Munzur Çayı üzerine kurulan “zipline” adrenalin tutkunlarının vazgeçilmezi oldu

TUNCELİ (AA) – Munzur, Hel, Yılan ve Sülbüs dağları arasında kurulu olan kent, sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle yılın her döneminde görülmeye değer manzaralar sunuyor.

Dağların arasında olması sebebiyle adeta saklı bir cenneti andıran kent, son yıllarda devletin yaptığı yatırımlar sayesinde de su sporlarında adından sıkça söz ettirmeye başladı.

Kentteki Munzur Vadisi Milli Parkı girişinde hizmete açılan Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk Su Sporları Merkezi de bölgenin turizm potansiyeline önemli güç katıyor.

Rafting, zipline, kano ve kamp alanlarının bulunduğu merkez, her mevsim olduğu gibi sonbaharda da çok sayıda doğa ve adrenalin tutkununa ev sahipliği yapıyor.

Çevre illerden ziyaretçiler yoğun ilgi gösteriyor

Günübirlik gezilerle Elazığ başta olmak üzere Bingöl, Diyarbakır, Erzincan, Malatya ve İzmir gibi çeşitli illerden kentte gelen ziyaretçiler, su sporları merkezinde raftingin yanı sıra ‘zipline’a da yoğun ilgi gösteriyor.

Yaklaşık 12 metre yükseklikteki zipline kulesine çıkan ziyaretçiler, gerekli hazırlıklarını tamamladıktan sonra gidiş dönüş toplam 370 metre uzunluğundaki çelik hattan kaymaya başlıyor.

Munzur Çayı üzerindeki zipline hattından kayarken eğlenceli dakikalar geçiren ziyaretçiler, havadayken Munzur Vadisi’nin doğasını da görme fırsatı yakalıyor.

İşletmeci Ali Gündoğan, AA muhabirine, Tunceli’nin dört mevsim çeşitli spor faaliyetleri yapmaya elverişli olduğunu söyledi.

Kentte rafting ve ‘zipline’ın yanı sıra dağlarda trekking ve kayak da yapılabildiğini ifade eden Gündoğan, “Tunceli’nin görsel olarak da çok güzel yerleri var. Turistler buraya geldikleri zaman Ovacık ilçesindeki Munzur Gözeleri’ni, Nazımiye ilçesindeki Dereova Şelalesi’ni ve Pülümür yolu üzerindeki Arapkızı Dağı ve Ağlayan Kayalar’ı gezebiliyor. Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki en güzel akarsulardan bir tanesi bizim memleketimizde bulunuyor ve burada gezilecek çok mekan bulunuyor.” dedi.

“28 kilometrelik rafting parkurumuz var”

Gündoğan, kentte mevsimsel sebeplerden dolayı yaklaşık 100 gün rafting yapılabildiğini belirterek, “Çünkü sonbahara doğru suyumuz soğumaya başladığı için rafting yapamıyoruz ve Türkiye’de en uzun rafting parkuruna sahip olan bir kentiz. Yaklaşık 28 kilometrelik bir parkurumuz var ve bu parkur yaklaşık beş buçuk saatte tamamlanıyor.” ifadesini kullandı.

Su sporları merkezinde yaklaşık 370 metre uzunluğunda zipline alanının olduğunu dile getiren Gündoğan, “Genellikle zipline yaz aylarında daha yoğun oluyor. Çünkü herkesin merak ettiği bir şey. Zipline Doğu Anadolu Bölgesi’nde çok fazla olmayan bir şeydi. Son yıllarda diğer illerde yeni yeni kurulmaya başlandı. Onlardan birisi de Elazığ’ın Sivrice ilçesine yapıldı ve o nedenle ‘zipline’nın azlığı bizim kentimizdekine ilgiyi arttırıyor.” diye konuştu.

Ziyaretçilerden Menekşe Çimen ise Mardin’den Tunceli’ye gezmeye geldiğini ve kentin doğasına hayran kaldığını anlattı.

Munzur Vadisi Milli Parkı’nın göz kamaştıran bir güzelliğinin olduğunu aktaran Çimen, “Zipline ayrı bir güzeldi ve Karadeniz’e kadar gitmeye gerek yokmuş. Tunceli doğasıyla muhteşem bir yer ve gezi turu aracılığıyla buraya geldim. İlk önce kent merkezini gezdik ve daha sonra Ovacık ilçesini ziyaret ettik. Burada sallanan ahşap köprüleri de görmüş olduk. Buranın ilçeleri görülmeye değer güzelliklere ev sahipliği yapıyor.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA(AA) – Dünyanın her bölgesinden turist ağırlayan Antalya’da, ziyaretçilerin büyük bölümü, dünyanın önemli rafting rotalarından kabul edilen Manavgat ilçesindeki Köprüçay’ın 14 kilometrelik parkurunda kürek çekerek macera ve heyecan dolu zaman geçiriyor.

Ziyaretçiler, görevlilerin gözetiminde güvenlik önlemlerini alarak kendilerini Köprüçay’ın dağların zirvesinden akan soğuk suyuna bırakıyor.

