Munzur Çayı'nda kaybolan uzman çavuşu arama çalışmaları sürüyor

TUNCELİ (AA) – Tunceli'de Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timlerinin eğitimi esnasında botun devrilmesiyle Munzur Çayı'na düşüp akıntıya kapılarak kaybolan Uzman Çavuş Yılmaz Güneş'i arama çalışmaları sürüyor.

Güneş'i (36) bulmak için yürütülen çalışmalara Ankara Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK), Diyarbakır ve Van Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma (SAK) ekipleri, Rize ve Elazığ Emniyet Müdürlüğüne bağlı dalgıç polisler, jandarma özel harekat (JÖH) timleri ile jandarma personeli 3 dedektör köpekle katılıyor.

Dün Anafatma mevkisi ile Uzunçayır Baraj Gölü arasında yer alan Munzur Çayı'nın kıyısında iki ekip halinde başlatılan arama çalışmasına bugün de devam edildi.

Bir dalgıç ekibi, Dikilitaş mevkisi ile kent merkezi arasındaki Munzur Çayı'nda, ikinci ekip de Uzunçayır Baraj Gölü'nde suda ve kıyıda arama çalışması yürütüyor.

JÖH timleri, Munzur Çayı kıyılarında arama çalışmalarını sürdürürken jandarma personeli de dron ve iz takip köpekleriyle çalışmalara destek veriyor.

Kayıp Uzman Çavuş Güneş'in ailesi, arama yapılan bölgeye gelerek çalışmaları takip etti.

Halen bulunamayan Güneş'in görev yaptığı birimdeki en deneyimli ve eğitimli personelden birisi olduğu, 2008 yılında görev yaptığı Şırnak'ta teröristlerle girdiği çatışmada ve ayrıca FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında genel komutanlıkta örgüt mensupları tarafından silahla yaralandığı öğrenildi.

Tunceli'de 17 Mart'ta JAK timlerinin Munzur Çayı'nın Anafatma mevkisindeki eğitimi sırasında botun devrilmesi sonucu suya düşen arama kurtarma timindeki 4 askeri personelden 3'ü kendi imkanlarıyla kurtulmuş, Uzman Çavuş Güneş akıntıya kapılarak kaybolmuştu.

Ekipler, Munzur Çayı kıyısında yaptıkları aramada iki rafting küreği bulmuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Tunceli’nin Pülümür ilçesindeki havuzlarda doğal yöntemlerle üretilen kaynak tuzu, yurt içinde satışa sunuluyor.

Bitki örtüsü, verimli arazileri ve yaylaların fazla olması sebebiyle tarım ve hayvancılığın yaygın yapıldığı kentte, son yıllarda devlet teşvikleri ve hibe yardımlarıyla ceviz, bal ve dut üreticiliği de artmaya başladı.

Kente bağlı Ovacık ilçesinde kuru fasulye, nohut ve barbunya ekimi yaygınken, Mazgirt ilçesinde sebze ve meyve üretimi, Pertek ve Çemişgezek ilçelerinde ise buğday ve arpa gibi zengin tahıllar ile dut ve ceviz yetiştiriciliği dikkati çekiyor.

Sahip olduğu endemik türler ve zengin florasıyla öne çıkan Pülümür ilçesinde de arıcılığın yanı sıra doğal yöntemlerle ortaya çıkarılan yeraltı kaynak tuzu, yöre insanı için önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.

İlçe merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Göneli Mezrası’ndaki tuz işletmesinde çalışan üreticiler de yıllardır ekmeğini yerin altından çıkan kaynak suyu ile ürettikleri tuzdan kazanıyor.

Yeraltından çıkarılan tuzlu su depolarda biriktiriliyor

Üreticiler, bölgedeki yeraltı su kaynaklarının kaya tuzu tabakalarını eriterek yüzeye çıktığı noktalara sondaj vurup, yüzeye çıkan tuzlu suyu depo şeklindeki kuyularda biriktiriyor.

Motor yardımıyla kuyudaki suları ihtiyaca göre işletmedeki ana havuzlara tahliye eden tuz üreticileri, bu sayede suyun hem dinlendirilmesini hem de ağır maddelerin zemine çökerek temizlenmesini sağlıyor.

