MÜSİAD, Kırsal Kalkınma ve Tarımın Geleceği Raporu'nun sonuçlarını açıkladı

İSTANBUL (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, "Dünyada katma değerli ürün üretimi konusunda ciddi bir rekabet yaşanıyor. Tarım sektöründe de teknolojinin gücüyle ilerlemeli, yeni projelere imza atarken kırsal dönüşüm anlayışı ile hareket etmeliyiz. Bu nedenle, yüzümüzü kırsala dönmeliyiz." dedi.

MÜSİAD Kırsal Kalkınma Komitesi’nin öncülüğünde, alanında uzman akademisyenlerin desteği ile hazırlanan ve tarım sektörünün nabzını tutan "Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Kırsal Kalkınma ve Tarımın Geleceği Raporu"na yönelik veriler, MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

Toplantıda konuşan Kaan, raporun MÜSİAD Kırsal Kalkınma Komitesi önderliğinde oluşturulduğunu belirterek, 500 sayfadan oluşan raporun Türk tarım sektörünün sadece mevcut durum analizini ele almakla kalmayıp, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı için stratejik yol haritaları belirlenmesinde oldukça kritik tespitlere yer verildiğini söyledi.

2040 yılında ortalama nüfusu 110 milyona yaklaşacak bir ülkenin mensupları olarak, öncelikli hedefin kendi kendine yeten bir ülke pozisyonuna hızla yükselmek olması gerektiğine dikkati çeken Kaan, "Salgın döneminde, dışa bağımlılık ve küresel sistemin, beklenmedik şoklar karşısında nasıl aniden hem iktisadi, hem de ticari olarak kilitlenmeye elverişli olduğunu gözlerimizle gördük. Girdi, tedarik ve lojistikte dünyanın belirli bölgelerine olan bağımlılığın aslında, yapay bir iktisadi üstünlükler teorisini geliştirdiğine şahit olduk." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin tarımsal ekonomi yönünden Avrupa’da 1. sırada, kamu sektörü tarafında dünyada 10. sırada geldiğini aktaran Kaan, tarımsal üretimin, önemli ölçüde iklim koşullarına bağlı olduğu için, üretimde iş gücü ve sermayenin artırıldığı oranda üretim miktarının da artmayabildiğine dikkati çekti.

Kaan, tarımsal üretimin, ülkelerin dışa bağlılık ve kendine yetebilmeleri açısından çok önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, “Son dönemlerde yaşanan, kırsalda üretim zihniyetinden uzaklaşma durumundan sıyrılarak verimliliği artırıcı projelere odaklanmalıyız. Türkiye nüfusunun 2040 yılında 110 milyona ulaşması bekleniyor. Bu nüfusu baz alarak tarımsal üretim ve hayvancılık yapılacak bölgeleri tek tek ele alıyoruz." dedi.

Kırsal kalkınmanın sağlanması için öncelikli olarak gıda, tarım, hayvancılık ve orman ürünlerinde ilerlemek gerektiğinin altını çizen Kaan, "Anadolu’nun bereketli topraklarında 7 bin çeşit tohum bulunuyor. Bu zenginliği, gelecek nesillere aktarabilmek ise hayati bir önem taşıyor. Dünyada katma değerli ürün üretimi konusunda ciddi bir rekabet yaşanıyor. Tarım sektöründe de teknolojinin gücüyle ilerlemeli, yeni projelere imza atarken kırsal dönüşüm anlayışı ile hareket etmeliyiz. Bu nedenle, yüzümüzü kırsala dönmeliyiz." diye konuştu.

Kaan, çiftçilerin hem iklim değişimi açısından bilgilendirilmesinin, yeni koşullara uyumlu üretim tesislerinin kurulmasının ve çiftçinin teknolojiyi kullanma kapasitesinin artırılmasının bitkisel üretimde rekolte artışını destekleyen faktörlerden olduğunu dile getirdi.

