASFAT ve BMC ile iş birliğine imza atıp 40 aracı en kısa zamanda güvenlik güçlerinin kullanımına sunacaklarını ifade etti.

Mühimmat alanında 5,56’dan 203 milimetreye kadar uzanan çeşitlilikte üretim kapasitesine sahip olduklarını anlatan Akdere, “Askerimizin, kuvvetimizin ihtiyacı olan tüm mühimmatları verebilecek kapasiteye sahibiz. Bu sözleşmenin gereksinimini de en kısa zamanda hayata geçiriyor olacağız.” diye konuştu.

“Sessiz Fırtına çok ses getirdi”

Yasin Akdere, fuarda sergiledikleri elektrikli Fırtına Obüsü için birçok ziyaretçinin “Fuarın yıldızı sessiz Fırtına”, “Sessiz Fırtına çok ses getirdi” şeklinde değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı.

Bu anlamda beklentileri karşılayabilmekten mutluluk duyduklarını ifade eden Akdere, “49 ton ağırlığında, kuvvetimizin gözbebeği silahımız Fırtına Obüsü’nü elektrikli olarak hareket ettirdik. Askerimizin geri bildirimleri var. Motorumuz daha entegre şekilde 26 teste tabi tutacağız.” dedi.

Akdere, fuarda ayrıca 8×8 araç üzerine entegre edilmiş 120 milimetre otomatik havan sistemini tanıttıklarını kaydetti.

Deniz Kuvvetlerine yeni yerli silahlar

Yasin Akdere, Deniz Kuvvetlerinin MKE AŞ’den beklentileri olduğunu söyledi.

Bu kapsamda 76 milimetre deniz topu projesini hayata geçirdiklerini belirten Akdere, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu proje çok önemli. En kısa zamanda Deniz Kuvvetlerimizin envanterine katacağız. Bunun için kısa zamanda atış çalışmalarına başlayacağız. 360 derece dönebilen, eksi 15 ve 85 derecede atış yapabilen, dakikada 80 atış kabiliyetine sahip bir deniz topu geliştirdik. Bu Türk savunma sanayisinin geldiği noktayı gösterecek güzel projelerden birisi. Çözüm ortaklarımızla 12 ay gibi kısa sürede böyle bir projeyi hayata geçirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Tedarik etmek istediğinizde 24 ayda ancak teslimat yapılabiliyor. 12 ayda teslim edebileceğimiz, maliyet açısından da çok avantajlı bir ürün sunacağız. Kendi ihtiyacımızın haricinde fuarda deniz topuyla ilgili bir dizi taleple karşılaştık. Deniz topunu önümüzdeki dönemde önemli bir ihracat kalemi olarak dost ve kardeş ülkelerle paylaşıyor olacağız.”

Deniz Kuvvetleri için ayrıca ABD menşeli Phalanx CIWS muadili Yakın Hava Savunma Sistemi geliştirdiklerine anlatan Akdere, şunları kaydetti:

“Otonom olduğu gibi manuel olarak da kullanılabilen, 20 milimetre 6 döner namlulu bir silah sistemi. Besleme ünitesi de yerli. Bu projemizi de 12 ay gibi kısa sürede sunmuş olmanın gururunu yaşıyoruz. Yetenekli çözüm ortaklarımızla çalışarak kısa sürede atış testlerini gerçekleştireceğiz. Bu ürün Deniz Kuvvetleri için tasarlandı, o yüzden üzerinde ilave radarımız yok. Geminin ana radarına entegre edeceğiz. Böylece maliyet etkinliği kazanacak ve çok kısa zamanda envantere girmiş olacak. Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın da talepleri oldu. 8×8 araç için Yakın Hava Savunma Sistemi talimatı verdiler. 4-5 ay gibi kısa sürede radar entegrasyonu yaparak kara versiyonunu geliştireceğiz.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Karsan Üst Yöneticisi (CEO) Okan Baş, e-ATA serisiyle birlikte 6 metreden 18 metreye kadar elektrikli araç sunabilen ilk ve tek Avrupa markası olmanın haklı gururunu yaşadıklarını, şu anda e-ATA model ailesinin seri üretimine başladıklarını belirterek, "Hatta 10 metrelik e-ATA için Romanya’dan ilk talep geldi. 10 adetlik ilk e-ATA filomuzu bu yılın aralık ayında Romanya’nın Slatina şehrine teslim etmiş olacağız." dedi.

Karsan’ın Bursa’daki fabrikasında, şirketin yüzde 100 elektrikli model ailesi e-ATA’nın tanıtımına ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi.

