Öğrencilerin uluslararası eğitim için takip etmesi gerekenler

İSTANBUL (AA) – ISEWorld, öğrencilerin yurt dışı eğitim süreçlerinde yapmaları gereken hazırlıklara dair önemli detaylar paylaştı.

ISEWorld'den yapılan açıklamaya göre, IB (Uluslararası Bakalorya -Uluslararası Diploma) ve AP ( Advanced Placement ) lise müfredat sistemleri eğitimde liderliği ele geçirmiş durumda bulunuyor.

İsviçre’nin Cenevre merkezli eğitim kuruluşu IBO ( International Baccalaureate Organization – Uluslararası Diploma Organizasyonu ) programlarını Türkiye’nin bilinen Anadolu Liselerinde uygulanmaya başlandı. İstanbul’daki Vefa Lisesi bunun en önemli örneklerinden bir tanesi oldu. Türkiye’de 50’nin üzerinde özel lise ve 5’in üzerinde devlet lisesinde bu programlar mevcut.

ISEWorld'ün uzmanları sadece özel okullara değil, Anadolu liselerine de bu konuda yönlendirici eğitimler veriyor. Bu eğitimlerde IB programında öğrencilerin hangi 3 yüksek ve 3 standart seviye dersleri seçmeleri gerektiği, bir tez niteliğinde olan essay kompozisyonlarını nasıl oluşturacakları, ve TOK adı verilen projelerin neler olabileceği, nasıl bir portfolyo hazırlanması gerektiği gibi adımlar da mevcut bulunuyor. Notlar 45 üzerinden değerlendiriliyor ve 45 üzerinden 45 alan dünyada 60 öğrenci bulunuyor.

AP (Advanced Placement – İleri Düzey) programlarının sahibi ise Amerika’nın en iyi üniversiteleri tarafından zamanında liselerdeki müfredatı daha ileri düzeye taşımak için kurulmuş New York merkezli College Board kuruluşu olarak biliniyor. ISE World ile Türkiye’ye TED Rönesans Koleji’nin ev sahipliğinde düzenlenen bir tanıtım etkinliği ile Türkiye’ye giriş yapan College Board şu anda Koç Lisesi, Robert Koleji gibi okulların dışında bir çok özel ve devlet okulunda uygulanır hale geldi. ISEWorld Advanced Placement (AP) programlarını konusunda yaptığı tanıtımlar ile bir çok öğrenci AP Eğitim Program derslerini aldılar. 5 üzerinden değerlendirilen sınavlar sonucunda iyi notlar alarak belgelerine sahip oldular.

College Board‘un sahip olduğu Advanced Placement – AP Sisteminde öğrenciler istedikleri dersleri seçebiliyorlar. Her bir dersin AP programı olduğu için öğrenci üniversitede okumak istediği bölüme yönelik dersleri seçerek hedefine doğru ilerliyor. Örneğin tıp okumak isteyen öğrenci, AP Calculus dediğimiz matematik, AP fizik, AP kimya, AP biyoloji derslerini alıyor ve buradan aldığı notları üniversiteye gönderiyor. Bu sistemin seçenekli olması öğrenciler arasında AP’nin daha popüler olmasını sağlıyor.

IB'de ise okula büyük bir rol düşüyor. Okuldaki rehber öğretmenler ile akademik konu öğretmenleri bir arada çalışmak ve öğrenciyi doğru adımlar ile yönlendirmek zorundalar. Örneğin alacağınız yüksek seviye 3 adet ders öğrencinin kariyer hedefi dersleri olması gerekiyor. Bunun dışında okuldaki tüm eğitim kadrosu IB ile iç içe olması gerekiyor ve bu amaçla da ISE World’ün, IBO’nun IB Akademik Koordinatörler için düzenlediği eğitimlere de katılmaları gerekiyor.