– "Hayvancılık Türkiye'nin dünya pazarındaki yeni avantajı ve kozu"

Abdurrahman Kaan, tarımsal üretimle ilgilenecek üreticilere uygun finansal şartların sağlanmasının önemini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Çayır, mera, su havzaları, orman gibi alanların, tarım dışı taleplere kapalı tutularak ekosistemin sanayi ve inşaat gibi sektörler tarafından tehdit edilmemesi, kamu-özel sektör ve üniversite iş birliklerinin bilhassa kaliteli tohum üretiminde bizler gibi yaygın STK’ların önderliğinde bir araya getirilmesi ve sonuçların üreticiler ile paylaşılması, sadece tarım üzerine startup ya da tarım girişim fonlarının, tarımsal yatırım fonlarının desteklenmesi, dışa bağımlılığı engellemek üzere tarımsal üretim yapacak olan firmalarımızın, kur hareketlerinden etkilenme oranını azaltacak yasal düzenlemelerin sağlanması, ürün kayıplarının önüne geçmek adına, haller, doğal depolar, lisanslı depolar, ürün ihtisas borsaları ile vadeli işlemler piyasalarına doğru yerinde düzenlemeler yapılması ve bunların artırılması, bitkisel gen kaynaklarımızı doğal bir denge içinde ekonomiye kazandırmak için buna ayrılmış özel Ar-Ge merkezlerinin kurulması gerekmektedir."

Türkiye'nin tarım ülkesi olmasına rağmen yeterli suya sahip olmadığına dikkati çeken Kaan, hemen hemen her bölgenin tarımsal üretim ve menşei haritalarının çıkarılmasının sadece bitkisel üretimi değil, hayvansal üretim ve orman üretimini de etkileyeceğini dile getirdi.

Hayvancılığın Türkiye'nin aslında dünya pazarındaki yeni avantajı ve kozu olduğunu belirten Kaan, "Salgın sonrası bilhassa Çin ve Asya’nın sarsılan algısının yerine oturacak bir Türk malı etiketi ve onun yerel ürünleri bizi hem Avrupa hem de dünya pazarlarında çok farklı yerlere taşıyacaktır. Burada önemli olan çiftçileri üretim maliyetleri dolayısıyla küstürmemektir." değerlendirmesinde bulundu.

– "Tarımsal teknoloji sektörünün kurumsallaştırılması gerekiyor"

MÜSİAD Genel Başkanı Kaan, tarımda ara eleman ihtiyacını karşılayacak tarım meslek liselerinin yaygınlaştırılması ve kalitelerinin artırılması gerektiğini ifade ederek, sadece ziraat mühendisliğinin değil, biyoteknoloji ve genetik mühendisliği bölümlerinde de verimli gübre ilaç ve tohum gibi konuların çalışılmasının teşvik edilmesini önerdi.

Tarımsal ürün verisinin ayrıntılı olarak tutulmadığını belirten Kaan, "Bu bağlamda Türkiye Tarımsal ve Kırsal Kalkınma Bankası’nın oluşturulması gerekmektedir. Tarımsal üretim de tıpkı sanayi malları gibi teknolojik değişimlerden nasibini almayı hak eder. Bir şey açıktır ki gen çeşitliliğini manipüle etmeden geliştirmek ve bunlardan çok daha verimli üretim modelleri geliştirmek, gelecekte kendimize yeten bir ülke olmaktan çıkarak dünyayı besleyen ülkeler sınıfına girmemize neden olacaktır." ifadelerini kullandı.

Kaan, tarımsal kapasiteyi geliştirmek adına tarımsal teknoloji sektörünün kurumsallaştırılması ve bu amaçla teknoloji transfer ofisleri ile teknoparkların desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Türkiye, aile çiftliklerinin en fazla görüldüğü ülkelerden biridir. Bu çiftliklerin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli destekleme politikalarını sağlamak tarımda devamlılığı ve nesil aktarımını kolaylaştıracaktır. Sadece aile çiftlikleri değil, gerekirse küçük çaplı toprakların toplulaştırılmasıyla, büyük çiftlikler sistemine geçilmesi ve ölçek avantajının tarımsal üretimde de sağlanması Türkiye’nin hala en önemli sorunlarından biridir.