Karsan CEO'su Baş, toplantıda yaptığı konuşmada, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada gelecek için daha yaşanabilir ve çevreci adımlar atıldığını, şehir içerisinde durmaksızın hizmet veren otobüslerin tamamen çevreci hale getirilmesinin de bu adımlardan bir tanesi olduğunu vurguladı.

Buna yönelik verilen teşviklerin ve gelişmiş ülkelerce sıfır emisyona geçişle ilgili belirlenen hedef tarihlerin değişimi hızlandırdığını aktaran Baş, şöyle devam etti:

"Biz de Karsan olarak bu dönüşüme 2 yıldır öncülük ediyoruz. Kendini kanıtlamış BMW i batarya teknolojisine sahip, Jest ve Atak Electric’i 1 yıl gibi kısa bir sürede ardı ardına geliştirmiş ve seri üretimine başlamıştık. Sınıfının yaratıcısı 6 metrelik Jest Electric ile 2020’de Avrupa pazarında segment lideri olduk. Sınıfının en uzun menzilini sunan 8 metrelik Atak Electric ise Fransa, Almanya ve Romanya başta olmak üzere Avrupa’nın dört bir yanından yüksek talep görüyor. Diğer yandan, 8 metre sınıfındaki Otonom Atak Electric modelimizle bir ilke imza attık ve seri üretimini gerçekleştirerek tüm dünyaya tanıttık. Son 2 yılda pek çok Avrupa ülkesinde elektrikli araçlarımızla 2 milyon kilometrenin üzerinde deneyim elde ettik."

– "6 metreden 18 metreye kadar tam elektrikli ürün gamı ile geleceği elektriklendirmeye hazırız"

Avrupa’nın e-ATA serisi gibi büyük sınıftaki yüzde 100 elektrikli otobüslere gelecek dönemde önemli ölçüde ihtiyaç duyacağını ifade eden Baş, "Avrupa şehir içi otobüs pazarına baktığımızda pazarın yüzde 83’ünün 12 ve 18 metrelik büyük boy otobüslerden oluştuğunu görüyoruz. Öte yandan, dizelden elektrikli otobüslere dönüşüm ise hızla artıyor. 2024’te satılan araçların yüzde 35’inin, 2030’da ise en az yüzde 50’sinin tamamen elektrikli olması bekleniyor. Bu dönüşümü desteklemek adına Paris, Londra ve Hamburg gibi büyük şehirler artık yeni otobüs alımlarında sıfır emisyonlu araç olması şartı getirdiler. Karsan ise bu dönüşümü önceden öngörerek 5 yıl öncesinde tüm planlamalarını buna göre yapmıştı. Bugün pazara sunduğumuz e-ATA serisiyle 10, 12 ve 18 metrelik yüzde 100 elektrikli otobüslerimiz ile artık pazarın tamamında yer alıyoruz. Böylece, Karsan olarak 6 metreden 18 metreye uzanan tüm boylardaki elektrikli ürün gamımızla, geleceği elektriklendirmeye hazır hale geldik." diye konuştu.

Çıkılan bu dönüşüm yolculuğunu "Karsan Electric Evolution" olarak adlandırdıklarını belirten Baş, dönüşümün sembolünü ise "e" olarak belirlediklerini söyledi.

Yeni model e-Ata lansmanıyla birlikte elektrikli model ailesinin ilk üyeleri Jest Electric ve Atak Electric’in de bu dönüşüm yolculuğunda hayatlarına "e-Jest" ve "e-Atak" olarak devam edeceğini bildiren Baş, "Karsan’ın 'Electric Evolution' adını verdiği yolculuğun duraklarından ilki ürünlerin elektrikli olması. Sonraki durak ise sürücüsüz toplu taşıma araçlarına sahip olmak. Bugün ise bu dönüşümün en önemli günlerinden bir tanesi." dedi.

– "35 milyon avro tutarındaki bu anlaşma, Türkiye’nin en büyük elektrikli otobüs ihracatı"

Okan Baş, Karsan olarak ilklere imza atmaya devam ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:

“e-ATA serisiyle birlikte 6 metreden 18 metreye kadar elektrikli araç sunabilen ilk ve tek Avrupa markası olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Şu anda e-ATA model ailesinin seri üretimine başladık. Hatta 10 metrelik e-ATA için Romanya’dan ilk talep geldi. 10 adetlik ilk e-ATA filomuzu bu yılın aralık ayında Romanya’nın Slatina şehrine teslim etmiş olacağız. Öte yandan, geçtiğimiz ay 18 metre sınıfındaki e-ATA için de 56 adetlik bir anlaşma imzalamıştık. Bu otobüsleri de 2022 itibarıyla Romanya’nın iki farklı şehrine teslim etmeyi hedefliyoruz. 35 milyon avro tutarındaki bu anlaşma, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük elektrikli otobüs ihracatı olmasıyla da önem taşıyor.”

