'Nereden nereye geldik' dedirten müze geçmişe ışık tutuyor

TOKAT (AA) – Tokat’ın Sulusaray ilçesinde kaymakamlık öncülüğünde kurulan Geleneksel Yaşam Müzesi ve Kültür Evi, ziyaretçilerinin izlenimine sunduğu her bir parçayla “Nerden nereye geldik” dedirtiyor.

Kaymakam Ahmet Vezir Baycar öncülüğünde oluşturulan Geleneksel Yaşam Müzesi ve Kültür Evi, geçmişten günümüze kullanılan eşyaların teknoloji ile birlikte değişimini gözler önüne seriyor.

Yöre halkının desteği ile kurulan müzede, eski tarım aletlerinden mutfak eşyalarına, dokuma tezgahlarından kağnıya kadar 750 parça yer alıyor.

Kaymakam Baycar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Geleneksel Yaşam Müzesi ve Kültür Evi’ni yaklaşık 1 yıl önce oluşturmaya başladıklarını söyledi.

“Eskiye dair ne varsa toplamaya başladık”

Geçmişin izlerinden giderek uzaklaşırken, geçmişteki yaşantıya bir pencere açmak için müze kurma fikrinin doğduğunu anlatan Baycar, şunları dile getirdi:

“Gelişen teknolojinin hızla yaşamımızı dönüştürmesi üzerine eskiden kullandığımız malzemelerin kaybolduğunu gördüğümüzden dolayı, geleceğe taşıma fikri ile müze çalışmamız doğmuş oldu. Arkadaşlarımızla 1 yıl önceden eskiye dair ne varsa toplamaya başladık. Müzemizde 750’yi aşkın eserimiz mevcut.”

Müzenin oluşturulmasının bu kadar ilgi göreceğini beklemediklerini anlatan Ahmet Vezir Baycar, “Teyzelerimiz, amcalarım ve dedelerimiz sempati ile yaklaştı. Tavan aralarında ve atmaya kıyamadıkları ata yadigarlarını seve seve duygulanarak bize bağışladılar.” diye konuştu.

Müzede pek çok parçanın zamana meydan okuduğunu belirten Baycar, “Müzemizdeki en eski eserimiz, 300 yıllık olduğunu değerlendirdiğimiz bir tüfek. 20 yıl önce kullanılan malzemeler de var. Beyazıt köyümüzden bağışlanan çivi kullanılmadan yapılan beşiğimiz var. Yaklaşık 150 yıllık bir beşiğimiz, tahta geçirmeli teknik ile yapılmış. Müzemizin en nadide eserlerinden biri.” şeklinde konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Sabancı Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre, Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile hayata geçirilen Bandırma Vapuru Sanal Müzesi, Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 102. yılında Sabancı Vakfı ve Samsun Büyükşehir Belediyesinin internet sitelerinde ziyarete açıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “19 Mayıs, bir ulusun kurtuluş mücadelesinin başlangıcı. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı bu mücadelenin en önemli sembollerinden biri ise hiç kuşkusuz Bandırma Vapuru. Biz de Sabancı Vakfı olarak 2005 yılında müze haline getirilen bu tarihi simgeyi başta gençler olmak üzere herkesin evine getirme hayali ile yola çıktık. Bandırma Vapuru Sanal Müzesi’ni Samsun’a çıkışın 102. yılında Türkiye’ye armağan etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Güler Sabancı, pandemi nedeniyle bu özel günü özlenen kalabalıklarla kutlayamadıklarını söyleyerek, şunları kaydetti:

“Ancak bu durum bu özel günü coşku, minnet ve birliktelik duygularıyla kutlamamıza engel değil. Bu özel günde gençlerin milli mücadelede çok önemli bir yeri olan Bandırma Vapuru’nu evlerinden gezebilmeleri ve bu bayramın coşkusunu yaşayabilmelerini sağlamak adına bu sanal müzeyi hazırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Atatürk’ün büyük bir güvenle Cumhuriyet’i emanet ettiği gençliğe bizim de inancımız sonsuz. Onların gücü, zekası, çalışma azmi ve yaratıcılığı bizi ülkemizin geleceği için her zaman umutlandırıyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor, bu vesile ile Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyorum.”

Müze hakkında

Sabancı Vakfı tarafından sanal ortama taşınan Bandırma Vapuru Müzesi “www.sabancivakfi.org” ve “www.samsun.bel.tr” adreslerinden gezilebiliyor.

Samsun’da bulunan Bandırma Vapuru Müzesi, Gemi Müze alanı ve Açık Hava Müzesi olmak üzere iki alandan oluşuyor.

Müzede, Atatürk’ün doğum gününü 19 Mayıs olarak kabul ettiğine dair belgenin sureti bulunuyor. Lozan Barış Antlaşması’nın 1923 yılı Osmanlıca orijinal baskısı ise müzenin en önemli tarihi belgelerinden birini oluşturuyor.

Görev talimatnamesi, İngiliz Vizesi, Karargah Heyetini içeren belgeler üzerinden tarihsel bir yolculuğun gerçekleştirildiği müzede ayrıca Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a vardığını bildiren telgrafı ve Havza, Amasya, Erzurum yolculuklarına dair önemli vesikalar sergileniyor.

Sergi salonunda aynı zamanda Atatürk’e ait orijinal Belçika yapımı Nagant marka beylik tabancası, Dolmabahçe Sarayı’nda ve Savarona Yatı’nda giymiş olduğu kıyafetlerin replikaları da yer alıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının Samsun basınına yansımaları, Samsun’da gerçekleştirilen yas törenleri, vefat raporu, vasiyetnamesi ve vasiyetnamenin noter onayı Cumhuriyet arşivinden alınan suretlerin de sergilendiği müzede ayrıca yaşamı boyunca kaleme aldığı 14 kitaptan örnekler de izleyicilerin dikkatine sunuluyor.

Bandırma Vapuru’nun çıkış alanı olan arka güverte kısmında tefriş salonu olarak isimlendirilen bir kamara yer alıyor. İçerisinde 5 heykel bulunan bu kamarada Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bir toplantı anı canlandırılıyor. Gemi Kaptanı, Yardımcısı ve Katip’i temsilen heykellerinin yer aldığı geminin orta bölümünde bulunan Kaptan Köşkü’nde pusula, hız kontrol paneli, denge pusulası gibi pek çok eser bulunuyor.

ŞANLIURFA (AA) – Tedavi gördüğü hastanede, 3 Mart 2013’te hayatını kaybeden Müslüm Gürses adına vefatından 7 ay gibi kısa bir süre sonra memleketi Şanlıurfa’da Büyükşehir Belediyesi tarafından “Müslüm Gürses Müzik ve Sanat Müzesi” kuruldu.

Müzede, tarzı ve kendine has yorumuyla milyonların gönlüne taht kuran ve hayranlarının “Müslüm Baba” diye andığı Müslüm Gürses’e ait çok sayıda eşya bulunuyor.

Sanatçının bal mumundan heykelinden çıkarttığı taş plaklara, sürekli taktığı güneş gözlüğünden elinden düşürmediği tespihine, çocukluk ve gençlik yıllarına ait fotoğraflarından konserlerde ve günlük yaşamda giydiği kıyafet ve ayakkabılara kadar çok sayıda özel eşyası müzede sergileniyor.

Müzeyi Gürses’in seslendirdiği eserler eşliğinde gezme imkanı bulan ziyaretçiler, sanatçının 1969’daki çıkış parçası olan ve halen milyonlarca kez dinlenen “Sevda Yüklü Kervanlar” adlı eserle adeta anılarında yolculuğa çıkıyor.

Müzede hayranları, sanatçının “Hasret Rüzgarları” şarkısını dinlerken “Müslüm Baba”nın hayata erken veda edişinin hüznünü yaşıyor, “Adını Sen Koy” parçasıyla da teselli buluyor.

Müzeye sanatçının ülke genelindeki hayranlarının yanı sıra Avrupa’da yaşayan gurbetçiler de ilgi gösteriyor.

“Müslüm Baba, bizim için her şey demektir”

Müzenin kurulmasına katkı sağlayanlardan Hüseyin Burkankolu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Müslüm Gürses’in yerinin doldurulamayacağını söyledi.

“Müslüm Baba bizim için her şey demektir” diyen Burkankolu, şöyle devam etti:

“29 yıla yakındır Müslüm Baba’nın hayranıyım, ömrümüzü adeta ona adamış bulunmaktayız. Müzenin kurulmasına da katkı sağladım, plaklar ve eserler verdim. Bu müzeye Müslüm Baba hayranlarını bekleriz. İl dışından da rahmetlinin hayranları çok soruyor, ilgileniyor. Yılın her döneminde hakiki Müslüm Gürses sevdalıları buraya çok geliyor. Ben Müslüm Gürses’e 29 yılımı verdim, Biz buraya geldiğimizde sanki Müslüm Baba’nın evindeymişiz gibi hissediyoruz, kasetlerine, kıyafetlerine, resimlerine bakıyoruz kendimizi buluyoruz. Büyük bir duygusal rahatlama oluyor, kendimize geliyoruz.”

“Benim küçük Müslüm’üm de oğlum”

Müzeye 7 yaşındaki oğluyla gelen Hüseyin Elveren ise her yıl vefat yıl dönümünde sanatçıyı anmak için İstanbul’a gittiğini, bu yıl Kovid-19 salgını nedeniyle gidemediği için de üzgün olduğunu dile getirdi.

Müzeyle teselli olduğunu anlatan Elveren, “Buraya gelip kasetlerini dinleyip elbiseleriyle teselli oluyoruz. Vefatından kısa süre sonra doğan oğluma Müslüm Baba’nın adını verdim. Benim küçük Müslüm’üm de oğlum. Saçları falan da onun gibi kıvırcık. Oğlumu da çevrem hep ‘Müslüm Baba’ diye çağırıyor. Bu da bana yetiyor.” dedi.

Müze sorumlusu Zeynep Yılmaz ise 7 yıldır görev yaptığı müzede Türkiye’nin her yerinden yüzlerce Müslüm Gürses hayranıyla karşılaştığını söyledi.

Misafirlerin özellikle merhum sanatçının vefat yıl dönümünde arttığını anlatan Yılmaz, gurbetçilerin de bölge ziyaretlerinde müzeyi gezmeyi ihmal etmediğini sözlerine ekledi.