Her zaman dile getirdiğim bir hususu tekrarlamak isterim: Devletin verdiği hibe ve teşviklerin tarımsal üretimde de takibinin yapılması ve teşvik verimliliği kavramının bir üretim-yatırım-ticaret senkronizasyonu bileşeni olarak algılanması ve kabul edilmesi artık elzemdir. Düşük karbonlu üretim de denilen, yeşil ekonomi modelinde tarımsal kaynakların israfının ya da kirlenmesinin önlenmesi, sanayi üretiminin tarımsal üretimi sekteye vuracak şekilde arazi yapılarına saygılı olarak inşa edilmesi ve bunun için gerekli altyapıların yani doğaya saygılı OSB’lerin yapılması esastır."

– "Dijital dönüşüm, akıllı tarım, dikey tarım gibi kavramlara yönelik yatırım süreci hızlandırılmalı”

MÜSİAD Kırsal Kalkınma Komitesi Başkanı Abdullah Eriş ise Birleşmiş Milletler'in (BM), dünya nüfusunun 2050 yılında yüzde 40 artarak 9 milyara ulaşacağını öngördüğünü belirterek, "Nüfusun 3 milyar kişi artması ise gıda taleplerini karşılayabilmek için yüzde 70 daha fazla gıda üretimine ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. Geleceğe yönelik inovatif ve teknolojik gelişmelerin aktarıldığı ‘Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Kırsal Kalkınma ve Tarımın Geleceği Raporu’, tarım sektöründe öne çıkan dijital dönüşüm, akıllı tarım, dikey tarım gibi kavramlara yönelik yatırım sürecinin de hızlandırılması gerektiğini ortaya koydu." değerlendirmesinde bulundu.

2023 yılı tarım hedeflerinin, Türkiye’nin üretim değerlerine sahip ilk 5 ülkeden biri konumuna yükselmesi olduğunu vurgulayan Eriş, ekonominin canlanması, doğal kaynaklar ve çevrenin korunması, şehirdeki baskının azalarak kırsal bölgelerdeki kalkınmanın etkin hale gelmesi için çalıştıklarını kaydetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu'nda görevi yeni MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı'ya devretti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Genel kurulda konuşan Kaan, göreve geldiği ilk günden itibaren zamana karşı bir yarış içinde bulunduğunun farkında olduğunu belirtti.

Bu memleketi ve ümmeti bir yürek yangını gibi taşıyıp aşk içinde büyüttüklerini belirten Kaan, "Öyle zor zamanlardan geçtik ki yılmadık. Yürek, bu sevdaya tutulalı beri, hayatın da iklimin de adı değişti. Anlamı tazelendi. Her umut, alevlenmek için kendine bir sebep arar. Kıymetli Cumhurbaşkanım siz bize o sebebi verdiniz. İçimizdeki hak ateşini memleket sevdasını bir kurtuluş bir yükseliş destanına dönüştürdünüz." diye konuştu.

Görev süresinin belki de Türkiye'nin en zorlu ve kendilerinin en sağlam durması gereken süreçlere tekabül ettiğinin altını çizen Kaan, "Seçimler, dış ekonomik saldırılar, tehditler, pandemi ve doğal afetler biri biterken diğeri başladı ancak biz tazelenen yeni MÜSİAD kimliğiyle olaylara anında kurumsal bir olgunlukla refleks verebilmeyi başardık." dedi.