– Yurt dışı üniversite başvurusu

ISEWorld uzmanlarının Türkiye’den Amerika’nın Harvard, Yale, Kanada’nın Toronto Üniversitesi, British Columbia Üniversitesi, İngiltere’nin Oxford, LSE gibi üniversitelerine en fazla öğrenciyi yaptığı danışmanlık ile kayıt ettirebilmesinin sırrı aslında doğru bir eğitim planlamasından geçiyor. Öğrencinin eğitim planlaması 8. sınıfta başlamalı, 9. sınıftan itibaren ise Uluslararası Bakalorya, College Board Advanced Placement dışında kalan A-Level, Matura gibi eğitim sistemlerini de dikkate alarak iyi bir eğitim planlaması yapılması gerekiyor.

Her öğrenci bugün Standford üniversitesine, Cambridge veya İtalya’nın Bocconi üniversitesine gitmek istiyor ve doğru bir eğitim planlaması ile bu mümkün olabiliyor. ISEWorld olimpiyatlara hazırlanan atletler gibi, iyi bir planlama ve disiplin ile bunu gerçekleştirebiliyor. Sadece öğretim ve eğitim kısmı değil, spor ve sanatın da yer aldığı bir planlama, en önemlisi ise öğrenciyi de motive ve ikna etmek, özellikle annelerden çocuklarınını yetkinliklerini dinleyerek, anlayarak bu yapılabiliyor. Bugün Google, Tesla, Facebook gibi uluslararası şirketlerde çalışan Türklerin buralara gelmesi bu şekilde mümkün olabiliyor.

– Lise eğitiminde yurt dışını tercih etmek

Bu konu öğrencinin hedefleri, neler yapabileceği, atması gereken adımları atıp atamayacağı ve en önemlisi bu aşamalarda anne ve baba desteği olup olamayacağı ile ilgilidir. Öğrencilerin her yıl seçmeleri olan kültürlerarası lise değişim programlarına (KUDEP) katılarak bir yıl yurt dışında okumaları ve döndüğünde ise yıl kaybı yaşamadan bir üst sınıfa devam etmeleri aslında öğrenciye hem akademik hem sosyal gelişim anlamında bir çok artı sunmaktadır. Öğrenciler bu programlarda kendi ayaklarının üzerinde durmayı, sorumluluk almayı, en şaşırtıcı olanı ise anne ve babalarının hayatlarındaki önemini anlayarak bakış açılarını değiştirmeyi öğrenmektedirler. Farklı bir kültürü tanımak, o kültüre kendi kültürünü tanıtmak öğrencileri hayata bir çok acıdan bakmayı öğretmekte ve birden fazla vizyon kazanmalarını sağlamaktadır.

İlk adım olarak öğrencilerin okullarındaki rehber öğretmenlere gitmesi gerekiyor. Öğrenci bu işlemi erken aşamada yapması gerekiyor. Eğer bir kültürlerarası lise değişim programı düşünülüyorsa KUDEP veya MEBEX gibi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edilen programlar tercih edilebilir. Eğer yurtdışında üniversite düşünülüyorsa, o zaman uzman ve yetkin bir danışman ile lisenin birinci sınıfından itibaren çalışmaya başlanması gerekiyor. Artık sadece okul değil, hafta sonları ve yaz aylarınız da planlı olmalı. Yaz aylarının planlanması demek, sürekli ders çalışmak değil, öğrencinin çok iyi yaptığı, tutkusu olan alanlarda çalışmaya başlamasıdır. Bir öğrencinin tutkusunun nasıl keşfedilmesi gerektiği ise, gerçek bir uzman ile mümkün olmaktadır.

– Başarı için dönüşüm

En son ve en önemli terminoloji ise "transform" yani dönüşmektir. Öğrenciyi bugüne kadar duyduğu, bildiğini sandığı, taraf olduğu yanlışlardan arındırmak, ve sonra doğru yolu göstererek olması gereken kişiliğe doğru dönüşmesini sağlamaktır. Bu konuda bir danışmanın, rehberlik öğretmenin, ISEWorld’ün en önemli ekibini anne ve babalar, hatta evdeki kardeşler oluşturmaktadır. ISE World’un sınırlı sayıda kontenjanı olsa da, bu konuda eğitim verdiği rehberler ile çalışarak bu dönüşümü çocuklar için gerçekleştirebilmek mümkün oluyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Google Türkiye, Türkiye Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezi iş birliğiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığının destekleriyle hayata geçen “Google Oyun ve Uygulama Akademisi” için TEKNOFEST’te imza töreni yapıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç’un da katılımıyla gerçekleştirilen törende, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Google Türkiye Ülke Müdürü Mehmet Keteloğlu ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, protokol imzaladı.

