Muş Ovası baharın gelmesiyle göç eden leylekleri ağırlamaya başladı

MUŞ (AA) – Göç güzergahı üzerinde bulunan ve sulak alanlarıyla yüzlerce kuş türünü bünyesinde barındıran Muş Ovası, bugünlerde baharın müjdecisi olan leyleklere ev sahipliği yapıyor.

Yıllardır elektrik ve telefon direkleri, cami kubbeleri ile evlerin çatısına yaptıkları yuvalarda yaz boyunca konaklayan leylekleri sahiplenen yöre halkı da yuvaların bakımından kuşların ihtiyaçlarına kadar her şeyleriyle yakından ilgileniyor.

Telli Turna Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kasım Avci, gazetecilere, Muş Ovası’nın zengin sulak alanlarından dolayı her yıl farklı kuş türlerine ev sahipliği yaptığını söyledi.

Murat ve Karasu nehirleri havzasında çok sayıda leyleğin konakladığını ifade eden Avci, şöyle konuştu:

“Muş Ovası’ndaki birçok köyde leylek yuvası var. Bazı köylerde 10 leylek yuvası görebiliriz. Bu da köy halkının leyleklere olan sevgi ve şefkatinden kaynaklanıyor. Leylekler köylülerle uyum içinde yaşıyor, bulundukları yere sevgi, mutluluk, bereket götürüyor. Yüzlerce leyleğin Muş Ovası’nda kuluçka dönemini geçirdiğini söyleyebiliriz. Leyleklerin Muş Ovası’ndaki doğal yaşamları güzel görüntüler oluşturuyor.”

“Leyleklerin gelişi bizi sevindiriyor”

Alazlı köyünde yaşayan Mehmet Ekinci ise köylerinde 15-20 leylek yuvasının bulunduğunu belirtti.

Leyleklerin köyün sembolü haline geldiğini anlatan Ekinci, “Gelişleri bizi sevindiriyor. Yavruları büyüdükten sonra burada toplanıp sıcak bölgelere gidiyorlar.” dedi.

Mehmet Güven de uzun zamandır köyde leylek yuvalarının bulunduğunu aktararak, “Onlara hiç dokunmuyoruz. Leyleklerin gelişiyle baharın geldiğini biliyoruz. Onları seviyor, koruyoruz. Yiyecek bulamadıkları zaman kendimiz besliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Bakanlık Konferans Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında temmuz ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.

Yılın ilk yarısının rekorlarla kapatıldığını ve haziranda aylık, 6 aylık ve 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaşıldığını anımsatan Muş, “Temmuz ayı ihracatımız da geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artışla 16,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu tutar, bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek temmuz ayı ihracatıdır.” diye konuştu.

Muş, 9 günlük Kurban Bayramı tatili dikkate alındığında iş günü bazında ihracat tutarının da oldukça yüksek olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Bu sayede ocak-temmuz dönemi ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artışla 121,4 milyar dolara yükselmiştir. Yine pandemi öncesine göre kıyaslarsak 2019 yılı ocak-temmuz dönemine göre de ihracatımız yüzde 16,4 artış sağlamıştır. Son 12 aylık ihracatımız da 201,5 milyar dolara yükselerek yeni bir Cumhuriyet rekoruna imza atmıştır. İlk defa 200 milyar doları geçmiş bulunuyoruz. İthalatımız ise temmuz ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 17 artış ile 20,7 milyar dolar olmuştur. Ocak-temmuz döneminde ithalatımız, 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 26 artışla 146,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiş durumdadır.”

Dış ticaret hacminin de 268,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Muş, “Bir diğer önemli gösterge olarak ihracatın ithalatı karşılama oranı, ocak-temmuz döneminde, geçtiğimiz yıla göre 5,6 puan artışla yüzde 82,7’ye çıkmıştır. Benzer şekilde, dış ticaret açığımız ocak-temmuz döneminde geçtiğimiz yıla göre yüzde 5 azalarak 25,5 milyar dolara gerilemiştir. İhracat tutarımız kadar, ihracata yönelen firma sayımızdaki artış da ihracatın tabana yayılması açısından bizleri sevindirmektedir. Ocak-temmuz döneminde ihracat yapan firma sayısı yüzde 10 artışla 80 bine yaklaşmıştır.” diye konuştu.