Bot ve kanoyla geçilen ve yaklaşık 4 saatte tamamlanan parkur boyunca, atlama ve yüzme gibi özel alanlarda da macera dolu yolculuğa renk katılıyor.

“Turistlerin yüzde 80’i tura katılıyor”

Beşkonak Karabük Turizmi Geliştirme Kooperatifi Başkanı Ali Tırnaksız, AA muhabirine, bölgeye ilginin her geçen gün arttığını söyledi.

Sezona sıkıntılı başlamalarına rağmen 1 Temmuz’dan itibaren yüzlerinin güldüğünü belirten Tırnaksız, “Köprüçay, tehlikesiz parkuruyla Türkiye’de tek diyebilirim. Sularımız içilebilir şekilde, tertemiz. Bu parkurda 6 yaşından 70 yaşına kadar herkes rafting yapabilir. Dünyanın hemen her ülkesinden ziyaretçi ağırlıyoruz. Son yıllarda özellikle Arap ziyaretçilerimiz artmaya başladı.” dedi.

Tırnaksız, Köprüçay’da marttan kasıma kadar rafting yapılabildiğine dikkati çekerek, adrenalin tutkunu yerli ve yabancı ziyaretçileri macera dolu bir gün geçirmek için bölgeye davet etti.

Parkur boyunca 50’ye yakın firmanın hizmet verdiğini anlatan Tırnaksız, şöyle konuştu:

“Şu anda 2019’daki müşteri kapasitesine ulaştık. Yoğunluk çok fazla. Günlük 5 bine yakın kişi rafting yapıyor. Hedefimiz 1 milyonun üzerindeydi ama bu yıl sezon biraz geç başladığı için 750 bin civarında müşteri bekliyoruz. Rafting heyecanlı, güzel bir spor. Türkiye’ye, Antalya’ya gelen turistlerin yüzde 80’i tura katılıyor. Zaten bir kere rafting yapan turist, ziyareti boyunca 3-4 defa daha geliyor.”

“Çok memnun kaldık”

Rafting yapan Rus vatandaşı Vasili Urbet ise Türkiye’ye ilk defa geldiğini, çok memnun kaldığını söyledi.

Arkadaşlarının tavsiyesiyle 12 yaşındaki oğluyla rafting yapmaya karar verdiğini vurgulayan Urbet, “Özellikle parkurun ilk başlangıç noktası çok heyecanlı oldu. Parkuru tamamlayıp tekrar gelmek istiyoruz.” diye konuştu.

TEKİRDAĞ (AA) – Denizin ve ormanların bütünleştiği Şarköy ilçesinin Uçmakdere Mahallesi’nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınındaki normalleşme sürecinde, yamaç paraşütü uçuşları hız kazandı.

Özellikle İstanbul ve yakın kentlerden gelen ekstrem spor tutkunları, maviyle yeşilin bir arada olduğu Uçmakdere’de yamaç paraşütü yaparak gökyüzüyle buluşuyor.

Yerli ve yabancı paraşüt tutkunları, hafta içi ve özellikle cumartesi günleri gökyüzünde salgının stresini atıyor.

Ekstrem spor tutkunları, Marmara Denizi’ni ve Ganos Dağı’nın sunduğu güzellikleri gökyüzünden izleme imkanı buluyor.

Özellikle İstanbullular ilgi gösteriyor

Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine, Tekirdağ’ın yamaç paraşütünün gözde yerlerinden olduğunu söyledi.

Uçmakdere’nin doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyenlerin huzur bulduğu bir yer olduğunu ifade eden Hacıoğlu, “Burası her mevsim uçuşa elverişli bir bölge. Uçmakdere yamaç paraşütü yapanlar tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Salgında stres atmak isteyenler buraya geliyor. Özellikle İstanbul’dan çok sayıda ziyaretçi gelip uçuş yapıyor. Doğanın tadını çıkaran ziyaretçiler daha sonra gökyüzüyle buluşmanın keyfini yaşıyor. Yeşilin ve mavinin tadını gökyüzünde yaşamak isteyen herkesi buraya bekliyoruz.” dedi.

Yamaç paraşütü için İstanbul’dan gelen Selim Arlı da Uçmakdere’nin eşsiz bir güzelliğe sahip olduğunu dile getirdi.

Yakın olduğu için Tekirdağ’ı tercih ettiğini anlatan Arlı, “Havanın uygun olduğu zamanlar genelde Tekirdağ’a geliyorum. Pandemiden sonra da buralar çok cazip gelmeye başladı. Buranın havası çok güzel. Güzel uçuşlar yapıyoruz.” diye konuştu.

Edirne’den Uçmakdere’ye gelen Selim Erçoban ise salgın sürecinde herkesin sıkıldığını vurgulayarak, “Tavsiyeler üzerine bu güzel yere yamaç paraşütü yapmaya geldik. Burada profesyonel hocalarla ilk kez uçuş yapacağız, çok merak ediyorum. Beğenirsem her zaman geleceğim. Burası harika bir yer, cennetten bir köşe gibi. Burasını çok sevdik eşsiz bir güzelliği var. Herkes gelip görmeli.” diye konuştu.