“Mentorlük hizmeti de verilecek”

Bakan Varank, burada yaptığı konuşmada, geleceğin trendleri açısından önemli bir imza töreni düzenlendiğini belirterek, “Bu imzalar sayesinde Google, Türkiye’de oyun ve uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimize eğitimler verecek. 2 bin gencimiz ücretsiz ve 400 saate varan eğitimler alabilecek.” diye konuştu.

Eğitimlere katılan gençlerin, Girişimcilik Vakfı ve T3 Girişim Merkezinden nasıl kendi şirketlerini kurabileceklerine ilişkin mentorlük hizmeti de alabileceğini söyleyen Varank, böylelikle yatırımcılarla da buluşabileceklerini kaydetti.

Varank, proje paydaşlarına teşekkürlerini sunarken, “Özellikle uygulama geliştirmeye meraklı gençlerimiz lütfen bu programı takip etsinler, kayıtlarını yapsınlar. Geleceğin oyun yazılımcıları, uygulama geliştiricileri bu akademiden mezun olacak, inşallah vakıflarımızla birlikte de kendi girişimlerini kuracaklar.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’ye ivme kazandıracak”

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Mehmet Fatih Kacır ise kendi alanlarında önemli işlere imza atan kurumların bir araya gelmesini çok değerli bulduğunu belirterek, “500 bin yazılımcı hedefinin neresindeyiz diye bakılacak olursa Türkiye’de halihazırda 170 bin ila 180 bin arasında yazılım geliştiricimiz var. Avrupa’nın bizimle emsal olabilecek nüfusa sahip ülkelerinde bu sayı 700-800 binlerin üzerinde bulunuyor. Onların hepsinden daha hızlı koşmamız lazım. Daha hızlı koşmak adına da daha yenilikçi işlere hep birlikte imza atmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Dijitalleşen dünyada Türkiye’nin oynaması gereken role değinen Kacır, “Biz, bu dünyanın sadece müşterisi mi olacağız yoksa bu dünyada oyun kurucu mu olacağız? Ben, Google Oyun ve Uygulama Akademisinin de diğer saydığımız işlerin de dünyanın öznesi olma konusunda Türkiye’ye ivme kazandıracağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Uygulama yazarken siber güvenliğine de önem vermemiz gerekiyor”

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ise Dijital Dönüşüm Ofisi’nin yaptığı çalışmalara değinerek, “Dijital Dönüşüm Ofisi, e-devlet kapısından tutun yapay zekaya kadar, siber güvenlikten yenilikçi milli teknolojilere kadar birçok alanda çalışmalarını yürütüyor. Kovid-19 sürecine baktığımız zaman özellikle e-devlet bizim işimizi çok kolaylaştırdı. Google Oyun ve Geliştirme Akademisi’nin en büyük katkılarından biri, yapay zeka teknolojilerinin kullanımı anlamında bize çok büyük bir destek sağlayacak olmasıdır.” diye konuştu.

Dijitalleşmede güvenliğin öneminden bahseden Koç, “Nasıl savunma sanayinde biz sınırlarımızı askerlerimizle ve İHA’larımızla koruyorsak, siber vatanımızı da kendi uygulamalarımızla korumamız gerekiyor. Tabii dijitalleşmenin veri boyutundan sonra bir de siber güvenlik boyutu ortaya çıkıyor. Burada da özellikle oyun yazarken Google uygulamalarını yazarken siber güvenliğine de önem vermemiz gerektiğini söylememiz gerekir. ” ifadelerini kullandı.