– Karsan, şehir içi ulaşımdaki elektrikli dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyor

Verilen bilgiye göre, yüksek nüfusa sahip şehirlerin çevreci otobüs ihtiyaçlarını karşılamak üzere pazara sunulan e-ATA serisi 10, 12 ve 18 metre uzunluğunda üç farklı model olarak pazardaki yerini aldı. İsmini Türkçede "ailenin büyükleri" anlamına gelen "Ata"dan alan e-ATA, Karsan’ın elektrikli ürün gamı içerisindeki en büyük otobüs modellerinden oluşuyor.

Doğuştan elektrikli e-ATA, batarya teknolojilerinden taşıma kapasitesine kadar birçok alanda oldukça esnek bir yapı sunarak ihtiyaçlara hızla yanıt verebiliyor.

150 kWh’tan 600 kWh’a kadar 7 farklı batarya paketiyle tercih edilebilen e-ATA model ailesi, normal bir otobüs rotasında yolcu ile doluyken dur-kalk, yolcu indirme-bindirme, tüm gün klimanın çalıştığı koşullardan ödün vermeden tamamen gerçek sürüş koşullarında 12 metrelik boyutunda 450 kilometreye kadar menzil sunuyor. Sahip olduğu hızlı şarj teknolojisiyle batarya paketinin büyüklüğüne göre 1 ila 4 saat arasında şarj edilebiliyor.

e-ATA model ailesiyle birlikte artık 6 metreden 18 metre uzunluğa kadar tüm boyutlarda yüzde 100 elektrikli toplu taşıma araçları sunabilen Karsan, şehir içi ulaşımdaki elektrikli dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyor.

– Tek şarjla tüm gün hizmet verecek kapasiteye sahip

Esnek yapısıyla iddialı bir model olan e-ATA’da, 150 kWh’tan 600 kWh’a kadar 7 farklı batarya paketi ihtiyaca göre tercih edilebiliyor. Maksimum batarya kapasitesi 10 metre için 300 kWh, 12 metre için 450 kWh iken, 18 metre sınıfındaki modelde 600 kWh kapasiteye çıkılabiliyor.

e-ATA’nın tekerlere konumlanan elektrikli hub motorları, 10 ve 12 metrede 250 kW azami güç ve 22.000 Nm tork sunarak e-ATA’nın en dik yokuşları sorunsuz tırmanmasını sağlıyor. 18 metrede ise 500 kW’lık azami güç, en dolu kapasitede bile tam performans gösteriyor. Güçlü bataryaları sayesinde e-ATA, 12 metrelik modelinde araç doluyken, gerçek otobüs rotasında dur-kalk ve yaz koşulunda klima açıkken tek şarjla 450 kilometreye kadar çalışma imkanı sağlıyor.

Kablolu bağlantı ile 150 kW’a kadar şarj gücüne sahip olan e-ATA, tercih edilen batarya paketine göre 1 ila 4 saat arasında şarj edilebiliyor. Böylece aracın gün içinde tekrar şarj edilmesine gerek kalmadan tüm gün kullanılmasına olanak sağlıyor. e-ATA’da kablolu şarjın yanı sıra duraklarda şoförün araçtan inmeden şarj etmesine imkan sağlayan yüksek güçlü hızlı şarj opsiyonu da sunuluyor.

– Ayna kamera sistemi geniş görüş açısıyla üst seviye güvenlik sağlıyor

Doğuştan elektrikli e-ATA, hafif gövdesi sayesinde elektrikli komponentler için sağlam bir altyapı sunarken, futuristik dış tasarımıyla da öne çıkıyor. Ayrıca geometrisiyle yolculara iç mekanda tam alçak tabanı sunarak engelsiz bir hareket alanı sağlıyor.

e-ATA model ailesi, boyut ve elektrikli motor seçeneklerinde olduğu gibi kapasitede de esneklik sunuyor. Sunduğu yüksek menzile rağmen yolcu kapasitesinden ödün vermeyen e-ATA, tercih edilen batarya kapasitesine bağlı olarak 10 metrede 90, 12 metrede 100’ün üzerinde, 18 metrede ise 150’nin üzerinde yolcu taşıyabiliyor.