Kaan, şunları kaydetti:

"30 yıllık dev çınara, Yenilenen Türkiye’ye ve yeni devlet sistemimize uyumlu bir model gerekliydi. Tazelenmesi gerekiyordu. Öyle bir model olmalıydı ki hem MÜSİAD’ın bürokratik ve sosyal algısındaki gerilemeyi yeniden ayağa kaldırmalıydı, hem de bu kurumu çok daha aktif, hızlı ve üretken bir yapıya kavuşturmalıydı. Ancak öncesinde, kurumun mevcut durumunun ve yapılanma sınırlarının ne kadar genişleyebileceğinin en ince detaylara kadar teknik analizinin yapılması esastı. Biz bu işi, bu konuda titizlikle eğitilmiş, sistem mühendisliğinde uzman hocalarımız ve yol arkadaşlarımızla yaptık. Daha sonra yapıya katkı sağlamaları için yöneticilerimizin takdirine sunduk. Zordu elbette; ancak sonuçta MÜSİAD’ın önündeki 10 yılı çizilmiş oldu.

MÜSİAD’ı devletimizin sahadaki teşkilatlanması anlamında çok daha etkin bir neferi olması ve hükümet politikaları ile taban arasındaki iletişimi sağlayan organı, görevi görmesi için, devletin en büyük kurumları, bakanlıkları ve çok sayıda kurum kuruluş ve üniversitesi ile sayısız protokol imzaladık. Bu bağlamda 900’e yakın toplantı tertip edildi. 39 iş birliği ve protokol imzalandı. Yurt dışı bağlantılarımızı güçlendirmek ve yurt içi ile yurt dışı ağları birleştirmek üzere 54 MoU’ya imza atıldı. Ticari ve diplomatik açıdan ülkemizin gönüllü iktisadi elçiliğini yapmak adına, MÜSİAD tarafından 18 dış gezi tertiplendi. Çeşitli vesilelerle 139 kez şehir dışı programlar yapıldı ve bunların çoğu MÜSİAD’ın yurt dışı ağının kurumsallaştırılmasına yönelikti."

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile yapılan protokolde başkanlığın, ilgili tüm daire başkanlıkları bizdeki ilgili komiteler ile eşleştirildiğini belirten Kaan, böylece başkanlığa gerekli saha bilgisi ve ortak projeler için birlikte çalışma ortamı sağlandığını kaydetti.

Kaan, "Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile MÜSİAD yurt dışı saha ağının birleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. MÜSİAD’ın 95 ülkedeki şube ve temsilcilik ağının, bir Yatırım Ajansı mantığı ile yeniden kurgulanmasını sağladık. Böylece hem dış ülkelerdeki iktisadi bilgiyi edinmek hem de, yatırım pazarlaması sistemini kurmak istedik." diye konuştu.

Böylece Türkiye’yi bir yatırım pazarı haline dönüştürmek üzere MÜSİAD şubelerini, yatırımcı avı gibi kullanmak ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin ulaşamadığı yerlerde MÜSİAD ile Yatırım Ofisi ortak kaynakları ile hareket etmek sistemini planladıklarını belirten Kaan, buna kısaca M_TIA yani MÜSİAD ticaret ve Yatırım Ajansları Ağı adını verdiklerini söyledi.

– "1550 günlük görev sürem boyunca 400’e yakın şehir gezisi yaptım"

Kaan, "Almanya, Kanada ve Japonya’daki örneklerden yola çıkarak Türkiye için en uyumlu hale getirdiğimiz bu model, şayet sizin için de uygun görülürse, bunu bir üst segmente taşıyarak ve MÜSİAD’ı bu yapının saha örgütü gibi değerlendirerek Türkiye Ticaret ve Yatırım Ajansı Sistemini hemen uygulamaya koymamız bile mümkündür. Zira yönergesinden işleyişine kadar tüm organizasyon çalışmaları tamamlanmış ve zatınıza sunulmaya hazırdır." dedi.

Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz Varız dedikçe, milletimize güç ve umut geldi. Elhamdülillah Rabbime, benim ve ekibimin yüzünü, bu zorlu yolculukta kara çıkarmadı. 1550 günlük görev sürem boyunca 400’e yakın şehir gezisi yaptım ve böylece halkın nabzını sürekli tutup sürekli geri besleme ile hem sistemi hem de kurumsal yapıyı ayakta tutmaya gayret gösterdik. 1550 günde 2 bin 112 faaliyet gerçekleştirildi. Bunların 779 tanesi kamu kurum ve kuruluşları ile irtibatlar ve heyetlerin ağırlanması; 842 tanesi Türkiye ve Anadolu geneli toplantı ve programlar ve 491 tanesi bakanlık ve kurum ziyaretleriydi. Merkezde duran değil; halka, üyemize, bizzat dokunan, devletimiz ve hükümet yetkililerimiz ile temas halinde olan bir başkanlık dönemi olmasını tercih ettik. Çünkü iletişimin gerçek dili, birebir temas ve derdi-dil olmaktır dedik.

Sizlerin bize öğrettiği usul de, çizdiği yol da bu minvaldeydi. Şimdi görevimi teslim ederken yüreğim rahat bir biçimde, bir MÜSİAD kardeşlik geleneği olduğu üzere, benden sonra görevi teslim alan kardeşlerime de her ne olursa olsun her zaman yanınızdayız diyorum. Teşriflerinizle bizleri bir kez daha onurlandırmanızdan ötürü teşekkürü kurumum ve şahsım adına bir borç bilirim. Ayrıca her iki dönemimdeki yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma, genel başkan vekili ve genel başkan yardımcısı arkadaşlarıma, üst kurul başkanlarıma, başkanlık başdanışmanıma , komite başkanlarıma, yurt içi ve yurt dışındaki şube ve temsilcilik başkanlarıma ,siz değerli üyelerimize önceki dönem genel başkanlarımıza huzurunuzda teşekkür ediyorum."

İSTANBUL (AA) – Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) yeni genel başkanı Mahmut Asmalı oldu.

MÜSİAD'ın 26. Olağan Genel Kurulu İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Olağan genel kurulu sonucu MÜSİAD'ın yeni genel başkanı Mahmut Asmalı oldu.

MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu sonrası MÜSİAD'ın yeni yönetim kurulu; Mahmut Asmalı, Gökhan Yetkin, Mehmet Develioğlu, Soner Meşe, Ahmet Doğan Alperen, Muhammed Ali Özeken, Davut Altunbaş, Abdülsamet Temel, Osman Çalışkan, Hıfsı Soydemir, Abdullah Eriş, Abdullah Bozatlı, Tahir Tuluk, Bekir Sami Nalbantoğlu, Faruk İbrahim Özbek, Mustafa Aktaş, Tevfik Dönmez, Mehmet Şahin, Abdurrahman Uzun, Mustafa Çalışkan, Savaş Yılmaz, Erkan Gül, Abdülkadir Sıcakyüz, Yunus Furkan Akbal ve Meryem İlbahar'dan oluştu.

Yeni yönetim kurulunun yedek üyeleri arasında ise; Osman Nuri Önügören, Selim Sar, Süleyman Tarakçı, Esra Kaftancıoğlu, Muharrem Ahmet Yüksel, Yunus Kartal, Yasin Emre Ertemel, Halit Kerim, Ali Gökhan Er, Fahrettin Oylum, Ünsal Sözbir, Ömer Karatemiz, Osman Özdemir, Mücahid Yıldız, Faruk Güzeldere, Cemil Yüksekdağ, Mehmet Metin Korkmaz, Halil Köklü, Fatih Canpolat, Fatih Altunbaş, Murat Altuğ Karataş, Hüseyin Sarpkaya, Mazlum Engin Akdağ, Murat Kundak ve İsmail Somalı yer aldı.

