Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın evinin müzeye dönüştürülmesi çalışmaları sürüyor

MARDİN (AA) – Mardin Valiliği ve Mardin Büyükşehir Belediyesince Savur ilçesinde Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın doğup, büyüdüğü ve bilim insanı olma fikrinin oluştuğu evinin müzeye dönüştürülmesi çalışmaları devam ediyor.

Mardin Valiliği ve Büyükşehir Belediyesince, ilçede Sancar ailesinin yaşadığı 3 katlı ve 36 odalı tarihi konağın bir bölümünün restore edilerek müze haline getirilmesi çalışmaları tamamlandığında Sancar'a ait oda, çalışma odası olarak tasarlanacak, diğer kısımlarda da Sancar'ın bilimsel çalışmaları sergilenecek ve 2015 yılında Nobel ödülünü almasını sağlayan çalışmaların süreciyle ilgili görseller dijital olarak izlenebilecek.

Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Yaman, gençlere rol model olan değerli bilim insanı Sancar'ın büyüdüğü tarihi konağı müzeye dönüştürme çalışmasının sürdüğünü, restorasyon çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Yaman, tarihi konağı müzeye dönüştürme projesini Sancar ailesi ile karara bağladıklarını anımsattı.

Çalışmaları kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini ifade eden Yaman, "Konağı, Savur ilçemize gelen misafirlerimizin istifadesine sunmuş olacağız." dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) ödül yönetmeliğinde değişiklik, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikteki değişikliğe göre, yaptığı çalışmalarla sağlık bilim ve teknolojilerine uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunmuş hayattaki bilim insanlarına TÜSEB Aziz Sancar Bilim Ödülü verilecek. Toplam ödül miktarı 100 bin lira olacak. Bu ödül, her yıl en fazla iki kişiye verilebilecek. Ödülün iki kişiye verilmesi halinde toplam ödül miktarı adaylar arasında eşit olarak paylaştırılacak ve ödül alanlar eş değer sayılacak.

Bu ödüle aynı kişi tarafından en fazla üç kez başvuru yapılabilecek ya da aynı kişi en fazla üç kez aday gösterilebilecek. Ödüle TÜBİTAK ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından bilim veya hizmet ödülü almış bilim insanlarıyla, üniversite rektörlükleri, bilimsel ve teknolojik alanlarda faaliyet gösteren kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşları aday gösterebilecek.

TÜSEB Hizmet ve Teşvik Ödülü

Yönetmelikte yapılan değişiklikle sağlık bilim ve teknolojilerinin gelişmesine üstün hizmette bulunmuş hayattaki kişilere TÜSEB Hizmet Ödülü verilmesi de kararlaştırıldı. Bu ödüle kişisel başvuru olanağı bulunmamakta birlikte, aynı kişi en fazla üç kez aday gösterilebilecek. Aynı kurumların adaylar göstereceği daldaki ödül ise her yıl bir kişiye verilmek üzere 50 bin lira olacak.

Çalışmalarıyla sağlık bilim ve teknolojilerine gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlamış, ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş bilim insanlarına ise TÜSEB Teşvik Ödülü verilecek. Bir kişinin en fazla üç kez başvurabileceği ya da aday gösterilebileceği bu dalda her yıl en fazla 5 kişiye ödül verilecek. Bu kişilerin her birine verilecek ödül miktarı 30 bin lira olacak ve ödül alanlar eş değer sayılacak.

Diğer ödüller

TÜSEB tarafından ayrıca her yıl Bilimsel Eser Teşvik Ödülü, TÜSEB Özel Ödülü, Sağlık Teknolojileri Prestij Ödülü ve ayrıca TÜSEB Yarışma Ödülleri de verilecek.

Buna göre ise “Web of Science ve Core Collection” veri tabanlarında doküman türü makale olarak tanımlanmış ve Türkiye adresli kurumlardan yayımlanmış uluslararası bilimsel araştırma makalesi sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kişilere TÜSEB Bilimsel Eser Teşvik Ödülü verilebilecek.

Bu dala, etki değeri en az 10 ve üzeri dergilerde yayımlanmış araştırma makaleleri ile başvuru yapılabilecek. Yayın başına verilecek toplam teşvik miktarı, 25 bin lirayı geçmemek üzere teşvik kapsamına alınacak dergilerin minimum etki değeri dikkate alınarak Başkanlık tarafından belirlenecek. Sağlık bilim ve teknolojileri alanında yenilikçi, yaygın etkisi olan, katma değeri yüksek, uluslararası alanda rekabet gücünü artıracak çalışmaların sahibi hayattaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da TÜSEB Özel Ödülü verilebilecek. Bu ödül, aynı kişiye en fazla bir kez verilecek ve ödül miktarı, 100 bin lira ile plaket ve berat olarak verilecek.

Sağlık bilim ve teknolojileri alanında yenilikçi, yaygın etkisi olan, katma değeri yüksek Türkiye’nin uluslararası alanda rekabet gücünü artıracak ürünlerin ve süreçlerin değerlendirilerek ödüllendirilmesi amacıyla Türkiye merkezli sermaye şirketlerine ise TÜSEB Sağlık Teknolojileri Prestij Ödülü verilecek. Bu ödül, aynı sermaye şirketine en fazla iki kez olarak plaket ve berat şeklinde verilecek. Bu ödül için başvuru alınmayacak.

TÜSEB tarafından düzenlenen veya TÜSEB’in paydaş olduğu sağlık bilim ve teknolojileri alanındaki yarışmalar neticesinde ilk üç sırayı alan yarışmacılara veya takımlara da TÜSEB Yarışma Ödülleri verilebilecek. Yarışmalar sonucunda her bir yarışmanın birincisine 60 bin lirayı, ikincisine 40 bin lirayı, üçüncüsüne ise 20 bin lirayı aşmamak üzere Başkanlık tarafından belirlenecek miktarda ödül verilebilecek.

Ödüllere ilişkin duyurular, TÜSEB tarafından belirlenen tarihlerde kurumsal internet sitesinde yayımlanacak.

İSTANBUL (AA) – Yoğun ilgi gören kültür turlarına devam eden Setur, ekim ayı boyunca 5 ayrı tur ile misafirlerine Mardin ve çevresinin kültürünü tanıma olanağı sunuyor.

Setur'dan yapılan açıklamaya göre, müşteri memnuniyetinde turizm sektörü birincisi Setur, misafirlerini Mardin kültürünü yakından tanımaya davet ediyor.

Mardin’in gezilecek en güzel zamanı olan ekim ayında gerçekleşecek turların tarihleri, 1-3 Ekim, 8-10 Ekim, 15-17 Ekim, 22-24 Ekim ve 29-31 Ekim. Mardin Kültür Turunda misafirler, muhteşem taş işçiliği ile inşa edilen Mardin evlerinin yanı sıra tarihi mekanlardan; Deyrulzafaran Manastırı, Kasımiye Medresesi, Abbaralar, Mor Gabriel Manastırı, Midyat, Hasankeyf ve Diyarbakır’ı gezip görme olanağı bulacak.

İstanbul-Mardin uçuşunun ardından ilk gün programında 640 yıl boyunca Süryani Ortodoks patriklerinin ikamet yeri olan, kubbeleri, kemerli sütunları, ahşap el işlemeleri, iç ve dış mekanlardaki taş nakışlarıyla ilgi çeken Deyrulzafaran Manastırı ziyareti yer alıyor. Manastırda yer alan Sin Mabedi, Mezarlık, Kilise ve Teras bölümleri gezilecek yerler arasında. Ardından ikinci durak olan Mezopotamya Ovasının üstünde kurulu Artuklular döneminde yapımına başlanan ve 15. yüzyılın sonlarında Akkoyunlu Hükümdarı Cihangiroğlu Kasım Padişah döneminde tamamlanan Kasımiye Medresesi’ne geçilecek. Öğle yemeği sonrası ise birçok din, dil ve ırkın bir arada anlayış içerisinde yaşadığı Mardin turu başlayacak. 569 yılında Süryaniler tarafından yapılmış olan Kırklar Kilisesi, Kültür Sokağı, Artuklu Dönemi mimari örneklerinden, dilimli kubbesi ve minaresiyle Mardin'in sembolü olan Ulu Cami, Mardin'in meşhur çarşıları ve Abbaraları bu uzun yürüyüş turunda görülecek olan mekanlar. Otele varışın ardından misafirler günün geri kalanı zamanını istedikleri gibi değerlendirebilecekler.

Mardin Kültür Turu’nun ikinci günü Midyat ilçesinin 23 km güneydoğusunda kurulu Süryani Kadim Ortodoks'larının ünlü ve büyük yapıtlarından biri olan Mor Gabriel (Deyrulumur) Manastırı'nı ziyaretle başlıyor. Manastırda yer alan yemekhane, mezarlık ve Meryemana Kilisesi gezildikten sonra Midyat'a geçilerek birçok diziye ev sahipliği yapan Devlet Konukevi ziyareti, Midyat sokaklarında yürüyüş turu, telkâri çarşısı turu yapılacak. Öğle yemeği sonrasında ise Dicle nehri üzerinde yapılan Ilısu Barajı suları altında kalmış olan Yeni Hasankeyf'e hareket edilecek. Buraya taşınan yapılardan birisi olan Zeynel Bey Türbesi ziyaretinin ardından da Mardin'e geri dönülecek.

Kültür Turu’nun son günü ise kahvaltının ardından Mardin'e 30 kilometre uzaklıkta bulunan Yukarı Mezopotamya'nın en önemli yerleşim yerlerinden biri olan Dara Antik Kenti gezisi ile başlayacak. Roma Dönemi'nde, Yeniden Diriliş törenlerinin yapıldığı, binlerce mezarın bir arada olduğu ve henüz yeni ziyarete açılan 1400 yıllık galeri mezarlığının gezilmesinin adından Diyarbakır’a hareket edilecek. Öğle yemeğinin ardından Anadolu’nun en eski camilerinden birisi olarak kabul edilen 5. Harem-i Şerif (kutsal mabet) olarak görülen Ulu Cami, Cahit Sıtkı’nın doğduğu ev olan Cahit Sıtkı Tarancı Evi Kültür Müzesi gezilecek. Suriçi’nden geçerek görülecek ünlü Mardin Kapısı üzerinden, Hevsel Bahçelerine can veren Dicle’ye ulaşılacak. Dicle Nehri üzerindeki en önemli tarihi köprü olan ve 10 kemerinden dolayı 10 Gözlü Köprü olarak adlandırılan köprü ziyaretinden sonra Diyarbakır havaalanı üzerinden İstanbul’a dönülecek.