e-ATA, tekerlere konumlanan elektrikli hub motor teknolojisiyle geniş, ferah ve ergonomik iç yaşam alanı sunarken sürüş deneyimini de verimli hale getiriyor. e-ATA’da bulunan VDV uyumlu sürücü kokpit ise aracın her detayıyla kontrol edilmesine olanak tanıyor. Sürücüler önlerinde bulunan ekrandan enerji tüketimi, uyarılar ve klima gibi birçok detayı kontrol edebiliyor. Ayrıca, ayna kamera sistemi, çarpışma uyarı sistemi ve şerit takip uyarısı gibi birçok önleyici sistem hem sürücülerin hem de yolcuların güvenli seyahat etmesine katkıda bulunurken, e-ATA ISO ISO 26262 Fonksiyonel Güvenlik standardına uygun elektrik ve elektronik altyapı sayesinde de yüksek güvenlik sunuyor.

BİLECİK(AA) – Bilecik’in Osmaneli ilçesinde toplanan “Red Globe” cinsi üzümler, yurt içi ve yurt dışı pazarlara gönderilmek üzere özenle hazırlanıyor.

İlçeye bağlı Çerkeşli köyünde modern sulama yöntemleriyle yetiştirilen üzümde hasat mesaisi başladı.Bilecik’in Osmaneli ilçesinde toplanan “Red Globe” cinsi üzümler, yurt içi ve yurt dışı pazarlara gönderilmek üzere özenle hazırlanıyor.

Bahçelerde sabah erken saatlerden itibaren çalışmaya başlayan işçiler, üzüm salkımlarını keserek kasalara yerleştiriyor. Kamyonlarla taşınarak soğuk hava depolarında muhafaza edilen üzümler, yurt içi ve yurt dışında ilgi görüyor.

Osmaneli Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Kurucular Kurulu Başkanı Ertuğrul Ünver, AA muhabirine, toplanan üzümlerden bir bölümünün kış mevsiminde tüketilebilmesi için soğuk hava depolarına konulduğunu, bir kısmının ise tüketiciye ulaştırıldığını söyledi.

Hasat için çoğunlukla Sakarya’nın Pamukova ilçesinden işçilerin geldiğini belirten Ünver, “Bölgemizde toprak ve hava koşullarından dolayı kaliteli üzüm yetişiyor. Deniz seviyesinden yükseklik de önemli. İlçe merkezinde yapılsa bu kalite elde edilemez. Rakım, üzümde kalitenin belirlenmesine katkı sağlıyor.” dedi.

Kilogram fiyatı 3-4 lira

Çerkeşli’de toplanan üzümlerin İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Eskişehir, Kütahya ve Ankara başta olmak üzere yurt geneline gönderildiğini, zincir marketlere de satış yapıldığını dile getiren Ünver, “Üzümlerimiz bu sene de kaliteli. Bu kalite tabii ki kendi kendine olmuyor. Bitki beslemeyi dengeli yapmak, ilaçlarını, suyunu zamanında vermek gerekiyor. Hava ve toprak yapısı da önemli. Eskiden üzümde Muğla söz sahibiydi. Bugün üzüm İznik ve Osmaneli’nden de her yere gidiyor.” diye konuştu.

Üzümün perakende olarak kilogramının 3 ila 4 liradan satıldığını aktaran Ünver, Osmaneli’nin bu meyvede yılda ortalama 15 bin ton rekolteye sahip olduğunu belirtti.

26 yıldır sebzecilik ve meyvecilik yapan tüccar Nuri Tuna ise Romanya, İtalya, Rusya’nın da aralarında bulunduğu ülkelere üzüm ihraç ettiğini belirtti.

Bugünlerde soğuk hava depolarında ihracat için hazırlık yapıldığını bildiren Tuna, “Hazırlanan üzümler Romanya’ya gidecek. Üzümün yanı sıra armut, şeftali, nektarin de var. Topladığımız bu üzümü genelde ihraç ediyoruz. Geçen yıl bu ovadan Romanya’ya 700 ton üzüm gönderdim. Gönderilen ürünün yüzde 80’inini Çerkeşli köyünden aldım.” diye konuştu.

Pamukovalı işçilerden Sema Ezer de üzüm salkımlarını keserek kasalara koyduklarını, bunun karşılığında aldıkları günlük 100 lira yevmiye ile aile bütçelerine katkıda bulunduklarını ifade etti.