– "Bayrağı, hep birlikte daha ileriye, daha yükseğe taşıyacağız"

Mahmut Asmalı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu'nun kapanış programında yaptığı konuşmada, "31. yılımızı geride bırakırken, Türkiyemizin ekonomik ve sosyal gelişmesinde, küresel bir oyuncu olmasında, MÜSİAD'ımız çok önemli bir görev üstlenmiştir. Kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm genel başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, yurt içi ve yurt dışı şube yönetimlerimize, tüm üyelerimize ve emektar çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum." dedi.

Asmalı, şunları kaydetti:

"MÜSİAD'a 2006 tarihinde bir nefer olarak üye olan, 4 genel başkanla çalışan, sektör kurullarında, yönetim kurullarında ve başkan vekilliği görevlerinde bulunan bir kardeşiniz olarak, tüm şubelerimizin ve yönetim kademelerimizin mutabakatı sonucunda, genel kurulumuzun da onayı ile devraldığımız bu bayrağı, inşallah hep birlikte daha ileriye, daha yükseğe taşıyacağız.

MÜSİAD bir ocaktır, bir okuldur, bir gönüllü teşekküldür ve kapısı ülkemize, halkımıza hizmet etmek isteyen herkese açıktır. Biz, buraya üye olurken bir nefer olarak katıldık ve zaman içerisinde tevdi edilen tüm görevleri canla başla yerine getirmeye gayret ettik. Gün geldi organizasyonlarda görev aldık, gün geldi kurullarda hizmet ettik. Ve nihayetinde yapılan istişareler sonucunda, bizimle beraber bir yönetim kurulu oluşturulması mutabakatı sağlandı. MÜSİAD'da aldığım her görev, benim ve ailem için bir şereftir. Bu şerefli ve kutsal görevim süresince, var gücümle çalışacağıma huzurlarınızda söz veriyorum."

– "MÜSİAD bir fikirdir, kural ve aksiyon topluluğudur"

"MÜSİAD, kuruluş felsefesi çerçevesinde: Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlayacak ve halkının refah seviyesini yükseltecek her çalışmaya destek vermiştir." ifadelerini kullanan Asmalı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tüm üyelerinin emeği ile yapmış olduğu projeler, faaliyetler, yayınlamış olduğu araştırma raporları ile ülkemizin yönetimlerine her dönemde büyük katkılar sunmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik ettiği tüm hükümetlere, iş dünyası ile yakın çalışma içinde oldukları, bizleri destekledikleri ve teşvik ettikleri için kalbi şükranlarımı sunuyorum.

MÜSİAD bir fikirdir, kural ve aksiyon topluluğudur. MÜSİAD'ın önceliği Türkiye'dir. MÜSİAD'ın önceliği İslam dünyasıdır. MÜSİAD'ın önceliği mazlum milletlerdir, insanlığın kurtuluşudur. Bu önceliklerimiz doğrultusunda, almış olduğumuz bayrağı daha ileriye taşımak için heyecanımız, azim ve kararlılığımız tamdır. Seçilen yönetimimiz ve tüm üyelerimiz ile birlikte Türkiye ve tüm insanlık için eserler bırakmak adına gece gündüz çalıştık ve çalışmaya devam edeceğiz. Üstlenmiş olduğumuz sorumluluğun ne denli büyük olduğunun farkındayız. MÜSİAD'ı bugünlere taşıyan ruh ve heyecanla, bu sorumlulukları yerine getireceğimizden hiç şüpheniz olmasın."

Asmalı, MÜSİAD'ın bugünlere gelmesinde, çatısı altında görev yapan tüm kurucularının, yöneticilerinin ve üyelerinin payı olduğuna dikkati çekerek, "İşte bu sebepten dolayı bir kez daha, hizmetlisinden en üst yöneticisine kadar, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Vefat eden üyelerimize de Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyorum." diye konuştu.