Türkiye oyun üretiminde dünyada altıncı

Google Ülke Müdürü Mehmet Keteloğlu, Google Oyun ve Geliştirme Akademisi’nin birinci hedefinin Sanayi ve Teknoloji Strateji dökümanında da bahsedildiği üzere 500 bin yazılımcıyı teknoloji ekosistemine kazandırmak olduğunu söyledi. Keteloğlu, “İkincisi ise Sayın Bakanımızın ve Başkanımızın da defalarca vurguladığı gibi Türkiye’de milli ve yerli teknoloji ekosisteminin gelişmesiyle beraber başarılarıyla da gurur duyduğumuz global ölçekte başarılı unicornların sayılarının artmasını istiyoruz. Bunun genişletilmesi üzerine de biz bu gayeye de ortak olmak istiyoruz. Oyun uygulaması geliştirilmesinde dünyada indirilen toplam oyun sayısına baktığınız zaman Türkiye’den çıkan oyun üreticilerinin hacmi dünyada altıncı. Biz bunun daha da geliştirilmesini istiyoruz.” diye konuştu.

Akademide 18-29 yaş aralığında 2 bin gence eğitim vereceklerinin altını çizen Keteloğlu, “Bursiyerlerle yarışma yapılacak. Yarışmanın sonunda ilk üçe girenleri San Francisco’da bulunan Silikon Vadisi’ne götüreceğiz.” bilgisini verdi.

Google Türkiye Ülke Müdürü Keteloğlu, Bakan Varank’a projeye desteklerinden dolayı plaket takdim etti.

Kurdele kesildi

Daha sonra Google’ın TEKNOFEST alanındaki standını ziyaret eden Varank ve beraberindekiler, Google Oyun ve Uygulama Akademisi için kurdele kesti.

Varank, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ndeki en az 500 bin yazılımcıya ulaşmak hedefine değinerek, “Biz de yakın zamanda yeni nesil yazılımcı okullarını başlattık. Google Akademi de özellikle oyun odaklı yazılımcılığı desteklemiş olacak.” dedi.

Kurdele kesiminin ardından Varank, stantta Google Oyun ve Uygulama Akademisi için geliştirilen oyunu oynadı ve yetkililerden bilgi aldı.

Türkiye’nin dijital oyun ve uygulama ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla yola çıkan Akademinin, gençleri oyun ve uygulama geliştirme alanında dünya liginde daha rekabetçi bir konuma getirmesi hedefleniyor.

İSTANBUL (AA) – GittiGidiyor'un Keşfedecek Çok Şey Var podcast serisinin 9. bölümü yayınlandı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, yeni bölümde Kayra Keri Küpçü ile fantastik edebiyatın popüler kültür, sinema, dizi ve oyun dünyasını nasıl etkilediği konuşuldu.

Fantastik Dünyanın Verdiği İlham konulu 9. bölümde, fantastik edebiyatın farklı birçok alanda oluşturduğu etki üzerine konuşuldu.

Burak Tatari moderatörlüğünde ve Fantastik Kurgu Uzmanı Kayra Keri Küpçü konukluğunda gerçekleşen podcast yayınında, fantastik edebiyatın popüler kültüre, sinemaya ve dizi dünyasına verdiği ilhamdan oyun dünyasında oluşturduğu etkiye, genç jenerasyonların türe olan ilgisinden Türkiye’deki fantastik edebiyatın hangi noktada olduğuna kadar pek çok konuya değinildi.

Lord of the Rings, Game of Thrones gibi yapımların ele alındığı yayın sonunda Kayra Keri Küpçü dinleyenlerden gelen soruları yanıtlandırdı.

GittiGidiyor’un 20. yılında hayata geçirdiği, her yeni bölümde, birbirinden değerli konukların katılımıyla ilgi çekici konularda yayınların yer aldığı GittiGidiyor’un podcast kanalı Keşfedecek Çok Şey Var'a Spotify, Apple Podcasts ve Google Podcasts platformlarından erişilebiliyor.