“1972 yılından bu yana üstlenilen proje miktarı 428 milyar dolara ulaştı”

Muş, Bakanlık olarak gerek iç ticarete yönelik düzenlemelerde gerekse dış ticaret politikası ve gümrük işlemlerinde zaman, kaynak kayıplarının önüne geçmek için büyük bir özveriyle çalıştıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu noktada iş insanlarımızın, her boyutta firmalarımızın ve girişimcilerimizin daha özverili davranış sergilemelerini, kendileriyle yarışırcasına üretime ve ihracata yönelik rekabetçiliklerini geliştirmelerini bekliyoruz. Eximbank tarafından geçtiğimiz yıl uygulamaya başlanan ‘Yurt Dışı Teminat Mektubu Programı’ kapsamında temmuz ayında ilk defa gemicilik sektöründe ihracat gerçekleştirilmiş olması, memnuniyet verici bir gelişmedir. Bu alanda gemi inşa ve yat imalatıyla alakalı üreticilerimize daha fazla destek çıkacağız.

Türk müteahhitlik sektörümüz, 33 ülkede 100 proje ile 6 ayda 6,6 milyar dolarlık iş üstlenmiştir. Böylece, müteahhitlerimizin yurt dışına açıldığı 1972 yılından bu yana üstlenilen proje miktarı 428 milyar dolara ulaşmıştır. Bu yıl şimdiye kadar en fazla proje üstlenilen ilk iki ülkenin geleneksel ihracat pazarlarımız dışından olduğunun altını çizmek isterim. Zambiya’da 1,3 milyar dolarlık ve Slovenya’da 750 milyon dolarlık Türk şirketleri iş üstlenmiştir. Hizmet ihracatımızın artırılması için yeni kurduğumuz Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğümüzün bu alandaki çalışmalarımıza daha da yoğunlaşacağını bilhassa vurgulamak isterim.”

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun katılımıyla Congresium Ankara’da düzenlenen Türkiye-Angola İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinin başlangıcından bu yana böyle bir etkinliği ilk defa yüz yüze gerçekleştirdiklerine işaret etti.

Afrika’nın en büyük ekonomileri arasında yer alan Angola ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini dile getiren Muş, etkinliğin Angola ile gelecekte kurulacak güçlü iş birliği tohumlarının atılmasına vesile olacağına inandığını söyledi.

Muş, 2003 yılından beri uygulanan “Afrika Ülkeleri ile Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi”nin, kıta ile ilişkilerin çok boyutlu bir yaklaşımla geliştirilmesini sağladığına dikkati çekerek şöyle devam etti:

“2003 yılında Türkiye-Afrika ticaret hacmi 5,4 milyar dolar seviyelerinden 2020 yılına gelindiğinde 25,3 milyar dolara ulaşmıştır. Kıtaya ihracatımız 2,1 milyar dolardan 15,2 milyar dolara, yaptığımız ithalat ise 3,3 milyar dolardan 10,1 milyar dolara yükselmiş durumdadır. 18 yılın sonunda Afrika’daki yatırımlarımızın piyasa değeri 6 milyar doları aşmış, Türk müteahhitlerinin kıta genelinde üstlendikleri projelerin büyüklüğü ise kümülatif olarak 70 milyar doları geçmiştir. Halihazırda, Afrika’nın 43 ülkesinde büyükelçiliğimiz, 26 ülkesinde ise ticaret müşavirliğimiz bulunmaktadır. Türk Hava Yolları, kıta genelinde 58 noktaya uçmaktadır. Önümüzdeki dönemde de ‘kazan-kazan’ ilkesi ve eşit ortaklık temelinde iş birliğimizi her alanda geliştirmek istiyoruz.”

Ticaretin iki ülke arasındaki büyük potansiyeli yansıtacak seviyeye gelmesi için karşılıklı fayda ilkesi çerçevesinde çaba sarf edilmesi gerektiğine işaret eden Muş, 2020’de 250 milyon dolar olan ticaret hacmini daha ileriye taşımak için çalışmalara devam edeceklerini bildirdi.