– "Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin büyük bir atılım göstereceğine yürekten inanıyoruz"

MÜSİAD Genel Başkanı Asmalı, Türkiye'de ve dünyada çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini belirterek, "Tüm dünyada ekonomiden sosyal yaşama, dış politikadan güvenliğe kadar, her alanda olağanüstü gelişmeler yaşanmaktadır. Türkiye, son 20 yılda ekonomiden sosyal hayata, ulaştırmadan enerjiye, dış politikadan milli savunmaya kadar bir çok alanda çok büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Milli ve manevi alanda çok büyük hizmetler yapılmıştır. Başta saygıdeğer Cumhurbaşkanımız olmak üzere emek harcayan herkesten Allah razı olsun." dedi.

Son yılların en önemli gelişmesi olan Kovid-19 salgınının bütün dünyada büyük bir şok ve karmaşa meydana getirmişken, Türkiye'nin bu zorlu süreci gayet başarılı bir şekilde atlattığını vurgulayan Asmalı, şu değerlendirmede bulundu:

"Hamdolsun Türkiye, son 20 yılda sağlık alanında yaptığı akılcı yatırımlar ve büyük dönüşümle bu salgını dünyada en iyi yöneten ülkelerden biri olmuştur. Türkiye, gelişmiş ekonomilerin bile büyük sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, salgının ekonomi üzerindeki etkisini sınırlı tutmayı başarmıştır. Başta ekonomik büyüme olmak üzere, ihracat ve yatırımlarda rekor artışlar elde etmiştir. Sağlık alanındaki başarılı süreç gibi, coğrafi konumumuz, lojistik ve imalat sanayindeki güçlü altyapımız ve nitelikli iş gücümüz sayesinde, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin büyük bir atılım göstereceğine yürekten inanıyoruz.

MÜSİAD olarak, yurt içinde 89 şubesiyle, yurt dışında 95 ülkede 225 irtibat noktasında, toplamda 11 bini aşkın üyesi, yaklaşık 60 bin şirketten oluşan ekonomik büyüklüğüyle, dün olduğu gibi bugün de bu atılımın en büyük destekleyicisi ve paydaşı olacağız. Türkiye bu coğrafyada 1000 yıllık tarihiyle var olmuştur ve Allah'ın izniyle sonsuza kadar da var olmaya devam edecektir."

– "MÜSİAD'ı ve Türkiye'yi yeni ufuklara taşıyacağız"

Asmalı, güçlü Türkiye için, güçlü ekonominin şart olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Güçlü bir ekonomiye sahip Türkiye; hak ve hukukun, adalet ve eşitliğin, barış ve güvenin, refah ve mutluluğun hakim olduğu bir dünyanın yeniden inşa edilmesinin en büyük öncüsü olacaktır. Bizler; 'Tohum saç, bitmezse toprak utansın' diyen büyüklerimizi dinleyerek, gelecekte bu dünyanın öncüsü olacak kuşakları yetiştirmek adına Genç MÜSİAD'la tohumlar ektik. Son 20 yılda bu tohumlar yeşerdi, filiz verdi, güçlendi ve artık kendi gövdeleri üzerinde durmaya başladılar. İnşallah bu dönem meyveleri topladığımız dönem olacaktır. Bununla birlikte, MÜSİAD Kadın çalışma grubumuza vereceğimiz güçlü destekle; iş ve aile hayatımızın bugününe ve geleceğine yönelik birçok başarılı projeyi inşallah hayata geçireceğiz.

Gücümüzü geçmişimizden alacağız, bugüne ve geleceğe odaklanacağız. Geçmişin tecrübeleri ile bugünün yeniliklerini birleştirerek, Allah'ın yardımıyla MÜSİAD'ı ve Türkiye'yi yeni ufuklara taşıyacağız. Bugün genel kurulumuzda bu şerefli görevi şahsıma layık gören tüm üyelerimize, görevi devir aldığım değerli başkanım Abdurrahman Kaan Beyefendiye, tüm yönetim kurulu çalışma arkadaşlarına, bu organizasyonda emeği geçen tüm emektarlarımıza, yurt içinden ve yurt dışından teşrif eden tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum."