Paz. Ara 15th, 2019

Netanyahu'nun partisinde başkanlık seçimi yapılacak

KUDÜS (AA) – Yolsuzluk dosyaları nedeniyle başı dertte olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun liderliğini yaptığı Likud Partisinin başkanlık seçimine gideceği bildirildi.

Haaretz gazetesinde yer alan habere göre, Netanyahu ve Likud Partisi Merkez Komitesi Başkanı Haim Katz, dün yapılan görüşmenin ardından en geç 6 hafta içinde partide başkanlık seçimi yapılması konusunda anlaştı.

Seçimde başkanlık için Netanyahu’ya rakip olması muhtemel Likud milletvekili Gideon Saar, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, parti içindeki başkanlık seçimine razı olmasından dolayı İsrail Başbakanı’na teşekkür etti.

Habere ilişkin Netanyahu’nun partisinden henüz bir açıklama yapılmadı.

Saar, Netanyahu hakkındaki dosyalar nedeniyle geçen hafta dava açılmasına karar verilmesinin ardından parti içinde sesini yükseltmiş ve Likud’ta bir an önce parti başkanlığı seçimi yapılması çağrısında bulunmuştu.

İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, 21 Kasım’da 3 ayrı yolsuzluk dosyası nedeniyle Başbakan Netanyahu hakkında dava açmaya karar verdiğini açıklamıştı.

Netanyahu, Mandelblit’in kararını “kendisine karşı yapılmış darbe girişimi” olarak nitelemiş ve başbakanlıktan istifa etmeyeceğini duyurmuştu.

İsrail’deki yasalar gereği hakkında dava açılsa bile başbakan suçlu bulunana kadar görevinde kalma hakkına sahip bulunuyor.


HRW Direktörü Roth: “İsrail çirkin hükümetler kulübüne katılıyor”

KUDÜS (AA) – İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Direktörü Kenneth Roth, örgütün Filistin ve İsrail sorumlusu Ömer Şakir’in sınır dışı edilmesi kararına tepki göstererek, “İsrail, çirkin yönetimler kulübüne katılıyor.” dedi.

İsrail’in bugün sınır dışı edeceği Şakir’le işgal altındaki Doğu Kudüs’te ortak basın toplantısı düzenleyen Roth, Tel Aviv yönetiminin kararını eleştirdi.

Roth, İsrail’in iddia ettiği gibi Şakir’in “Filistin İçin İsrail’i Boykot Girişimi” olarak bilinen Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) Hareketine destek vermediğini söyledi.

Şakir’in sınır dışı edilmesinin HRW’nin çalışmalarını olumsuz etkileyeceğini dile getiren Roth, “Araştırmalarımızı engelleyen ülkelerde faaliyetlerimizi devam ettirmeye alışkınız. Mısır, İran ve Venezuela gibi araştırmacılarımıza yasak getiren ülkelerde uzaktan insan hakları ihlallerinin izlenmesi gerektiğini öğrendik. İsrail bugün çirkin hükümetler kulübüne dahil oluyor.” diye konuştu.

– “İsrail HRW’yi susturmakta başarısız oldu”

Şakir ise sınır dışı edilse de HRW’nin Filistin ve İsrail sorumlusu olarak Ürdün’den çalışmaya devam edeceğini belirtti.

Görevini kaldığı yerden kararlılıkla sürdüreceğini söyleyen Şakir, “Sınır dışı edilmeme rağmen İsrail hükümeti, HRW’yi susturmakta başarısız olmuştur.” dedi.

Şakir ayrıca İsrailli ve Filistinli insan hakları savunucularının hemen her gün çeşitli iftiralara uğradığına işaret ederek, “İsrailli insan hakları savunucuları, sadakatsizlikle ve hainlikle suçlanıyor. Filistinli insan hakları aktivistlerinin durumu ise daha vahim. Haklarında ceza davaları açılıyor. Seyahat yasağı getiriliyor.” ifadelerini kullandı.

Basın toplantısının ardından Şakir, İsrail’den ayrılmak üzere Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanına doğru yola çıktı.

İsrail İçişleri Bakanlığı, Mayıs 2018’de “Filistin İçin İsrail’i Boykot Girişimi” olarak bilinen Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) Hareketine destek verdiği iddiasıyla Şakir’in çalışma iznini iptal etmiş ve 2 hafta içinde ülkeden ayrılmasını istemişti.

HRW Filistin ve İsrail sorumlusu Şakir, bakanlığın sınır dışı kararının iptal edilmesi için İsrail Yüksek Mahkemesine başvurmuştu.

Yüksek Mahkeme, 5 Kasım’da Şakir’in başvurusunu reddederek İsrail’den ayrılması için 20 gün süre tanımıştı.


Liberman, yolsuzluk dosyalarıyla ilgili Netanyahu’ya dokunulmazlık verilmesine karşı

KUDÜS (AA) – Eski İsrail Savunma Bakanı ve İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman, yolsuzluk dosyaları nedeniyle hakkında dava açılmasına karar verilen Başbakan Binyamin Netanyahu’nun meclise dokunulmazlık başvurusu yapması halinde buna karşı çıkacaklarını söyledi.

Mecliste parti yetkilileriyle yaptığı toplantıda konuşan Liberman, Netanyahu hakkındaki dosyalara ilişkin kararın mahkeme tarafından verilmesi gerektiğini belirtti.

Netanyahu hakkındaki iddialara ilişkin halkın sadece mahkeme kararını kabul edebileceğini, konunun mecliste çözülmeye çalışılmasının toplumun sisteme olan güvenini sarsacağını dile getiren Liberman, “Umarım bu sürecin sonunda Başbakan Netanyahu, kar gibi temize çıkar ancak bunun olabileceği tek yer mahkemedir.” ifadesini kullandı.

İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, 21 Kasım’da 3 ayrı yolsuzluk dosyası nedeniyle Başbakan Netanyahu hakkında dava açmaya karar verdiğini açıklamıştı.

Yasalar gereği, Netanyahu, Başsavcı’nın kararından itibaren 30 gün içinde dokunulmazlık için meclise başvurma hakkına sahip.

İsrail Başbakanı’nın dokunulmazlık başvurusu yapıp yapmayacağı ise henüz bilinmiyor.


Arap Birliği: ABD’nin kararı, İsrail yerleşim birimlerini tüm unsurlarıyla meşrulaştırma girişimidir

KAHİRE (AA) – Arap Birliği, ABD yönetiminin işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Yahudi yerleşim birimlerini artık yasa dışı kabul etmeme kararını kınayarak, kararı söz konusu birimleri “meşrulaştırma” girişimi şeklinde nitelendirdi.

Filistin yönetiminin talebi üzerine, Mısır’ın başkenti Kahire’deki Arap Birliği yerleşkesinde Dışişleri Bakanları seviyesinde düzenlenen olağanüstü toplantının ardından sonuç bildirgesi yayımlandı.

Washington yönetiminin Filistin meselesinde uluslararası yasaları hiçe sayan, tek taraflı kararlar aldığı hatırlatılan bildirgede, söz konusu kararların Orta Doğu’da istikrar ve barış ortamını tehdit ettiği vurgulandı.

ABD’nin işgal altındaki Filistin topraklarıyla ilgili kararının kınandığı sonuç bildirgesinde, ABD’nin kararının BM prensiplerine ve uluslararası yasalara aykırı, geleceğe yönelik hiçbir kanuni etkisi olmayacak geçersiz bir tutum olduğu belirtildi.

Bildirgede, “ABD’nin kararı, İsrail yerleşim birimlerini tüm unsurlarıyla meşrulaştırma ve destekleme girişimidir.” ifadelerine yer verildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 18 Kasım’da yaptığı açıklamada, “İşgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Yahudi yerleşim birimlerini artık yasa dışı olarak görmediklerini” duyurmuştu.

Filistin yönetimi de bunun üzerine Arap Birliğini olağanüstü toplantıya çağırmıştı.