Birkaç günlük bekleyişin ardından ana havuzlardaki sular, üreticilerce borular aracılığıyla asıl tuz üretiminin yapılacağı çok sayıda havuza aktarılıp güneşin etkisiyle buharlaştırılıyor.

Yaklaşık bir haftalık süre sonunda suyun iyice buharlaşmasıyla oluşan kristal halindeki tuz, ardından belirli aralıklarla üreticiler tarafından kürekler yardımıyla havuzun bazı noktalarına çekiliyor.

Pülümür tuzu tüketiciden yoğun talep görüyor

Tuz birikintileri neminden arındırılıp beyaz rengine kavuştuktan sonra işçilerce 5 kilogramlık torbalara doldurulup kent merkezi başta olmak üzere çevre il ve ilçelerde satışa sunuluyor.

Göneli tuzlasında işçi olarak çalışan Erdal Uludağ, AA muhabirine, Pülümür ilçesinde yıllardır aynı geleneksel yöntemlerle yeraltı kaynak tuzu üretimi yapıldığını söyledi.

Yeraltından çıkan tuzlu kaynak suyunu kuyularda biriktirdiklerini belirten Uludağ, daha sonra motor yardımıyla suları ana havuzlara aktarıp dinlendirmeye bıraktıklarını dile getirdi.

İşletmedeki büyük havuzlarda bekletilen suların ağır maddelerden temizlenmesiyle küçük havuzlara tahliye ettiklerini ifade eden Uludağ, “Su dört gün boyunca havuzlarda kalıyor ve ısısı değişiyor. Güneşin etkisiyle havuzlardaki ham su buharlaşıyor, geriye normal tuzlu su kalıyor. Tuzlu su da üç gün daha bekletildikten sonra tuza yatıyor ve yattıktan dördüncü veya beşinci günü tuz çekime hazır hale geliyor.” dedi.

Uludağ, havuzlarda oluşan tuzu kürekler yardımıyla belirli noktalara çektiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Tuz orada kuruyor ve nemi iyice çekildikten sonra paketlemesini yapıyoruz. Satış için kilosunu ayarlıyoruz. Pülümür tuzunu çevre il ve ilçelere satıyoruz. Tuz üretimine haziran ayında başlıyoruz ve eylülün sonuna kadar hava sıcak olursa tuz oluşumu devam ediyor. Ama havalar soğursa tuz oluşumu yavaşlıyor, her şey güneşe bağlı.”

“Kuraklık tuz üretimi oranını olumsuz etkiledi”

Bu yıl tuz üretimi veriminin önceki yıllara göre düştüğü anlatan Uludağ, “Kuraklık var ve kaynak suyu olduğu için çekiliyor. Önceden burada 6 kişi çalışıyorduk. Şu anda verim düşük olduğu için iki kişi çalışıyoruz. Şu ana kadar 100 ton tuz ya çıktı ya da çıkmadı. Önceki senelerde 300-350 ton tuz çıkıyordu. Hiçbir katkı maddesi yok ve kimyasal hiçbir şey tuza atılmıyor.” dedi.

İşletmeden tuz satın alan Gündoğan Çağ da Pülümür tuzunun doğal yöntemlerle üretildiğini anlattı.

Gündoğan, yeraltı kaynak tuzunun insan sağlığına yararlı olduğunu belirterek, “Yemeklere ayrı bir tat katıyor ve herkese tavsiye ederim.” ifadesini kullandı.

ANKARA (AA) – Philstar’ın haberine göre, Filipinler Ulusal Afet Riski Azaltma ve Yönetim Kurulundan (NDRRMC) yapılan açıklamada, ülkenin orta kesiminde etkili olan Conson tayfunu nedeniyle yaklaşık 9 bin binanın zarar gördüğü ve ulaşımın aksadığı belirtildi.

Tayfunun yol açtığı afet ve kazalarda 14 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle ölü sayısının 17’ye çıktığı bildirilen açıklamada, kayıp 7 kişinin arandığı ve 24 kişinin yaralandığı kaydedildi.

Açıklamada, tayfundan 313 binden fazla kişinin etkilendiği bilgisine yer verildi.

Filipinler’de mevsimsel muson yağmurları dışında her yıl yaklaşık 20 tayfun ve fırtına meydana geliyor.