“Ticaret hedefi çok kısa zamanda yakalanacaktır”

Muş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün ifade ettiği ticaret hacmini en kısa zamanda 500 milyon dolar seviyesine ulaştırma hedefine dikkati çekerek şunları söyledi:

“Bu hedefe ulaşılacaktır. İki ülkenin potansiyeli dikkate alındığında bu hedef çok kısa zamanda yakalanacaktır. Bugün ayrıca huzurlarınızda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dün verdiği müjdeyi de tekrarlamak istiyorum. Bu en üst düzey ziyaret programının bir iade-i ziyareti olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mız başkanlığında iş adamlarımızın da dahil olduğu geniş bir heyetle ekim ayında Angola’da olacağız. Yapacağımız bu ziyaretin ikili ilişkilerimizi daha ileriye taşıyacağından ve yakaladığımız ivmeyi sürdüreceğinden eminim.”

Angola’da tarımsal işleme, madencilik ve tekstil gibi sektörlerin potansiyel arz ettiğini belirten Muş, bunun yanında enerji santralleri ve elektrik iletim altyapılarının inşası ve modernizasyonu, elektrik dağıtım hizmetleri gibi alt sektörlerin muazzam potansiyelleriyle öne çıktığını dile getirdi.

“Tosyalı Holding yatırımı ‘bayrak taşıyıcı’ proje olacak”

Bakan Muş, Angola’da şu anda madencilik, un sanayisi, ilaç ve gübre sektörü başta olmak üzere bazı Türk yatırımlarının gündemde olduğunu dile getirerek şunları kaydetti:

“Ayrıca tekstil, savunma sanayi, şehir atıkları yönetimi, hazır giyim perakendeciliği ve akaryakıt depolama sektörlerinde iş birliklerinin gündemde olduğunu memnuniyetle kaydetmek isterim. Burada madencilik sektöründe gündemde olan bir projeye özellikle değinmek istiyorum. Tosyalı Holding, demir cevheri madeni projesini hayata geçirmek için çalışmaları hızlandırdı. Ekim ayında bu çalışmalar daha da ivme kazanacak. Zira bu proje tamamlandığında Türkiye-Angola ekonomik ilişkilerinin ‘bayrak taşıyıcı’ projesi haline gelecek, aynı zamanda Angola’nın sanayileşme ve kalkınma hamlesine önemli bir katkı sağlayacak. Tosyalı, ciddi birikim ve ‘know how’u da ülkeye götürmüş olacak. Önümüzdeki dönemde, bu ve bunun gibi büyük ve önemli projeler yoluyla iş birliğimizin güçlendirilmesi hususunda Angolalı mevkidaşımla mutabık kaldık.”

Müteahhitlik sektörünün ikili ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemine işaret eden Muş, Türk firmalarının şimdiye kadar Angola’da 809 milyon dolar değerinde 5 proje üstlendiğini söyledi.

Muş, “Önümüzdeki dönemde de Türk müteahhitlerinin, Angola’daki demir yolu, havalimanı, liman, köprü veya su dağıtım-iletim hatları gibi birçok altyapı projelerinde rol alabileceğine ve bu rakamların çok daha yüksek seviyelere çıkacağına inanıyorum.” dedi.

“Uçak seferleri ilişkilerimize ivme kazandıracak”

Muş, ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemi bulunan karşılıklı uçak seferlerine de değinerek şunları ifade etti:

“Bu noktada, İstanbul ve Luanda arasında doğrudan yolcu ve kargo seferlerinin başlaması, ilişkilerimize ivme kazandıracaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ziyareti bu alanda uzun zamandır beklenen somut adımın atılmasına vesile olmuştur. İnanıyorum ki İstanbul-Luanda-İstanbul uçuşları iş insanlarımız arasındaki temasları artıracak, ülkelerimiz arasındaki yatırım ve ticaret ilişkilerini geliştirecektir. Bugün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ile Angola Özel Yatırım ve İhracatın Teşviki Ajansı arasında imzalanan mutabakat zaptının da iş insanlarımız arasındaki temas ve ilişkilerin kurumsallaştırılması ve geliştirilmesi açısından son derece işlevsel olacağına yürekten inanıyorum.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da foruma katıldı.